TTB’den Sağlık Bakanı Koca’ya şeffaflık çağrısı: “Aşıların koruyuculuğu hakkındaki verileri açıklayın”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın 11 Ağustos’taki Bilim Kurulu toplantısı sonrası yaptığı “inaktif aşılarda en yüksek koruyuculuk düzeyinin üç doz inaktif aşı (Sinovac) olanlarda olduğu ve buna en yakın koruyuculuk seviyesinin ise iki doz inaktif aşının ardından bir doz mRNA aşısı (BioNTech) yaptıranlarda olduğu” yönündeki açıklaması tartışma yarattı. Koca’nın açıklamasının kafa karışıklığına neden olduğunu belirten Türk Tabipleri Birliği (TTB), Koca’yı aşıların koruyuculukları hakkındaki verileri ayrıntılı ve şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşmaya çağırdı.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, son Bilim Kurulu toplantısının ardından “İnaktif aşı olan vatandaşlarımızda en yüksek koruma seviyesi, üç doz inaktif aşı olan vatandaşlarımızda. Buna en yakın koruma seviyesi ise iki doz inaktif aşı olup üçüncü doz mRNA aşısı olan vatandaşlarımızda” diye konuşmuştu. Koca’nın bu sözlerini eleştiren TTB, “Tüm veriler ayrıntılı olarak paylaşılmadan bu tür bir iddia ortaya atıldığı koşullarda ‘yararlılık’ ilkesinin de çiğnendiği ortadadır. Ellerinde ayrıntılı veriler varsa ve bu iddia bilimsel olarak kanıtlanabiliyorsa, daha az yararlı olduğu iddia edilen iki doz inaktif bir doz mRNA aşısı (Biontech) seçeneğinin bulunması ve bu konuda herhangi bir bilgi paylaşılmaması etik ihlal kapsamında değerlendirilmelidir. Yapılan bilimsel çalışmalar ışığında iki doz inaktif aşı sonrası bir doz mRNA aşısının yeni varyantlara özellikle Delta varyantına karşı koruyuculuğunun üç doz inaktif aşıya göre daha fazla olduğu bildirilirken, bunun aksinin somut bilimsel verilerle desteklenmeden ifade edilmesi ise ‘zarar verme’ ilkesini ihlal etmektedir” açıklamasında bulundu.

“Üçüncü doz olarak BioNTech öneriyoruz”

Dünya genelinde yapılan bilimsel çalışmaların, iki doz inaktif aşı sonrası bir doz mRNA aşısının yeni varyantlara, özellikle Delta varyantına karşı koruyuculuğunun üç doz inaktif aşıya göre daha fazla olduğunun bildirildiğini vurgulayan TTB, “İki doz CoronaVac aşısı ile aşılanan kişilere üçüncü doz aşının, Delta varyantına karşı gösterdiği yüksek etkinlik nedeniyle BioNTech olarak uygulanması önerilerimizi koruduğumuzu kamuoyuyla ve meslektaşlarımız ile paylaşmak isteriz” dedi.

“Algı yönetimin bedelini önlenebilir olan on binlerce ölüm ile ödedik”

TTB, Sağlık Bakanlığı’nın veri gizlemeye devam ettiğini ve şu ana kadar kaç kişiye üçüncü doz inaktif ve mRNA aşılarının uygulandığını paylaşmadığını hatırlatarak, bakanlığın açıklamasının halk nezdinde yalnızca kafa karışıklığına neden olduğunu belirtti.

Koronavirüs salgınının başından itibaren şeffaflığın olmadığına dikkat çeken TTB’nin açıklamasında şöyle denildi: “Bu zamana kadar şeffaflığın olmamasının, duruma göre yapılmaya çalışılan algı yönetiminin bedelini, önlenebilir olan on binlerce ölüm ile ödedik. Bu nedenle bahsedilen çalışmanın sonuçlarını ayrıntılı ve şeffaf bir şekilde kamuoyuyla derhal paylaşmak, inandırıcılığını kaybetmiş olan Sağlık Bakanı için bir zorunluluktur.”

“Türkiye’de bilim insanı olmak, karanlık bir tünelde mum ışığı ile yol bulmak demek”

Prof. Dr. Esin Şenol, bakanlığın açıkladığı dördüncü doz kararının ancak bilimsel veriler ışığında alınabilecek bir karar olduğunu vurguladı. Şenol, “İki Sinovac+ İki Biontech ve Biontech dozlarının 21 gün ara ile önerilmesi konusunda bilimin ürettiği doğrudan bir veri yani güçlü kanıt yoktur. Hiçbir açıklama ve veri paylaşım yokken dört doz önerisinde bulunmak ve yorumlamak ‘Uzlaşı Raporu’ ile ve Türkiye’nin verilerini bilerek sağlıklı olabilir. Tüm genel bilimsel veriler, ülkemizdeki verisizlik sorununa rağmen sağlıklı bir yorum yapabilmek için gözden geçirilmelidir” dedi.

 

“Avrupa Birliği’nin onaylamadığı inaktif aşı nedeniyle dördüncü doz gibi dünyada benzeri olmayan bir uygulamaya gidiliyor”

Alman Nörodejeneratif Hastalıklar Merkezi’nden DoçDrÇağhan Kızıl ise sosyal medya hesabı üzerinden Sağlık Bakanlığı’nın bilimsel bilgiye dayanmayan tercihler yaptığını, şeffaf veri paylaşımını yapmadığını belirterek dördüncü doz aşı kararını eleştirdi. Bakanlığın aldığı kararla yapılan milyonlarca doz Sinovac aşısının boşuna yapıldığı algısının oluştuğunu vurgulayan Kızıl, “Yurtdışına çıkışta inaktif aşı örneğin Avrupa Birliği’nde (AB) onay listesinde olmadığından kabul edilmeyeceği için şimdi dördüncü doz gibi dünyada benzeri olmayan bir uygulamaya gidiliyor. Burada, milyonlarca aşı boşuna yapıldı algısı yaratılıyor, klinik çalışması yapılmamış dört doz aşı ne anlama gelecek bilmiyoruz, rant için ve aracı şirketlere verilen paylar nedeniyle yapılan aşı tercihi yanlıştı; yönetim, veri paylaşımsız ve afaki açıklamalara devam ediyor” ifadelerin kullandı.

“Dördüncü dozu sadece yurtdışına çıkışta iki doz mRNA aşısı olmuş göstermek için değil, bilimsel klinik verilere dayanarak konuşmak gerek”

Kızıl, üç doz Sinovac aşısının koruma oranlarının henüz bilinmediğini ve Türkiye’de milyonlarca işinin henüz ilk dozunu almamışken dördüncü doz kararının doğru bir karar olmadığını belirterek, “İki doz Sinovac + bir Biontech olanlarda korunma yüksek seviyede. İki doz Biontech aşısı olanlarda koruma yüksek seviyede. Hastalık geçirip bir doz mRNA aşısı olanlarda koruma yüksek seviyede. Üç doz Sinovac’ın etkisini bilmiyoruz. Dördüncü dozu sadece yurtdışına çıkışta iki doz mRNA aşısı olmuş göstermek için değil, bilimsel klinik verilere dayanarak konuşmak gerek. Yönetimin bu yeteneği hiç olmadı, bu veri de yok. Dünyada ve ülkede milyonlarca kişi ilk dozu olamamışken dördüncü doz söylemi havada kalıyor” dedi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus