Plastiğin Yolculuğu (6) – Endüstrinin anlattığından farklı bir döngü

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Plastiğin iklim maliyeti, fosil yakıtların aranması ve çıkarılmasıyla başlıyor. Plastiğin yapısına sırayla en çok petrol, doğalgaz ve kömür katılıyor ancak ağırlık petrolde. Dolayısıyla bu aşamadaki en büyük sera gazı emisyonu, petrol aranması, sondaj ve çıkarılması ile doğalgaz çıkarılması sırasında atmosfere karışan sera gazı emisyonlarından oluşuyor. Fosil yakıtlar işlenerek önce ham plastiği oluşturan bileşenler üretiliyor, sonrasındaysa bu bileşenlerden ham plastik oluşturuluyor. Plastiğin iklim maliyetinin en yüksek kısmı burası.

Daha sonra pelet formunda üretilmiş virjin plastik, endüstri tarafından işlenerek doğrudan ya da ikincil kullanım hedefli plastik mamullerine dönüştürülüyor. Sanayide enerji sarfiyatı, bu kısmı plastik döngüsünün iklim maliyeti en yüksek ikinci aşaması haline getiriyor.

Plastik mamulleri üretildikten sonra dünyadaki hareketlilik başlıyor. Plastikten üretilmiş metalar küresel tedarik zincirlerine katılıp pazarlara ulaşıyor. Bu sırada ortaya çıkan ticaret ve ulaşım emisyonları, bu değerleri hesaplamak çok zor olduğu için genellikle plastiğin beşikten mezara (üretimden atık süreçlerinin sonuna kadarki süreç) iklim maliyetine katılmıyor.

Sonra atık süreçleri başlıyor. Bu aşamada öncelikle plastik atıklar toplanıp ayrıştırılıyor. Bu bölümün iklim maliyeti, atık toplama ve ayrıştırma süreçlerinde kurulan tesisler, bu tesislerin enerjiye dayalı faaliyetleri, toplama süreçlerinde tüketilen fosil yakıtlardan ileri geliyor.

Ama plastik atığa dönüştükten sonra akıbeti ne olursa olsun sera gazı salmayı sürdürüyor.

Atıklar geri dönüşüme giderse hesaplar karmaşıklaşıyor. Geri dönüşümdeki enerji sarfiyatı iklim maliyetine ekleniyor ama geri dönüştürülmüş plastikler fosil yakıtlardan üretilmiş virjin plastiğin kullanımını azaltacaksa, geri dönüşüm bir miktar iklim maliyetini önlemiş oluyor. Fakat geri dönüşümün maliyeti ve geri dönüştürülmüş plastiğin virjin plastik kadar kaliteli (dayanım ve elastiklik bakımından) olmaması, geri dönüştürülmüş plastiklerin kullanımını sınırlıyor.

Geri dönüşüm mümkün değilse plastik atıkların bertarafı birkaç yolla yapılıyor. Plastik atıklar yakılırsa iklim maliyeti yükseliyor. Plastikler gömülürse ya da doğaya karışırsa, yani toprağa ya da okyanuslara gelişigüzel atılırsa, belli miktarda sera gazı emisyonu üretmeyi sürdürüyor.

Bu döngüye son yıllarda yurtdışından gelen plastik atıklar da eklendi. Plastik atıkların uluslararası ticareti, bu atıklar geri dönüşüme gidebilecek durumdaysa yasal. Yani geri dönüştürülemeyecek plastik atıkların ticareti yasadışı. Ama son yıllarda Türkiye’ye çok miktarda geri dönüştürülemeyecek nitelikte plastik atık geliyor ve bu atıklar ya gömülüyor ya da yakılıyor.

Mert Tugen‘in çizdiği, araştırma ve metin uygulaması Doğu Eroğlu tarafından yapılan Plastiğin Yolculuğu diyagramı, plastik döngüsünün Türkiye’deki güncel halini özetliyor.

Plastiğin Yolculuğu diyagramını daha yüksek çözünürlükte görmek için görselin üzerine tıklayın!

plastik-d-ng-s

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus