Veli-Der: “Yüz yüze eğitimin ilk sekiz haftasında, en az 523 sınıf karantinaya alındı”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der), sekiz haftalık yüz yüze eğitim sürecine ilişkin bir rapor hazırladı. Okulların, salgın döneminde gerekli önlemler alınmadan açıldığını belirten Veli-Der, yüz yüze eğitimin ilk sekiz haftasında en az 523 sınıfın karantinaya alındığını ve 675 bin öğrencinin eğitime devam edemediğini aktardı.

Veli-Der tarafından paylaşılan açıklamada, alınmayan önlemler nedeniyle örgün eğitim dışına çıkan öğrenci sayısının hızla arttığı belirtilerek, “Kasım ayının ortası ile birlikte ara tatili yaklaşıyor, ortaokul ve liselerde sınavlar devam ediyor. Sınav merkezli eğitim sistemi ve yaşanılan eşitsizlikler sonucu okul terkinin artma riski sürüyor. Önümüzdeki birkaç hafta okul terkinin artma olasılığının en yüksek olduğu zaman dilimi. Başta yoksul ailelerin çocukları olmak üzere dezavantajlı tüm kesimlerin örgün eğitim dışına çıkma olasılığı çok yüksek. Okul terki önümüzdeki dönemde başta yoksul çocuklar olmak üzere akademik ‘başarısızlığı’ olan çocuklar açısından en önemli tehlikedir” denildi.

Uzaktan eğitime geçen sınıflarda çocukların, internet erişim ve cihaz sorunu yaşamaya devam ettiğini hatırlatan Veli-Der’in açıklaması şöyle:

“Milli Eğitim Bakanı’nın son yaptığı açıklamalarla, siyasi iktidarın kısa bir süre içerisinde beş yaş okul öncesi eğitimi zorunlu eğitim kapsamına alacağı ve bu süreç ile birlikte Kuran kurslarının da zorunlu eğitim kapsamına alınacağı ve çok sayıda öğrencinin Kuran kurslarına devamının bu değişiklikle yaşama geçirilmek istendiğini görüyoruz. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ‘Kuran kurslarının zorunlu eğitim kapsamına alınması’ açıklaması ve Milli Eğitim Bakanı’nın son yaptığı açıklamaları birlikte değerlendirdiğimizde, 1-3 Aralık’ta gerçekleştirilecek Milli Eğitim Şura’sında bu noktada bir karar alınma olasılığının da çok güçlü olduğunu görüyoruz.

Okul öncesi eğitim haktır. Tüm çocuklarımızın parasız, laik, kamusal eğitim hakkı en temel hakkıdır. Beş yaş Kuran kursu eğitiminin zorunlu eğitim kapsamına alınması uygulamaları ve arayışları sonlandırılmalıdır.

Milli Eğitim Bakanı’nın yaptığı son açıklamalarda vakıflar, derneklerle yapılan iş birliklerinin eğitimin niteliğini artırma hedefi ile yapıldığı açıklanıyor. Sadece Milli Eğitim Bakanı’nın açıklamalarında değil kamu yöneticilerinin tamamının son günlerde yaptığı açıklamalarda açığa çıkan TÜGVA ve benzeri yapıları korumaya yönelik bir telaşın olduğunu görüyoruz. Yıllardır eğitim alanında yaşama geçirilen bu protokoller ve işbirliklerinin eğitimin niteliğini artırmak değil, eğitimin kamusal hizmet olma özelliğini ortadan kaldırmayı hedeflediğini biliyoruz. Kamusal bir hizmet olan eğitim, ısrarla vakıf ve derneklere devredilmeye çalışılıyor.

Kamu vicdanında asla kabul görmeyecek ve bize ait olan kamu kaynaklarını pervasızca kullanan bu yapılar asla meşruiyet kazanmayacaktır. Kamusal bir hizmet olan eğitim ancak kamu görevlileri tarafından verilir. Eğitim gibi temel bir kamu hizmetini yapılan işbirlikleri ile bu yapılara devretmeye çalışmak geleceğimizi karartmak anlamına gelmektedir.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus