Taliban’ın Afganistan’da ilerleyişi devam ediyor: Leşkergah’ın büyük bir çoğunluğu örgütün kontrolüne geçti

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Afganistan’ın kilit eyaletlerinden Helmand’ın başkenti Leşkergah, Taliban tarafından ele geçirilmenin eşiğinde. Yetkililer,Leşkergah‘ın bir bölgesi dışında tamamının Taliban’ın kontrolü altında olduğunu açıkladı. Afgan ordusu ise Helmand’de yaşayanlara evlerini tahliye etmeleri çağrısında bulundu. Afganistan Devlet Başkanı Eşref Gani, Afganistan’daki güvenlik durumunun kötüye gidişinden Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve NATO birliklerini sorumlu tuttu.

Yetkililer, Afganistan’ın önemli eyalet başkentlerinden Leşkergah’ta bir bölge hariç kontrolün tamamen Taliban’a geçtiğini ve bölge sakinlerine tahliye emri verildiğini doğruladı. 

Afganistan’ın güneyinde bulunan Helmand’da Taliban militanları ve hükümet güçleri arasındaki şiddetli çatışmalar devam ediyor. Birleşmiş Milletler (BM) dün (3 Ağustos), başkent Leşkergah’ta son bir gün içinde en az 40 sivilin öldürüldüğünü, 100’den fazla kişinin ise yaralandığı da bildirdi.

Helmend’daki askeri operasyonların başında bulunan Afgan General Sami Sedat, şehir sakinlerinden bölgeyi terk etmelerini istedi. Sedat, şehir sakinlerine yolladığı mesajda, “Operasyonumuza başlayabilmemiz için lütfen bir an önce buradan ayrılın. Evlerinizi terk etmenizin sizin için çok zor olduğunu biliyorum. Bizim için de zor ama birkaç günlüğüne yerinden edilmişseniz, lütfen bizi affedin. Nerede olurlarsa olsunlar Taliban’la savaşıyoruz. Tek bir Taliban mensubunu sağ bırakmayacağız” dedi.

Adının açıklanmasını istemeyen bir şehir sakini ise AFP’ye “Taliban şehrin her yerinde, onları sokaklarda motosikletlerde görebilirsiniz. Akıllı telefonları olan insanları tutukluyorlar veya vuruyorlar. Taliban halkın evinde ve hükümet onları bombalıyor. Mahallemde yaklaşık 20 ev bombalandı, sokak sokak savaşıyorlar” diye konuştu ve yaşanan çatışmaların yoğunluğuna dikkat çekti.

BBC’ye konuşan bir başka bölge sakini ise “Yollarda cesetler var. Cesetlerin sivillere mi yoksa Taliban’a mı ait olduklarını bilmiyoruz. Onlarca aile evlerinden kaçtı ve Helmand Nehri kıyısına yerleşti” dedi.

BM ve diğer uluslararası kuruluşlar, Afganistan’da gittikçe kötüleşen bir insani kriz konusunda uyarıda bulundu.

Afganistan hükümetinin Leşkergah’ı kaybetmesinin, ülkenin kırsal kesimlerinin büyük bir çoğunluğunu Taliban’a kaptıran ve ne pahasına olursa olsun şehirleri savunmayı vaat eden hükümet için büyük bir stratejik ve psikolojik darbe olacağı düşünülüyor.

Helmand eyaletinin kuşatma altındaki başkenti Leşkergah’ı ele geçirmenin, Taliban militanları için önemli bir sembolik anlam ifade edeceği de belirtiliyor.

Öte yandan, ülkenin başka bölgelerinde de çatışmalar hızlanıyor. Taliban’ın eski kalesi olan Kandahar’ı ele geçirmeye çalıştığı ve batıdaki Herat kentinde de çatışmaların yoğunlaştığı bildirildi.

Afganistan Savunma Bakanı’nın Kabil’deki evine silahlı saldırı düzenlendi

Afganistan’ın başkenti Kabil’de bombalı bir araç, Savunma Bakanı Bismillah Han Mohammadi’nin evini hedef aldı. Mohammadi’nin evine düzenlenen saldırıda dört kişi hayatını kaybetti. Mohammadi’nin saldırının düzenlendiği sırada evde olmadığı açıklandı.

Ayrıca, Mohammadi’nin ailesinin güvenli bir şekilde tahliye edildiği ve saldırganların tamamının öldürüldüğü bildirildi. 

Barış görüşmeleri çıkmazda, Taliban aslan payını istiyor

ABD’nin Afganistan Özel Elçisi Zalmay Halilzad dün (3 Ağustos), Taliban ve Kabil hükümeti arasındaki barış görüşmelerinde, Taliban’ın kurulacak yeni bir hükümette aslan payını talep ettiğini söyledi. Halilzad, Taliban’ın sahada askeri bakımdan güçlendiğini, ilerlemesini devam ettirdiğini ve barış görüşmeleri neticesinde kurulabilecek olası bir hükümette aslan payını almak istediğini belirtti.

Halilzad, barışa ancak bir geçiş hükümeti kuracak bir ateşkes ve müzakereler yoluyla ulaşılabileceğini söyledi. Gani yönetimi ise görüşmelerin Taliban’ı mevcut hükümete dahil etmeye odaklanması gerektiği düşüncesinde.

Halilzad ayrıca, Afganistan’da 40 yıldır devam eden çatışmaların artık hiçbir meşruiyeti olmadığını da dile getirdi ve “Bu bir güç dengesi ve çeşitli gruplar arasında güç dağılımı için bir mücadele. Hiçbir Afgan, özellikle sivil Afganlar bu yüzden ölmemeli” dedi.

Antony Blinken

ABD Dışişleri Bakanlığı ise Katar’ın başkenti Doha’da çıkmaza giren müzakerelerin dün ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve Afganistan Devlet Başkanı Eşref Gani arasında konuşulduğunu ve müzakerelerin hızlandırılması gerektiği konusunda iki tarafın anlaştığını açıkladı.

Eşref Gani

Dışişleri Bakanlığı’ndan açıklama

ABD’nin ülkeye kabul edeceği Afgan mültecilerin başvurularını Türkiye’ye gelen kişiler arasından da alacağı şeklindeki açıklamasına Türk Dışişleri Bakanlığı yazılı bir açıklama ile tepki gösterdi.

ABD Dışişleri Bakanlığı, daha önce Afganistan Savaşı’nda ABD hükümeti ya da ABD liderliğindeki askeri güçlerle çalışanları özel bir program çerçevesinde ülkeye kabul edeceğini açıklamıştı.

2 Ağustos’ta ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan gelen açıklamada ülkesini terk eden Afganlar’ın başvurularının işleme konulacağı belirtilmişti.

ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan yetkililer, Türkiye gibi başka bir ülkeye giden ve gerekli şartları taşıyan Afganlar’ın internet sitesinde bulunan formu doldurduktan sonra değerlendirmeye alınacağını belirtti. Ayrıca Afgan göçmenlerin değerlendirme süreci devam ederken Türkiye hükümeti ya da BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne (UNHCR) başvuru haklarının da bulunduğu açıklandı.

ABD’nin bu açıklamasına Dışişleri Bakanlığı bir yazılı açıklamayla cevap verdi. 

Dışişleri Bakanlığı tarafından dün (3 Ağustos) paylaşılan yazılı açıklamada, “Öncelikle ABD’nin açıklaması bölgemizde büyük bir göç krizine neden olacak ve göç yollarında Afganlar’ın acılarını artıracaktır. Soruna bölge ülkeleri arasında çözüm bulmak yerine ülkemizin rızası olmaksızın ülkemizde çözüm aranmak istenmesi kabul edilemez” denildi.

Yapılan açıklamada Türkiye’nin son yedi yıldır dünyada en fazla sığınmacıya ev sahipliği yapan ülke olduğu dile getirildi ve Türkiye’nin yeni bir göç krizini üçüncü bir ülke adına üstlenecek kapasitesinin bulunmadığı belirtildi.

“ABD’nin sorumsuz bir şekilde ve Türkiye’ye danışmadan aldığı bu kararın kabul edilemeyeceği” belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: “ABD, eğer bu kişileri ülkesine almak istiyor ise doğrudan uçaklarla ülkesine nakletmesi mümkündür. Ülkemiz, hiçbir durumda üçüncü ülkelerin uluslararası sorumluluklarını devralmayacak, kanunlarımızın üçüncü ülkeler tarafından kendi amaçları için kötüye kullanılmasına izin vermeyecektir. Bölgemizde üçüncü ülkelerin kararları neticesinde yaşanan göç krizlerinin yükünün Türk milleti tarafından üstlenilmesini kimse beklememelidir.”

Kaynak:  The GuardianBBCReuters

Derleyen: Gökalp Badak

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus