Boğaziçi Üniversitesi akademisyenlerinden, üniversiteye üç atama kararı için yeni iptal başvurusu: “İşlemlerin üniversitemiz bünyesinde telafisi güç zararlara neden olacağı açıktır”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri tarafından İletişim Fakültesi’ne Rektör Prof. Dr. Melih Bulu’nun vekaleten dekan olarak atanmasının, Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Muzaffer Eroğlu’nun Boğaziçi Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne görevlendirilmesinin ve Hukuk Fakültesi’nin senatörü olarak atanmasının iptali talepleriyle üç ayrı başvuru yapıldı.

Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri, başvurularla ilgili bilgileri paylaştıkları açıklamada, “Yapılan tüm bu idari işlemlerdeki amaç üniversiteyi, ciddi manada telafisi güç veya imkânsız zararlar vermek pahasına idari açıdan tamamen kontrol edebilmektir. İşbu işlemler bir idari işlemin hukuka uygunluğunu ifade eden tüm unsurlar bakımından sakattır ve üniversitemiz bünyesinde telafisi güç, hatta imkânsız zararlara neden olacağı açıktır. Bu nedenle iptal başvurularımızda yürütmeyi durdurma talebinde de bulunulmuştur” denildi.

Akademisyenler, Prof. Dr. Melih Bulu’nun rektör olarak atanmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararı ile üniversite bünyesinde yeni iki fakültenin kurulmasına ilişkin kararların iptali için Danıştay’a, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından Hukuk Fakültesi’ne dekan atanmasının iptali için ise İdare Mahkemesi’ne başvuru yaptıklarını hatırlattı.

Akademisyenler, 21 Mayıs 2021 tarihinde yaptıkları üç yeni başvuru ile ilgili şu bilgileri paylaştı:

İstanbul 12. İdare Mahkemesi’ne yapılan birinci başvuru, kuruluş kararının yasal olmadığı gerekçesiyle Danıştay’a başvuruda bulunduğumuz, ‘İletişim Fakültesi’ne rektörün vekaleten dekan olarak atanması’ kararının iptali içindir. Hiç bir alt yapısı, akademik kadrosu bulunmayan ve yasa ile kurulması gerekirken fonksiyon gaspı, Cumhurbaşkanı kararı ile kurulan İletişim Fakültesi’ne, Boğaziçi Üniversitesi’nde bu görevi yürütme bilgi, birikim ve deneyimine sahip onlarca akademisyen bulunmasına ve hiçbir zorunluluk bulunmamasına karşın vekaleten rektörün kendisi atanmıştır. Amaç fakülte kurmak veya kurulan fakülteyi işletmek değil, hukuku dolanarak dekan yetkilerini ve oy hakkını kullanmak, sonuç olarak üniversiteyi zapt etmektir. Hukuka aykırı şekilde kurulan İletişim Fakültesi’ne yapılan dekan ataması da dolayısı ile hukuka aykırıdır. Üstelik atamanın vekaleten yapılması, hukuksuzluğu başka bir boyuta taşımaktadır. Asaleten atama esas, vekaleten atama istisna ve ancak yasada tanımlanan durumlarda mümkün olmasına karşın, Üniversite Rektörü’nün, idari olarak denetiminde olması gereken bir makama da atanmış olmasında hukuka uyar bir durum yoktur. Vekaleten atama şartları işbu atama işleminde oluşmamıştır.

“Hukuksuz bir şekilde geçici görevlendirmeler yapılması üstün kamu yararı ile bağdaşmaz”

İstanbul  9. İdare Mahkemesi’ne yapılan ikinci başvuru, Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Dr. Muzaffer Eroğlu’nun, Boğaziçi Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne hukuken tartışmalı olan görevlendirilmesinin iptalini talep etmektedir. Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde kadrosunun olduğu daha sonra öğrenilen Dr. Muzaffer Eroğlu’nun, yeni kurulan Hukuk Fakültesi’nde 2547 Sayılı Kanun’un 40/b maddesine göre geçici olarak görevlendirildiği, kendisinin 21 Nisan 2021 tarih ve 2021/02 sayılı Senato toplantısına Hukuk Fakültesi Senato Temsilcisi olarak katılmaya teşebbüs etmesi üzerine ortaya çıkmıştır. Tüm çabalara rağmen rektörlüğün Yüksek Öğretim Kurumu’yla bu işlem için yaptığı resmi yazışmalar elde edilememiştir. Ayrıca bu görevlendirme, Üniversite Yönetim Kurulu kararı olmaksızın hukuka aykırı olarak gerçekleştirilmiştir. Tüm bunların amacı yine Senato’da çoğunluğu hukuksuz da olsa bir biçimde ele geçirerek üniversiteyi zapt etmektir. Boğaziçi Üniversitesi’nin ülkemiz ve dünyadaki kalitesini ve başarı seviyesini korumasını, dolayısı ile tüm toplum için değerli bir kurum olarak kalmasını sağlayan, ortak akıl ve yılların birikimi ile oluşan teamüllerin ve iç yönergelerin birdenbire, hukuksuz bir şekilde işlevsiz hale getirilmesi ve hukuksuz olarak kurulan bir fakülteye Senato’daki oy dengesini değiştirmeye yönelik olarak hukuksuz bir şekilde geçici görevlendirmeler yapılması üstün kamu yararı ile bağdaşmaz niteliktedir.

Son olarak, İstanbul  8. İdare Mahkemesi’ne yapılan üçüncü başvuru Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Dr. Muzaffer Eroğlu’nun, Boğaziçi Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin senatörü olarak atanmasının iptali içindir. Boğaziçi Üniversitesi Senatosu’na, yeni kurulan ve dekan olarak YÖK tarafından görevlendirilen Prof. Dr. Selami Kuran’ın yer aldığı Hukuk Fakültesi tarafından, fakülte kurulu ve yönetim kurulu oluşturulmadan, YÖK kararı ile geçici olarak  görevlendirilen Dr. Muzaffer Eroğlu’nun senatör olarak atanması işlemi yoklukla maluldür. Yokluk hususu bir an için geçerli bir tespit olmasa dahi işbu atama işlemi açıkça hukuka aykırı mutlak butlanla geçersiz bir işlem olması nedeniyle de iptal edilmesi gereken bir işlemdir.”

Avukat Fırat Kuyurtar: “Amaç meşru değil

Akademisyenler, avukatları Fırat Kuyurtar’ın başvurularla ilgili yorumunu ise şöyle aktardı:

“İletişim Fakültesi’ne Prof. Dr. Melih Bulu’nun YÖK tarafından vekaleten atanması işlemi, Dr. Muzaffer Eroğlu’nun 2547 Sayılı Yasa m.40/b uyarınca görevlendirilmesi işlemi ve Dr. Muzaffer Eroğlu’nun Boğaziçi Üniversitesi Senatosuna seçilmesi işlemlerine karşı yürütmenin durdurulması talepli davalarımızı açtık. Beklentimiz ağır hukuka aykırılıklarla karşı karşıya olduğumuz ve önümüzdeki süreçte telafisi güç yahut imkânsız zararlara yol açacak bu işlemlerle ilgili açtığımız davalarda ivedilikle yürütmenin durdurulması kararları verilmesi ve tüm bu işlemlerin iptal edilmesi.

Rektör ataması, iki yeni fakültenin kuruluşu, Hukuk Fakültesi’ne üniversite dışından dekan ataması, atanmış rektörün İletişim Fakültesi’ne sanki üniversite yeni kurulmuş da akademisyen açığı varmış gibi dekan vekili olarak atanması ve son olarak da kurallara tamamen aykırı şekilde, Kocaeli Üniversitesi’nden bir akademisyenin, önce yeni kurulan Hukuk Fakültesi’nde görevlendirilmesi ve neredeyse aynı zaman diliminde apar topar senatoya fakülte temsilcisi olarak seçilmesine şahit olduk. Bu işlemlerin tümünün ortak bir özelliği var, hemen hepsi ‘Bir gece ansızın’ karakterli işlemler. Amaç zapt etmek. Önce Senato sonra da Üniversite Yönetim Kurulu’nda oy çokluğunu sağlamak. Böyle bir amacın meşru olmadığı açık, buna karşı hukuki talep ve savunma haklarımızı kullanmaktan geri durmayacağımız da açık.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus