Kobani davasında üçüncü duruşma – Eski Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen: “Hiçbir ölümü ayırt etmeksizin, hiçbir ölümle ilişkilendirilmeyi kabul etmiyorum”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) eş genel başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da aralarında olduğu 108 kişi hakkında açılan Kobani davasında üçüncü duruşma bugün (14 Haziran) Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Davada tutuklu yargılanan ve görevden uzaklaştırılan eski Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen, mahkemede “Hiçbir ölümü ayırt etmeksizin, hiçbir ölümle ilişkilendirilmeyi kabul etmiyorum” dedi.

Kobani davasında üçüncü duruşmayı HDP’nin eş genel başkanları Mithat Sancar ve Pervin Buldan ile birlikte çok sayıda milletvekili ve parti yöneticisi de takip etti. Duruşmada, avukatların reddi hâkim taleplerinin reddine yönelik yaptığı itirazın Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildiği belirtildi. Duruşmada söz alan avukat Günizi Satar, 2015 yılında emniyet tarafından hazırlanan araştırma tutanağının 8 Ocak 2021’de Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen Kobanî davası iddianamesinin temelini oluşturduğunu, 2015’ten iddianamenin kabulüne kadar dosyaya emniyet tutanağı dışında hiçbir şey eklenmediğini söyledi.

Avukat Maviş Aydın ise İstanbul – Bakırköy Belediyesi Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Meclis Üyesi kimliği ile bilinen soruşturma savcısı Ahmet Altun’un, İzmir Cumhuriyet Başsavcıvekili olarak atandığını ancak bu kararın iptal edilerek Altun’un yeniden Kobanî Davası’nın savcısı olarak görevlendirildiğini belirterek şunları söyledi: “Soruşturmayı yeni şahıslara doğru genişletmesini gerektirecek yeni bilgi, belge gelmediği halde savcı Ahmet Altun’un, kim tarafından, nerede hazırlandığı bilinmeyen liste üzerinden araştırma başlatması, soruşturmanın siyasal hedefinin olduğunu göstermektedir.”

“Savcı Altun’un kulağına fısıldayan birileri vardır”

Avukat Kenan Maçoğlu da savcı Ahmet Altun’un, dosyaya dahil olur olmaz Selahattin Demirtaş’ın Kobani olayları ile ilgili savunmasını istediğini ve Altun’un aynı zamanda Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nin duruşma savcısı olduğunu hatırlattı: “Ahmet Altun kim tarafından ne amaçla atanmıştır? Bunun soruşturulmasını istiyoruz. HSK’ya müzekkere yazılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcıvekili olarak atanan savcı Ahmet Altun’un atamasının neden iptal edildiğinin sorulmasını istiyoruz. Savcının kulağına fısıldayan birileri var. Bingöl’e, Bitlis’e, Patnos’a yazılar yazarak kendisine itirafçı arıyor. Bu çabalar sonuç vermiyor. Yüksekdağ ve Demirtaş tutuklanana kadar savcı herhangi bir delil sunup gizli tanık bulamıyor. Siz böyle ciddi bir iddianameyi kabul ediyorsunuz ama gizli tanığın nasıl bulunduğunu, ifadesinin nasıl alındığını sormuyorsunuz. Bunun Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na sorulmasını istiyoruz. Savcı dosyada bir belge unutmuş. Siz de incelemeden kabul etmişsiniz. Neyse ki bu artık kayıtlara geçti, kaybedilme şansı yok. Soruşturmaya müdahale eden el bu belgede, ‘Bu dosyaya çalışın ve HDP kapatma iddianamesinin temelini oluşturun’ diyor.”

Avukat Benan Molu ise “Siz görmezden gelseniz de AİHM (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) kararı bağlayıcıdır. Beraat kararı vermek ya da tahliye etmek dışında başka verilebilecek bir karar yok” diye konuştu.

Avukatlar söz almak istediği sırada mahkeme başkanı, iddia makamından belirtilen taleplere ilişkin mütalaasını açıklamasını istedi. Avukatların sesi kapatılarak ara karara geçildi. Mahkeme, “tarihsiz olan evrakın bir örneğinin eklenmek suretiyle evrakın mahkeme dosyasıyla ilgisinin bulunup bulunmadığının araştırılmasına, söz hakkı verilen avukatların taleplerinin reddine” karar vererek duruşmaya ara verdi.

Ayhan Bilgen: “Hiçbir ölümü ayırt etmeksizin, hiçbir ölümle ilişkilendirilmeyi kabul etmiyorum”

Aradan sonra devam eden duruşmada konuşan tutuklu eski Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen, Kobani olaylarında provokasyonun IŞİD tarafından yapıldığını, IŞID’in Suriye’de akrabalarına yönelik saldırıların insanları harekete geçirdiğini söyledi. Bilgen, “37 kişinin ölümüne sebebiyet vermek çok ağır bir suçlama. 37 kişiyi karşıma alsalar ve başıma silah dayasalar ‘Ya bu kişilerden birisini öldür ya seni öldüreceğiz’ deseler kendi ölümümü seçerim. Hiçbir ölümü ayırt etmeksizin, hiçbir ölümle ilişkilendirilmeyi kabul etmiyorum. İnsanlar ağlamasın, çocuklar ölmesin diye siyasete başlamış bir insan olarak bu suçlamayı çok ağır bir itham olarak görüyorum” dedi.

Bilgen kendisine yöneltilen “anayasal düzeni silah zoruyla değiştirme” suçlamasına dair de şunları söyledi: “Türkiye hâlâ darbe anayasasıyla yönetiliyorsa bunda hepimizin sorumluluğu var. Anayasanın demokratik olması için değiştirme çalışma ve araçlarının da yine demokratik olmasını savunuyorum. Bir iç savaş yaşanmamışsa ve bunda payım varsa benim ödediğim bütün bedellere değer. Ben hakikati aramayı insanın varlık sebebi olarak görüyorum. Pir Sultan Abdal’ın dediği gibi: ‘Halk nezdinde makbul olmayan hak nezdinde de makbul olmaz.'”

KCK’nın 7 Ekim’de Kobani olayları ile ilgili yaptığı açıklamayı okuyan mahkeme heyeti, Bilgen’e bu açıklamayı bir siyasetçi olarak nasıl yorumladığını sordu. Avukatlar soruya tepki gösterirken Bilgen ise “Ben başkaları adına konuşamam” yanıtını verdi.

Cihan Erdal

Kanada’da doktora öğrencisi olan Cihan Erdal da tutuklu yargılanıyor

Kobani davasında tutuklu sanıklar arasında Kanada’nın Ottawa şehrinde bulunan Carleton Üniversitesi’nde doktora öğrencisi olan Cihan Erdal da yer alıyor. Eski HDP MYK üyesi Erdal, İstanbul’da saha araştırmalarına devam ettiği sırada Kobani soruşturması kapsamında 25 Eylül 2020’de gözaltına alınmış, 2 Ekim 2020’de ise tutuklanmıştı.

Duruşma yarın sabah (15 Haziran) devam edecek.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus