Ukrayna ekibi FC Mariupol’ün Başkan Yardımcısı Andriy Sanin: “TFF’nin yardımı ile oyuncuların yaşaması, antrenman yapması ve yemek yemesi için düzenlemeler yapabildik”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Ukrayna-Rusya savaşı devam ederken ülkedeki futbol takımlarının durumu da merak konusu. Ukrayna Premier Lig ekiplerinden FC Mariupol Başkan Yardımcısı Andriy Sanin’in The Guardian‘a verdiği röportajı, Medyascope Spor Servisi‘nden Kubilayhan Kavrazlı çevirdi.

Ukrayna Premier Lig ekiplerinden FC Mariupol’ün Başkan Yardımcısı Andriy Sanin: “Durumumuz kasvetli ama şehri yeniden inşa edeceğiz!”

24 Şubat’tan önce, FC Mariupol’de dört gözle beklediğimiz şeyler vardı. Ukrayna Premier Ligi’nde mücadele ediyorduk. Ancak bunun ötesinde önümüzde parlak bir resim bulunmaktaydı: Altyapımız ülkenin en gelişmişlerinden biriydi ve gelecek yıllarda UEFA Avrupa Ligi’ne ulaşacak bir takım oluşturma hedefimiz vardı. Son dört yılda elemelerde iki kez oynamıştık. Özel bir şeyin eşiğinde olduğumuzu hissediyorduk. 

Yeni bir hibrit çim ile en iyi saha yüzeylerinden birine sahiptik; aynı zamanda 2025 yılı itibarıyla, yapılanma planlarımız ile stadyumumuz da çok iyi hale gelecekti. Bunların yanı sıra, Azak Denizi yakınlarındaki tesisimizde tam teşekküllü üç antrenman sahamız bulunmaktaydı. Akademimizdeki genç oyuncular suni çimde antrenman yapabiliyordu ve tesislerimiz sürekli genişliyordu. Şimdi ise neredeyse tamamının harap olması muhtemel…

Geçen hafta bir meslektaşım, Rusya’nın işgalinden bu yana ilk kez tesislerimizi ziyaret etti. Tanıyamadı… Kulüp ofislerinin camları, kapıları kırılmış ve her yere enkazlar saçılmış durumdaydı. Ancak işler daha da kötüye gidiyor. Stadımıza gelince, ne durumda olduğunu kesin olarak bilmiyoruz. Vatandaşlarımız, Rus kontrol noktalarından geçmeden Mariupol’e gelemiyor. Bu yüzden hiçbir personelimiz stadımızın bulunduğu bölgeye ulaşamadı. Hava saldırılarıyla vurulduğuna dair söylentiler var; ancak biz yine de en iyisini ummaya devam ediyoruz… Her şeyin yeniden inşa edilmesi gerekecek ve ülkemizin simgelerinden olan kulübümüz sıfırdan başlamak zorunda kalacak.

Şehrimizde işlenen kötülük hayal bile edilemeyecek boyutta. Rusya’nın bize yaptıklarını gördüğümüzde içimizde tek bir duygu beliriyor: Hayallerimizi, özgürlüğümüzü ve özlemlerimizi öldürmeye çalışan katillere karşı bir nefret. Mariupol, 2014’te Rus destekli ayrılıkçılardan kurtarıldığında, hükümetimiz; yakınlardaki işgal altındaki Donetsk kentinin yerine, şehrimizi parlak ve güzel bir vitrin yapmak için elinden geleni yaptı. Bu değerleri paylaşan kulübümüz, şimdi o günlerin dönüşü için savaşıyor. 

Kısa vadeli durumumuz iç karartıcı. Şehir, birçok bölgede yerle bir edildiği için tüm gelir kaynaklarımız ortadan kayboldu. Öyle ki kısa süre önce, yeni savaş yasalarını kullanarak barış sağlanana ve normale dönene kadar futbolcular ve personelle olan tüm sözleşmeleri askıya almak zorunda kaldık. Tüzel kişi olarak hayatımızı sürdürüyoruz ama kulübümüzü tekrar faaliyete geçirdiğimizde işler çok farklı olabilir.

“Ukrayna ve Türkiye Futbol Federasyonu’nun hatırı sayılır yardımı ile oyuncuların yaşaması, antrenman yapması ve yemek yemesi için düzenlemeler yapabildik”

Savaşın ilk günlerinde, oyuncularımızın çoğunu yabancı kulüplere kiralayabildik. Böylece antreman yapabildiler. Öte yandan futbolcularımız, Rusya’nın Ukrayna’ya girdiği ilk gün Türkiye’de bulunan bir antrenman kampından dönmekteydi. Ancak Ukrayna’daki hava sahasının uçuşlara kapatılması, oyuncularımızın ülkeye dönmesine engel oldu. Ailemle birlikte yaşadığım Mariupol banliyölerinde, sürekli bombardıman ve füze sesleri geliyordu. Yine de Ukrayna ve Türkiye Futbol Federasyonu’nun hatırı sayılır yardımı ile oyuncuların yaşaması, antrenman yapması ve yemek yemesi için düzenlemeler yapabildik. Rahat koşullar altındaydılar ve savaşın dehşetinden büyük ölçüde kaçtılar. Ancak kulübün başka hiçbir departmanında durum aynı olmadı. 

Diğer departmanlarımız savaşın yarattığı sıkıntıları sonuna kadar yaşamak zorunda kaldı. Savaş başlamadan hemen önce akademimizdeki tüm işleri askıya aldık ve velilerden çocuklarını evlere götürmelerini istedik. Ancak yaklaşık 300 veli, çocuklarını alabilecek fırsat bulamadı. Genç yaş gruplarında görev alan hocalarımız, onları kendi çocukları gibi evlerine aldılar. Yiyecek, su, elektrik ve ısınma ihtiyaçlarını karşıladılar. Korkunç koşullar altında birlikte yaşadılar. Hocalarımız, aynı zamanda bir şekilde genç oyuncularımızı savaşın merkez üssünden uzaklaştırmayı başardı. Şimdi ise akademideki gençlerimizi, yurtdışına transfer edebilmek için nispeten güvenli olan Zaporizhzhia’da toplamaya çalışıyoruz ancak söz konusu yer lojistik olarak tehlikeli. Yine de meslektaşlarımla son derece gurur duyuyorum. Onlar gerçek kahramanlar.

İstilanın tüm korkularını bizzat yaşadım. En kötü yanı açlık veya susuzluk değil; bunlara katlanabilirsiniz. Her uyanma anında ölüm beklentisi ve sevdiklerinizin de ölebileceğine dair sürekli korku… Buna katlanmak imkansız. Eşim, oğlum ve ben 21 Mart’a kadar Mariupol’da kaldık. Bahçede su içmek ve ateşte basit yemekler pişirmek için karı erittik. Etrafımızdaki silah sesleri nadiren kesiliyordu. Yiyecek istemek için yakındaki köylere yürüdüm. Oradaki insanlar bize yardım etti. Sonunda, etrafımızdaki yıkım ve yaralıların sayısı artmaya başlayınca bölgeden ayrılmaktan başka çare kalmamıştı. Öyle ki 10 saatlik korkunç bir yolculuk sırasında genç bir çocuk koşarak mayınlarla dolu bir yoldan aşağı inmemizi bile engelledi. Sonunda Zaporizhzhia’ya ulaştık… Artık güvendeyim. Ailem ise mülteci olarak Hırvatistan’a gitti. 

Savaşın ilk gününden bu yana her şeyimizi kaybettik. Kulübümüz gibi biz de bir gün yeniden başlamak zorunda kalacağız. Hayatta kalan herkes için psikolojik yaralar uzun ve derin olacak. Ancak şehir ve FC Mariupol terk edilmeyecek. Dünyanın desteğiyle bu durumu aşacağımıza ve her şeyi yeniden inşa edeceğimize eminim. Mariupol’un yeniden inşa edileceğini, işgalden öncekinden daha güzel ve rahat olacağını hayal ediyorum. Ve Mariupol’da futbol ve temsil ettikleriyle topluluğun bir parçası olmaktan gurur duyan kulübümüzün olmadığı sakin ve huzurlu bir hayat hayal edemiyorum…

Kaynak: The Guardian

Çeviren: Kubilayhan Kavrazlı

Editör: Doğa Üründül

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus