Trensiz Haydarpaşa Garı: Kadın makinistler – “Bir kadının makinist olması, askere gitmek gibi bir şey”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Demiryollarında kadın olarak çalışmanın zor olduğu çalışanlar tarafından sıklıkla dile getirilir. Trensiz Haydarpaşa Garı video serimizin son bölümünde, Türkiye’nin ilk kadın makinisti Seher Aytaç Aksel ve demiryollarında yıllarca çalışan Ayşen Dönmez ile demiryollarında kadın çalışan olmayı konuştuk. 

Türkiye’nin ilk kadın makinisti Seher Aytaç Aksel, 1990 Şubat’ında Haydarpaşa’da çalışmaya başladı. Ayşen Dönmez ise 1976 yılında hukuk müşavirliğinde işe girdi ve 37 yıl çalıştıktan sonra emekli oldu.

“Kadın ile karşılaşabileceklerini düşünmemişler” 

Aksel, demiryollarında kadın çalışan olmaya dair “Bir kadının makinist olması askere gitmek gibi bir şey. Askere gitsem herhalde daha az sıkıntı yaşardım. ‘Makinist alsam, olur musun?’ dedikleri zaman hepimiz, ‘Evet’ dedik. İşbaşı yapmak için İstanbul’a geldim, evrakımı vs. verdim. ‘Nasıl yani. sen makinist misin?’ diye bir şaşırdılar, ‘Evet, işte evrakım’ dedim. Seher Aytaç’ı ‘Şener’dir, Soner’dir, biri yanlış yazmıştır’ diye düşünmüşler. Kadın ile karşılaşabileceklerini düşünmemişler. ‘Öğretmen de mi olamadın, hemşire de mi olamadın?’ diyenler vardı.” 

“Uzun yola beni yazmazlardı” diyen Aksel, şöyle devam etti: “Gittiğimiz yerde yatakhanede kalmak gerekiyordu ve kadınlara göre de dizayn edilmesi gerekiyordu ama kadınlar diyorum ya ‘-lar’ yok ben varım. İşletme bu tür şeyleri yapmak için uğraşmadı.”

“Kadınların varlığını, işverene öğrettik”

Ayşen Dönmez, kadın demiryolu çalışanı olmaya dair, “Erkek egemen işkoludur. Yedi bölge vardır, bir tane kadın müdür yoktur. Üçer tane yardımcı vardır, bir tanesi kadın değildir. Biz, erkek egemen bu işkolunda kadınların varlığını işverene öğretmiş insanlarız. 8 Mart’larda, 25 Kasım’larda eylemler yaptık. İlk önce bize ceza verenler sonra bize gelip karanfil dağıtmaya başladılar” dedi. 

“’Demiryolculuk kültür’ müthiş bir şeydir. Bizler bunun tam göbeğine geldik” diyen Dönmez, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şimdi çalışanlar çok şanssızlar. Hem arkadaşlık ilişkileri hem de çalışma koşulları açısından, yaşayamayacaklar. Demiryolcular, kendi ailelerinden çok buradaki insanlarla vakit geçiriyor. Sefer varsa zaten sefere çıkar, buradaki arkadaşıyla sefertasından yemek yer, kaşık sallar, aynı odada uyur. Demiryolları eskiden de ücra istasyonlara kitap götürüyormuş, her istasyonda kütüphane varmış, gelenler okusunlar diye. Hayatımın en güzel yıllarını burada yaşadım. Ergenlik döneminde geldim, çocuk sahibi oldum, sevdim-sevildim, mücadele etmeyi öğrendim.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus