Cumartesi Anneleri 854. haftasında, 28 yıl önce Bitlis’te kaybedilen Özgür Gündem muhabiri Ferhat Tepe için adalet istedi – “Ben bu adalete artık güvenmiyorum, adalet olsaydı 28 yılda çocuklarımızın katillerini bulup yargılarlardı”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Cumartesi Anneleri, Galatasaray Meydanı’nın yasaklanmasının 155. haftasında, koronavirüs salgını nedeniyle sosyal medya hesabından açıklama yaptı. 854. haftanın moderatörlüğünü gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun’un kızı Jiyan Tosun üstlendi.

Cumartesi İnsanı Zeynep Ceren Boztoprak’ın okuduğu açıklamada, 28 Temmuz 1993’te  Bitlis’te kaybedilen Özgür Gündem muhabiri Ferhat Tepe (19) için adalet istedi.

Kaybedilen Ferhat Tepe’nin annesi Zübeyde Tepe, “28 yıldır biz adalet istiyoruz, çocuklarımızın katilini istiyoruz. Ben bu adalete artık güvenmiyorum, Adalet diye bir şey yok. Adalet olsaydı 28 yılda çocuklarımızın katillerini bulup yargılarlardı. Benim oğlumu ne için öldürdüler? Neden katilleri değil de Cumartesi Anneleri’ni yargılıyorlar, bu çok ayıp bir şey” dedi.

Kaybedilen Ferhat Tepe’nin babası İshak Tepe de “Ferhat’ı katlettiler, Elazığ’a götürüp Hazar Gölü’ne cenazesini attılar. O caniler ancak bunu devlet desteğiyle yapabilirlerdi. Bunu o gün de söyledik şimdi de söylüyoruz: Benim çocuğumu hedef gösteren o günkü Tuğgeneral Korkmaz Tağma idi” diye konuştu.

Kaybedilen Ferhat Tepe’nin kardeşi Ayşe Tepe ise abisinin katledilmesiyle ilgili şunları söyledi: “Abim Ferhat Tepe 1993 yılında kaçırıldı, cenazesine Elazığ’da kimsesizler mezarlığında ulaştık. Taleplerimiz belli, cezasızlığın son bulmasını istiyoruz.”

854. haftanın açıklamasını okuyan Cumartesi İnsanı Zeynep Ceren Boztoprak, “Girdiği üniversite sınavının sonuçlarını bekleyen Ferhat, 28 Temmuz 1993 tarihinde şehir merkezindeki evinden gazeteye gitmek üzere çıktı ve bir daha geri dönemedi. Görgü tanıkları onun silahlı, telsizli üç kişi tarafından kaçırıldığını söyledi. Haberi alan Ferhat’ın DEP Bitlis İl Başkanı olan babası İshak Tepe, Bitlis Asayiş Şube Başkanlığı’na, Emniyet Müdürlüğü’ne, savcılığa, valiliğe, OHAL Valisi’ne, İçişleri Bakanı’na ve Başbakan’a başvurarak oğlunun bulunmasını istedi” dedi. 

Tepe ailesinin başvurduğu kurumların olayı aydınlatacak hiçbir işlem yapmadığını, 13 günlük ısrarlı arayışın sonunda ailenin Ferhat Tepe’nin ağır işkence görmüş bedenine Elazığ Kimsesizler Mezarlığı’nda ulaştığını söyleyen Boztoprak, “Bir balıkçı tarafından Hazar Gölü’nde bulunan Ferhat, ailesi her yerde onu ararken ’meçhul kişi’ olarak gömülmüştü. Resmi iddia ise Ferhat’ın yüzlerce kilometre uzaklıktaki Hazar Gölü’ne yüzmeye gittiği ama yüzme bilmediği için de boğulduğu şeklindeydi” diye devam etti. 

Ailenin yaptığı tüm başvuruların sonuçsuz bırakıldığını hatırlatan Boztoprak, “Ferhat’ı Diyarbakır Jandarma Alay Komutanlığı’nda işkenceli sorguda gördüğünü söyleyen çok sayıda tanığın ifadesine başvurulmadı. Ailenin Korkmaz Tağma’ya yönelik iddiaları soruşturmaya dahil edilmedi. Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı delilleri toplamadan, tanıkları dinlemeden, olayı aydınlatacak hiçbir girişimde bulunmada soruşturmayı kasten zamanaşımına uğratarak kapattı” dedi. 

Savcılığın kararından 10 yıl önce Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM), 9 Mayıs 2003 tarihli kararıyla, Ferhat Tepe soruşturmasında “şaşırtıcı eksiklikler” olduğu tespitini yaptığını ve etkin bir cezai soruşturma yapmadığını belirterek Türkiye’yi mahkûm ettiğini hatırlatan Boztoprak, hukuki süreçte gelinen son aşamayı şöyle özetledi:

“Aile, Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu, Anayasa Mahkemesi 16 Haziran 2016 tarihli kararında, savcılığın soruşturmayı genişletmek için somut hiçbir talimat vermediğini, olayı aydınlatacak işlem yapmadığını, delillerin toplanması konusunda gerekli özenin gösterilmediğini, rutin yazışmalar dışında hareketsiz kaldığını, soruşturmanın sürüncemede bırakıldığını belirtti ve ihlal kararı verdi. Ancak zamanaşımını gerekçe göstererek soruşturmanın yeniden açılmasını engelledi.” 

Devlet görevlilerinin kasten zamanaşımına soktuğu Tepe dosyasında sadece hak ihlali tespiti yapılmakla yetinildiğini belirten Boztoprak şöyle devam etti: “Kısacası Anayasa Mahkemesi verdiği bu kararla zorla kaybetmeler karşısında etkili bir hukuk yolu olmadığı iddiamızı güçlendirdi. AİHM ve Anayasa Mahkemesi’nin devletin etkin soruşturma yükümlülüğünü yerine getirmediğini kayıt altına aldığı Ferhat Tepe dosyasının, zamanaşımı gerekçesi ile kapatılmasını kabul etmiyoruz.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus