Türkiye İnsan Hakları Vakfı ve İnsan Hakları Derneği: “OHAL yetkilerini uzatan torba yasa teklifinin kabul edilmesi, toplumun tüm haklarını önemli ölçüde tahrip edecek”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) ve İnsan Hakları Derneği (İHD), Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) tarafından hazırlanan torba yasa teklifinin ivedilikle geri çekilmesini talep etti. TİHV ve İHD’nin açıklamasında, “Bu tür düzenlemelere dayanılarak Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde 140 bine yakın kamu görevlisi keyfi bir şekilde ihraç edilmiş ve ‘haklara sahip olma hakkı’ndan mahrum bırakılmışlardı” denildi.

AKP tarafından 9 Temmuz’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunulan ve torba yasa olarak adlandırılan “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” dün (13 Temmuz) Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi. Yasa teklifinin kabul edilmesinin ardından TBMM Genel Kurulu’nun gündemine alınması ve yasalaşması bekleniyor. 

AKP’nin hazırladığı torba yasayla birlikte OHAL rejiminin kalıcı hale getirileceğinin belirtildiği ortak kamuoyu açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “Siyasal iktidarın çok sık başvurduğu bu tür ‘torba yasa’lar, bir yandan ihtisas komisyonlarının, dolayısıyla da parlamento denetiminin devre dışı bırakılmasına, diğer yandan da getirilen yasa düzenlemesinin içeriğini görünmez kılarak, gerek parlamento içi gerek parlamento dışı muhalefetin işlevsizleştirilmesine, yani yurttaş katılımının engellenmesine yol açtığı için demokratik teamüller açısından çok sıkıntılı, hatta kabul edilmez bir yasa yapım tekniğidir.”

Türkiye’de siyasal iktidarın sürekli olarak “torba yasa”lara başvurduğunun dile getirildiği açıklamada, “Bu son örnek ile yasa yapma tekniğinde ulaşılan keyfiliğin boyutlarını ve bunun demokrasinin işleyişinde yol açtığı ağır tahribatı bir kez daha açıkça görmüş oluyoruz” denildi.  

“Ek gözaltı süreleriyle toplam 12 güne varan mevcut gözaltı süresi üç yıl devam edecek” 

15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL uygulamalarında, 48 saat olan gözaltı süresi 12 güne çıkarılmıştı. 18 kanun ve iki KHK ile 12 günlük gözaltı süresinin üç yıl daha uzatılacağını vurgulayan TİHV ve İHD, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarında da defalarca kabul edilemezliği ifade edilmesine karşın, ek gözaltı süreleriyle toplam 12 güne varan mevcut gözaltı süresi uygulamasına ‘terörle mücadelenin etkin bir şekilde sürdürülmesi’ gerekçesiyle üç yıl daha devam edilmesi öngörülmektedir” dedi.

“OHAL döneminde 140 bine yakın kamu görevlisi keyfi bir şekilde ihraç edilmiş ve ‘haklara sahip olma hakkı’ndan mahrum bırakılmışlardı”

TİHV ve İHD’nin ortak yazılı açıklamasında şöyle devam edildi:  

“Sözü edilen diğer maddede ise (teklifin 22. maddesi) yine ‘terörle mücadelenin etkin bir şekilde sürdürülmesi’ gerekçesiyle kamu görevlilerinin görevden uzaklaştırılması, ihracı, rütbelerinin alınması ve mesleğe ilişkin unvanların kullanılmaması gibi tedbirlere dair ilgili düzenlemelerin üç yıl daha yürürlükte kalması öngörülmektedir. Hatırlanacağı gibi, bu düzenlemelere (KHK’lara) dayanılarak OHAL döneminde yaklaşık 140 bine yakın kamu görevlisi keyfi bir şekilde ihraç edilmiş ve ‘haklara sahip olma hakkı’ndan mahrum bırakılmışlardı. Yaşanan hak ihlallerini telafi etmek üzere 22 Mayıs 2017 tarihinde oluşturulan OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu’nun ağır işleyişi ve aldığı yetersiz kararlar sonucu, bırakın telafiyi OHAL uygulamalarının yol açtığı ağır etkiler adeta kalıcı bir nitelik kazanmıştır.”

“Bu torba yasa, siyasal iktidarı hak temelli bir rejim fikrini terk etme sürecinde geri dönülmez bir noktaya getirecektir”

TİHV ve İHD, ortak açıklamalarının sonunda şu talepte bulundu:

“Bu yasa teklifinin kabul edilmesi toplumun tüm haklarının kullanımının önemli ölçüde tahribine yol açacak, siyasal iktidarı hak temelli bir rejim fikrini terk etme sürecinde geri dönülmez bir noktaya getirecektir. Ayrıca önümüzdeki üç yıl içinde yapılacak olası seçimlerin fiili bir OHAL rejimi altında gerçekleşmesine yol açacaktır. Kısaca sıraladığımız tüm bu nedenlerle telafisi imkânsız sonuçlar doğuracağı çok açık olan bu yeni yasa teklifi derhal geri çekilmelidir. Söz konusu yasa teklifinin geri çekilmesi için tüm toplumsal kesimlerin gerekli duyarlılığı göstereceği inancı ile her türlü demokratik çaba içinde olacağımızı kamuoyu ile paylaşırız.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus