CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuştu: “13 şehidimizin sorumlusu Recep Tayyip Erdoğan’dır”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu, Gara’da hayatını kaybeden 13 görevli hakkında AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a beş soru yöneltti, “13 şehidimizin sorumlusu Recep Tayyip Erdoğan’dır” dedi.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM’deki grup toplantısına CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu hakkındaki Anayasa Mahkemesi (AYM) kararı hakkında konuşarak başladı ve “Bir bardak vardı, bütün haksızlık birer damla halinde o bardağa düşüyordu. Enis Berberoğlu damlası bardağı taşıran damla oldu. Ve biz -rahatlıkla söyleyebilirim- dünya siyaset tarihinin en anlamlı ve en uzun yürüyüşünü yaptık. Adına ‘Adalet Yürüyüşü’ dedik. Olmayan bir şey için yürüyorduk olmayan bir şeyi istiyorduk. Memlekette adalet yoktu. Adaletin eli kolu bağlanmıştı, iradesi ipotek altına alınmıştı. Biz anayasanın bize tanıdığı haktan yola çıkarak tarihin en uzun yürüyüşünü yaptık” dedi.

Anayasa Mahkemesi kararlarına alt mahkemeler tarafından uyulmadığını hatırlatan Kılıçdaroğlu şöyle devam etti: “Tam bir devlet krizi. Bir mahkemeyi düşünün. ‘Ben AYM’yi takmayacağım’ diyor, ‘Ben gücümü bana talimat veren saraydan alıyorum’ diyor. Bugün o saray yerle bir oldu. Şeklen orada bir saray var. Ama Türkiye’de de adaleti gerçekleştirmek için mücadele eden milyonlar var. Enis Berberoğlu şimdi parlamentonun onurlu bir üyesi olarak görevinin başındadır, hoşgeldiniz. AYM kararını uygulamayan yargıcın o görevden alınması lazım. HSK’ya soruyorum, AYM’nin kararı oldukça açık. Bu kişi hâlâ görevde mi değil mi? Görevdeyse o zaman sen kimin hakkını savunuyorsun? Sırtını saraya dayayan sözde yargıç var mı? Var. Talimatla görev yapan bir hâkim. Bu ülkede talimatla görev yapan hâkimler yargının içinde elenip alınmadığı sürece bütün yargı töhmet altında kalıyor.”

Kılıçdaroğlu, Gara operasyonunda hayatını kaybedenlere dair ise şunları söyledi:

“Gara şehitlerimiz var. Beş altı yıldır terör örgütünün tuttuğu erlerimiz. Beş altı yıldır ne yapıldı? Beş altı yıldır defalarca hatırlatılmasına karşın ne yapıldı? Şimdi bunların tamamı hayatını kaybetti. Şehitlerin ailelerinin bulunduğu evlere kor ateşi düştü. Hepimiz yanıyoruz, içimiz yanıyor. Bizim toplumumuzda şehitlerin ayrı bir yeri vardır. Bir tweet üzerinden kıyameti kopardılar. Hangi ahlak, bilgi, erdem, inanç… Emin olun anlamakta zorlanıyorum.

Aileler defalarca geldiler, her kapıyı çaldılar. Bana da defalarca geldiler. Malatya’da da geldiler. Arkadaşlarımızı görevlendirdik. Basın toplantıları yaptılar. Olaya iktidarın el atması gerektiğini söyledik. ‘Bu çerçevede bir çaba harcayın’ dedik. Elimizden gelen her şey yapıldı. Basın toplantıları yapıldı. Çocukları terör örgütünün elinde olan ailelerle basın toplantıları yapıldı, soru önergeleri verildi. Her soru önergesine sıradan, olayın özüne inmeyen: ‘Terör örgütleriyle mücadeleye yönelik keşif, operasyonel faaliyetler azim ve kararlılıkla devam etmektedir.’ Soru önergesinde bu yazıyor.

Şehit olan bu kardeşlerimizin öldüğü haberi geldi. Önce şunu düşündüm. Nerede, nasıl bu kardeşlerimiz şehit oldular. Bilgiler parça parça önümüze gelmeye başladı. Açıklamayı Malatya Valisi yapıyor. Niçin? Bu ülkenin cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan bir kişi var, Milli Savunma Bakanlığı koltuğunda oturan bir kişi var, İçişleri Bakanlığı koltuğunda oturan bir kişi var. Benzer bir durum İdlib’de olmuştu. Açıklamayı korkudan hiç kimse yapmıyor, Hatay Valisi yapıyor. Çünkü kusurlarını biliyorlar, eksikliklerini biliyorlar.

Bir olay çok önemlidir. Erdoğan ‘Bir müjde vereceğim’ dedi. Ama bunların tamamı şehit oldu. Açıklama yapmaktan korktular. Devleti yöneten birisi, ‘Çarşamba günü çok önemli bir şey yapacağım’ diye bir açıklama yapmaz. Operasyonlar gizli yapılır, kimseye haber verilmez. Rahmetli Ecevit, terör örgütünün başındaki kişiyi alıp getirirken bile eşine haber vermemiştir. Devlet böyle yönetilir. Bırakın devleti bunlar bir köy bile yönetemezler.” 

“Bu olaylar sanki olmamış gibi Erdoğan bir yaylaya kahvaltıya gidiyor”

“Şehitlerimiz geldi. Başsağlığı dileklerimiz var. AK Parti’ye ait troller harekete geçtiler. Kabahatlerini örtmek için. Ve suçlamaya, ayrıştırmaya başladılar. Oysa şehitler 83 milyonun şehidi. Bu ayrılık gayrılık neden. Bu korku neden? Çok tehlikeli bir tutum bu! Daha yaralar tazeyken sarayın talimatı üzerine bunu yapıyorlar. Ben üzülüyorum, içim acıyor. Daha cenazeler kalkmamış kavga ediyorlar. Devleti yönetenler her türlü eleştiriye açık olmak zorundadırlar. Hangi akıl mantık var bunlarda. Bir de kendilerini başka bir pozisyonda tutuyorlar. ‘Biz Müslümanız diğerleri değil.’ Allah akıl fikir versin. Toplumu ayrıştırıyorlar. Kimliğiniz, yaşam tarzınız, inancınız ne olursa olsun bu coğrafyada yaşıyorsanız benim başımın üstünde yeriniz var.

Duydum da önce inanamadım. Bu olaylar sanki olmamış gibi Erdoğan bir yaylaya kahvaltıya gidiyor. Rize ile Trabzon arasına her 15 metreye bir polis dikiyorlar. Ya sen kendi vatandaşına güvenmiyorsun. Şikâyeti görev yapan polisler söylüyor. Böyle bir garabet Türkiye C umhuriyeti tarihinde hiç yaşanmadı. 13 kişi hayatını kaybetmiş umurunda bile değil. Sonra Rize kongresi. Bütün vatandaşlarımdan özellikle rica ediyorum o kongreyi izleyin. O kahkahalar, o fıkralar. 13 kişi hayatını kaybetti ya! Hangi ahlaka inanca göre böyle yapıyorsunuz? Ben böyle bir inanç bilmiyorum. Öyle bir ahlak da hiç görmedim.”

“Göndersene çocuklarını askere, niye bedelli askerlik yaptırdın?”

“Kaçacak delik arıyorlar. Neden? Kusurlarını, eksikliklerini çok iyi biliyorlar. Güle oynaya kongre yapıyorlar bir de şehit annesini telefonla bağlatıyorlar. Erdoğan’ın keyfi yerinde, anne ağlamaklı. Ders vermeye çalışıyor. Allah bu millete sabır versin. Bir şehit annesini propaganda malzemesi olarak kullanıyor. Oysa nasıl gülüp eğlendiğini, keyif içinde olduğunu bütün Türkiye görüyor. O beyefendinin derdi başka. Bırakın bari o anne matemini yaşasın. O dramı saray ve çevresi acaba biliyor mu? Ellerine kına yaktığını çocuğunu askere nasıl gönderdiğini biliyorlar mı? 

Ve konuşuyor. ‘Oğlunuz şehit oldu ve siz o şerefi yaşadınız.’ Lafa bak. E, o şeref en çok sana yakışıyor. Göndersene çocuklarını askere. Niye bedelli askerlik yaptırdın? Hangi AK Partili milletvekilinin çocuğu bedel ödedi bu ülkede.”

Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a konuyla ilgili beş de soru yöneltti:

  • Bölücü terör örgütünün tam beş buçuk yıl elinde tuttuğu vatan evlatlarını kurtarmak için başbakan veya cumhurbaşkanı olarak ne yaptınız?
  • Terör örgütünün başı Abdullah Öcalan’dan seçimlerde size yardımcı olması için mektup dilenirken neden vatan evlatlarının serbest bırakılması için çağrı yapmasını istemediniz. İstanbul seçimleri sizin için 13 vatan evladından daha mı kıymetliydi?
  • Yıllarca ‘Dostum Trump’ diye böbürlenip durdunuz. Neden dostluğunuzu vatan evlatlarımızı terör örgütünün elinden kurtarmak için kullanmadınız. Bölgede Amerikalılar çok güçlü, senin de en yakın dostun Trump. 
  • Daha önce benzer hadiselerde sorunun çözümünde büyük katkıları olmuş insan hakları örgütlerinden, terör örgütünün elinde tuttuğu evlatlarımıza zarar gelmemesi için en azından çağrıda bulunmak hiç aklınıza gelmedi mi? Neden 13 kişiye sahip çıkmadınız şimdiye kadar?
  • Rize’de yaptığınız açıklamalardan sınır ötesi operasyonun hedeflerinden birinin de şehit olan 13 evladımızın kurtarılması olduğunu ancak başaramadığınızı söylediniz. 13 vatandaşımızın kurtarılması amacıyla başlatılan operasyondaki başarısızlığı kim üstlenecek? Bu işin sorumlusu kim? 

Kılıçdaroğlu, sorularının ardından “13 şehidimizin sorumlusu Recep Tayyip Erdoğan’dır” dedi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus