Futbolun First Lady’si: Karren Brady

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Dünya futbolu, sporun çoğu alanında olduğu gibi erkeklerin egemenliği altında yönetiliyor. Kadınların, yıllardır devam eden bu düzeni bozması ise tahmin edildiğinden daha zor. Yaşanılan her türlü zorluğa rağmen Moya Dodd, Alona Barkat, Marina Granovskaya, yöneticilikte gösterdikleri başarılar ile kadınlara olan önyargıları bir nebze de olsa kırdılar. Önyargıları kırmak ile yetinmeyip sektörün en büyük isimlerinden olmayı hedefleyen ise bir kadın var: West Ham United Başkan Yardımcısı Karren Brady. Futbolun en güçlü kadınının başarılar ile dolu hikayesini, Medyascope’tan Kubilayhan Kavrazlı ve Ali Macit derledi.

Karren Brady

Karren Brady, 4 Nisan 1969 tarihinde İngiltere’nin başkenti Londra’da bulunan Edmonton kasabasında dünyaya geldi. Karren’in dünyaya gözlerini açtığı ev, Londra’nın köklü futbol kulüplerinden Tottenham Hotspur’un maçlarını oynadığı White Hart Lane’e çok yakındı. Bu durum, Karren’in gelecek hayatındaki futbola olan ilgisinin belki de ilk işaretlerinden birisiydi. Karren’in İrlandalı babası Terry Brady, büyük bir servete sahipti. Zengin iş insanı, servetini baskı ve mülk geliştirme alanında yaptığı yatırımlara borçluydu. Karren Brady’nin İtalyalı annesi Rita ise bir ev hanımıydı.

Üniversiteye gitmek istemedi

Karren, yaşadığı yerdeki çocukların ilk eğitimlerini aldığı Salcombe Hazırlık Okulu’na 11 yaşına kadar devam etti. Hazırlık okulunu bitiren Karren, daha sonra İngiltere’nin Hertfordshire bölgesinde yer alan ve dini eğitimler verilen Polonya Manastırı’na gitti. Karren Brady, Birleşik Krallık’a bağlı topraklarda lise düzeyinde eğitimi tamamlayan öğrencilere verilen A-seviyesinde mezuniyet belgesini ise Elstree bölgesinde yer alan Aldenham Okulu’ndan aldı.

Hayata atılmak ve adını bir an önce herkese duyurmayı amaçlayan Karren Brady, üniversite eğitimi almayı reddetti. Bunun yerine gazetecilik eğitimi almak isteyen Karren, gittiği kurstan olumsuz yanıt alınca kendisini reklamcılık alanına yöneltti. Henüz 18 yaşındaki genç isim, İngitere’nin en büyük reklam ajanslarından olan Saatchi & Saatchi firmasında stajyer olarak işe başladı. Karren, bir yıl sonra ise Londra’nın önemli radyo istasyonlarından Leading Britain’s Conversation’una (LBC) reklam ve pazarlama alanında danışmanlık hizmeti verdi.

Karren Brady ve David Sullivan

Karren’in hayatını, Sullivan değiştirdi

Kariyer basamaklarında yavaş yavaş yükselen Karren Brady’nin hayatındaki dönüm noktası, Birleşik Krallık’ın en büyük kitap yayıncılarından olan Publisher için yapacağı reklam çalışması olacaktı. Daily Sport ve Sunday Sport gazetelerinin sahibi David Sullivan’ı ailesinin bağlantılarını kullanarak ikna eden Karren, altı aylık süre içerisinde zengin iş insanına çalıştığı kurum için iki milyon sterlin harcattı. Ne olduğunu anlayacak zamanı bile bulamayan David Sullivan, Karren Brady’nin bu başarısından çok etkilendi ve 1988 yılının sonlarına doğru Karren’e reddedemeyeceği bir teklif sundu. Teklifi büyük bir memnuniyet ile kabul eden Karren Brady, David Sullivan’ın kurduğu bir İngiliz yayıncılık firması olan Sport Newspapers’ta işe başladı.

20 yaşındaki Karren, Sport Newspapers’ta sadece bir sene içerisinde gösterdiği başarı ile yayın yönetmenliğine kadar yükseldi. David Sullivan’ın göz bebeği olan Karren Brady, yayın yönetmenliği yaptığı sırada İngitere’nin önemli ekonomi gazetelerinden Financial Times’ta bir ilan gördü. Genç kadının gördüğü ilanda Birmingham City kulübünün satışa sunulduğu yazıyordu. Karren, bu ilanı görür görmez soluğu patronu David Sullivan’ın yanında aldı. Zengin iş insanının Birmingham City kulübünü satın almasını ve kulübü kendisinin yönetmesi için yetki vermesini isteyen Karren, uzun uğraşlar sonunda David Sullivan’ı ikna etmeyi başardı. Karren Brady, 27 Nisan 2007 tarihinde BBC’ye verdiği röportajda bu günleri şu cümleler ile anlattı: ‘’Sullivan, kulübü yönetmem için bir erkeğin iki katı kadar iş yapmam gerektiğini söyledi. Ben de Sullivan’a ‘Öyle düşünüyorsan benim için sorun yok’ yanıtını verdim.’’

23 yaşında futbol camiasına girdi

David Sullivan, Birmingham City kulübünü David ve Ralph Gold kardeşler ile birlikte 1993 yılında satın aldı. Kulübün yüzde 80 hissesine sahip olan Sullivan, bunun için 700 bin sterlin ödedi. Zengin iş insanı, 1993 yılının mart ayında ise Birmingham City’nin genel müdürlüğü görevine henüz 23 yaşındaki Karren Brady’yi getirdi. Genç kadın, erkekler ile çevrili kulüp içinde pek çok cinsiyetçi yaklaşıma maruz kalarak görevine başladı. 2015 yılında The Daily Telegraph’a verdiği röportajda görevinin ilk zamanlarında yaşadığı cinsiyetçi yaklaşımlardan birisine örnek veren Karren, şu cümleleri kurdu: ‘’İlk kez futbolcuların bulunduğu takım otobüsüne binmiştim. Arkalarda oturan futbolculardan birisi bana, ‘Buradan bile göğüslerini görebiliyorum’ diye seslendi. Ben de o futbolcuya, ‘Seni alt lig takımlarından Crewe Alexandra kulübüne yolladığımda göğüslerimi göremeyeceksin değil mi?’ sorusunu yönelterek yanıt verdim. Oyuncuyu da kısa süre içerisinde Crewe Alexandra’ya sattım.’’

Paul Peschisolido ve  Karren Brady

Karren Brady, ilkleri başardı

Erkekler tarafından aldığı tepkilere aldırmayan Karren Brady, aşkını ise Birmingham City kulübünde çalışırken buldu. Karren, 10 Haziran 1995’te, 1992-1993 ve 1993-1994 sezonlarında Birmingham City’de forma giyen Paul Peschisolido ile dünya evine girdi. Birmingham City ile her anlamda güçlü bir bağ kuran Karren, kulübü kısa süre içerisinde kalkındırmayı da başardı. Birmingham City’yi son 10 yıllık dilimde ilk kez kara geçiren genç iş insanı, kulübü ise 1997 yılında Londra borsasına açtı. Yapılan bu hamle, Karren’i halka açık bir şirketin (Public Limited Company) en genç genel müdürü yaptı.

Yıllar geçtikçe adını tüm İngitere’ye duyurmayı başaran Karren Brady, 2001 yılında Birmingham City’nin İngiltere Lig Kupası’nda finale kadar yükselmesine katkıda bulundu. Finalde Liverpool ile karşılaşan Birmingham City, normal süresi 1-1 tamamlanan maçta rakibine penaltı atışları sonucu boyun eğdi ve turnuvayı ikinci olarak noktaladı. Karren, kariyerine ise sadece futbol odaklı bakmadı. Televizyon kanalı Channel 4, bebek ürünlerine yönelik bir firma olan Mothercare ve İngiltere’nin önemli isimlerinden Simon Cowell’in kuruculuğunu yaptığı müzik prodüksiyon ve pazarlama şirketi Syco‘nun yönetim kurullarında da yer alan Karren, hemen hemen her alanda ne kadar başarılı olduğunu herkese gösterdi.

2006 yılı kâbusu oldu

Başarılı iş insanı Karren Brady, sağlık sorunları yaşadığı 2006 yılında aldığı kötü bir haber ile sarsıldı. Yapılan tetkikler sonucu Karren’in beyninde potansiyel olarak ölümcül bir anevrizma (beyindeki kan damarlarında çıkıntı ya da balonlaşma durumu) keşfedildi. Aynı yıl içerisinde beynindeki anevrizmanın yırtılmasını önlemek için riskli bir ameliyata giren Karren, yaklaşık bir ay sonra işine sağlıklı şekilde dönmeyi başardı. 2006 yılı İngiltere futbolu için de büyük önem taşıyordu. BBC kanalının ortaya çıkardığı belgeler, bu yıl içinde büyük bir yolsuzluk operasyonun başlamasına neden oldu. 2006 ile 2009 yılları arasını kapsayan yolsuzluk operasyonu sürecinde Karren Brady’nin de ismi geçecekti.

İngitere futbolu, kulüplere yapılan yolsuzluk operasyonları ile sarsıldı. 2008 yılına gelindiğinde Londra polisi, Birmingham City kulübüne de operasyon düzenledi. Yaşanan bu olaylar sırasında David Sullivan ve Karren Brady, iki futbolcu ile alakalı vergi kaçırma suçundan tutuklandı. Kulüp, tüm iddiaları reddetti ve iki isim, nisan ayında kefalet ile serbest bırakıldı. 2009 yılına gelindiğinde ise Londra polisi, kulüplere başka işlemler yapmayacağını açıkladı fakat yaşanan süreç David Sullivan ve Karren Brady’in Birmingham City kulübü ile olan bağlarının kopmasına neden oldu.

West Ham United yolculuğu başladı

Yolsuzluk operasyonları yüzünden zor günler geçiren David Sullivan, 2009 yılında Birmingham City kulübünü 82 milyon sterlin karşılığında sattı. İkilinin futbol aşkı ise zarar görmedi, aksine işler eskisine oranla daha da büyüdü. 2010 yılının ocak ayında David Sullivan ve David Gold, İngiltere’nin en köklü kulüplerinden West Ham United’ın yüzde 50 hissesini satın alırken Mayıs ayında ise hisselerin oranını yüzde 60’a yükselttiler. Aynı dönem içerisinde Karren Brady de West Ham United’ın başkan yardımcılığına getirildi.

Boris Johnson ve Karren Brady

West Ham, Londra Olimpiyat Stadı’nı kiraladı

West Ham United, yeni sahipleri ile birlikte vizyonunu ileriye taşıdı. David Sullivan ve Karren Brady’nin ilk hedefi, kulübün maçlarını Londra Olimpiyat Stadı’nda oynamasını sağlamaktı. 2012 yılının aralık ayında West Ham, ilk adımı attı ve Olimpiyat Stadı’nda oynamak için en yüksek kiralama teklifini veren ekip oldu. Yaşanan bu gelişmenin ardından 2016 yılına kadar geçen süreçte Karren Brady, stadyum konusu ile özellikle ilgilendi. ‘’Büyük kulübümüz için hırslıyız ve Londra Olimpiyat Stadı’nın tadını çıkarmak için sabırsızlanıyoruz’’ açıklaması yapan Brady, dönemin Londra Belediye Başkanı Boris Johnson ile stadyum konusu hakkında sık sık toplantılar yaptı ve kulübünü mutlu sona ulaştırmayı başardı. West Ham, bu hamle ile birlikte dünya futbolunda en hızlı büyüyen beş markasından birisi haline geldi. 2016-2017 sezonundan itibaren Londra Olimpiyat Stadı’na kavuşan West Ham ise 99 yıl boyunca stat için yıllık 2,5 milyon sterlin kira ödeyecek.

En çok satılan otobiyografik eser: Strong Woman

Günümüzde West Ham United başkan yardımcılığı görevini sürdüren Karren Brady, pek çok farklı alanda önemli başarıların altına imza attı. Karren, 2012 yılında “Strong Woman” (Güçlü Kadın) isimli otobiyografisini yayınladı ve bu kitap, Sunday Times’ın en çok satılan otobiyografik eseri oldu. Öte yandan başarılı iş insanı, Kültür Medya ve Spor Bakanlığı’nın Sporda Kadın Danışma Kurulu’nda da aktif olarak görev yapıyor.

Karren, Britanya İmparatorluğu Nişanı ile onurlandırıldı

“Yılın İş Kadını”, “Yılın En İyi Girişimcisi” gibi ödüllerinin yanı sıra The Guardian tarafından dünyanın en ilham verici 50 insan arasında da gösterilen Karren, 2014 yılının mart ayında ise Cambridge Dükü Prens William tarafından iş ve girişimcilikte kadınlara yönelik hizmetleri için Britanya İmparatorluğu Nişanı (CBE) ile ödüllendirildi. Karren Brady, eylül ayında da İngiltere yasama meclisini oluşturan Lordlar Kamarası’na yükseldi ve “Barones Brady” unvanını aldı.

‘’Kadınların iş yerine dönerken önündeki en büyük engel çocuk bakımıdır’’

Hemen hemen her sektörde bulunan cinsiyete dayalı ücret verilmesi hususuna dikkat çeken başarılı iş insanı, bu düşüncesine ek olarak çocuğu olan birisinin bekar olan meslektaşlarına göre daha az maaş almasının da önüne geçilmesini istiyor. Karren Brady, ayrıca yeni anne olmuş bir kadının, erkeklerin sayıca fazla olduğu iş yerlerine geri dönüşlerinin de çok sıkıntılı olduğunun altını çiziyor: ‘’Kadınların işyerine dönerken önündeki en büyük engel çocuk bakımıdır. Yüksek kaliteli ve uygun fiyatlı çocuk bakım hizmeti alamayan anneler, işe dönmek istemiyorlar. Bu yüzden size saygı duyan, size iyi ödeme yapan ve başarılı olmak için ihtiyaç duyduğunuz fırsatları sunan bir şirket bulmak önemlidir. Kadınları işe geri döndürmek ve üst düzey yönetim rollerinde ilerlemelerinde yardımcı olmak için daha çok şey yapılması gerekiyor.’’

Futbol, iş hayatı ve kadınlara özel sosyal sorumluluk projelerini aynı potada eritmeyi başarmış Karren Brady, önümüzdeki yıllarda da adından söz ettirmeye devam edecek.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus