Erdoğan’ın “Yıl sonuna kadar 252 milyon fidan dikilecek” açıklaması: Hedefi tutturmak için günde 1 milyon 800 bin fidan dikmek ve 193 milyon TL gerekiyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türkiye, son haftalarda ülkenin pek çok yerinde meydana gelen orman yangınlarıyla mücadele ediyor. Yangınların büyük kısmının kontrol altına alınmasının ardından en çok tartışılan konulardan biri, bu alanların eski haline nasıl döneceği. Ağaçlandırma ve fidan dikimi akla gelen ilk alternatiflerden. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Twitter hesabından, yıl sonuna kadar 252 milyon fidanın toprakla buluşturulmasının hedeflendiğini duyurdu.

Bu hedefi Medyascope’a değerlendiren uzmanlar, insan eliyle fidan dikiminin son çare olması gerektiğini, Akdeniz bitki örtüsünün doğal yollarla kendini yeniden toparlayabileceğini belirtti. Prof. Dr. Doğanay Tolunay fidanların, yanan alanlara yıl sonuna kadar dikilmesinin mümkün olmadığını söyledi. Yangın ekolojisi uzmanı Prof. Dr. Tuncay Neyişçi ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu açıklamasının, yaklaşık 208 bin hektar alanın yandığının ifadesi olduğunu dile getirdi.

Uzmanlar, yıl sonuna kadar bu fidanların ülkenin farklı yerlerine dikilebileceğini ancak ormanlık alanları kontrol altında tutarak doğanın kendisini yenilemesine fırsat tanımanın doğru olduğunu belirtti.

Yıl sonuna kadar 252 milyon fidan dikilebilir mi?

Türkiye’de orman ağaç, ağaççık ve florasına ait bitki türlerinin tohum ve fidanlarını üretmek, ürettirmek, aşılama faaliyetlerini yürütmek, devamlı veya geçici fidanlıklar kurmak Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Orman Genel Müdürlüğü’nün (OGM) görevleri arasında. OGM’nin verilerine göre geçen sene ülke genelinde 603 milyon, 2003 ile 2020 yılları arasında ise 5,4 milyar fidan dikildi. Bu dönemde ay başına dikilen fidan sayısı ortalama 25 milyon oldu. 

Yıl sonuna kadar 252 milyon fidan dikilmesi için her gün ortalama 1 milyon 800 bin fidan dikilmesi gerekiyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı hedefe ulaşılması için 17 yıllık ortalamaya kıyasla daha hızlı bir çalışma yürütülmesi gerekiyor. Aynı zamanda eğer fidanlar ithal edilmeyecek ise fidan üretiminin de hızlandırılması lazım çünkü OGM’nin açıklamasına göre yılda ortalama 350 milyon fidan üretiminde bulunuluyor. Yıl sonuna kadar 252 milyon fidan dikilmesi için her gün ortalama 1 milyon 800 bin fidanın toprakla buluşturulması gerekiyor. Türkiye’de bazı sembolik günlerde bu sayının fazlasına da ulaşılmıştı. Örneğin 11 Kasım 2020 tarihinde eşzamanlı olarak bir günde 11 milyon fidan dikilmişti.

Fidanların üretimi ve bakımı için geçen sene 120 milyon TL harcandı

OGM’nin 2020 yılı faaliyet raporuna göre 3 bin 270 hektar alanda, 137 adet orman fidanlığında fidan üretiliyor. Başta karaçam, sarıçam, kızılçam ve fıstıkçamı gibi türler olmak üzere yapraklı orman ağacı türleri ile süs bitkilerinden oluşan değişik türde fidanlar yetiştiriliyor. Rapora göre 2020 yılı boyunca toplam 177,6 milyon fidan üretildi. Bakımı yapılan fidan sayısı ise 95 milyonu geçti. Yani toplam 273,5 milyon fidanın üretimi ve bakımı yapıldı. 177 milyon fidan üretimi için harcanan tutar yaklaşık 101 milyon TL olurken fidanların bakımı için ise yaklaşık 19 milyon lira harcandı. 

252 milyon fidanın yaklaşık maliyeti 193 milyon TL

Halihazırda Türkiye’nin elinde ne kadar dikime hazır fidan bulunduğu bilinmiyor fakat Erdoğan’ın bahsettiği 252 milyon fidanın Türkiye’de üretilmesinin maddi karşılığı yaklaşık 143 milyon TL. Bakımı da yaklaşık 50 milyon TL’yi bulacak. OGM’nin faaliyet raporları baz alındığında, 252 milyon fidanın üretim ve bakım maliyetlerinin toplamı yaklaşık 193 milyon TL. Ancak fidanların üretim maliyetleri, fidanın cinsine göre değiştiği gibi, ithal olup olmamasına göre de farklılık gösteriyor. OGM’nin 2021 yılı bütçesi ise 4,2 milyar TL. Proje tamamen OGM’nin kaynakları üzerinden finanse edilirse bütçenin yüzde 5’inden fazlasının kullanılması gerekecek.

Fidanlar için ne kadar alana ihtiyaç duyulacak?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın belirttiği gibi 252 milyon fidan dikmek için gerekli alan 1 milyar 512 milyon metrekare. Uzmanlara göre bir hektara yaklaşık bin 200 fidan dikilebilir. Bir fidanın kapladığı alan da yaklaşık 9 metrekare. Dolayısıyla bu çalışma için yaklaşık 210 bin hektar alana ihtiyaç duyulacak. 

Prof. Dr. Tuncay Neyişçi: “Doğa kendi kendini yeniler, doğaya bir yıl şans tanınması lazım”

Medyascope’a konuşan Türkiye Ormancılar Derneği Batı Akdeniz Şubesi Başkanı ve yangın ekolojisi uzmanı Prof. Dr. Tuncay Neyişçi, yangınların meydana geldiği alanların hangi kısımlarında yangına dirençli ormanlaştırma altyapıları yapılacağının Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hemen araştırılması gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Doğa kendi kendini yeniler. Hem kızılçam hem maki alanları yangınlardan sonra kendilerini yenileyebilirler. Doğaya bir yıl şans tanınması lazım. Bu bir yılda boş durmadan kozalak bırakmayan ve yeteri kadar tohum üretilmeyen yerleri tespit edip tohum tedarikini yapsınlar. En geç eylül ayı içinde bu tohumların toprakla buluşması lazım.”

“Ağaçlandırma hareketi, ekosisteme yangından çok daha büyük zarar verir” 

Fidanların, yağışların başlayacağı eylül ve ekim aylarında ve kepçelerle altüst edilmeden dikilmesi gerektiğini vurgulayan Neyişçi, yangınların ekosistemlerin hafızasında bulunduğunu ve yanan alanların yeniden ormanlaşmasının önemli olduğunu belirtti: “Mesele fidan dikmek ya da ağaçlandırmak değil. Buraların yeniden ormanlaştırılması gerekiyor. Dozer ve kepçelerle girip ağaçlandırma hareketi başlarsa ekosisteme, yangının kendisinden çok daha büyük bir zarar verirler. O ekosistem, kepçeye alışık değildir ama yangınlar hafızasında vardır. Yangından sonra kendisini yeniler.”

Fidan dikiminin genellikle bir hektara bin 200 fidan olarak hesaplandığını da aktaran Neyişçi, Erdoğan’ın açıklamalarına göre 208 bin hektar alanın yandığının tahmin edilebileceğini de belirtti. 

Prof. Dr. Doğanay Tolunay: “Ağaçlandırma, son çare olmalıdır”

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Orman Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Doğanay Tolunay, yangından sonraki ilk işin yanan alanların etüt edilmesi olduğunu ifade etti. Bu çalışmalardan sonra yanan ağaçların kesilerek gövdelerinin orman dışına çıkartılması gerektiğini söyledi. Bazı alanların yeniden gelmesinin beklendiğini belirten Tolunay, ağaçlandırmanın son çare olduğunu ve öncelikle bu alanların koruma altına alınması gerektiğini savundu: “Kızılçam ağaçlarının kozalaklarının önemli kısmı yangından yanmaz, hatta açılarak tohumları toprağa saçılır. Sadece bunların korumaya alınması halinde ocak ayından itibaren yeni kızılçam ağaçları yetişebilir. Makilikler kökleri yanmadığı için önümüzdeki yıl yeniden yeşerecektir. Bu alanları korumak lazım. Ağaçlandırma çok zor şartların olduğu, tohumla gençleştirmenin yapılamayacağı alanlarda düşünülmelidir ve son çare olmalıdır.”

Prof. Dr. Doğanay Tolunay

“252 milyon fidan yanan alanlara dikilemez ama başka yerlerde kullanılabilir”

Bir yılda yaklaşık 350 milyona yakın fidan yetiştirildiğini hatırlatan Tolunay, 252 milyon fidanın ise yanan alanlara dikilmesinin mümkün olmadığını söyleyerek, bu fidanlarınbaşka alanlarda kullanılabileceğini dile getirdi: “250 milyon fidanın yanan alanlara bu sene yerleştirilmesi mümkün değil. Yanan alanların ne kadar olduğunu bilmiyoruz ve bunlar çok geniş alanlar. Buralarda toprak analizi yapılacak ve yanan ağaçlar kesilecek. Bu hazırlıklar, ne kadar hızlı olursak olalım yıl sonunu bulabilir. Alanlar büyük olduğu için önümüzdeki yıla da sarkabilir. Söz konusu fidanlar yanan alanlara dikilemez ama Türkiye’nin diğer alanlarında kullanılabilir. Yanan alanlarda ağaçlandırma tercih edilse bile kısa sürede bu mümkün değil.

Dicle Tuba Kılıç: “Orman olma sürecine müdahale ediliyor”

Akdeniz ormanlarının yangına alışkın olduğunu ve orman yangınlarıyla başa çıkabildiğini belirten Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dicle Tuba Kılıç, kamuoyu baskısı nedeniyle yanan alanların hemen ağaçlandırılmak istendiğini ancak bunun ormanlaşma sürecine zararlı olabildiğini ifade etti: “’Yanan alanlara yerleşim yeri yapılacak’ diye bir baskı var. Orman Genel Müdürlüğü ile yaptığımız konuşmalarda, ‘Ağaçlandırma yapmazsak buraya otel mi yapılacak baskısı geldiği için hemen ağaçlandırıyoruz’ diyorlar. Bu önemli bir sıkıntı, ikincisi ise alana kepçelerle girmeniz gerekiyor. Dikilecek ağaçların yerini hazırlamanız gerekiyor. Ağaçlandırma yapmak için alana girip tohumlara müdahale edildiğinde oranın orman olma sürecine müdahale ediliyor.”

“Fidan dikmek son çare”

Yıl sonuna kadar 252 milyon fidan dikilmesi hedefine ulaşılabileceğini ancak bunun en iyi çözüm olmadığını savunan Kılıç, “Eğer elde fidan ve iş makinesi varsa, parayı verirseniz bu sayıya ulaşılır. Bu kadar fidanın kendi bölgelerinden elde edilmesi gerçekçi gelmedi ve bu çok yanlış bir durum. Bunlar en son çare. Orman kendi kendini yenileyemiyorsa bunu yapmak lazım. Aksi halde burası ağaçlandırma alanı olur, orman olmaz” diye konuştu.

Hüsrev Özkara: “Ağaçlandırma çalışmaları dönüşü mümkün olmayan sahalarda uygulanmalı”

Türkiye Ormancılar Derneği İkinci Başkanı Hüsrev Özkara ise yanan alanların doğal yollarla yeniden yeşermesine fırsat tanınması gerektiğinin altını çizerek ilk aşamada, yanan alanlarda uygulanacak etüt çalışmaları ile bu sahaların nasıl yenileneceğine karar verilmesi gerektiğini söyledi. Sahaların etrafının tel çitlerle çevrilip hayvan otlatmasına kapatıldığı takdirde sahaların yeniden geleceğini belirten Özkara, ağaçlandırma çalışmalarının, dönüşü mümkün olmayan sahalarda uygulanması gerektiğini savundu. Hüsrev Özkara, kızılçam ve maki toplulukları için ise “Maki toplulukları beş yılda kendilerini yeniliyorlar. Kızılçam ise 10-15 yılda yeşil örtü oluşturur ama ekosistemin geri gelmesi için daha uzun zaman lazım” dedi.

Türkiye Ormancılar Derneği İkinci Başkanı Hüsrev Özkara

“Açıklamalar, kamuoyunun tepkisini azaltmak amaçlı”

Cumhurbaşkanı’nın açıklamasının “kamuoyunun tepkisini ve hassasiyetini azaltmak” amacı taşıdığını belirten Özkara, “Daha yangınlar sürerken bu kanaat nereden hasıl oldu? Bu etüdü ne zaman yaptınız? 200 bin hektarlık alanın yandığı söyleniyor. Yılda 8 bin hektar yanıyordu normalde, 20 yıl sürebilecek bir yangına maruz kaldık. Bu açıklamaları ben kamuoyunun tepkisini ve hassasiyetini azaltmak olarak görüyorum. Önemli olan kendiliğinden gelen ormanlaştırma çalışmasının amacına ulaşması. Yeniden orman kaybına neden olmadan sahaların tekrar kazanılması” ifadelerini kullandı.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus