Kundura Hafıza Kültürel Mirası Koruma Derneği açıldı – Sanat Direktörü Buse Yıldırım: “Beykoz Kundura Fabrikası, hikaye fabrikası olarak değer üretmeye devam ediyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İstanbul’un önemli endüstriyel kültür mirası ve hafıza mekanlarından biri olan Beykoz Kundura Fabrikası’nın mirasını koruma bilincinden doğan sözlü tarih projesi Kundura Hafıza, dernekleşti. Kundura Hafıza Kültürel Mirası Koruma Derneği, önümüzdeki süreçte sergilere, performans gösterilerine, film gösterimlerine, söyleşilere ev sahipliği yapacak.

Kurgu & Kamera: Özgün Özgül

Osmanlı döneminden günümüze, 200 yılı aşkın süredir çeşitli alanlarda faaliyet göstermeye devam eden Beykoz Kundura Fabrikası, şehrin önemli endüstriyel kültür mirası ve hafıza mekanlarından biri. Bu mirası korumanın bilinciyle yola çıkan Beykoz Kundura ekibi, 183 dönüm araziye yayılan eski fabrika alanında çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapıyor.

Beykoz Kundura Fabrika’sının tarihsel yolculuğu

Günümüzde yaratıcı fikirlerin üretildiği bir buluşma noktası ve İstanbul’un kültür-sanat dünyasının belirleyici mekanlarından biri olarak tanımlanabilecek Beykoz Kundura’nın geçmişine bakalım. 1810 yılında içine bir kağıt fabrikası ve tabakhane inşa edilen alanda, 1812’de ordu için gerekli olan ayakkabı, çizme ve koşum takımları üretilmeye başlandı. Fabrika, cumhuriyetten sonra Sümerbank Deri ve Kundura Fabrikası olarak varlığını sürdürdü. 1980’lerde, Türkiye’nin değişen ekonomik ve toplumsal tercihleri, fabrikanın kaderini de etkiledi. O zamana kadar şehrin, ülkenin ve hatta Balkanlar bölgesinin ekonomisine ciddi anlamda katkı sağlayan Beykoz Kundura, deri ve ayakkabı üretilen dönemde iş alanlarının yanı sıra kreş, lokal, sinema, sağlık ocağı, kütüphane gibi birimleriyle nüfusu üç bini bulan bir yaşam alanıydı. Bu özelliğiyle Beykoz’un toplumsal ve sosyoekonomik yapısında önemli bir rol oynuyordu.

Fabrika, 1986’dan itibaren zarar etmeye başladı. 1993 yılında ise çevreyi ve denizi kirletmesi nedeniyle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın talimatıyla fabrikanın deri bölümünün kapatılmasına karar verildi. 1999’da da Bakanlar Kurulu kararıyla fabrika kapatıldı. Özelleştirme kararının çıkmasıyla 2004 yılında Beykoz Kundura, Yıldırım Holding tarafından satın alındı. 2005 yılından itibaren ise gelen çekim teklifleriyle birlikte dizi ve sinema sektörüne hizmet veren dev bir platoya dönüştü.

Beykoz Kundura Kültür Sanat Direktörü Buse Yıldırım bu durumu, “Fabrika hâlâ üretime devam ediyor. Neyi ürettiği ya da kullandığı araçlar ve malzemeler değişse de bir hikaye fabrikası olarak soyut anlamda değerleri üretmeye devam ediyor” diyerek açıkladı.

Kundura Hafıza

Fabrika döneminde çalışanların ve Beykoz halkının katılımıyla, fabrikanın yemekhanesinde gerçekleştirilen film gösterimlerinden ilhamla, kazan dairesinin bir bölümü sinema salonuna dönüştürüldü. 2018’in Kasım ayından beri Kundura Sinema, düzenli aralıklarla yenilenen küratöryal film seçkilerine ev sahipliği yapıyor. Kundura Sinema’ya ek olarak geçen yıl tiyatro, konser ve performans salonu olarak tasarlanan Kundura Sahne kapılarını açtı.

2005 yılında sözlü bir tarih projesi olarak yola çıkan Kundura Hafıza, 200 yılı aşkın bu endüstriyel ve kültürel miras alanını daha iyi anlamak ve geçmişte Beykoz Kundura’yı şekillendiren, geliştiren ve Türkiye ekonomisinde önemli bir noktaya taşıyan kişilerin anısını yaşatmak amacıyla hayata geçirilen bir arşiv çalışmasını temsil ediyor. Geçen günlerde “Kundura Hafıza Kültürel Mirası Koruma Derneği” adıyla dernekleşen Kundura Hafıza, arşiv çalışmaları kapsamında 2015 yılından bugüne kadar 200’e yakın eski fabrika sakini ve çalışanıyla sözlü tarih anlatımları gerçekleştirdi. Aynı zamanda içinde fotoğraf, video, ambalaj kağıdı, gazete kupürü gibi binden fazla öğe içeren büyük bir arşiv oluşturdu.

2015 yılında Tarih Vakfı işbirliğiyle başlayan ve 2016 yılından itibaren Kundura Hafıza ekibiyle sürdürülen endüstriyel kültürel miras çalışmaları ve sözlü tarih araştırmaları kapsamında devlet, gazeteler ve üniversitelerin arşivlerinden derlenen bilgi ve belgeler de kullanıldı. Bu derleme sırasında dikkat çeken keşiflerden biri, şair Cahit Sıtkı Tarancı’nın 1937 yılında fabrikaya yaptığı iş başvurusu oldu. Henüz “Otuz Beş Yaş” şiiri yazılmamışken yapılan bu başvuru belgesinde Tarancı’nın, “İstediğiniz maaş nedir?” sorusuna “Ne layık görülürse” cevabını verdiği ortaya çıktı.

Kundura’nın Hafızası: “Bir Fabrikaya Sığan Dünya Sergisi

Atölyelere ve yayın çalışmalarına zengin bir kaynak olacak Kundura Hafıza Kültürel Mirası Koruma Derneği, araştırmacılar ve sanatçılar için destek programları da sunacak. Çatısı altındaki PerformLab, FelsefeLab, Kundura Sinema ve Kundura Sahne de etkinlikler düzenlemeye devam edecek. Yakın gelecekteki ilk fiziki etkinliği ise mayıs ayında açılması planlanan “Kundura’nın Hafızası: Bir Fabrikaya Sığan Dünya” başlıklı sergi olacak. Bu kapsamda dernek, Beykoz Kundura’nın tarihiyle daha dinamik bir ilişki kurabilmeyi ve bu miras alanının kültürel ve sosyal hayatını yeniden zenginleştirmeye yönelik çalışmalar yapmayı hedefliyor.  

Küratörlüğünü Seda Yıldız’ın yaptığı “Kundura’nın Hafızası: Bir Fabrikaya Sığan Dünya” başlıklı sergi, yaklaşık üç bin işçi, memur ve ailesinin “birbirine bağlı olma” halinden ilham alınarak hazırlandı.

Kundura Hafıza Proje Koordinatörü Süreyya Topaloğlu’nun anlattığına göre, sergi kapsamında gündelik hayat ile üretim faaliyetinin iç içe geçtiği fabrikada yaşananlar, seçili arşiv materyalleri ve sözlü tarih anlatılarıyla yeniden canlandırılacak.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus