EŞİK: “Afganistan’ın Taliban yönetimine terk edilmesi, Taliban yöntemleri kadar acımasız”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türkiye’den 300’den fazla kadın ve LGBTİ+ örgütünün oluşturduğu Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), Taliban’ın Afganistan’da yönetimi ele geçirmesinin ardından kadın ve kız çocuklarının durumuna dikkat çekerek, dünyaya çağrı yaptı. Açıklamada, “Uluslararası örgütleri, devletleri, tüm dünyadaki toplumsal muhalefeti bir bütün olarak Taliban hükümetini tanınmasına karşı durmaya ve bunun için verilen mücadeleye destek vermeye çağırıyoruz” denildi. Türkiye’yi yönetenlerin Taliban konusundaki tutumuna ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun  “Taliban’ın verdiği mesajları olumlu karşıladığımızı söylemek isteriz” sözlerine de tepki gösterilen açıklamada, “Taliban ‘tanınacak’, ‘inanç birliği içinde’ temasta bulunulacak bir yönetim değil, kadın ve insan hakları düşmanı köktendinci bir suç örgütüdür!” ifadelerine yer verildi.

EŞİK, Taliban’ın Afganistan’da yönetimi ele geçirmesinin ardından “Afganistan’ın Taliban yönetimine terk edilmesini, Taliban yöntemleri kadar acımasız buluyoruz” başlığıyla bir çağrı metni yayımladı. “Başta ABD olmak üzere gelişmiş, medeni, demokratik olduğunu iddia eden devletler, çeşitli bahanelerle yıllarca işgal ettikleri Afganistan’da yönetimi neredeyse anahtar teslim Taliban’a bıraktılar” denilen açıklamada, 1990’lı yıllarda ABD’nin el altından desteklediği Taliban’ın şeriat ilan ederek kadınları ve kız çocuklarını burkaya hapsettiği, eğitim ve siyasete katılmasını engellediği hatırlatıldı. Açıklamada şöyle denildi: “Kadınların sağlık hizmetine erişimini zorlaştırdı, kamusal alanda konuşmasını, gülmesini cezalandırdı… Afganistan oje sürdüğü için parmağı kesilen, recm edilen, şeriata uygun davranmadığı için idam edilen, okula gitmek istediği için kezzapla yakılan kadınların ve kız çocuklarının ülkesi haline getirildi.”

“Yalnız bırakıp arkasını dönenleri, oturup seyredenleri lanetliyoruz”

Açıklamada, Taliban’ın 2001’de iktidardan uzaklaştırılmasının ardından burka zorunluluğunun kaldırıldığı, kız çocuklarına eğitim hakkı tanındığı, kadınlara çalışma yasağının kaldırıldığı, kadına yönelik şiddetle mücadele yasasının çıkarıldığı dile getirildi: “Afgan kadınları yıllardır sadece erkek egemen sisteme ve eşitsizliğe karşı değil, köktendinciliğe ve işgale karşı da mücadele etti. Bir cinsi, fiziken ya da sosyal, ekonomik, cinsel, psikolojik olarak yok eden, hayata dair en ufak bir eylemi suç sayan, baskı, sömürü ve eziyet üzerine kurulu köktendinci erkek devletlerini, çıkarları için onlara destek verenleri, yalnız bırakıp arkasını dönenleri, oturup seyredenleri lanetliyoruz.”

Kabul etmiyoruz”

Taliban’ın eskisi gibi olmadığını göstermek için kadınlara burka ile sokağa çıkma izni vereceğini açıklayarak sempati toplamaya çalıştığının belirtildiği açıklamada şöyle devam edildi:

“Yeryüzünün hiçbir yerinde, hemcinslerimizin seslerini ya da diplomalarını saklamasına, artık fahiş fiyatla satılan burka satın alma telaşına düşmesine, işlerinden bir gecede atılmasına, okuldan, iş dünyasından, sokaktan ve siyasetten uzaklaştırılmasına, 15 yaşından büyük, bekar ya da dulsa bir erkeğe ‘verilmesine’, evde oturup öldürülmeyi beklemesine neden olacak bir yönetime mahkûm edilmelerini kabul etmiyoruz.

EŞİK, taleplerini şöyle sıraladı:

  • Afgan halkına insani destek için acil bir küresel eylem planı yaparak, yardımların ulaşması için insani yardım koridoru oluşturulmalıdır.
  • Afganistan’da bugün yaşananlarda payı olan ülkeler başta olmak üzere tüm ülkeler göçün yükünü eşit ve adil şekilde üstlenmeli, silaha ve savaşa ayrılan kaynaklar zorla yerinden edilen halklara ayrılmalıdır.
  • Kadın ve çocukların başta yaşam hakkı ve güvenliği olmak üzere tüm insan hakları için herkes kendi hükümetini harekete geçirmelidir. Ülkelerinin acil ve net tavır alması için eylemler düzenlemelidir.
  • Sivil toplum örgütleri, aktivistler, sanatçılar, akademisyenler ve insan haklarına saygılı herkesin kendi ülkelerinde Afgan kadın, çocuk ve diğer ayrımcılığa maruz bırakılan grupların güvenliği ve Taliban yönetiminin tanınmaması için mücadele etmelidir.
  • Uluslararası örgütleri, devletleri, tüm dünyadaki toplumsal muhalefeti bir bütün olarak Taliban hükümetini tanınmasına karşı durmaya ve bunun için verilen mücadeleye destek vermeye çağırıyoruz.

“Taliban, kadın ve insan hakları düşmanı köktendinci bir suç örgütüdür”

Açıklamada hükümete de şöyle seslenildi: “Türkiye’yi yönetenlere sesleniyoruz. Taliban ‘tanınacak’, ‘inanç birliği içinde’ temasta bulunacak bir yönetim değil, kadın ve insan hakları düşmanı köktendinci bir suç örgütüdür! Bütüncül bir göçmen politikası oluşturarak, Taliban’ı değil, Taliban yönetimi altında ezilen Afgan sivillerini dikkate alan, onları ‘pazarlık nesnesi’ gibi görmeyen, en temel yaşam haklarını gözeten bir yaklaşımı görmek istiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı’na soruyoruz; ‘Taliban’ın verdiği mesajları olumlu karşıladığımızı söylemek isteriz’ derken hangi mesajları kastetmektedir?”

“Tüm kadınları ve muhalefet güçlerini ortak mücadeleye çağırıyoruz”

Açıklama, şu ifadelerle sona erdi:

“Afganistanlı kadınlarla beraber verilecek mücadelenin, İstanbul Sözleşmesi’ni yok sayanlara, etek boyuna laf edenlere, toplumsal cinsiyet eşitliğini reddeden kadın düşmanlarına karşı verilen mücadelenin bir parçası olduğunun farkındayız. Afgan kadınlarının yaşadıklarının aynasında ortak geleceğimize bakıyoruz. Tüm kadınları ve muhalefet güçlerini bir an önce mücadeleyi ortaklaştırmaya çağırıyoruz.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus