Boğaziçi Üniversitesi akademisyenlerinden Naci İnci’ye cevap: “İnci’yi meşru rektörümüz olarak kabul etmiyor, istifaya davet ediyoruz”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü’ne atanan Prof. Dr. Mehmet Naci İnci dün (24 Ağustos) sosyal medya hesabından öğrencilere ve öğretim görevlilerine yönelik açıklamalarda bulunmuştu. İnci açıklamasında Boğaziçi Üniversitesi’nin köklü geçmişine dikkat çekmiş ve Popülist bir anlayış yerine akademik kuralların ciddiyetle uygulanmasını hedeflemekteyimdemişti. Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri de İnci’nin açıklamaları ile ilgili bugün (25 Ağustos) açıklama yaptı. Açıklamada Boğaziçi Üniversitesi’nde sekiz aydır yaşananlara dikkat çekildi ve “Bugün Boğaziçi Üniversitesi’ne yapılacak en büyük katkı, antidemokratik yollarla rektör olmaktan geçemez” denildi.

Akdemisyenlerin açıklamasında, Naci İnci’nin rektörlük makamına şeffaf ve demokratik yollardan gelmediği belirtildi ve “Naci İnci’yi meşru rektörümüz olarak kabul etmiyor, istifaya davet ediyoruz” çağrısında bulunuldu. “Üniversitemizi elbirliğiyle geleceğe taşıyabilmek’ için, bir gecede kurulan hukuk ve iletişim fakülteleriyle ilgili hukuk dışı kadrolaşma uğraşından vazgeçilmelidir” diyen akademisyenler, Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin anayasal hakları gaspedilerek şiddete maruz bırakılmaması ve korku politikalarıyla sindirilmeye çalışılmamasını talep etti.  

Açıklamanın tamamı ise şöyle:

“20 Ağustos gecesi Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör atanan Naci İnci, dün önce Twitter, sonra okulun e-posta haberleşme platformları üzerinden ‘Değerli Boğaziçi Üniversitesi Mensupları’ başlıklı bir metin paylaştı. Bu metinde rektör olarak atanması üzerinden mesajlar veren Naci İnci’yi, Melih Bulu’nun rektör yardımcısı ve onun görevden alınmasının ardından rektör vekili olarak zaten tanıyorduk. Tam da bu nedenle, 30 Temmuz tarihli rektör adayları oylamasına katılan öğretim elemanlarının yüzde 95’inin güvensizlik oyunu almıştı. Ne var ki o, ‘Boğaziçi Üniversitesi’nin elbirliğiyle geleceğe taşınması dilekleriyle’ bitirdiği mesajında bulunduğu makama şeffaf ve demokratik yollardan gelmiş bir yeni rektör gibi konuşuyor. Sosyal medya üzerinden kamuoyuna yönelen ve kim olduğu anlaşılmayan ‘Boğaziçi Üniversitesi mensupları’na hitap eder gibi yapan bu metin Boğaziçi Üniversitesi bileşenlerini tatmin etmekten uzaktır.

·      ‘Üniversitemizi elbirliğiyle geleceğe taşıyabilmek’ için, bir gecede kurulan hukuk ve iletişim fakülteleriyle ilgili hukuk dışı kadrolaşma uğraşından vazgeçilmelidir.

·      Üniversitenin aşağıdan yukarıya demokratik örgütlenmesinin olmazsa olmazı olan enstitü, yüksekokul ve fakültelerin yöneticilerinin seçilmesine ve seçilen yöneticilerin atanmasına karışılmamalıdır.

·      Demokratik ve şeffaf yönetim yapısının üst kurulları olan üniversite senatosu ve üniversite yönetim kurulunun usul ve esaslar doğrultusunda işleyişi sağlanmalı, vekaletler üzerinden kullanılan mükerrer oyların hukuksuzluğu görülmeli ve uygulanması terk edilmelidir.

·      Bölümlerimizin acil ihtiyaç duyduğu ve Üniversite Yönetim Kurulu’nun onayladığı üniversitemize tahsisli 75 kadronun ilan edilebilmesi için aylardır YÖK izni beklenirken, 600 yeni kadro ihdas edilmesi çabasının nedenleri üniversite kamusuyla paylaşılmalıdır.

·      Üniversitenin emekli hocaları ve sözleşmeli, yarı zamanlı öğretim elemanları maddi fedakârlıklarla bu kuruma destek olmak, katkıda bulunmak için çabalarken, mesnetsiz gerekçelerle okuldan uzaklaştırmak yerine onurlandırılmalıdır.

·      Okulun 14 senelik hocası hukuka ve akademik teamüllere aykırı biçimde, ilgili birim ve kurulların iradesi çiğnenerek görevden alınmamalıdır.

·      Öğrenciler anayasal hakları gasp edilerek özel güvenlik ve kolluk kuvvetleri tarafından şiddete maruz bırakılmamalı, korku politikalarıyla sindirilmeye çalışılmamalıdır.

·      Özgür ve çoğulcu bir kampüs hayatı sağlamak gerekirken kampüsün dört bir yanına güvenlik kameraları yerleştirilerek kampüs bir hapishaneye dönüştürülmemelidir.

Boğaziçi Üniversitesi’nde sekiz ayda neler yaşandığı ve kimin hangi konuda sorumluluk sahibi olduğu ortadadır. Bugün Boğaziçi Üniversitesi’ne yapılacak en büyük katkı, antidemokratik yollarla rektör olmaktan geçemez. Böyle bir katkı, bu üniversitenin 2012 Senato kararında ortaya koyulan Akademik İlkeler doğrultusunda ‘bilimsel olarak özgür, kurumsal olarak özerk, şeffaf, demokratik, hesap verebilir bir kamu araştırma üniversitesi’ idealine yönelmesi için gereken her çabayı harcamaktan geçer. Çünkü Boğaziçi Üniversitesi bileşenleri bu idealden daha azını kabul etmiyor ve bu ideali gerçekleştirme hedefinden vazgeçmiyor. Bu olmadığı sürece rektörlük binasına arkamızı dönmeye devam ediyoruz. Naci İnci’yi meşru rektörümüz olarak kabul etmiyor, istifaya davet ediyoruz. Özerk, demokratik, özgür üniversite mücadelesinden vazgeçmiyoruz.

Boğaziçi Üniversitesi Akademisyenleri”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus