Bale sanatçıları, Türkiye Dans Sporları Federasyonu’nun açmayı planladığı “Bale Genişletilmiş Antrenörlük Kursu”na tepkili: “Bale sporlaştırılamaz, federasyonun bünyesi altına girmeyi kabul etmiyoruz”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Haber: Senem Görür & İlayda Öykü Biberoğlu

Bale sanatçıları, Türkiye Dans Sporları Federasyonu’nun açmayı planladığı “Bale Genişletilmiş Antrenörlük Kursu”na tepkili. Böyle bir kursun kendilerine karşı yapılan bir haksızlık olduğunu söyleyen sanatçılar, balenin sporlaştırılamayacağını ve federasyonun bünyesi altına girmeyi kabul etmeyeceklerini belirtiyor. Bale sanatçıları kursun iptal edilmesi için çabalamaya devam ediyor.

Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı Türkiye Dans Sporları Federasyonu (TDSF) 19 Ocak’ta “Bale Genişletilmiş Antrenörlük Kursu” açılacağını duyurdu. Beş kademeden oluşan kurs programında, 14 gün içinde bale branşında teknik direktör olmak vaat ediliyordu. Kurs duyurusuna bale sanatçıları, Bale Sanatçıları Derneği, bale eğitmenleri, bale öğrencileri, Devlet Tiyatrosu Opera ve Bale Çalışanları Yardımlaşma Vakfı başta olmak üzere sanat camiasından pek çok kişi ve kurum tepki gösterdi. Ardından Bale Sanatçıları Derneği, 22 Ocak’ta “Bale Spor Değil, Sanattır” kampanyasını başlattı.

Tepkilerden sonra TDSF, 27 Ocak’ta yaptığı açıklamayla, “Federasyonumuzca yapılması planlanan Bale ve Modern Dans branşları kursları, Antrenör Eğitim Talimatı’nda yapılması planlanan değişiklikler nedeniyle ileri bir tarihe ertelenmiştir” diyerek kursu erteledi. Bale Sanatçıları Derneği ise 29 Ocak’ta bir basın toplantısı düzenledi ve kursun ertelenmesinin yeterli olmadığını, iptal edilmesi gerektiğini söyledi.

Tüm bu sürecin içyüzünü ve konu hakkındaki güncel gelişmeleri öğrenmek için Dilek Bale Okulu’ndan Ceylan Lek ve Arda Lek ile Bale Sanatçıları Derneği Başkanı Ayfer Tarlak ile görüştük.

“Bale Genişletilmiş Antrenörlük Kursu”na yönelik en büyük tepkilerden biri yıllar süren bale eğitiminin birkaç güne, birkaç haftaya sığdırılmaya çalışılmasıydı. Dilek Bale Okulu’nun ikinci neslinden bale sanatçısı ve eğitmeni Ceylan Lek, uzun yıllara yayılan bale eğitmenliği sürecini şöyle anlattı: “Bir çocuk baleye başladığında öncelikle sekiz yıllık temel bale eğitimi alıyor. Temel eğitimi başarıyla bitiren çocuklar dört yıllık ileri bale eğitimine başlayabiliyor. Bir bale öğrencisi ancak 12 yıllık bu eğitimden sonra asistanlığa başlayıp, öğretmeninin yanında bale dersleri vermeyi öğrenebiliyor. Tüm bu eğitimlerde öğrenciler yalnızca baleyi değil, pantomimi, dekor kostümü, anatomiyi, solfeji, makyajı, dans yazısını, pedagojiyi ve çok daha fazlasını öğreniyor.” 

Yani, 12 yıllık eğitimin ve ardından asistanlığın bitmesiyle bale eğitmenliğine başlayabilen sanatçılar için eğitim aslında sonrasında da hayat boyu devam ediyor.

Yılların eğitimini günlere, haftalara sığdırıp 56 saatte bale antrenörü, 14 günde bale teknik direktörü yetiştirmeyi amaçlayan TDSF, tepkiler karşısında “Bale Genişletilmiş Antrenörlük Kursu”nu meşrulaştırmak için kursun amacının yarışmalara katılımlarda kolaylık sağlamak olduğunu açıkladı. Bale Sanatçıları Derneği Başkanı Ayfer Tarlak ise bu konuya, “Federasyon kamuoyunda, ‘Çocuklarımız yarışmalara girebilsin diye bu kursu açıyoruz’ şeklinde yanlış bir algı oluşturmaya çalışıyor. Halbuki, baletlerin ve balerinlerin bale yarışmalarına girebilmesi için federasyona ihtiyacı yok. Halihazırda ulusal ve uluslararası çok güzel festivaller, yarışmalar yapılıyor ve bunun için herhangi bir sporcu lisansı veya federasyona bağlı olmak gerekmiyor” diyerek açıklık getirdi.

Federasyonun bale sanatını, klasik ve modern baleyi kendi bünyesi altına alma isteğine ve “bale sporu” tabirini kullanmasına ise Tarlak, “Bale sporu dünyanın neresinde var? Bale sporlaştırılamaz! Balenin kendine ait yüzyıllardır uygulanan metotları var. Hepsini yıkıp kendi bale gerçekliğimizi mi yaratacağız?” diye tepki gösterdi. Bale sanatçılarının kişi, kurum ve kuruluşlarla değil bir bakış açısıyla sorun yaşadığını melirten Tarlak, “Federasyonun bünyesi altına girme olayını kesinlikle kabul etmiyoruz” dedi.

Ceylan Lek, 19 Ocak’ta başlayan bu süreçte gelinen noktayı anlatırken şunları söyledi: “Federasyonun kursu ertelemesinden sonra tüm çabalarımızla bakanlıklara ulaştık, görüşmeler gerçekleştirdik. Spor Bakanlığı çabalarımıza kulak verdi ve şu an geldiğimiz aşamada bize ‘Madem sizler, sanatçılar böyle endişeler içindesiniz, bu işin bale sanatını geriye çekeceğini, gençlerimize zarar vereceğini, sakatlanmalara sebep olacağını ve ehil olmayan kişilerin öğrencilerin karşısına eğitici olarak çıkacağını düşünüyorsunuz, o zaman üniversitelerden, konservatuvarlardan, camia içindeki kıdemli hocalardan görüş yazıları talep edelim ve durumu böyle değerlendirelim’ dedi.” 

Ayfer Tarlak, yurtdışındaki çeşitli okullardan, hocalardan ve bale sistemlerinden de görüş yazısı talep ettiklerini ekledi ve bu görüşlerin Spor Bakanlığı’nca değerlendirileceğinden umutlu olduklarını belirtti.

Dilek Bale Okulu’nun üçüncü neslinden bale sanatçısı Arda Lek, baleye üç yaşında başlamış ve 22 yıldır bale yapıyor. Ulusal ve uluslararası birçok yarışmaya katılan ve bu yarışmalarda çeşitli dereceler kazanan Lek, yıllarını baleye adamış bir sanatçı olarak federasyonun kurs kararını doğru bulmadığını, kendisi ve tüm camia için bir haksızlık olarak gördüğünü belirtti. Lek, kurs için hazırlanan programın yetersizliğine de dikkat çekti.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus