İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin grup toplantısında konuştu: “Bu cehalet iktidardayken, ne kadınların derdi biter ne de ekonomi düzelir”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İYİ Parti’nin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) grup toplantısı bugün (10 Mart) yapıldı. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, yaklaşık bir saat süren konuşmasında dış politikadaki gelişmeler, ekonomik sorunlar ve kadına yönelik şiddet ile kadın cinayetleri üzerinde durdu. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın hafta başında verdiği mülakatta, “Mısır ile ikili ilişkilerimizi görüşmek istiyoruz” sözlerinden hareketle Türkiye’nin Mısır politikasını eleştirerek sözlerine başlayan Meral Akşener konuyla ilgili şöyle konuştu: 

“Erdoğan dış politikamızı şahsi kankalıklarına endeksledi, elimizde kala kala dört parmakla yapılan Rabia işareti kaldı”

“Sayın Erdoğan tüm dış politikamızı, şahsi kankalıklarına endeksledi. Suriye ile ilişkiler bu zeminde yürüdü. Rusya’yla, ABD’yle, hatta bir dönem Almanya ve İtalya’yla ilişkiler hep aynı kafayla yürütüldü. Mısır ile olan ilişkilerimiz de, aynı zihniyetin kurbanı oldu. Mursi’ye ‘kankam’ dedi, Sisi’ye tavır aldı, büyükelçi çekti. İş dünyamızın milyar dolarlık ticareti ve yatırımları heba olup gitti. Doğu Akdeniz meselesindeki kilit rolü hesaba katılmadan, Mursi ile olan arkadaşlık her şeyin önüne geçti. Gelinen noktada, birçok Müslüman ülke gibi, Mısır da Doğu Akdeniz meselesinde, Yunanistan’dan yana saf tuttu. Kala kala elimizde dört parmakla yapılan Rabia işareti kaldı.”

“Kişisel ilişkilerinin ve kaprislerinin bedelini bu millete ödetemezsin”

Dış politikada kurumsal ilişkilerin ortadan kalkmasından şikâyet eden Meral Akşener, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a şu sözlerle yüklendi: “Böyle devlet yönetilmez. Kişisel ilişkilerinin ve kaprislerinin bedelini bu millete ödetemezsin. Madem bu noktaya gelecektiniz, Türkiye’ye bunca kaybı niye yaşattınız? Hem diplomatik alanda, hem askeri alanda, hem de ticari anlamda, bunun hesabını kim verecek? Öyle ‘Yeni sayfa açıyorum’ diye, işin içinden sıyrılamazsın. Önce bu başarısızlığın sorumluluğunu alacaksın. Önce çıkıp milletimizden özür dileyeceksin. Ancak ondan sonra, şayet milletimizin menfaatineyse, yeni sayfa açabilirsin.”

“Erdoğan ve ortakları hiçbir adımı, millet için, memleket için atmıyor”

Ekonomik iyileşmenin yaşanması için hukuk ve demokrasinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Akşener, “Hukukta reformdan, yeni anayasadan, insan hakları ile ilgili adımlardan bahsediyorlar ama icraata gelince her zamanki gibi ortalıkta yoklar. Sonra ne oluyor? İşin doğasının aksine, Türk Lirası değerleneceğine, döviz yükseliyor. Bu ne demek biliyor musunuz? Vatandaş da, piyasalar da artık bu iktidara güvenmiyor demek. Sayın Erdoğan ve ortakları hiçbir adımı millet için, memleket için atmıyor. Her adımda siyasi bir hesapları var. Her adımda bir koltuk kaygısı, her sözde bir hamaset var.  O yüzden, ne içeride ne de dışarıda kredileri kalmadı” diye konuştu.

“Sayın Erdoğan ve medyasının ‘Dolmabahçe Camii’nde içki içtiler’ fantezisi, dost gördükleri Çin’de gerçek oldu”

Meral Akşener, Çin Halk Cumhuriyeti’nin Uygur Türkleri ve diğer Müslüman toplumlara yaptığı uygulamaları da gündeme taşırken iktidara yaptığı eleştirileri de bu konu üzerinden sürdürdü. “Doğu Türkistan’daki Çin zulmüne ne zaman ses çıkaracaksın?” diye soran Akşener sözlerine şöyle devam etti: “‘Hira Dağı kadar Müslüman’ım’ diyen, gökyüzüne bakıp ıslık çalıyor. ‘Tanrı Dağı kadar Türk’üm’ diyen de masanın altına saklanıyor. Mısırlı Rabia’dan slogan üretenler, aynı parmakları Çin’e sallamaya korkuyorlar. Hafta sonu, Doğu Türkistan’daki camilerden gelen görüntüleri izlemeyeniniz yoktur. Görüntülerde insanlar yiyip, içip eğleniyorlar, dans ediyorlar. Çin yönetimi, Kaşgar’daki camilerimizi, ibadethaneleri, turizm tesisi olarak değerlendirme kararı aldı. Birçok mescit ve cami, kafe ve restorana dönüştürüldü. Sayın Erdoğan ve medyasının ‘Dolmabahçe Camii’nde içki içtiler’ fantezisi, dost gördükleri Çin’de gerçek oldu.”

“Her sene olduğu gibi kadınlar olarak bu sene de erkeklerin hamasi nutuklarını dinledik”

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutlayarak Türkiye’de kadınların yaşadığı sorunlara da geniş yer ayıran Meral Akşener, “Her sene olduğu gibi kadınlar olarak bu sene de sözüm meclisten dışarı ama yine erkeklerin hamasi nutuklarını dinledik. Kadını insan yerine koymayanların, aslında ne kadar kadınsever olduklarını dinledik. Dost meclislerinde kadına karşı her türlü ahlaksızlığı yapanların aslında düpedüz feminist olduklarını dinledik” derken iktidarı da erkek şiddetini engelleyememekle eleştirdi.

“Altına imza koyduğun sözleşmeyi uygulayacak, şiddet mağduru kadınları koruyacak önlemleri alacaksın”

Özellikle iktidardan gelen açıklamalara değinen Akşener sözlerine şöyle devam etti: “Sayın Erdoğan, ‘Tek bir kadının dahi, şiddet mağduru olmadığı güne kavuşana kadar, bu konudaki mücadelemizi sürdüreceğiz’ diyor. Madem öyle, o zaman altına imza koyduğun sözleşmeyi uygulayacak, şiddet mağduru kadınları koruyacak önlemleri alacaksın. Samsun’daki cani, tam dokuz defa şikayet edilmiş, parmağını oynatan olmamış. Bu kadın, dokuz kez yardım istemiş, sen kılını bile kıpırdatmamışsın. Bu mu senin mücadelen? İktidarın boyunca, kadına yönelik şiddet de, kadın cinayetleri de artarak sürdü, sustun. Bakanların, utanmadan, ‘Kadına yönelik şiddet, algıda seçicilik’ dediler, sustun. Milletvekilin, sıkılmadan, ‘Kadın cinayetleri abartılıyor. Bu ülkede kadınların 12 katı erkek öldürüyor‘ dedi, sustun. Dava arkadaşım dediğin, sözüm ona adamlar, tacizlerde, tecavüzlerde, hatta cinayetlerde bile ahlaksızca ‘haklı sebep’ aradılar, yine sustun. Bu mu senin mücadelen?”

“Bu cehalet iktidardayken, ne kadınların derdi biter, ne de ekonomi düzelir”

Sözlerini tamamlamadan önce İstanbul Sözleşmesi’ne de özel yer ayıran Akşener, “Altında, Türkiye Cumhuriyeti’nin de imzası olan İstanbul Sözleşmesi, kadını yaşatmak için atılan önemli bir adımdı. Zihniyeti batasıca bir grup, onu da paçavra etme yarışına girdi, görmezden geldin. Bu mu senin mücadelen?” diye konuşurken sözlerini “Bu cehalet iktidardayken, ne kadınların derdi biter, ne de ekonomi düzelir. Kadınla erkek arasındaki, cinsiyete dayalı ücret farkını ortadan kaldıracağız. Eşit işe, eşit ücreti takip edeceğiz” diyerek sonlandırdı.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus