ABD ve Çin arasındaki yüksek düzeydeki ilk temas gergin başladı – Taraflar birbirlerine sert suçlamalar yöneltti ancak görüşmelere devam edilecek

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Çin heyetleri arasında Alaska’da yapılan görüşmeler gergin başladı. ABD, Çin’i dünya istikrarını bozmak ile suçlarken Çin de ABD’nin insan hakları konusunda iki yüzlü davrandığını belirtti. Başlangıçta dört dakikalık bir basın açıklaması ve fotoğraf çekimi olması planlanan basın toplantısı, her iki tarafın da birbirlerine yönelttiği eleştirilerden ötürü bir saatten fazla sürdü. Eski ABD Başkanı Donald Trump döneminde de düşük seviyelerde seyreden ABD-Çin ilişkilerinde gerginlik son yılların en üst düzeyine tırmanmış durumda.

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) Joe Biden yönetimi ve Çin arasında Alaska’da yapılan ilk üst düzey görüşmeler gergin başladı. Tarafların birbirlerine yönelik sert suçlamalarda bulunduğu müzakerelerde ABD heyeti, Çin’i küresel istikrarı tehdit etmekle suçlarken, Çin heyeti de ABD’nin siyah Amerikalılar’a yönelik kötü muamelelerini hatırlattı ve ABD’yi insan hakları konusunda iki yüzlü davranmak ile eleştirdi.


Alaska’nın Anchorage kentindeki görüşmeye ABD tarafından Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan ve ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken katılırken, Çin’i de Çin Devlet Konseyi Üyesi ve Dışişleri Bakanı Wang Yi ile Merkez Dışişleri Komisyonu Bürosu Müdürü Yang Jiechi temsil etti. Kamuoyu önünde bir saatten fazla süren tartışmada taraflar birbirlerine çok sert suçlamalar yönetti. 

Blinken: “Çin, küresel dünya düzenini tehdit ediyor”

ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken toplantının açılış konuşmasında, ABD’nin Sincan, Hong Kong, Tayvan ve ABD’ye siber saldırılar ve Vaşington’un müttefiklerine ekonomik baskı yapılması gibi konularda Çin’in tutumu ile ilgili kaygılarını görüşmek istediklerini belirtti ve şunları söyledi: “Sincan, Hong Kong, Tayvan ve ABD’ye yönelik siber saldırılar ve ekonomik baskılar da dahil olmak üzere Çin’in eylemlerine yönelik derin endişelerimizi tartışacağız. Bu atılan adımların her biri küresel istikrarı sağlayan kurallara dayalı düzeni tehdit ediyor” dedi.

Japonya ve Güney Kore’ye yaptığı geziden de bahseden Blinken, “Dışişleri Bakanı olarak size şunu söylemeliyim. Dünyanın dört bir yanından yaklaşık 100 meslektaşım ile konuştum. Daha önce de belirttiğim gibi Japonya ve Güney Kore’ye ilk seyahatimi yaptım. Duyduklarımın tarif ettiğinizden çok farklı olduğunu söylemeliyim. ABD’nin geri dönmesinden, müttefiklerimiz ve ortaklarımız ile yeniden bağlantı kurmamızdan ötürü derin bir memnuniyet duyuyorum. Ayrıca hükümetinizin yaptığı bazı eylemler hakkında derin endişelerimiz bulunuyor” dedi.

Jiechi: “Ne ABD ne de Batı dünyası küresel düzeni temsil ediyor”

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ise, ABD’yi askeri gücünü kullanarak diğer ülkelere baskı yapmak ile suçladı ve “ABD, sözde ulusal güvenlik kavramlarını bazı ülkeleri Çin’e karşı saldırmaya teşvik etmek için kullanıyor” ifadelerini kullandı. Yi, ABD’deki insan haklarının en düşük seviyelerde olduğunu da şu sözleri ile vurguladı: “Siyah Amerikalılar katlediliyor.” 

Yang Jiechi ise, “ABD’nin önce kendi imajını değiştirmesi ve kendi demokrasisini dünyaya ihraç etme kültürünü bırakması önemli. ABD’de çok sayıda insan Amerikan demokrasisine inanmıyor” diyerek başladı. ABD’nin küresel ve evrensel değerlerden bahsetmesini eleştiren Jiechi, “Ne ABD ne de Batı dünyası uluslararası düzeni temsil ediyor. ABD sadece ABD hükümetini temsil eder” açıklamasında bulundu. ABD’nin Çin’e yönelik yaptırımları hakkında da konuşan heyet, “Çin’i yaptırımlar ile boğmak imkansız” dedi.

Sullivan: “Çatışma peşinde değiliz”

Jiechi’nin ABD’deki insan hakları ihlallerine karşı yönelttiği suçlamalara yönelik söz alan ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, “Çatışma peşinde değiliz, ancak kıran kırana rekabeti memnuniyetle karşılıyoruz ve her zaman ilkelerimiz, halkımız ve dostlarımız ile olacağız” dedi. 

Hong Kong ve Uygur meselesini de hatırlatan Sullivan, “Çin’i sorumlu tutmaktan vazgeçmeyeceğiz” dedi. Çin heyeti ise verdiği cevapta ABD’nin bu tür iç meselelere karışmaması gerekliliğini vurguladı.

“Zaman protokolü ihlal edildi”

Jiechi’nin 18 dakika süren konuşması bitmeden ABD heyetinin basını dışarı çıkarmak istemesi de kamuoyunda birçok tartışmayı alevlendirdi. Jiechi basının dışarı çıkarılmasını eleştirirdi ve “Bu, bize karşı haksızlıktır” dedi. ABD heyeti ise Çin’i, katılımcıların açılış konuşmasında belirlenen süreyi aşmalarından ötürü suçladı. 

Heyetlerin iki dakikalık süreler ile konuşma konusunda mutabık kaldıklarını fakat Çin tarafının bu protokolü ihlal ettiğini söyleyen ABD’li üst düzey bir yetkili, “Çin heyeti gösteri yapma niyetiyle gelmiş gibi görünüyor. İçerik yerine kamuoyu önünde gösteri yaptılar” dedi. 

“Görüşmelere devam edilecek”

Yaşanan bu gelişmeler ışığında Çin ve ABD’nin birbirinden farklı ve kendilerine has siyasi rejimlere sahip olduğunu belirten Blinken, farklılıklara rağmen iki ülkenin iklim ve küresel ekonomi gibi konularda ortaklaşa çalışabileceğini söyledi: “Birlikte yapabileceğimiz ve ilgi alanlarımızın kesiştiği birçok şey var. O halde yapmamız gereken Soğuk Savaş zihniyetini terk etmek.”

İki ülke arasındaki artan gerilime rağmen görüşmelerin planlandığı gibi devam edeceği de duyuruldu

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus