TTB’den okulların açılmasına dair tutum belgesi: “Çocukların haklarının ihlalinin sonlandırılmasını ve okulların ivedilikle açılmasını talep ediyoruz”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Kabine toplantısının ardından bugün (31 Mayıs) detayları açıklanacak normalleşme dönemi ile birlikte Türkiye’de eğitime nasıl devam edileceği merak edilen konulardan. Türk Tabipleri Birliği (TTB) haziran ayı itibariyle okulların yüz yüze eğitime başlama kriterlerini içeren tutum belgesini açıkladı. Hazırlanan tutum belgesi, “Okulların açılması için kriterler”, “Açılan okullarda uygulanması gereken önlemler” ve “Yerleşim birimlerinde vaka sayısına bağlı olarak okulların açılması için kriterler” olmak üzere üç temel başlıktan oluşuyor. 

Türk Tabipleri Birliği (TTB) tarafından yapılan açıklamada, salgın kontrolü için çocuklardan daha fazla fedakârlık istenmemesi, eğitim haklarının daha fazla ellerinden alınmaması gerektiği ifade edildi. Açıklamada, “TTB olarak çocuklarımızın ve ailelerin yanındayız. Çocuklarımızın beden ve ruh sağlığı için, daha önce sunduğumuz kriterlere uyarak karar alınmasını, toplumun en savunmasız ve korumasız grubu olan çocukların haklarının ihlalinin artık sonlandırılmasını ve okulların ivedilikle açılmasını talep ediyoruz” denildi.

Okulların kapatılmasının, diğer ortamlar ve sektörler kapandıktan sonra düşünülmesi gerektiğini vurgulayan TTB, tutum belgesinde, “Okul öncesi ve ilkokullar her yerden önce açılmalı ve açık tutulmalıdır” dedi. Açılma sırasının “okul öncesi, ilkokullar, ortaokullar ve liseler” sıralaması ile olması gerektiğini söyleyen TTB, sadece özel eğitim ve rehabilitasyon alanında çalışan öğretmenlerin diğer sektör çalışanlarına göre yüksek risk altında olduğunu ifade etti. İlkokul öğretmenlerinin yaklaşık yüzde 90’ının en az bir doz Biontech aşısı olduğu yazılan tutum belgesinde, bu aşının tek dozda dahi enfeksiyondan, yaklaşık yüzde 70 oranında koruma sağladığı anlatıldı.

Türk Tabipleri Birliği, “Çocukların ve öğretmenlerin ellerini su ve sabunla yıkaması, okulun normal şekilde rutin temizliğinin yapılması bulaşmayı önlemek için yeterlidir” diyerek okullarda uygulanması gereken önlemleri şöyle sıraladı:

“Tüm yetişkinlerin bina içinde sürekli olarak maske takması, kapalı ortamların düzenli olarak havalandırılması en önemli önlemlerdir. Sınıflar, öğretmenler odası ve idari odalar düzenli olarak havalandırılmalıdır. Derslerde 20 dakikada bir iki-üç dakika, teneffüste ise sürekli olarak pencere ve kapıların açılması ile havalandırma sağlanmalıdır. Pencereleri açılmayan sınıflar kesinlikle derslik olarak kullanılmamalıdır. Yemekler açık havada veya hava uygun değil ise içeride oturarak 1,5 metre mesafe korunarak yenilmelidir.

Temaslı ya da hastalık belirtisi olan çocuk, öğretmen ve idareciler kesinlikle okula gelmemelidir. Bu nedenle okul girişinde HES kodu takibi yapılması çok önemlidir. Okullar sadece çocukların değil, anne-babalarının da HES kodunu takip etmelidir. Çocuklar toplumda vaka görülme sıklığına göre bina içinde maske takmalıdır. Vaka sayıları azaldığında okul öncesi dönemden başlayarak çocuklarda, maske uygulaması sonlandırılmalıdır. Sınıfların birbirine karışmaması sağlanmalı ve sınıf mevcutları okul öncesi dönem, ilkokullar ve ortaokullarda 25’in, liselerde ise 20’nin altında tutulmalıdır. Öğretmen aşılamaları tamamlandığında ve vaka sayıları düştüğünde sınıf mevcutlarındaki sınırlama kaldırılabilir ya da gevşetilebilir. Bu önlemlerde aksaklık olmaması için okullar, Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın koordinasyonuyla düzenli olarak denetlenmelidir.”

Derleyen: Sema Kızılarslan

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus