Salgının gölgesinde yüz yüze eğitim – Eğitim Sen Genel Başkanı Prof. Dr. Nejla Kurul: “Eğitimcilerin aşılarını ve PCR testlerini takip edebilecek yeterli personel yok”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Yüz yüze eğitim, yaklaşık bir buçuk yıllık aranın ardından bugün (6 Eylül) tam zamanlı olarak başladı. Geçen eğitim-öğretim yılında okullar, kademeli olarak açılsa da vaka artışları nedeniyle tekrar kapatılmıştı. Yeni dönemde yüz yüze eğitimin sürekliliği için neler yapılmalı? Milli Eğitim Bakanlığı’nın açıkladığı koronavirüs önlemleri yeterli mi? Uzaktan eğitime erişemeyen öğrencilerin kayıpları yüz yüze eğitimde nasıl telafi edilebilir? Bu başlıkları Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Genel Başkanı Prof. Dr. Nejla Kurul ile konuştuk. 

Aşısı tam olmayan eğitimcilerin PCR testlerinin düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiğini vurgulayan Eğitim Sen Genel Başkanı Prof. Dr. Nejla Kurul, eğitim kurumlarında buna yönelik istihdamın sağlanması ve gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiğini söyledi:

“Geçenlerde bir okul yöneticisiyle görüşmemde ‘Kaç öğretmeniniz var?’ dedim, ‘50’ dedi. ‘Kaçı aşısız?’ dedim. ‘Beşi aşısız’ dedi. Bunu nasıl takip edeceklerini sorduğumda ‘Bizim idari personelimiz yok, şu an okulumuzu temizleyecek elemanımız bile Milli Eğitim Bakanlığı tarafından gönderilmiş değil. Bunu benim takip etmem çok zor’ dedi. Öğretmenler arasında aşı kartı, aşı kimliğinin kontrol edilmesi, PCR testinin ise haftalar boyunca sürelerine dikkat edilerek takip edilmesi gerekiyor. Bu anlamda yöneticilerimizin güçlendirilmesi, yeni istihdamın yaratılması gerekiyor.” 

“Eşitsizlikler giderilmeden ‘Eğitim sistemi yüz yüze eğitime hazır’ demek mümkün değil”

Okulların fiziki şartlarının salgında yüz yüze eğitime hazır olmadığını dile getiren Kurul, şöyle devam etti:

“Ziya Selçuk, Talim Terbiye Kurulu başkanıyken ‘Okullar arasındaki makas hiç bu kadar açılmadı’ demişti. Kendisi üç yıl bakanlık yaptı. Bakanlığı bırakalı bir ay geçti ve bu süreçte okullar arasındaki makasın iyice açıldığını görüyoruz. Bazı devlet okullarının imkânları oldukça iyi fakat bazı okullarımız da var ki mesela İzmir’de Anadolu lisesinde 40-45 kişilik, meslek lisesinde 35-40 kişilik, ilkokullarda 35 kişilik sınıflar var. Gaziantep’e bakıyoruz, 40 ile 65 arasında öğrencinin olduğu sınıflardan söz ediliyor. Van’a gidiyoruz, 55-60 arası öğrencili sınıflar görüyoruz. Yani bölgeler, kentler, semtler arasındaki eşitsizlikler giderilmeden ‘Eğitim sistemi salgın döneminde yüz yüze eğitime hazır’ demek mümkün değil. Bunun çözümü mekan planlamalarıyla yapılmalı. Yeni bir bütçe dönemi başlıyor. Orta Vadeli Program dün açıklandı ancak salgını görmeyen bir program görüyoruz.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus