Almanya’ya göçün 60. yılında Suriyeli mülteciler konuşuldu – İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu: “İstanbul’da mülteci sayısı 2,5 milyona yakın”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Almanya’ya işgücü göçünün 60 yılında etkinlikler düzenliyor. Cemal Reşit Rey Konser Salonu’ndaki etkinlikte konuşan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul’daki göçmen sayısının 2,5 milyona yakın olduğunu açıkladı. 23 yazarın katkıda bulunduğu “Misafir, Göçmen, Yerli: Almanya’ya İşgücü Göçünün 60’ıncı Yılı” adlı kitabın tanıtımının da yapıldığı etkinlikte, Almanya’ya işgücü göçünü akademik anlamda ilk çalışan kişi olan Prof. Dr. Nermin Abadan Unat’a ödül verildi.

Haber: Ali Macit ve Ayhan Eren

İmamoğlu: “İstanbul en dramatik göçün tam ortasında”

Sözlerine 1960’larda Almanya’ya göç eden ailelerin ferdi olan ve koronavirüs salgınına karşı aşı geliştiren Özlem Türeci ve Uğur Şahin‘i anarak başlayan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Türkiye’deki göçmen sorununa dikkat çekti ve “Göçü, ciddiye almalıyız” dedi. İstanbul’un göçün göbeğinde bir kent olduğunu belirten İmamoğlu, “Belki de en dramatik göçün tam göbeğinde bir kentte bulunmaktasınız. Şu anda 2,5 milyona yakın, İstanbul’a yerleşmiş ama sığınmacı ama mülteci ama oturma izni almış insanla karşı karşıyayız. 2,5 milyon nüfus, sadece ve sadece altı-yedi yılda olgunlaşmış bir nüfus. Yani 1961’den 2021’e konuşmuyoruz” diye konuştu. Başta Suriyeliler olmak üzere milyonlarca insanın kendi yurtlarından, vatanlarından uzak kalmalarının çok trajik bir durum olduğunu belirten İmamoğlu, göçmenlerin kendi yurtlarına dönebilmesi için en üst seviyede uluslararası işbirliğiyle hareket edilmesinin dünya ülkelerinin sorumluluğu olduğunu söyledi.

Etkinlikte, İBB tarafından yayımlanan 23 yazarlı “Misafir, Göçmen, Yerli: Almanya’ya İşgücü Göçünün 60. Yılı” kitabının tanıtımı da gerçekleştirildi. Hazırlığı bir yıl süren çalışmayı çok önemsediklerini söyleyen İmamoğlu, Almanya Federal Cumhuriyeti Başkonsolosu Johannes Regenbrecht‘e kitabın Almanca çevirisinin yapılması talebini ilettiğini de aktardı.

Sunuculuğunu annesi Türk, babası Alman olan Frankfurt doğumlu Jennifer Şebnem Schäfer’ın üstlendiği etkinlikte, eski Almanya Federal Cumhuriyeti Meclis Başkanı Prof. Dr. Rita Süssmuth, Almanya Federal Cumhuriyeti Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Henning Georg Simon, Goethe Enstitüsü Güneydoğu Avrupa Direktörü Angela Kaya ve İBB Yayınlar Koordinatörü Cengiz Özkarabekir de konuştu.

Geçen eylül ayında 100 yaşına giren Prof. Dr. Nermin Abadan Unat, ödülünü İmamoğlu’nun elinden aldı.

Prof. Dr. Unat, İmamoğlu’ndan Almanya’da yaşayan gençlere Türkiye’yi tanımaları için burs verilmesini istedi

Kitabın yazarlarından Prof. Dr. Nermin Abadan Unat‘a 60. yıl özel ödülü takdim edildi. Almanya’ya göçen ailelerin dördüncü kuşağının geldiğini belirten Unat, özellikle gençlerin geldikleri ülkeleri tanımadıklarını söyledi. İmamoğlu’ndan ricada bulunan Unat, “Sizden ricam, lütfen her yıl bir oğlan, bir kız genç insana birer burs verin ve onların ülkelerini tanımalarını sağlayın. Çünkü bu ülke, o kadar büyük devrimler yaptı ve bunların bir kısmını da dışarıya yansıtamadı. Benim üzüntüm budur. Onun için sizden bunu istiyorum. Eğer birden fazla imkân bulursanız tabii daha iyi” dedi.

Prof. Dr. Erdoğan: “Alman siyasetinde çok güçlü Türkler var, onlarla ilişkilerin geliştirilmesi lazım”

Kitabın başyazarı Prof. Dr. M. Murat Erdoğan ise Medyascope’a “Almanya ve Avrupa’daki Türkler 1980’lere kadar Türkiye’nin en önemli döviz kalemiydi. Şu an Türkiye’ye yatırımcı olarak geliyorlar. Almanya ve Türkiye arasında önemli ekonomik köprüler oluşturuyorlar. Bunların çok kıymetli olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.

Türkiye – Almanya ilişkileri hakkında da değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Erdoğan, “Orada yaşayan insanlarımızın katkıları var ancak bu katkılar daha da artırılabilir. Özellikle siyasette çok güçlü Türkler var. Şu an Almana Federal Meclisi’nde 18 Türkiye kökenli kişi var. Ama bizim devletimizin onlarla ilişkisi çok iyi değil. Bu ilişkilerin iki taraftan geliştirilmesi lazım. Eğer bu ilişkiler gelişirse o zaman gerçekten bir diyasporik gelişmeye doğru gidilir ve Türkiye’nin Almanya’daki çıkarları daha iyi savunulabilir. Türkiye – Almanya ilişkileri, doğal olarak da Türkiye – Avrupa ilişkileri daha iyi geliştirilebilir” dedi.

Şebnem Schäfer: “Artık entegre olmuş bir toplum var”

Medyasope‘a konuşan, etkinliğin sunucusu Jennifer Şebnem Schäfer da entegrasyon sorununa dikkat çekti. Schäfer, “Özlem Türeci ve Uğur Şahin, entegrasyon sürecinin güzel bir örneği oldu. Sayın Süssmuth, bugün konuşmasında işveren konumundaki Türkler’in sayısının daha da arttığına değindi. Ben de bunu böyle gözlemledim. Artık entegre olmuş bir toplum var. Çünkü Almanlar da o şirketlerde çalışıyor. Tabii ki tam olarak kabul edilmişlik yok, problemler var. Bence yavaş yavaş aşmak zorundayız dedi.

İBB’nin düzenlediği “Almanya’ya Göçünün 60. Yılı Etkinliği”, 1-3 Kasım günlerinde söyleşi ve sunumlarla devam edecek. Film gösterimleri ise 5 Kasım’a kadar sürecek.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
 

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus