Koronavirüs salgını nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı artıyor – Prof. Dr. Kayıhan Pala: “Günde bir milyon aşı yapabiliriz ancak sorun aşının olmaması”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre son 24 saatte 54 bin 791 yeni vaka tespit edildi, 354 kişi ise hayatını kaybetti. Son sayılarla birlikte toplam vefat sayısı 37 bin 329’a yükseldi. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Kayıhan Pala, koronavirüs salgınındaki son durumu ve yapılması gerekenleri Medyascope’a anlattı.

Her geçen gün daha fazla insanın salgın nedeniyle hayatını kaybettiğini vurgulayan Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Kayıhan Pala, “Alınan önlemlerin etkisini en geç iki hafta içinde görmemiz gerekir. Bugün itibariyle alınan önlemler değerlendirildiğinde ne vaka ne de ölüm sayılarında bir azalma olmadığı gibi maalesef artış var. Her geçen gün ölüm sayısında yeni bir rekorla karşılaşıyoruz. Doğrulanmış olgu sayılarımız da 60 binin üzerinde. PCR testi negatif çıkanlar ile test yaptıramayanlar söz konusu olduğunda, bunun daha yüksek bir sayıda olduğunu da öngörebiliyoruz. Dolayısıyla kısmi kapanma adı altında karşımıza çıkan önlemlerin ülkede doğrulanmış olgu sayısında, ağır hasta sayısında ve ölümlerde bir azalmaya yol açmadığı çok net ortada” dedi.

“Aşılamayı artırmamız lazım

Salgınla mücadelede iki önemli tedbirin uygulanması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Pala, “Birincisi, aşılamayı artırmamız lazım. Dünyada özellikle de koruyuculuğu yüksek aşıların uygulandığı ülkelerde sonuçların çok olumlu olduğunu ve salgına güçlü bir yanıt verildiğini görüyoruz, İsrail ve İngiltere bu ülkelerden bazıları. İkincisi ise toplumsal hareketliliğin azaltılması. Virüsün en uzun kuluçka süresi olan 14 günlük süreyle, kişiden kişiye bulaşı engelleyip toplumsal hareketliliği azaltacak önlemler alınmalı. Kısmi kapanma kısmi sonuçlarla karşımıza çıkar. Bunun salgın bilimi açısından süreci baskılamak söz konusu olduğunda etkili olmadığı zaten bir yıldır ortada” diye konuştu.

“Apartman dairelerinde yaşayanların hayatları eve sığmaz”

Bulaşın temel olarak kapalı ortamlarda yaşandığının göz ardı edildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Pala,“Örneğin, Çanakkale’de sahilde dolaşmak yasaklanmış. Sahilde dolaşmanın bu hastalığın bulaşmasıyla bir ilgisinin olması söz konusu değil. Bizim açık alanları açıp, kapalı alanları kapayacak önlemler almamız gerekir. Açık alanların kapanmasının gerçekten de bilimsel bir açıklaması söz konusu değil. Bugünden itibaren bizim kapalı alanlardaki bulaşmayı önleyecek tedbirleri hayata geçirmemiz lazım. İşyerleri gibi kapalı ortamlarda hem havalandırma sorununu çözecek hem de fiziksel mesafeyi en az iki metre sağlayacak bir düzenleme yapmamız zorunlu. Toplu taşıma da çok ciddi riskli alanlardan biri. Restoran, kafe ve benzeri yerlerde açık hava alanlarındaki etkinlikler, sosyal mesafe bırakacak ve herkes maske takacak şekilde düzenlenirse buralarda büyük risk görmüyoruz. Bulaşın yüzde 99’undan fazlasının kapalı alanlarda olduğu ortaya çıkmış durumda. Sosyoekonomik koşulları çok yüksek olanların hayatları eve sığabilir ama Türkiye’de toplumun çok büyük bir kesiminin, özellikle küçük apartman dairelerinde yaşayanların hayatlarının eve sığması mümkün değil” dedi.

“Aşı olma sırası gelenlerin randevu almalarında ciddi sorunlar var”

Prof. Dr. Kayıhan Pala, aşılama hızının da beklenen düzeyde olmadığını belirtti: “Bugün ilk aşılamaya başladığımızdan beri 99’uncu günümüz. Toplam yapılan 20 milyonluk aşıyı gözetecek olursanız ortalama olarak günde 200 binden biraz fazla aşılama yapılabilmiş. Bu hızla bizim Türkiye’yi aşılamak için çok uzun zamana ihtiyacımız var. Bu hızı bir an önce artırmamız gerekir. Sağlık çalışanlarının özverisi günde 600 binin üzerinde aşılama yapabileceğimizi ortaya koydu. Benim tahminlerime göre biz günde bir milyon aşı yapabiliriz. Sorun aşının olmaması ile ilgili. Şu ana kadar ülkeye girdiği açıklanan aşı dozu 26 milyon. Bunun 20 milyondan fazlası yapılmış durumda. Geri kalanı da ağırlıklı olarak ikinci dozlar için saklanıyor. Aşı olma sırası gelenlerin aşı olmak için randevu almalarında ciddi sorunlar var. Artık randevuların mayıs ayına verildiğine tanıklık ediyoruz. Eğer toplumun yüksek kesimini aşılayamazsak, salgına aşıyla yanıt veremeyiz.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus