Haftaya Bakış (321): Özel Diyarbakır’da Kılıçdaroğlu Ankara’da | NATO Zirvesi tutuklamaları 

İSTANBUL (Medyascope) – Seçilmiş CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Diyarbakır ziyareti, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ankara’daki siyasi temasları ve NATO Zirvesi öncesinde yaşanan tutuklamalar Türkiye siyasetinin gündemini belirliyor. Hafta Başı’nın bu bölümde Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır ve Kemal Can değerlendirdi.

Videonun özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
  • Özgür Özel’in Diyarbakır ziyareti, muhalefet için önemli bir avantaj sağlıyor.
  • Ruşen Çakır, Kılıçdaroğlu’nun İstanbul programının iptalini ciddi bir başarısızlık olarak değerlendiriyor.
  • Kemal Can, seçmenle doğrudan temas kurmanın önemini vurguluyor, ancak bu desteğin kalıcı bir harekete dönüşmediğini belirtiyor.
  • NATO Zirvesi öncesinde 103 kişi tutuklandı, bu durumun yalnızca belirli gruplarla sınırlı olmadığı ifade ediliyor.
  • Sonuç olarak, toplumun örgütlenmesi ve basın özgürlüğünün korunması gerektiği konusunda çağrılar yapılıyor.

Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır ve Kemal Can, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Diyarbakır ziyareti ile Kemal Kılıçdaroğlu’nun iptal edilen İstanbul programını değerlendirdi. İki isim de siyasetin toplumsal destekle yürütülmesi gerektiğini vurgularken, Özel’in halkla kurduğu temasın muhalefet açısından önemli bir avantaj sağladığını ifade etti.  

Özel Diyarbakır’da Kılıçdaroğlu Ankara’da 

Ruşen Çakır, Özgür Özel’in Diyarbakır ziyaretine cuma namazıyla başladığını, vatandaşlarla bir araya geldiğini ve tarlada hasada katıldığını hatırlatarak, bu görüntülerin siyasette sahada olmanın önemini gösterdiğini söyledi. Buna karşılık, Kemal Kılıçdaroğlu’nun İstanbul’da gerçekleştirmeyi planladığı konvoy programının son anda iptal edilmesini “ciddi bir başarısızlık” olarak değerlendirdi.

Kemal Can ise Türkiye siyasetinde seçmenle doğrudan temas kuranlarla meşruiyetini başka güç odaklarından almaya çalışanlar arasında belirgin bir ayrışma oluştuğunu savundu. Kılıçdaroğlu’nun son dönemdeki hamlelerinin seçmeni ikna etmeye değil, içinde yer aldığı siyasi sürecin gereklerini yerine getirmeye yönelik olduğunu söyleyen Can, “Taban desteğini kaybettiklerinin farkındalar ancak bunu yeniden kazanmak için bir çaba göstermiyorlar” dedi.  

Özgür Özel’in ziyaretlerini değerlendiren Kemal Can, CHP liderinin gittiği her yerde vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaştığını söyledi. Özel’in Yozgat’tan Diyarbakır’a kadar farklı şehirlerde halkla doğrudan temas kurduğunu belirten Can, bunun seçmen desteğini siyasal enerjiye dönüştürme açısından önemli olduğunu ifade etti. Ancak bu toplumsal desteğin henüz kalıcı ve örgütlü bir siyasi harekete dönüşemediğini de sözlerine ekledi.  

Ruşen Çakır ise Özgür Özel’in Diyarbakır’da Selahattin Demirtaş’ın avukatı aracılığıyla gönderdiği selamı paylaşmasının sembolik önem taşıdığını belirtti. CHP liderinin Diyarbakır’da vatandaşlarla kurduğu yakın ilişkiye dikkat çeken Çakır, “Hem insanlara dokunuyor hem de insanların kendisine dokunmasına izin veriyor” diye konuştu. Çakır, CHP’nin bölgede sınırlı oy aldığı bir dönemde gerçekleştirilen bu ziyaretin siyasi açıdan cesur bir adım olduğunu dile getirdi.  

Özel Diyarbakır'da Kılıçdaroğlu Ankara'da
Özel Diyarbakır’da Kılıçdaroğlu Ankara’da

NATO Zirvesi tutuklamaları 

Ruşen Çakır, NATO Zirvesi için yapılan medya akreditasyonu başvurularında özellikle iktidara yakın olmayan basın kuruluşlarının büyük bölümünün reddedildiğini söyledi. Medyascope’tan başvuru yapan iki gazetecinin de akreditasyon alamadığını belirten Çakır, kararın NATO’dan çok Ankara’nın tercihleri doğrultusunda şekillendiğini ifade etti.  

Çakır, zirve öncesinde 103 kişinin tutuklandığını hatırlatarak, operasyonların yalnızca belirli siyasi çevrelerle sınırlı olmadığını söyledi. Tutuklananlar arasında doğa gözlem etkinliğine katılan kişiler ile akademisyenlerin de bulunduğunu hatırlatan Çakır, farklı sol örgüt isimlerinin dosyalara eklendiğini belirterek, “Devletin yargısı ve emniyeti hep birlikte alan temizliği yapıyor” dedi.  

Kemal Can ise Batılı ülkelerin ve NATO’nun Türkiye’deki demokratik gerilemeye karşı kurumsal bir tepki göstermesinin artık beklenmemesi gerektiğini söyledi. Demokrasi, hukuk ve basın özgürlüğü konularının uluslararası aktörlerin önceliği olmaktan çıktığını savunan Can, NATO Zirvesi’nin iktidarın uluslararası meşruiyetini güçlendirmek ve bunu iç politikada kullanmak amacıyla değerlendirileceğini söyledi. 

Can, zirve öncesindeki tutuklamalar, gözaltılar, yasaklamalar ve akreditasyon engellerinin bu stratejiyle uyumlu olduğunu belirterek, “Bunlara kurumsal aktörlerden ciddi bir reaksiyon gelmeyecek” dedi. Kamuoyunun etkisinin giderek zayıfladığını ifade eden Can, demokratik hakların korunabilmesi için toplumun yeniden örgütlenmesi ve kamuoyu baskısının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Paylaş