Bu blog kapanmıştır | Yeni çözüm sürecinin hukuki çerçevesini oluşturan kanun teklifi, TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilmesinin ardından Genel Kurul’a geldi. Meclis’te tarihi oturumu Medyascope Ankara muhabiri Özgecan Özgenç takip edecek, editörleri ise tüm gelişmeleri canlı anlatım sayfamızdan aktaracak.
- Çerçeve yasa beklentileri karşılayabilecek mi?
- Çerçeve yasa Meclis’te: Yasada neler var, kimler yararlanacak?
- PKK meselesinde çözüm arayışlarının kronolojisi: Bugüne kadar hangi adımlar atıldı?
- Çerçeve yasa 18 saatlik maratonun ardından komisyondan geçti
ANKARA (Medyascope, ANKA) - AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, teklifin geneli üzerine yaptığı konuşmada, düzenlemenin Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun raporundaki yasal düzenleme önerileri doğrultusunda hazırlandığını söyledi.
Sürecin en kritik eşiğinin PKK'nın tüm unsurlarıyla silah bırakması ve kendisini tasfiye ettiğinin devlet güvenlik birimlerince tespit ve teyit edilmesi olduğunu belirten Güler, bu hususun 18 Şubat 2026 tarihli komisyon raporunda yer aldığını söyledi. Güler, kanun teklifinin amaç ve kapsam maddesinde de PKK, KCK ve bağlantılı oluşumların fiili varlığının sona erdiğinin ve kontrol altında bulunan silah ve mühimmatın teslim edildiğinin güvenlik kurumlarınca tespit ve teyit edilmesine ilişkin düzenlemelerin yer aldığını ifade etti.
Güler, amaçlarının Türkiye'de silah ve şiddetin bir daha konuşulmamasını sağlamak olduğunu belirtti. Sürece ilişkin yasal düzenleme önerilerinde silah bırakılması, örgüt mensuplarının toplumsal güvenliğinin sağlanması, yürütme içerisinde bir mekanizma oluşturulması ve süreçte görev alanlara yasal güvence sağlanması gibi başlıkların bulunduğunu söyledi.
Süreç öncesinde de siyasi partileri bilgilendirdiğini belirten Güler, kanun teklifinin gizli ve kapalı şekilde hazırlanmadığını söyledi. Güler, sürece katkı sağlayan siyasi parti temsilcilerine teşekkür ederek, sözlerini şöyel sürdürdü:
"50 yıllık bir meseleye ben bütün samimiyetimle, bütün gayretimle, çabamla bir şey yapmaya çalışıyorum. Eksiğim olabilir, yanlışım da olabilir. Sen ne diyorsun yani görelim. Açın elinizdeki bilgiyi, birikimi görelim. 6'ncı madde ortada. Bu kanun her yönüyle Terörsüz Türkiye hedefi noktasında gerçek manada bir Türkiye modelidir. Bu toprakların evlatlarının çalışmasıdır. Bununla gurur duyun, bir sevinin. Bizde dışarından üçüncü bir göz yok. Bu toprakların evlatları, Alevisi ile bu toprakların has evlatları, samimiyetle bu sorunu çözmek ve geleceğin Türkiye'sine daha sağlam, daha kararlı, kardeşçe, omuz omuza yürümek istiyor. Peki, bunu biz istersek birilerinin destekleyeceğini mi zannediyoruz? Yok, biliyoruz. Yıllar önce olduğu gibi, birilerinin ekmeği buradan kesilecek. Birileri buradan siyasi menfaat elde edemeyecek. Yok olacaklar belki. Onların bunu isteyeceğini düşünmüyorum. Biliyorum. Hakaret edecekler, yalan yanlış bilgiler verecekler, uydurma bilgiler verecekler. Ama şunu anlıyorum ben: Geçmiş yıllardan itibaren yaşanmışlıkla da beraber kaygılarımız olabilir, endişelerimiz olabilir. Bizim raporumuza da yansıtıyoruz. Ben cümlelerimi şöyle tamamlamak istiyorum: Gerçekten çok emek sarf ettik. Büyük uğraşlar verdik. Samimiyetle ortaya koyulan bir çaba var. Bu çabanın sonucunda inşallah Rabb'im de bunu bereketlendir."
Feti Yıldız: "Teklif, af düzenlemesi niteliğinde değil"
ANKARA (Medyascope, ANKA) - Feti Yıldız, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen "çerçeve yasa" teklifinin bir af düzenlemesi niteliğinde olmadığını söyledi. Yıldız, "Huzurunuza getirdiğimiz teklifin özel af olduğu iddiası var. Bu mantığı devam ettirirsek, eğer her af düzenlemesinde bir kısım, bir miktar cezanın cezaevi dışında çekilmesini esas alırsak, COVID-19 izninde insanları 3 yıl, 5 yıl dışarı çıkardığımız kanun içinde de nitelikli çoğunluk ararsınız. Bu duruma düşmeyi hiçbiriniz istemezsiniz herhalde" dedi.
Teklifin geneli üzerinde partisinin görüşlerini açıklayan MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, terörsüz Türkiye sürecinin, küresel ve bölgesel krizlerin yoğunlaştığı bir dönemde devletin bekası, kardeşlik hukuku ve ortak tarih bilinci üzerinden bölgesel istikrarsızlıkları minimize etmeyi amaçladığını, terörü bir sebebe veya tarihi arka plana dayandıranların farkında olarak ya da olmayarak terörü meşrulaştırdığını savundu. Terörün bir sorun çözme aracı ve meşru bir yöntem olarak görülemeyeceğini vurgulayan Yıldız, asıl hedefin soyut ve fiktif tartışmalara feda edilemeyeceğini kaydetti.
Sürecin başlangıcına ilişkin tarihler vererek MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin adımlarına dikkati çeken Yıldız, şu ifadeleri kullandı:
"1 Ekim 2024’te, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yasama yılının açılış töreninde, Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin bundan tam 677 gün önce, DEM Partili milletvekilleriyle tokalaşması ve onlara hitaben söylediği sözler siyasi hayatımızda yeni bir kapıyı aralamıştır. Yine 22 Ekim’de Milliyetçi Hareket Partisi Grup Toplantısı'nda, yaptığı tüm ezberleri bozan tarihi çağrı Türk siyasetinde bir dönüm noktası olmuştur. Bu tarihi çağrı Türk siyasetinde bir milattır. Yüzyılın en cesur, dönüştürücü siyaset hamlesidir. Bu hamle, PKK’nın kendini feshetmesini ve silahları bırakma kararı almasıyla sonuçlanmıştır."
TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun uzlaşma ikliminin yaratılmasındaki rolüne değinen Yıldız, 5 Ağustos 2025'te TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında başlayan komisyon çalışmalarında 12 siyasi partiden 11'inin katılımıyla 51 üyeli bir yapı oluşturulduğunu aktardı. Komisyonun 21 kez toplanarak 132 kişi ve kurumun görüşüne başvurduğunu, 88 saatlik çalışma sonunda 4 bin 199 sayfa tutanak tutulduğunu bildiren Yıldız, komisyonda 47 kabul, 2 ret ve 1 çekimser oyla bir raporun ortaya çıktığını belirtti.
MHP'nin sürece olan desteğini yineleyen Yıldız, "Müstakil ve geçici yasal düzenlemelerin, af veya cezasızlık algısına yol açmadan, kapsayıcı olması gerektiği şerhi düşülmüştür. Terörsüz Türkiye süreciyle dürüst ve samimi adımlar, dış dayatmalara kapalı öneriler, bin yıllık kardeşliğe ve ortak yaşama dönük tasarruflar Milliyetçi Hareket Partisi tarafından her zaman desteklenecektir. Yüreğimizle, gönlümüzle Terörsüz Türkiye’nin yanındayız" dedi.
Kanun teklifinin gerekçesini açıklayan ve af iddialarına yanıt veren Feti Yıldız, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
"Teklif, mahkumiyet hükümlerini ortadan kaldıran, suçların hukuki niteliğini değiştiren veya ceza sorumluluğunu sona erdiren bir düzenleme niteliğinde değildir. Bazı arkadaşlarımız maalesef kanunun gerekçesini ve lafzını okumadan bunun bir af olduğunu iddia edecek kadar gerçekten uzağa düşmektedir. Devam eden soruşturma ve kovuşturma süreçleri ile kesinleşmiş mahkumiyet hükümleri, bütün sonuçlarıyla varlığını korumaktadır. Suçun vasfına, mahkumiyet kararına ve ceza sorumluluğuna ilişkin herhangi bir değişiklik öngörülmemektedir. Huzurunuza getirdiğimiz teklifin özel af olduğu iddiası var. Bu mantığı devam ettirirsek, eğer her af düzenlemesinde bir kısım, bir miktar cezanın cezaevi dışında çekilmesini esas alırsak, COVID-19 izninde insanları 3 yıl, 5 yıl dışarı çıkardığımız kanun içinde de nitelikli çoğunluk ararsınız. Bu duruma düşmeyi hiçbiriniz istemezsiniz herhalde."
AKP Gaziantep Milletvekili Abdulhamit Gül Genel Kurul'da konuştu.
Gül, yürütülen sürecin Türk, Kürt, Arap ve Aleviler başta olmak üzere 86 milyon vatandaşın kazanacağı, kimsenin kaybetmeyeceği bir yol olduğunu vurguladı. Gül, "Çocuklar kazanacak, gençler kazanacak, anneler kazanacak, Diyarbakır Anneleri, Cumartesi Anneleri, barış anneleri kazanacak. Merak etmeyin, annelerin kazandığı yerde herkes kazanacak, hiç kimse kaybetmeyecek" diye konuştu.
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Genel Kurul'daki konuşmasında, "Ben ve yönetici arkadaşlarım tarihsel bir tutarlılık ve sorumluluk içinde, bu yasaya ‘evet’ diyeceğiz. Milletvekillerimiz seçildikleri illerinde millet ne diyorsa ona göre karar verecek, ona göre oy kullanacaktır. Bu ifadeyle YENİ Parti Grubu’nu kararında serbest bırakıyor değilim. Aksine kendi il, bölge, temsil ettiği toplumsal kesimlerin hassasiyet, beklenti, endişe, umut ve heyecanını dikkate alarak onları milletin vekili olma sorumluluğuyla baş başa bırakıyorum" demişti.
Şimdiye kadar hayır diyeceğini açıklayan YENİ Parti milletvekilleri:
İzzet Akbulut
Hasan Öztürk
Sibel Suiçmez
Cemal Enginyurt
Süreyya Öneş Derici
Deniz Yavuzyılmaz
İbrahim Aslan
Hikmet Yalım Halıcı
Cumhur Uzun
Eylem Ertuğ Eryılmaz
Murat Çan
Servet Mullaoğlu
Salih Uzun
Uğur Bayraktutan
Şeref Arpacı
Murat Bakan
Seyit Torun
Mahmut Tanal
Melih Meriç
Fethi Açıkel
Elvan Işık Gezmiş
İsmail Atakan Ünver
Mehmet Tahtasız
Özel: "Silahların bırakılması için aralanan kapıyı kapatmayacağız"
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, çerçeve yasa teklifine ilişkin, "Bu yasaya ‘hayır’ deme hakkına en çok sahip olan YENİ Parti; kendi hakkını, milletin barış hakkının önüne koymayacaktır. Barışın önünde durmayacağız. Bir daha şehit gelmemesi için, hiçbir evladımızın gazi olmaması için, yoksul evlere ateş düşmemesi için barışın önünde durmayacağız" dedi.
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM Genel Kurulu’nda çerçeve yasa teklifine ilişkin konuştu. Kürt meselesinin yalnızca bir terör veya güvenlik meselesi olmadığını belirten Özel, konunun eşit yurttaşlık, hukukun üstünlüğü, demokratik temsil, özgür siyaset ve birlikte yaşama meselesi olduğunu söyledi.
Özel, Kürt meselesinin demokratik çözümünü Cumhuriyetin, üniter devlet yapısının ve ülkenin bölünmez bütünlüğünün karşısında değil, bunların güvencesi olarak gördüklerini belirtti. “Yurttaşlarımızın adalete, devlete ve Cumhuriyete bağlılığı korkuyla değil; eşitlikle, özgürlükle ve aidiyet duygusuyla güçlenir” dedi.
YENİ Parti’nin soruna seçim takvimine veya anketlere göre yaklaşmadığını söyleyen Özel, çözümün Meclis’in demokratik meşruiyetiyle, milletin gözü önünde ve rızasıyla gerçekleşmesi gerektiğini belirtti.
“Bu mesele şiddetle değil, siyasetle çözülmelidir. Gizli pazarlıklarla değil; milletin gözü önünde, milletin rızasıyla çözülmelidir. Bir kişinin iradesiyle değil Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin demokratik meşruiyeti ile çözülmelidir” dedi.
Özel, iktidarın süreci kapalı kapılar ardında yürüttüğünü, muhalefeti dışarıda bıraktığını ve toplumsal mutabakat fırsatını heba ettiğini savundu. “Barış, hukuk milletin gözünden kaçırılarak yazılamaz. Toplumsal uzlaşma, yangından mal kaçırır gibi kurulamaz” ifadelerini kullandı.
Özel, çerçeve yasa teklifinin içeriğini de eleştirdi. Komisyon raporunun yedinci maddesinde siyasi tutukluların durumu, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması, kayyım uygulamalarının sona erdirilmesi gibi demokratikleşme önerileri bulunduğunu belirten Özel, bunların kanun teklifine alınmadığını söyledi.
“Altımda iktidar milletvekillerinin de imzası vardı. Ama bu kanunun teklifinde hiçbiri yok” diyen Özel, demokratikleşme adımlarının örgütün silah bırakmasının teyit ve tespitinden sonraya bırakılmasının doğru olmadığını savundu.
Özel, teklifin bu haliyle “öznesiz, özensiz ve kapsamı tartışmalı” olduğunu belirterek, uzun tutukluluklara, gizli tanık düzenine ve siyasallaşmış yargıya karşı demokratik bir adım bulunmadığını söyledi.
Hatay’ın seçilmiş milletvekili Can Atalay için bir düzenleme olmadığını belirten Özel, Selahattin Demirtaş konusunda da “açık bir hukuk” bulunmadığını, “örtülü, keyfiyete kalmış bir muğlaklık” olduğunu ifade etti.
Özel ayrıca, teklifin yasamanın sorumluluğunu yürütmeye devreden ve istismara açık yetkiler içeren bir yapıda olduğunu savundu.
Çerçeve yasa teklifine ilişkin tutumlarını açıklayan Özel, silahların bırakılması için aralanan kapıyı kapatmayacaklarını söyledi.
“Bugün silah faslının kapanması için bir kapı aralanıyor. Biz o kapıyı kapatan taraf olmayacağız. Ama asıl büyük mücadele şimdi başlayacak” diyen Özel, bu mücadelenin demokrasi, adalet, eşit yurttaşlık, kalkınma ve refah mücadelesi olduğunu belirtti.
Komisyon raporunun hem silah bırakma ve hukuki geçişi düzenleyen altıncı bölümüne hem de demokratikleşme sorumluluğunu ortaya koyan yedinci bölümüne imza attıklarını hatırlatan Özel, “Biz imzamızın gereğini yapacağız” dedi.
Özel, bundan sonraki süreçte kayyım uygulamalarının sona erdirilmesi, Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarının uygulanması, hukuksuz tutuklulukların sona erdirilmesi, bağımsız yargı, ifade özgürlüğü, seçilmişlerin iradesi ve eşit yurttaşlık için mücadele edeceklerini söyledi.
Özel, iktidara değil millete güvendiklerini belirterek, “Bu metne kefil olmadan ama barışın sorumluluğunu taşıyarak” yasaya destek vereceklerini belirtti.
“Ben ve yönetici arkadaşlarım tarihsel bir tutarlılık ve sorumluluk içerisinde bu yasaya ‘evet’ diyeceğiz” diyen Özel, YENİ Parti milletvekillerinin ise seçildikleri illerde milletin hassasiyet, beklenti, endişe ve umutlarını dikkate alarak karar vereceğini söyledi.
Özel, “Barış, demokrasi ve adalet bu ülkenin ilacı olacak. Bu ilaç birimize değil hepimize şifa olacak” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Bakırhan: "Metni ne gözü kapalı kutsuyoruz ne eksik diye reddediyoruz"
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Kürt meselesinin “çatışmanın gölgesinden hukukun zeminine taşındığını” söyledi. Görüşülen kanun teklifinin “ülke olarak yeni bir istikamete yol almanın pusulası” olduğunu belirten Bakırhan, bu istikametin adresinin TBMM olduğunu ifade etti.
Bakırhan, bugün meselenin ilk kez “gerekçesi yazılmış, müzakere edilebilir, itiraz edilebilir, olağan bir yasama diliyle” konuşulduğunu söyledi. Bunun tarihsel bir düğümün siyaset eliyle çözülmeye başlanması ve Meclis kayıtlarına geçmesi açısından önemli olduğunu belirtti.
Çerçeve yasa teklifinin ayrıcalık üreten bir yasa olmadığını söyleyen Bakırhan, “Çatışma çözümünün ilk adımı” olduğunu belirtti.
“Bu bir al-ver meselesi değil. Bu, tarihsel ilişkimizi düzeltme ve doğru bir buluşmayı gerçekleştirmenin adımıdır” diyen Bakırhan, sürecin taviz, yenme veya yenilme olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.
Bakırhan, “Bu yasa ve süreç taviz değildir; yenme ve yenilme hiç değildir. Bu sürecin tek bir kazananı var. O da tüm Türkiye’dir, 86 milyon yurttaşımızdır” ifadelerini kullandı.
Ülkenin bütünlüğünün ve değerlerinin müzakere konusu olmadığını belirten Bakırhan, “Kürtler ayrılmak isteseydi bu Meclis'in çatısı altında olmazdık. Biz buradayız; çünkü vatan ortak, gelecek ortaktır” dedi.
Kanun teklifindeki “demokratik siyaset alanının güçlendirilmesi” vurgusunun önemli olduğunu söyleyen Bakırhan, ilk adımın güçlü bir demokratikleşme süreciyle ilerletilmesi gerektiğini belirtti.
“Demokratikleşme, hukuk ve Kürt meselesinin çözümü ilk adımdan sonra gelmelidir” diyen Bakırhan, “İlk adımı anlamlı kılacak şey, ikinci adımda yani ekim ayında meclis açıldığında demokrasiyi, hukuku, eşitliği yol edinerek demokratikleşmeyi sağlamaktır” ifadelerini kullandı.
Kanun teklifine neden imza attıklarını açıklayan Bakırhan, metni koşulsuz biçimde desteklemediklerini ancak eksikleri nedeniyle de reddetmediklerini söyledi.
“Bu metni ne gözü kapalı kutsuyoruz ne eksik diye reddediyoruz. Değerini teslim ediyor, eksiğini açıkça söylüyoruz” diyen Bakırhan, teklifte eksiklikler ve eleştirilecek yönler bulunduğunu belirtti.
Anadil, eşit yurttaşlık ve yerel demokrasinin unutulmuş talepler olmadığını söyleyen Bakırhan, bunların sürecin “olmazsa olmazı” olduğunu ifade etti.
Bakırhan, ilk aşamanın ölçütleriyle nihai çözümün ölçütlerinin birbirine karıştırılmaması gerektiğini belirterek, “İlk adımın işlevi, çatışma zemininden hukuk zeminine geçişi mümkün kılmak ve demokratik siyasi mücadeleye kapı aralamaktır” dedi.
“Bugün atılan şey bir temeldir. Temel, tek başına ev değildir” diyen Bakırhan, “O çatı, demokratik Türkiye Cumhuriyeti'dir. Taşıyıcı kolonları hukuk devleti, eşit yurttaşlık, demokratik siyaset ve toplumsal barıştır” ifadelerini kullandı.
Bakırhan, “İmzamız bir sonuç belgesinin altına değil, bu inşanın hukuki zeminine atılmıştır” dedi.
Dervişoğlu: "Öcalan’ı makbul bir siyaset gurusu gibi kim pazarlamıştır?"
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM Genel Kurulu'nda konuştu.
"Bu kanun teklifini, TBMM mi hazırlamıştır ki, onun onayına sunulmaktadır?" diye soran Dervişoğlu, "Bugün tüm laf cambazlıklarının geldiği noktada, 50 yıllık terör örgütü PKK’nın, Avrupa’daki uyuşturucu baronları, Kandil ve etrafındaki kiralık katilleri affedilmek ve siyasete kazandırılmak istenmektedir. Çerçevenin içindeki tablo bundan ibarettir" dedi.
Milletvekillerinin devletin varlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü korumak için yemin ettiğini hatırlatan Dervişoğlu, "Biz, namusumuz ve şerefimiz üzerine ettiğimiz yemine sadık kalacağız" diye konuştu.
"Kalkışma" dediği süreçteki amacı "Erdoğan’ın ömür boyu cumhurbaşkanı kalabilmesinin önünü açmaktır" diyerek açıklayan Dervişoğlu, Erdoğan'ın bu süreçte sorumluluk almadığını söyledi:
"Haftalar süren komisyounculuk oyununun ve kirli propagandaların arkasında neler yaşandığını anlattık. Bu kanun teklifini TBMM mi hazırladı ki onun onayına sunulmaktadır? Meclis başlangıçtaki gibi bir tescil kurumuna dönüştürülmüştür. Bu sürecin günahına ortak edilmek dışında, bu Meclis’in süreçteki yeri nedir acaba? Sadece komisyonda değil, sürecin en başından itibaren milletimizin onurunu koruyan dava arkadaşlarıma huzurunuzda teşekkürlerimi sunuyorum. Önce silahın doğrulanabilir biçimde toplanıp imha edilmesi ve yönetici kadronun çözülmesinin ardından hukuki adım atılabilir. Bu yöntem devleti, örgüt karşısında neredeyse eşit bir sözleşmeci taraf durumuna taşımıştır. İmza atanlara ve oy vereceklere soruyorum: Denetleyemeyeceğiniz bir yasayla tek bir kişiye daha fazla yetki ve daha az sorumluluk verdiğinizi anlamıyor musunuz? Sürece kim ne ad verirse versin milli kimliğimiz ve cumhuriyetimize karşı girişilen büyük bir kalkışmadır. Siz Kürtleri, PKK ile eşitlemeye çalıştığınız için bu bir kalkışmadır. İmralı’daki müebbetlik hükümlüyü Kürtlere kayyum atamaya çalıştığınız için bu bir kalkışmadır. Sizler, üniter, milli ve laik cumhuriyetimizi hedef alıyorsunuz. Öcalan’ı makbul bir siyaset gurusu gibi kim pazarlamıştır?"
İYİ Parti'nin çerçeve yasa teklifinin görüşülmesine başlanmaması için verdiği grup önerisi reddedildi
ANKARA (Medyascope, ANKA) - İYİ Parti'nin "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"nin TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmesine başlanmaması için verdiği grup önerisi reddedildi.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. İYİ Parti, "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"nin Genel Kurul'da görüşülmesine başlanmaması için grup önerisi verdi.
Öneride, "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"nin hukuk devleti, Anayasa'nın üstünlüğü, kanun önünde eşitlik, suç ve cezaların kanuniliği, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri bakımından "ciddi Anayasaya aykırılık sorunları" taşıdığı savunuldu.
Öneride, Anayasa'nın 11'inci maddesine işaret edilerek, "Anayasa hükümleri yasama organını bağlayan temel hukuk kurallarıdır ve kanunlar Anayasa'ya aykırı olamaz. TBMM'nin yasama yetkisini kullanırken Anayasa'ya uygun hareket etmesi yalnızca hukuki bir zorunluluk değil, anayasal düzenin korunmasının da gereğidir" ifadelerine yer verildi.
Teklifteki düzenlemelerin kapsam ve sınırlarının yeterli açıklıkta belirlenmediği belirtilen öneride, kişilerin hukuki durumlarında doğrudan sonuç doğuracak hususların belirsiz kavramlara ve sonraki karar süreçlerine bırakılmasının sakıncalı olduğu ifade edildi.
Öneride, "Teklifte yer alan düzenlemelerin kapsam ve sınırlarının yeterli açıklıkta belirlenmemesi, kişilerin hukuki durumlarında doğrudan sonuç doğuracak hususların belirsiz kavramlara ve sonraki karar süreçlerine bırakılması Anayasa'nın 2'nci maddesinde güvence altına alınan hukuk devleti ile hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri yönünden sakınca doğurmaktadır" denildi.
İYİ Parti grubunun önerisinde, bu gerekçeler doğrultusunda "çerçeve yasa" teklifinin Genel Kurul'da görüşülmesine başlanmaması istendi.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez söz alarak teklifin hazırlanma ve komisyon sürecini eleştirdi. Çömez, teklifin 5 Ağustos'ta Meclis Başkanlığı'na, 7 Ağustos'ta ise komisyona geldiğini belirterek, "O komisyonda o şartlar altında, son derece küçük, kapalı ve basık bir ortamda alelusul geçirdiniz ve sonra dediniz ki, 'Size iki saat süre, iki saatlik süre içerisinde ne yazacaksınız yazın.' Tabii, sizin yazacak hiçbir şeyiniz yok, itirazınız yok. Çünkü ne söyleniyorsa onu yapıyorsunuz ve yasaya itiraz etmediniz" dedi.
Çömez, teklifin olası sonuçlarına ilişkin etki analizi hazırlanıp hazırlanmadığını da sorduklarını belirterek, "'Cezaevindeki 4 bin teröristi, dışarıdaki toplam 9 bin teröristi affetmeniz halinde neler olacak?' diye soruyoruz, hiçbir etki analiziniz yok" dedi.
İYİ Parti'nin önergesi Genel Kurul'da oylanarak reddedildi.
TBMM kulisinde Devlet Bahçeli ile DEM Partililer tokalaştı
"Çerçeve yasa" teklifini görüşmek üzere toplanan TBMM'de, parti genel başkanlarının Genel Kurul'a katılmak üzere gelmesi nedeniyle kuliste hareketli anlar yaşandı.
DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar kuliste oturan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin yanına giderek tokalaştı.
(ANKA)
Özgür gazetecilik okurlarının desteğiyle mümkün!
Haberciliğimizi sürdürebilmek sizlerin desteğiyle mümkün. Medyascope’a destek olmak ise sadece beş dakika!
Medyascope'a şimdi abone ol: https://abonelik.medyascope.tv/
Çerçeve yasanın TBMM Genel Kurulu’nda görüşmeleri başladı
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ile Genel Kurul salonunda
AKP ve CHP Grup Başkanları ve Grup Başkanvekilleri ile görüşmeleri takip ediyor
Muhalefet partileri adına konuşmalar yapılırken AKP sıraları boş kaldı
Çömez'den AKP'li Gül'e tepki
İYİ Partili Turhan Çömez, AKP'li Abdulhamit Gül'ün konuşması üzerine söz talebinde bulunarak "Siz 'Çanakkale'de beraberdik' diyorsunuz ya, Çanakkale'de hep birlikteydik. Ama bizim aramızda o Çanakkale'de hainler yoktu, teröristler yoktu. Bu ülkeyi bölmek isteyenler yoktu, arkasındaki emperyalist kitleler yoktu. Orada gecesini gündüzüne katan, canını feda eden Anadolu aslanları vardı, hep birlikteydik. Onu istismar etmeyin" dedi.
"Google'a bakarak öğrendiğiniz tarihle hareket etmeyin" diyen Çömez, bugünün 10 Ağustos ve Sevr'in imzalandığı gün olduğu hatırlatarak, "Size söyledik, 'yapmayın bu tarihi' dedik. Çünkü alçak terör örgütü yapmış olduğu toplantıda 'biz Sevr için geldik buraya' diyor. Bir tek kelime laf söylemediniz. Öyle Google'a bakarak tarihleri araştırıp konuşmayın. Çanakkale'de biz hep birlikteydik, el birliğiyle mücadele ettik. Bu ülkeyi nasıl kurduk? Hep beraber kurduk" diye tepki gösterdi.
Tunç Soyer'den sürece destek
Cezaevinde tutuklu bulunan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, çerçeve yasayla ilgili açıklama yaptı.
Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Soyer, yasaya destek verdi. İşte Soyer'in açıklaması:
"Dostlar, çerçeve yasadan bahsediyorum. On yıllardır on binlerce cana, on milyarlarca dolara mal olan, büyük acılar ve kayıplara yol açan bir çatışmanın sona ermesi, kan ve gözyaşı devrinin kapanması hedefleniyor. Usul hataları, üslup hataları olabilir. İçeriğinde birçok eksik bulunabilir. Ancak yasanın temeli; silahların bırakılması, örgütün feshi ve çatışmanın durmasının milletin hassasiyetleri de gözetilerek devlet tarafından güvencelere kavuşturulmasından ibarettir. Pusuların, infazların, katliamların, suikastların son bulmasının ilk adımıdır.
Bu tabloya itiraz edenler, 'Hayır silah bırakamazlar. 48 yıldır olduğu gibi devam etsin' demek istemiyorlar elbette. Bu ilk adım aslında bir anahtardır. Paslanmış, kirlenmiş, varlık nedeni kaybolmuş, defalarca denenmiş ama açılamamış bir çelik kapının şifrelerinin kırılıp, refaha, kardeşliğe, barışa, demokrasiye doğru aralanmasıdır.
Bir devlet projesi olarak hayata geçirilecek olsa da bu proje milletin özlemlerinin ifadesi olmalı ve memleketin geleceğini aydınlatmalıdır. Siyaseti de ekonomiyi de zenginleştirecek bu yolculuğun kalıcı bir barış ve gerçek bir demokrasiyle taçlandırılması bu memleketin tüm insanlarının sağduyusu ve gayretleriyle, elbirliğiyle mümkün olacaktır. O nedenle millet devlete yön ve yol vermelidir.
Bu yolculuk sadece bu topraklarda değil, bölgemizde de dünyada da gücümüzü tahkim edip, perçinleyecektir. '10 Ağustos çerçeve yasasının' kan ve gözyaşına son vermesini, güzelliklere vesile olmasını diliyorum. Sağlıcakla kalın."
CANLI YAYIN | Çerçeve yasa, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülüyor
Grup Başkanvekilleri konuştu
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Genel Kurul'da konuştu, "Teröristlerin affedileceği bu yasa teklifinin görüşülmesi için Sevr'in imzalandığı günü tercih ettiniz. Çünkü hain terör örgütünün savunduğu şekliyle, Sevr'i geri getireceğiz diyenlerle aynı masaya oturdunuz. Bu bir utanç vesikasıdır" dedi.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez: "Teröristlerin affedileceği bu yasa teklifinin görüşülmesi için Sevr'in imzalandığı günü tercih ettiniz. Çünkü hain terör örgütünün savunduğu şekliyle, Sevr'i geri getireceğiz diyenlerle aynı masaya oturdunuz. Bu bir utanç vesikasıdır"… pic.twitter.com/Zrwa3FAaJt
— Medyascope (@medyascope) August 10, 2026
Yeni Yol Grup Başkanvekili Bülent Kaya, "Bu sürecin başarıya ulaşmasını ama önümüzde çok uzun ve meşakkatli bir yol olduğunu, bu meşakkatli yolun siyasal kamplaşma ve kutuplaşmalarla değil tam tersine demokratik bir siyaseti inşa etmekle aşılabileceğine inanıyorum" diye konuştu.
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ise şu ifadeleri kullandı:
"Gelin, bu tarihi sürece hep birlikte katkı sunalım. Farklılıklarımızı koruyarak ortaklaşabileceğimiz alanları büyütelim. Eleştirilerimizi süreci güçlendiren önerilere dönüştürelim. Barışın toplumsal iradesini Meclis’in ortak iradesiyle buluşturalım. Barışın kazananı 86 milyonuyla bir bütün Türkiye olacaktır. Barış gençlerin bu ülkede umutla yaşayabilmesinin, geleceğini başka ülkelerde aramamasının anahtarıdır… Cumhuriyetin ikinci yüzyılını demokratik cumhuriyet hedefiyle hep birlikte inşa edelim. Bu inançla bugün atacağımız adımın halklarımız için kalıcı barışın, demokratik toplumun, özgür yarınların güçlü bir başlangıcı olmasını diliyorum."
YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise şunları söyledi:
"Bu komisyonun amacına ulaşması için, bu topraklara barış, güven, huzur, bereket, kardeşliği getirmesi için, silahların susması gerektiğini, elbette terörün bitirilmesi gerektiğini, her birimizin en önemli kırmızı çizgisinin Türkiye Cumhuriyetinin bölünmez bütünlüğü olduğunu ama bütün bunları demokrasisiz, adaletsiz, kardeşçe bir yaşam kurmadan da başaramayacağımızı o gün söyledik, söyleye geliyoruz. Önemli çalışmalar yaptık. Sonunda bir rapor oluşturduk. O raporun arkasında katılan 5 partinin de temsilcileri vardı. Herkesin eksiksiz imzası vardı. Sonuçta o raporda altıncı bölümde yer alan terörün bitirilmesine dönük olarak, atılması gereken adımlarla ilgili olarak bugün bir adım atılmış durumda. O adımın başındayız. Belki ortasındayız. Demokratikleşmeyle ilgili yani yedinci bölümle ilgili maalesef hiçbir adım atılmadığı gibi, Türkiye son 1,5 yılda 19 Mart’ta içine düşürüldüğü darbe sürecinin derinleştirilerek, yoğunlaştırılarak, halk iradesinin sürekli gasp edildiği, yargının muhalif kim varsa, gazeteci, düşünür, normal vatandaş, siyasetçi, siyasi parti, her biri üzerinde bir saldırı aracına dönüştüğü, sopaya dönüştüğü, Türkiye’nin demokrasisini hızla kaybettiği bir sürecin içinden geçiyoruz… Komisyon raporunda AYM kararlarına uyulmalıdır dedik, hiçbir AYM kararına uyulmadı, hala uyulmadı. Hala Can Atalay gelip burada yemin edemedi. AİHM kararlarına uyulmalıdır dedik, hala gözardı ediliyor. Örgütlenme özgürlüğünün önündeki engeller kaldırılmalı dedik, kurumsal parti kimliğimize saldırıldı. Aynı şekilde yargılamada tutuklamanın istisna olması gerektiğini, mahkemelerin bağımsız ve adil olması gerektiğini söyledik ve raporumuza bağladık. Herhangi bir adım atılmadı. Halk iradesine saygı gösterilmelidir, kayyımlar olmamalıdır dedik, kayyımlar gitmeli seçilmiş başkanlar göreve atanmalıdır dedik. Hala bununla ilgili de en ufak adım atılmış değil. Demokrasi olmadan, raporun yedinci bölümünü ıskalayan, bu konuda güçlü bir enerji gösterileceğine dönük en ufak bir emare dahi gösterilmeyen bir süreçte bir yasa teklifiyle karşı karşıyayız. Biz silahların susması adına, terörün kalıcı olarak bitmesi adına atılabilecek her adımı, gelebilecek her öneriyi benimsiyor ve ciddiye alıyoruz. Önemsiyoruz. Bu kanun teklifiyle ilgili olarak biz bugüne kadar kimi eleştiri ve önerilerimizi komisyonda gündeme getirdik. Üzülerek söylemeliyim ki bu teklifin geliş biçimi, getiriliş biçimi, imzalanış biçimi, komisyonda en haklı eleştirilerimize karşı dahi noktasına, virgülüne dokundurulmayışı, ortak aklın çalıştırılmayışı önemli eksiklikler olmuştur. Biz bunları burada da kayda geçireceğiz ama partimizin tutumunu sayın genel başkanımız ayrıntılı şekilde değerlendirecek. Milletimiz ve Meclis’imizle paylaşacaktır."
YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir: "Komisyon raporunda AYM kararlarına uyulmalıdır dedik, hiçbir AYM kararına uyulmadı. Hâlâ Can Atalay gelip burada yemin edemedi. AİHM kararlarına uyulmalıdır dedik, hâlâ göz ardı ediliyor"
"Halk iradesine saygı gösterilmelidir, kayyımlar… pic.twitter.com/SWcd8SM8K4
— Medyascope (@medyascope) August 10, 2026
AKP Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, "Bugün bizim için anlamlı olan gün Çanakkale’de destanı yazılan Anafartalar destanıdır. Çanakkale ruhudur. Nasıl bin yıl önce Sultan Alparslan ile bu kapılar açıldıysa, Türk, Kürt, Alevi, Sünni’siyle kıyamete kadar Çanakkale’de omuz omuza şehit olmuşların kardeşliği için yapılan bir mücadeledir. Sevr emperyalistlerin projesiydi. Bu oyunu gazi Meclis bu kağıt parçasını aldı ve yırttı. Bugün Gazi Meclis emperyalistlerin kardeşliğimizi bozma çabasını da bugün çıkaracağı kanunla paçavraya çevirecek, tarihin çöp tenekesine atacaktır" dedi.
AKP Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, çerçeve yasanın görüşüldüğü TBMM Genel Kurulu'nda Erdoğan'ın ilk defa cumhurbaşkanı seçilmesinin ve Anafartalar Zaferi'nin yıldönümü olduğunu hatırlattı
Gül, "Sevr emperyalistlerin projesiydi. Bu oyunu Gazi Meclis bu kağıt parçasını aldı ve… pic.twitter.com/6SHxxdyI21
— Medyascope (@medyascope) August 10, 2026
İYİ Parti milletvekilleri Genel Kurul'daki görüşmelere Türk bayraklı atkı takarak katıldı.
İşte çerçeve yasa teklifinin tam metni
İşte 12 maddeden oluşan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” olarak adlandırılan çerçeve yasa teklifinin tam metni:
Amaç ve kapsam
MADDE 1 – (1) Bu kanunun amacı, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakip, yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile verilen mahkûmiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi işlemlerinin ve yapılacak diğer işlemlerin belirlenmesidir.
(2) Bu kanun hükümleri, PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma veya bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgütün propagandasını yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları ve bu örgüt lehine işlenen 7/2/2013 tarihli ve 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunda düzenlenen suçları kapsar.
Tanımlar
MADDE 2 – (1) Bu kanunda geçen;
a) Örgüt: PKK/KCK terör örgütünü ve bağlı bütün oluşumlarını,
b) Kurul: Bu Kanunun 7 nci maddesi uyarınca oluşturulacak Kurulu,
ifade eder.
Soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesi
MADDE 3 – (1) Örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmî Gazete’de yayımlanmış olması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile 1/6/2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar hariç olmak üzere, 1 inci madde kapsamına giren ve üst sınırı 15 yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar beş yıl, 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar on yıl süreyle ertelenir. Erteleme süresi içinde dava zamanaşımı işlemez. Bu suçlarla ilgili dosya ve suçun ispatına yarayan deliller, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresince muhafaza edilir. Müsadereye konu eşya ve malvarlığı değerleri hakkında erteleme kararıyla birlikte tasfiye kararı verilir ve Hazineye irat kaydedilir. Karar, kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlara tebliğ edilir. Kararda başvuru ve itiraz hakkı ile süresi ve mercii gösterilir.
(2) Birinci fıkra uyarınca Cumhuriyet Savcısı tarafından verilen kararlara karşı kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlar iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine başvurabilir. Birinci fıkra uyarınca kovuşturmanın ertelenmesine ilişkin mahkeme tarafından verilen kararlara karşı da iki hafta içinde itiraz edilebilir.
(3) Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından önce işlenmiş olup da 1 inci madde kapsamına giren suçlardan dolayı bu tarihten sonra başlatılacak soruşturmaların yapılması, Kurulun iznine bağlıdır.
Koruma tedbirleri ve kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar
MADDE 4 – (1) 3 üncü madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlardan dolayı verilmiş olan tutuklama ve adli kontrole ilişkin koruma tedbirleri, soruşturma veya kovuşturmanın bulunduğu evredeki yetkili hâkim veya mahkeme ile bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ilgili ceza dairesi tarafından değerlendirilir ve koşullarının bulunması halinde bu tedbirlerin kaldırılmasına karar verilir.
(2) 3 üncü madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlarla ilgili istinaf veya temyiz kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar hakkında bozma kararı verilir.
Erteleme kararlarının kaydedilmesi ve yeniden suç işlenmesi
MADDE 5 – (1) 3 üncü madde uyarınca verilen erteleme kararları, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, ikinci fıkrada belirtilen amaç için kullanılabilir.
(2) Erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, erteleme kararı kaldırılarak soruşturma ve kovuşturmaya devam olunur. Mahkûmiyet halinde verilen cezanın infazı, 6 ncı madde uyarınca ertelenmez ve mahkûmiyet hükümlerinin tüm sonuçları doğar. Belirtilen süre suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde kovuşturma yapılmasına yer olmadığı veya düşme kararı verilir.
Mahkûmiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi
MADDE 6 – (1) Örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmî Gazete’de yayımlanmış olması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçundan mahkûm olanlar ile 1/6/2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar hariç olmak üzere, 1 inci madde kapsamına giren suçlardan;
a) Toplam 15 yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olan hükümlülerin cezalarının infazı beş yıl süreyle,
b) Toplam 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olan hükümlülerin cezalarının infazı on yıl süreyle,
infaz hâkiminin kararıyla ertelenir. Bu fıkranın uygulanması, müsadere kararlarının yerine getirilmesini engellemez. Erteleme süresi içinde ceza zamanaşımı işlemez.
(2) Birinci fıkra uyarınca infaz hâkimi tarafından verilen erteleme kararlarına karşı itiraz edilebilir.
(3) Birinci fıkra uyarınca verilen erteleme kararları, 5 inci maddenin birinci fıkrasına göre oluşturulan sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, dördüncü fıkrada belirtilen amaç için kullanılabilir.
(4) Erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, infaz hâkimi tarafından erteleme kararı kaldırılarak cezanın infazının devamına karar verilir. Belirtilen süre suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde verilen ceza infaz edilmiş sayılır. Erteleme kararlarının takibi Cumhuriyet başsavcılıklarınca yapılır.
Takip, koordinasyon ve uygulama
MADDE 7 – (1) Bu kanun kapsamındaki faaliyetlerin uygulanmasının takibi ve değerlendirilmesi; kanunun Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakiben, Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterinden müteşekkil Kurul tarafından yapılır. İhtiyaç halinde Kurul tarafından; alt komisyonlar oluşturulabilir, bakanlık, kurum ve kuruluşların temsilcileri ile gerekli görülen kişiler kurul ve komisyon toplantılarına davet edilebilir.
(2) Kurul tarafından, sürecin örgüt nezdindeki ilerlemesini sağlamak üzere alt komisyonlarda görevlendirme yapılabilir.
(3) 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakiben bu kanunun amacı ve kapsamı doğrultusunda; örgütün tamamen tasfiyesi ve bu duruma ilişkin gözlem raporları uyarınca dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirme yapılabilir. Kurulun gerekli görmesi halinde adli, idari ve yasal düzenlemeler konusunda talepte bulunulur.
(4) Bu kanun uyarınca verilen erteleme kararları, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakiben dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirilir ve gerekli görülmesi halinde;
a) Soruşturma ve kovuşturmalar nedeniyle doğan hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılması, sulh ceza hâkimliğinden veya mahkemesinden,
b) Mahkûmiyet hükümleri nedeniyle doğan hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılması, infaz hâkimliğinden,
Kurul tarafından talep edilir. Talep hakkında ilgili mercii tarafından karar verilir. Bu kararlara karşı itiraz edilebilir. Bu fıkranın (b) bendi uyarınca talepte bulunulabilmesi için 5 yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından kararın verildiği tarihten itibaren 2 yıl, 10yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından ise 3 yıl geçmiş olması gerekir.
(5) Kurul, çalışmaları hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisini düzenli olarak bilgilendirir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri izlemek üzere İzleme Komisyonu kurulur. İzleme Komisyonu, bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri izler ve tavsiyelerde bulunabilir.
(6) Kurulun sekretarya hizmetleri Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından yerine getirilir.
Silah ve malzeme teslimi
MADDE 8 – (1) Bu kanun kapsamındaki örgüt mensuplarının beraberinde getirdikleri yahut beyan ettikleri silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve her türlü malzeme kayıt altına alınır.
(2) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, güvenlik kurumlarının görüşü alınarak İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından belirlenir.
Süre
MADDE 9 – (1) Bu kanun hükümleri, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakiben altı ay içinde bu Kanun hükümlerinden yararlanmak istediğini bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya Kurul tarafından görev verilen kurumlara yazılı olarak bildirenlere uygulanır.
Görev ve sorumluluk
MADDE 10 – (1) Bu kanun kapsamında verilen görevler, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca ivedilikle yerine getirilir.
(2) Bu kanun amaç ve faaliyetleri kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin bu görevleri nedeniyle hukukî, idarî veya cezaî sorumluluğu doğmaz.
Yürürlük
MADDE 11 – (1) Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 12 – (1) Bu kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
MADDE GEREKÇELERİ
MADDE 1 – Maddeyle, Kanunun hazırlanma amacı ve kapsamı belirlenmektedir.
Maddenin birinci fıkrasıyla, Kanunun amacının, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakip, yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile verilen mahkûmiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi işlemlerinin olduğu kabul edilmektedir.
Maddenin ikinci fıkrasıyla, Kanun hükümlerinin, PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma veya bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgütün propagandasını yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları ve bu örgüt lehine işlenen 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunda düzenlenen suçları kapsadığı hüküm altına alınmaktadır. Böylelikle Kanunun kapsamı, yalnızca PKK/KCK terör örgütünün faaliyetiyle ilgili olarak maddede yer alan suçlarla sınırlandırılmaktadır.
MADDE 2 – Maddeyle, tanımlar maddesi düzenlenmektedir.
MADDE 3 – Maddeyle, soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesine ilişkin düzenleme kabul edilmektedir.
Maddenin birinci fıkrasıyla, örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmış olması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile yine bu örgütün faaliyeti çerçevesinde 1/6/2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar hariç olmak üzere, 1 inci madde uyarınca bu Kanun kapsamına giren ve üst sınırı onbeş yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmaların beş yıl, onbeş yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmaların ise on yıl süreyle ertelenmesi sağlanmaktadır.
Belirtmek gerekir ki, erteleme süresi içinde dava zamanaşımı işlemeyecektir. Erteleme kararı verilen suçlarla ilgili dosya ve suçun ispatına yarayan deliller, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresince muhafaza edilecektir. Düzenlemeyle, müsadereye konu eşya ve malvarlığı değerleri hakkında erteleme kararıyla birlikte tasfiye kararı verileceği ve bu değerlerin Hazineye irat kaydedileceği kabul edilmektedir. Ayrıca, bu fıkra uyarınca verilen kararın, kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlara tebliğ edileceği ve kararda başvuru ve itiraz hakkı ile süresi ve merciinin gösterileceği de hükme bağlanmaktadır.
Maddenin ikinci fıkrasıyla, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından verilen erteleme kararına karşı kanun yollarına başvurma hakkı bulunanların iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine başvurabileceği kabul edilmektedir. Kovuşturma evresinde mahkeme tarafından verilen erteleme kararına karşı da iki hafta içinde kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlar tarafından itiraz yoluna başvurulabilecektir.
Maddenin üçüncü fıkrasıyla, Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından önce işlenmiş olup da 1 inci madde uyarınca bu Kanun kapsamına giren suçlardan dolayı bu Kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından sonra soruşturma başlatılması, Kurulun iznine bağlı kılınmaktadır.
MADDE 4 – Maddeyle, koruma tedbirleri ve kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalarla ilgili yapılacak adlî işlemlere yönelik düzenleme kabul edilmektedir.
Maddenin birinci fıkrasıyla, soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesine ilişkin 3 üncü madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlardan dolayı verilmiş olan tutuklama ve adlî kontrole ilişkin koruma tedbirlerinin, soruşturma veya kovuşturmanın bulunduğu evredeki yetkili hâkim veya mahkeme ile bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ilgili ceza dairesi tarafından değerlendirileceği ve koşullarının bulunması halinde bu tedbirlerin kaldırılmasına karar verileceği düzenlenmektedir. Böylelikle, ilgili mercii tarafından hızlı bir şekilde koruma tedbirleri hakkında karar verilmesi sağlanmaktadır.
Maddenin ikinci fıkrasıyla, 3 üncü madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlarla ilgili istinaf veya temyiz kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar hakkında bozma kararı verileceği kabul edilmektedir.
Belirtmek gerekir ki, bu maddenin uygulanması bakımından 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanması ve 9 uncu maddede belirtilen yazılı başvurunun gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Dolayısıyla Kanunun Resmî Gazete’de yayımlanması nedeniyle re’sen bu madde hükümlerine göre işlem yapılması söz konusu olamayacaktır.
Diğer yandan, beraat veya zamanaşımı nedeniyle verilen düşme kararları gibi kişinin lehine olan durumlar bakımından istinaf veya temyiz kanun yolundaki dosyalar hakkında bozma kararı verilmeksizin esastan inceleme yapılmak suretiyle yargılamanın neticelendirilmesi yoluna gidilecektir.
MADDE 5 – Maddeyle, erteleme kararlarının kaydedilmesi ve erteleme süresi içinde yeniden suç işlenmesi halinde yapılacak adlî işlemlere ilişkin düzenleme yapılmaktadır.
Maddenin birinci fıkrasıyla, soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesine ilişkin 3 üncü madde uyarınca verilen erteleme kararlarının, bunlara mahsus bir sisteme kaydedileceği düzenlenmektedir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde ikinci fıkrada belirtilen amaç için kullanılabilecektir.
Maddenin ikinci fıkrasıyla, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, erteleme kararının kaldırılarak soruşturma ve kovuşturmaya devam olunacağı, bu suretle yürütülen soruşturma veya kovuşturma sonucunda kişi hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi halinde ise verilen cezanın infazının 6 ncı madde uyarınca ertelenmeyeceği ve mahkûmiyet hükümlerinin tüm sonuçlarıyla cari olacağı düzenlenmektedir. Ayrıca, erteleme süresi içinde terör suçu işlenmeksizin kişi hakkında soruşturma evresindeki dosyalar bakımından kovuşturma yapılmasına yer olmadığı, kovuşturma evresindeki dosyalar bakımından ise düşme kararı verileceği kabul edilmektedir.
MADDE 6 – Maddeyle, mahkûmiyet hükümlerinin infazının ertelenmesine ilişkin düzenleme kabul edilmektedir.
Maddenin birinci fıkrasıyla, örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmış olması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçundan mahkûm olanlar ile yine bu örgütün faaliyeti çerçevesinde 1/6/2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar hariç olmak üzere, 1 inci madde uyarınca bu Kanun kapsamına giren suçlardan toplam onbeş yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olan hükümlülerin cezalarının infazının beş yıl süreyle, toplam onbeş yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olan hükümlülerin cezalarının infazının ise on yıl süreyle infaz hâkiminin kararıyla erteleneceği düzenlenmektedir. Bu fıkra uyarınca verilen erteleme kararları, müsadere kararlarının yerine getirilmesini engellemeyecektir. Ayrıca, erteleme süresi içinde ceza zamanaşımı da işlemeyecektir.
Maddenin ikinci fıkrasıyla, birinci fıkra uyarınca infaz hâkimi tarafından verilen erteleme kararlarına itiraz edilebileceği hükme bağlanmaktadır.
Maddenin üçüncü fıkrasıyla, birinci fıkra kapsamında verilen erteleme kararlarının 5 inci maddenin birinci fıkrasında belirtilen mahsus sisteme kaydedileceği düzenlenmektedir. Belirtmek gerekir ki bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde dördüncü fıkrada belirtilen amaç için kullanılabilecektir.
Maddenin dördüncü fıkrasıyla, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, infaz hâkimi tarafından erteleme kararının kaldırılarak cezanın infazının devamına karar verileceği kabul edilmektedir. Belirtilen erteleme süresi terör suçu işlenmeksizin geçirildiği takdirde verilen ceza infaz edilmiş sayılacaktır. Ayrıca, erteleme kararlarının takibinin Cumhuriyet başsavcılıklarınca yerine getirilmesi öngörülmektedir.
MADDE 7 – Maddeyle, sürecin takip edilmesi, koordinasyonunun sağlanması ve Kanun hükümlerinin uygulanmasına ilişkin olarak bir Kurul oluşturulması öngörülmektedir.
Maddenin birinci fıkrasıyla, Kanun kapsamındaki faaliyetlerin uygulanmasının takibi ve değerlendirilmesinin; Kanunun Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakiben, Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterinden oluşan Kurul tarafından yapılacağı kabul edilmektedir. Ayrıca düzenlemeyle, ihtiyaç halinde Kurul tarafından alt komisyonlar oluşturulabilmesine, bakanlık, kurum ve kuruluşların temsilcileri ile gerekli görülen kişilerin Kurul ve komisyon toplantılarına davet edilebilmesine imkân tanınmaktadır.
Maddenin ikinci fıkrasıyla, Kurul tarafından, sürecin örgüt nezdindeki ilerlemesini ve koordinasyonunu sağlamak üzere alt komisyonlarda görevlendirme yapılabileceği düzenlenmektedir.
Maddenin üçüncü fıkrasıyla, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakiben bu Kanunun amacı ve kapsamı doğrultusunda; örgütün tamamen tasfiyesi ve bu duruma ilişkin gözlem raporları uyarınca dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirme yapılabileceği, Kurulun gerekli görmesi halinde adlî, idarî ve yasal düzenlemeler konusunda talepte bulunacağı kabul edilmektedir.
Maddenin dördüncü fıkrasıyla, bu Kanun uyarınca verilen erteleme kararlarının, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakiben dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirileceği, gerekli görülmesi halinde hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasının talep edilebileceği ve talep hakkında da ilgili mercii tarafından karar verileceği düzenlenmektedir. Belirtmek gerekir ki, mahkûmiyet hükümleri nedeniyle doğan hak yoksunluğunun ortadan kaldırılmasına yönelik talepte bulunulabilmesi için beş yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından kararın verildiği tarihten itibaren iki yıl, on yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından ise üç yıl geçmiş olması gerekmektedir.
Maddenin beşinci fıkrasıyla, Kurulun, çalışmaları hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisini düzenli olarak bilgilendireceği açıkça hükme bağlanmaktadır. Ayrıca düzenlemeyle, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri izlemek üzere İzleme Komisyonu kurulacağı kabul edilmektedir. Bu Komisyon, Kanun kapsamındaki faaliyetleri izleyecek ve tavsiyelerde bulunabilecektir.
Maddenin altıncı fıkrasıyla, Kurulun sekretarya hizmetlerinin Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından yerine getirileceği kabul edilmektedir.
MADDE 8 – Maddeyle, silah ve malzeme teslimine ilişkin düzenleme yapılmaktadır.
Maddenin birinci fıkrasıyla, Kanun kapsamındaki örgüt mensuplarının beraberinde getirdikleri yahut beyan ettikleri silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve her türlü malzemenin kayıt altına alınacağı kabul edilmektedir.
Maddenin ikinci fıkrasıyla, kayıt altına alma işlemi ile kayıt altına alınan silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve her türlü malzeme hakkında uygulanacak usul ve esasların, güvenlik kurumlarının görüşü alınarak İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından belirleneceği hükme bağlanmaktadır.
MADDE 9 – Maddeyle, 1 inci maddede belirtilen Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakiben altı ay içinde bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya Kurul tarafından görev verilen kurumlara, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak istediğini yazılı olarak bildiren kişiler hakkında bu Kanun hükümlerinin uygulanabileceği düzenlenmektedir.
MADDE 10 – Maddeyle, görev ve sorumluluk düzenlemesi kabul edilmektedir.
Maddenin birinci fıkrasıyla, Kanun kapsamında verilen görevlerin, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca ivedilikle yerine getirileceği düzenlenmektedir.
Maddenin ikinci fıkrasıyla, bu Kanunun amaç ve faaliyetleri kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin bu görevleri nedeniyle hukukî, idarî veya cezaî sorumluluğunun doğmayacağı kabul edilmektedir. Düzenlemeyle, bu Kanunun amacını gerçekleştirmeye yönelik çalışmalar yürüten başta Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyeleri olmak üzere tüm görevliler bakımından yasal güvence sağlanmaktadır.
MADDE 11 – Yürürlük maddesidir.
MADDE 12 – Yürütme maddesidir.
Bahçeli de Meclis'te
1 Ekim 2024'te DEM Partililer ile el sıkışarak çözüm sürecini başlatan Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli Genel Kurul'a geldi.
AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, oturum öncesli Bahçeli'nin yanına giderek tokalaştı.
AKP İstanbul Milletvekili Yücel Arzen Hacıoğulları, Genel Kurul'daki görüşmelerde barışa hayatını adayan ve geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden DEM Partili Sırrı Süreyya Önder'i andı:
"Sırrı Süreyya Önder bir gün odama geldim, eline bir bağlama aldı, ben de piyanoma geçtim. Şarkılar türküler söyleyeceğiz ama Sırrı abinin telefonu hiç susmuyor. Gitmek zorunda kaldı ve giderken şunu söylemişti: 'Hiç değilse akordunu yaptım sazın.' Şimdi onun akordunu yaptığı sazda barış türküleri, kardeşlik türküleri söyleme zamanı. Bugün çok güzel bir gün inşallah."
AKP İstanbul Milletvekili Yücel Arzen Hacıoğulları: "Sırrı Süreyya Önder bir gün odama geldim, eline bir bağlama aldı, ben de piyanoma geçtim. Şarkılar türküler söyleyeceğiz ama Sırrı abinin telefonu hiç susmuyor"
"Gitmek zorunda kaldı ve giderken şunu söylemişti: 'Hiç değilse… pic.twitter.com/FxBDjZ81lb
— Medyascope (@medyascope) August 10, 2026
Meclis tatile girecek
Genel Kurul’da "çerçeve yasa" olarak adlandırılan Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin görüşmeleri başladı.
Bu teklifin kanunlaşmasından sonra Meclis tatile girecek.










