Prof. Dr. Nejla Kurul ile söyleşi: “Kılıçdaroğlu’nun bürokratlara hatırlattıklarının siyasal bir anlamı var”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

16 Ekim Cumartesi günü bürokratlara seslenen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “18 Ekim Pazartesi itibariyle bu düzenin illegal isteklerine verdiğiniz tüm desteğin sorumluluğu size de ait olmaya başlayacaktır. ‘Emir almıştım’ diyerek bu kirli işlerden sıyrılamazsınız. Size kanun dışı her ne yaptırılıyorsa, pazartesi itibariyle durun. Bu illegal, paralel sistemlerden elinizi eteğinizi çekin” dedi. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise Kılıçdaroğlu’na tepki göstererek, “Biz CHP’nin özlemini çektiği vesayet düzeninin defterini çoktan dürdük. Kılıçdaroğlu’nun kamu görevlilerine yönelik bu tehdidi açıkça bir suçtur” karşılığını verdi. Kılıçdaroğlu’nun açıklaması ve Erdoğan’ın yanıtının ardından bu konu kamuoyunda tartışılmaya başladı. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Genel Başkanı Prof. Dr. Nejla Kurul ile bu tartışmanın hukuki ve siyasi boyutunu konuştuk.

Hukuki olanla siyasi olanı ayırt etmek mümkün değil”

Prof. Dr. Nejla Kurul, bir bürokratın kanunsuz emre uymaması gerektiğini, bunun anayasada da yer aldığını, emrin hukuka aykırı olduğunun düşünüldüğü hallerde yazılı emir talep etmesi gerektiğini vurgulayarak, şunları söyledi:

“Bu korku ortamında böyle bir talepte bulunabilir mi? Sayın Kılıçdaroğlu, ‘Bulunsun’ diyor. Bir tarih de belirleyerek, bu çok ilginç, ‘Ayağınızı denk alın, anayasaya, yasalara uygun davranın, kamu hiyerarşisi dışına çıkmayın’ diyor. Hukuki olanla, siyasal olanı ayırt etmek mümkün değil. İkisi çok iç içe.”  

“Hatırlatmanın siyasi bir anlamı var”

Yolsuzluk ve gelir dağılımı endeksleri ile Türkiye’den çıkan para dağılımına bakıldığında kamu görevlilerinin ciddi anlamda bu sürecin içinde olduğuna ve “Bana verilen emri yerine getirdim” diyerek kendini rahatlattıklarına dikkat çeken Kurul, “Bunu, Kılıçdaroğlu’nun söylemesine gerek yok, biliyor olmaları gerek ama bu hatırlatmanın siyasal bir anlamı var” dedi. 

Bülent Tarhan: “Kılıçdaroğlu’nun açıklamasında suç unsuru yok”

Başbakanlık Başmüfettişliği görevinden 2016’da emekli olan Bülent Tarhan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun memurlara yönelik açıklamasını ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Bu tehdittir” yanıtını Medyacsope’a şöyle değerlendirdi:

“Kılıçdaroğlu’nun açıklamasında bir suç unsuru söz konusu değil. ‘İhmali ve suistimali olan bürokratlarla ilgili gereğini yapacağız’ diyor. Bunda, tehdit olarak algılanacak bir şey görmüyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nin yasaları var, 4483 sayılı Memurların ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun’a göre göreve ilişkin bir ihmal, suistimal, kötüye kullanma varsa üst amirin izniyle cumhuriyet savcıları soruşturma açarlar. Rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, zimmet, irtikap gibi suçlarda 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzlukla Mücadele Kanunu gereğince izin alınması da gerekmiyor ve savcılar resen soruşturma başlatabilir.

Şu anda hakkında suç isnadı olanlar hakkında soruşturma açmayan savcıları kastediyor olabilir ve göreve geldiğinde soruşturma açmayanlar hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nu harekete geçireceğini söylüyor. Burada herhangi bir bürokrat hedef alınmıyor. Bu açıklamada bir suç unsuru ve tehdit yok. Bürokratlar görevlerinin gereğini yerine getirmiyorsa, ihmal, suistimal, görevi kötüye kullanma varsa bürokrat bunun hesabını verir. Zaten olması gereken de budur ve bunu Kılıçdaroğlu’nun söylemesine de gerek yok.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus