Murat Yetkin yazdı – 23 Nisan kutlu olsun! Her şeye rağmen

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Cumhurbaşkanlığı resmî sitesinde, Cumhurbaşkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 23 Nisan ile ilgili yaptığı açıklama yayımlandı. Açıklamada, 15 Temmuz darbe girişimi ile 23 Nisan kıyaslanarak, “Meclisimiz, 23 Nisan 1920 tarihinden bugüne kadar birçok badire atlatmış, Millî Mücadele’de şerefle kazandığı ‘gazilik’ payesini, 15 Temmuz darbe teşebbüsünde ikinci kez almıştır” denildi. Gazeteci Murat Yetkin, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesiyle YetkinReport’ta bir yazı kaleme aldı. Yetkin, “23 Nisan kutlu olsun! Her şeye rağmen” başlıklı yazısında, Erdoğan’ın 23 Nisan ile ilgili açıklamasını eleştirdi:

“15 Temmuz 2016 askeri darbe girişiminin arkasında siyasi İslamcılığı bayrak edinmiş bir başka grubun, yasadışı Fethullah Gülen örgütlenmesinin bulunduğu biliniyor. Cumhurbaşkanı, Atatürk’ün adını anmadığı mesajında FETÖ adını o vesileyle geçirmiş. Ama insaf etmek lazım. Kurtuluş Savaşı’na öncülük eden, içinden Türkiye Cumhuriyeti’ni çıkaran Meclis’in kuruluşuyla 15 Temmuz’u aynı kefeye koymak doğru mu? Bu, şahsını nasıl sadece siyasetin değil, tarihin de merkezine alan bir siyaset anlayışını gösteriyor? İşte bu anlayışa rağmen 23 Nisan’ı kutlamaya devam ediyoruz. Çünkü 19 Mayıs 1919’dan 23 Nisan 1920’ye kadar geçen süre, yani Samsun, Amasya Erzurum ve Sivas, o arada İngiliz gizli servisinin son Osmanlı Sultanı Vahdettin ile işbirliği içinde Anadolu’daki direniş hareketini ezmek için tertipleri filan hep hazırlık sürecidir. 16 Mart 1920’de İngiliz ordusu liderliğindeki işgalcilerin İstanbul’u işgali ve Meclis-i Mebusan’ı dağıtması artık Payitaht’tan hiçbir beklentinin kalmadığını göstermiştir. Ordu, Meclis ve bürokrasi içinde o zamana dek hâlâ ‘Halife-i Rûyi Zemin’in yanında kalan ‘reddi ilhak’, yani işgal karşıtı kadroların süratle Ankara’ya geçmesine neden olmuştur. Yeni Meclis, ancak eski Meclis’in silah zoruyla ortadan kaldırılmasından sonra oluşan meşru zeminde, eskisinin kapanışından yaklaşık bir ay sonra kurulmuştur. Meclis önderliğinde başlayan Kurtuluş Savaşı aslında sadece işgalci düşman ordularına, yani dış düşmana karşı verilen bir savaş değil, iç düşmana, yani işgalcilerle işbirliği içindeki Osmanlı hanedanının son üyesine rağmen de verilmiştir. Onların torunlarından bazıları, bugünlerde içinde ‘Vahdettin’e hakaret var’ diye Atatürk’ün Nutuk’unu yasaklamaya yeltenen Milli Eğitim makamına yerleştirilmişlerdir. Onların torunlarından bazıları laik cumhuriyeti kendi karanlıklarına ‘reklâm arası’ görmektedir. Hedeflerinde kadın haklarının olması da boşuna değildir, Atatürk döneminde köylere bilim ve sanatın ışığını taşıyan köy enstitülerini bugün dahi hazmedemiyor olmaları da. İşte bütün bunlara rağmen geleceğe umutla bakabiliyorsak, 23 Nisan’ın gerçek ruhunu anlayabilmemiz sayesindedir. Her şeye rağmen enseyi karatmamaya devam ediyor çoğumuz, enseyi karartmıyoruz. 23 Nisan kutlu olsun.”

Yetkin’in yazısının tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus