Kazdağları’nda çalışma izni iptal edilen Doğu Biga Madencilik hiçbir yere gitmeyeceğini söyledi – Yöre halkı: “Geleceğe siyanürlü toprak mı bırakacağız?”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Çanakkale Kazdağları’nda altın arama çalışması yürüten ve çalışma ruhsatı 2019’da sona eren Kanadalı Alamos Gold şirketinin yerli iştiraki Doğu Biga Madencilik’in Genel Müdürü Ahmet Şentürk, maden sahasını terk etmeyeceklerini söylüyor. Aktivistler ise altın madeninin yapılmasını engellemeye kararlı. Medyascope muhabirleri Zeynep Timurlenk Pozut ve Sedat Elbasan son durumu öğrenmek için bölgeye gitti, maden sahasının son halini görüntüledi, aktivistler ve yöre halkı ile konuştu. Doğu Biga Madencilik Genel Müdürü Ahmet Şentürk ise önce konuyla ilgili açıklama yapmayı kabul etti fakat sonrasında vazgeçti.

Türkiye, Alamos Gold şirketini 12 Temmuz 2019’da ortaya çıkan bir drone görüntüsü ile tanıdı. Kazdağları’nda yerli iştiraki Doğu Biga Madencilik ile altın arama çalışması yapan şirket, Kirazlı bölgesindeki bitki örtüsünü çalışmalar için yok etti. Çıplak kalan bölgenin görüntüleri halkı ayağa kaldırdı.

Çanakkale Kent Konseyi Çevre Meclisi Başkanı ve Su ve Vicdan Nöbeti Koordinasyon Kurulu Üyesi Pınar Bilir, o günlerde yaşananları Medyascope’a şu cümlelerle aktardı:

“2017 yılında şirket burada çalışmaya başladı ve fiili ağaç kesimine başladı. Tabii bunu Orman Genel Müdürlüğü’nün kestiğine dair beyanları var, evet doğrudur ama maden sahası için kesim yapılıyordu. Bizler de 2017 Kasım ayından itibaren bir fiil buraya gelerek açıklamalar yapmaya başlamıştık. Ağaç kesimi yapılmıştı ama toprak örtüsü yerde duruyordu. 2017 Kasım’ından Mart 2019’a kadar. Sonrasında çok hızlı bir şekilde toprak örtüsünü de sıyırdılar Ve herkesin bildiği o çıplak arazi ortaya çıktı. Ne kadar büyük bir katliam olduğu herkesin gözü önüne serilmiş oldu.”

Kesin ağaç sayısı belirsiz

Doğu Biga Madencilik’in internet sitesinde yer alan açıklamada maden sahasında kesilen ağaç sayısının 13 bin 400 olduğu belirtildi. Tarım ve Orman Bakanlığı da şirketle aynı rakamı verdi. TEMA Vakfı ise Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporuna göre 45 bin 650 ağacın kesilmesi öngörülen proje için 195 bin ağaç kesildiğini belirledi. Son iddialara göre ise bölgede kesilen ağaç sayısı 300 bini geçti.

Bu gelişmelerin ardından aktivistler, 26 Temmuz 2019’da bölgede “Su Ve Vicdan Nöbeti”ne başladı. 19 Temmuz 2019’da bir açıklama yaparak şirketin maden sahasını terk etmesini, bunun için de üç gün süre verdiklerini söyleyen Pınar BilirTabii ki onlar sahayı terk etmediler ve biz 26 Temmuz 2019’da su ve vicdan nöbetini başlattık” dedi.

“Kirazlı’yı elektrik süpürgesi ile mi süpürdünüz? Bir tek çam yaprağı yoktu”

Nöbete katılan Bayramiç – Ahmetçeli Köyü sakini Sevinç Özkaya, çıplak kayaları gördüğünde hissettiklerini şu sözlerle anlattı:

“Ben Kirazlı’ya gittim. Hiç gitmemiştim, o çok kalabalık grupla beraber gittim o gün, inanır mısın dizlerimin bağı çözüldü orayı gördüğümde ve yere çöktüm. Hâlâ tüylerim diken diken oluyor… Elektrik süpürgesi ile mi süpürdünüz e mübarekler? Bir tek çam yaprağı yoktu. Sen onun neresini rehabilite edeceksin? Yazık günah değil mi? Geleceğimize bunu mu bırakacağız biz? Siyanürlü bir toprak. Bak, daha yeni geçtik 18 Mart’ı, bir metrekare toprakta beş litre kanı var benim atamın. Bu kanla sulanmış toprakları siyanürle niye kirletelim yahu? Üstü zaten bize yetiyor. Ben ormana gidip de oradan bir dal odun alsam, bir demet kekik toplasam, bir çuval kozalak alsam ormancı tepeme biner, traktörümle gittimse traktörümü bağlar, yasaktır. Alamos Gold ya da hangi şirket olursa olsun beni hiç enterese etmiyor; doğamın tahrip edilmesini istemiyorum ben. Neymiş bin kişilik istihdam sağlayacakmış. Bırak istemiyoruz biz istihdam falan. Sen ille de istihdam diyorsan, benim Bayramiç Beyazı’mı ihraç et. Sen şurada bir meyve suyu fabrikası açsan benim ürünüm daha değerli olur. Sen orada istihdam et insanları, niye madende istihdam ediyorsun.”

13 Ekim 2019’da Alamos Gold’un bölgedeki 10 yıllık ruhsat süresi doldu, Tarım ve Orman Bakanlığı da şirketin orman kullanım iznini iptal etti. Şirket bunun üzerine bir açıklama yaptı. Açıklama, Alamos Gold’un işlem gördüğü Toronto Menkul Kıymetler Borsası’nda da yayınlandı. Açıklamada, yerel halkın maden projesine destek verdiği, proje hakkında dolaşan yanlış bilgilerin şirket tarafından önlendiği ileri sürüldü. Ruhsat süresi dolduğu için inşaat faaliyetlerinin durduğu, faaliyetlerin ruhsat süresinin uzatılması sonrasında tekrar başlayacağı belirtildi. Şirket, 27 Ekim 2020’de sahayı Orman Genel Müdürlüğü’ne devretti.

15 Mart 2021’de Tarım ve Orman Bakanlığı, Alamos Gold’un Kazdağları’nda altın çıkarma ruhsatının uzatmaması gerekçesiyle şirketin iznini iptal etti. Bakanlık, şirketin orman sahasında hiçbir işlem yapamayacağını belirtirken altın çıkarılabilmesi için, sahaya ilişkin tüm süreçlerin sıfırdan başlaması gerektiğini bildirdi. Bakanlık kaynakları, sahanın rehabilitasyonunun mümkün olduğunu ancak bunun için öncelikle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile görüşüleceğini belirtti.

Bakanlık yetkilileri, şirketin ruhsat süresi dolmadan önce Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’ne (MAPEG) temdit başvurusunda bulunulması gerektiğini anımsattı. Yetkililer, MAPEG’in de bu başvuruyu uygun bularak uzatma kararı vermesi durumunda, şirketin izin süresinin son günü mesai bitimine kadar Orman Bölge Müdürlüğü’ne müracaat etmesi gerektiğini belirtti. Ancak Alamos Gold’un ruhsat süresi doldu ve Orman Bölge Müdürlüğü’ne yeni bir ruhsat da gelmedi. Yetkililer, “Ya MAPEG’e zamanında başvurmadılar ya da MAPEG başvuruyu uygun bulmadı ki ruhsat uzatım kararı verilmedi. Alamos Gold da izin süresi son günü mesai bitimine kadar ilgili bölge müdürlüğümüze iznin yenilenmesi talebinde bulunamadı. Dolayısıyla da şirketin izni bakanlıkça iptal edildi” dedi.

Maden şirketi, Medyascope’a açıklama yapmayı önce kabul edip sonra reddetti

Şirket, geçen mart ayında “Hiçbir yere gitmiyoruz” açıklamasını yaptı ama şu anda maden sahasında aktif faaliyetleri yok. Doğu Biga Madencilik Genel Müdürü Ahmet Şentürk, Medyascope’un konuyla ilgili röportaj talebini önce kabul edip sonradan reddetti.

Maden bölgesindeki köylerden bir olan Kumarlar Köyü sakinleri, şirketin köyün merasına yaptığı gölete de karşı. Ancak köy sakinlerinin çoğu bu konuda röportaj vermekten çekindi.

Kumarlar Köyü sakini Sabri Ünal, “O madenin suyunu karşılamak için Doğu Biga, bizim köye geldi bizim köyün merasına gölet yaptı, suyu buradan çekecek yani madene. Biz köylüler olarak buna karşı çıktık eylemler yaptık, yürüyüş yaptık insanlar istemedi suyuna sahip çıktı yani insanlar” dedi.

Çanakkale Kent Konseyi Çevre Meclisi Başkanı ve Su ve Vicdan Nöbeti Koordinasyon Kurulu Üyesi Pınar Bilir, Doğu Biga Madencilik’in maden çıkarmak için bir su rezervuarına ihtiyacı olduğunu söyledi ve şöyle devam etti: “ÇED raporunda şöyle yazıyor ‘Çan’ın Zeybekçayırı Köyü’nde Bıçkıderesi’nde Altın Zeybek Göleti yaptıracağız’. Ve oradan hangi köylere su verileceğini belirtiyor. Sonrasında orası ile ilgili proje iptal olunca Kumarlar Köyü’ne geliyorlar, Devlet Su İşleri (DSİ) ile bir protokol imzalayarak buradaki göleti inşa ediyorlar. Yani aslında burada inşa edilen göletin şirketin maden ÇED raporunda yeri yok. Buradan köylüye su temin edeceklerini söylüyorlar, köylünün içme ve kullanma suyu için bunu inşa ettiklerini söylüyorlar oysa ki Kumarlar Köyü’ne bağlanan boru hattı bile sonradan köylülerin talebiyle bağlandı.”

“Sarı öküzü kaptırmayacağız” diyen Pınar Bilir, dayanışmalarının süreceğini söyledi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus