Sağlık, emek ve meslek örgütlerinden aşı çağrısı: “Toplumsal bağışıklık için tedirgin olma, aşı ol!”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türk Tabipleri Birliği (TTB), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası ile Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği, bugün (3 Ağustos) SES Genel Merkezi’nde toplantı düzenledi. Toplantıda salgında gelinen son duruma ilişkin bilgi verildi ve aşı olma çağrısı yapıldı. Toplantıya TTB Merkez Konseyi Üyesi Dr. Onur Naci Karahancı, SES Eş Genel Başkanı Selma Atabey ve SES Yönetim Kurulu Üyesi Sıddık Akın katıldı.

SES Eş Genel Başkanı Selma Atabey, sağlık, emek, meslek örgütlerinin birlikte hazırladığı ortak açıklamayı okudu. “Toplumsal Bağışıklık İçin, Tedirgin Olma, Aşı Ol!” başlıklı ortak açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Dünyada ve Türkiye’de bulaşmayı kontrol altına almayı hedefleyen bütüncül halk sağlığı politikalarının olmaması ve var olan önlemlerin de gevşetilmesi, daha bulaşıcı olan endişe verici varyantların dolaşımı, toplumsal hareketlilikteki üst düzey artış, adaletsiz aşı dağıtımı nedeniyle çok sayıda insan hâlâ SARS-CoV-2 infeksiyonuna açıktır. Salgın halen hızla yayılırken çok daha bulaştırıcı olduğu bilinen Delta türü ise hâkim tür olma yolunda hızla ilerlemeye devam etmektedir.”

“Dört binlere düşen vaka sayıları temmuz sonunda en az dört kat artmıştır”

Açıklamada, TTB 10. Pandemi Bülteni’ndeki değerlendirmelere göre, bildirilen yeni vaka sayısının yüzde 8’lik bir artışla 3,8 milyonu geçtiği ve haftalık vaka insidansının bir önceki hafta günlük 490 binden ortalama 540 bine yükseldiğine dikkat çekildi. 

Yaklaşık iki aydır azalan haftalık ölümlerin dünya çapında son iki haftada yüzde 21’lik bir artışla 57 binden 69 bine ulaştığı belirtildi. Vaka sayılarının 194 milyona ulaştığı ve önümüzdeki iki hafta içerisinde de 200 milyonu aşmasının beklendiğine vurgu yapılan açıklamada, “Ülkemizde ise 1 Temmuz tarihi itibariyle tüm sınırlamaların kalktığı, sınırların ardına kadar açıldığı gün resmi verilere göre beş bin 288 olarak bildirilen, sonraki birkaç günde dört binlere düşen vaka sayıları temmuz sonunda Sağlık Bakanlığı’nın resmi verileri ile dahi en az dört kat artmıştır. 2 Ağustos 2021 itibariyle de 22 bin 898 yeni vaka tespit edilmiştir” denildi.

“Delta varyantı hastaneye yatışı yüzde 120, yoğun bakıma yatışı yüzde 287 ve ölümleri yüzde 137 oranında artırıyor”

Yapılan bilimsel analizlerin Delta varyantının hızının oldukça yüksek olduğunu gösterdiğinin belirtildiği açıklamada şu ifadelere de yer verildi:

“Kanada’da 200 bin COVID-19 vakasının veri analizine göre Delta varyantının endişe verici olmayan varyantlara göre hastane yatışını yüzde 120, yoğun bakım yatışını yüzde 287 ve ölümleri yüzde 137 oranında artırdığı da belirtilmektedir. COVID-19 pandemisinin epidemiyolojik gözlemi başlangıcından bugüne geçen 18 aydır halen önemini korumaktadır. Bulaşma şeklinde değişim, aşılama kampanyalarının etkinliği ve daha bulaşıcı veya bağışıklamadan kaçma özellikli varyantların ortaya çıkışından etkileneceği için zamanında ve tam bir gözlem bu değişimleri izleyebilmek için anahtar rol oynamaktadır. Sağlık otoriteleri bu durumu izlemek, kamuoyunu bilgilendirmek ve toplumsal sağlık politikaları oluşturmak zorundadırlar.”

“Salgın yönetimine olan güven duygusunun yitirilmesi, aşılanma karşıtı oranı artırmıştır”

Aşılamanın yaygınlaştırılması çabalarına karşın pek çok ülkede vaka artışlarının yaşandığı, aşıların özellikle tüm dünyada artış gösteren Delta varyantı karşısında etkinlik ve etkililiğine bakıldığında ise kısmen azalma olsa da ağır hastalık ve hastalık belirtilerinin ortaya çıkışında önemli ölçüde koruyucu etkisini sürdürdüğünün görüldüğüne dikkat çekilen açıklamada, aşılama hızının artırılması gerektiğine dikkat çekildi:

“Başından beri yanlış yürütülen pandemi politikaları, sayılarla algı yönetimi, sağlık otoritelerinin tutarsız açıklamaları nedeniyle pandemi yönetimine olan güven duygusunun yitirilmesi sonucunda aşılanmaya karşı artan oranda tereddütler, endişe verici boyutlara ulaşmıştır. Aşı karşıtlarının bilimsel tutarlılıktan uzak açıklamaları ve aşı karşıtı kampanyalarla halkımızın kafası karıştırılmış; vaka artışlarına rağmen aşılamada gerekli hız ve yaygınlık sağlanamamıştır. Sağlık Bakanlığı ve iktidarın aşı tereddütlerini ortadan kaldıracak herhangi bir politikası ve istekliliği de ne yazık ki görülmemektedir. Toplumsal bağışıklık için varyantların etkileri ile birlikte ülke nüfusunun yüzde 75’inin çift doz aşı olması gerekirken ülkemizde çift doz aşı olanların oranı yüzde 32 seviyesinde kalmıştır. Son günlerde ise hastanelerden ve aile sağlığı merkezlerinden BioNTech aşı randevusu olup da aşı yok diye aşılanmadan geri dönenler olduğunun bilgisi daha sık duyulur olmuş ve Sağlık Bakanı da durumu açıklama ihtiyacı duymuştur.”

Aşı eşitsizliğinin ortadan kaldırılması gerekliliğinin vurgulandığı açıklamada aşılamanın insanları salgından koruyacak ve endişe verici yeni varyantların ortaya çıkmasını engelleyecek en önemli araç olduğu belirtildi ve “Aşılama başladıktan sonra aşı yan etkilerinden aşıların etkililiği konusunda önümüzü görmemizi sağlayacak veriler, hastalığa yakalana aşılı ve aşısızların oranı, hastalığın seyri hakkında şeffaf bilgi toplumdaki aşı tereddütünü aşabilir, aşı karşıtlarının bilgi çarptırarak oluşturduğu Ortaçağ anlayışını yok edebilirdi” denildi.

“Bilimsel bilgiler ışığında toplumu aşılanmaya çağırıyoruz”

“Sağlık Bakanlığı aşılama konusunda da üzerine düşen sorumlulukları yeterli ve doğru yapmamıştır. Sağlık emek ve meslek örgütleri olarak aşılamanın hızla yaygınlaştırılması için halkımızın bize olan güvenini bilerek, bilimsel bilgiler ışığında toplumu aşılanmaya çağırıyoruz”
 denilerek, halkın aşı olmaya çağırıldığı açıklamada, çağrının güçlendirilmesi için topluma yönelik Arapça ve Kürtçe bildiriler, sağlık emekçilerine yönelik de aşılamada halkı bilgilendirmeye yönelik cep broşürü hazırlandığı belirtildi.   

“Biz aşıya güveniyoruz, siz de güvenin”

Açıklamada, aşılama oranlarının bölgeler arasındaki eşitsizliğinin giderilmesinin, aşı tedarikinde, lojistiğinde ve uygulanmasında yaşanan sıkıntıların ortadan kaldırılmasının, tüm dezavantajlı grupların öncelikli aşılama kapsamına alınmasının hayati olduğu vurgulandı: “Hazırlamış olduğumuz bildirilerin yaygın bir şekilde ve hızla dağılımının yapılması için tüm kamuoyunun desteğini bekliyoruz. Toplumsal bağışıklık sağlanmadan bu salgın bitmez, toplumsal bağışıklanma da aşısız olmaz. ‘Toplumsal sorumluluğumuz; yaşamak ve yaşatmak istiyorsan tedirgin olma, aşı ol’ diyerek tüm toplumu aşılanmaya çağırıyoruz. Biz aşıya güveniyoruz, siz de güvenin.” 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus