Paris İklim Anlaşması bugün yürürlüğe girdi: Türkiye’nin eylem planları bekleniyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Resmi Gazetede 4 Kasım’da yayımlanan cumhurbaşkanı kararı uyarınca, Paris İklim Anlaşması bugün (10 Kasım) yürürlüğe girdi. Paris İklim Anlaşması’nı onayladıktan sonra iklim değişikliği konusunda yeni bir adım atmayan Türkiye, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a göre ön hazırlıklarını sürdürüyor. İskoçya’nın Glasgow kentinde devam eden Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nda (COP26) konuşan Bakan Kurum’un aktardığına göre Türkiye, 2053 Net Sıfır Emisyon eylem planı, İklim Kanunu ve emisyon ticaret sistemi için hazırlanıyor.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliğiyle Mücadele Çerçeve Sözleşmesi (BMİDMÇS) kapsamında, iklim değişikliğine yol açan sera gazı emisyonlarını azaltmak için hazırlanan küresel işbirliğinin son mekanizması olan Paris İklim Anlaşması, ülkelerin sera gazı azaltım taahhütlerini Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Sekretaryası’na (UNFCCC) sunmasına dayalı. Paris İklim Anlaşması’na taraf olan tüm ülkeler üzerlerine düşen sera gazı azaltımını gerçekleştirirse, küresel sıcaklık artışının 2100 yılı itibarıyla 1,5°C ya da 2°C’yle sınırlandırılması mümkün olabilecek.

Türkiye 2015’te imzaladığı Paris İklim Anlaşması’na altı yıl sonra, yani 2021’de taraf olmuştu.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) oybirliğiyle kabul edildikten sonra 7 Ekim 2021 tarihli cumhurbaşkanlığı kararıyla onaylanan Paris İklim Anlaşması, Resmi Gazete’de önceki hafta yayımlanan cumhurbaşkanlığı kararı uyarınca, bugün resmen yürürlüğe girdi. Resmen Paris İklim Anlaşması’na taraf ülke haline gelen Türkiye’den ne bekleniyor?

Niyet edilen katkı beyanı yerine ulusal katkı beyanı gerekli

2015’te imzaya açılan Paris İklim Anlaşması yeterli ülke sayısına ulaşınca 2016’da yürürlüğe girmişti. Paris İklim Anlaşması’nı vakit kaybetmeden imzalayan Türkiye, o dönemde anlaşma kapsamında niyet edilen ulusal katkı beyanını da 30 Eylül 2015’te UNFCCC’ye sunmuştu.

Anlaşmaya taraf olmayan ülkelerin UNFCCC’ye sunduğu sera gazı azaltım niyetleri, “niyet edilen ulusal katkı beyanı” olarak nitelendiriliyor. Ancak Türkiye, Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde 11 Ekim 2021’de, ulusal yasaları bağlamındaysa 10 Kasım 2021 itibarıyla Paris İklim Anlaşması’na taraf ülkelerden biri haline geldi. Dolayısıyla niyet edilen ulusal katkı beyanı yerine, UNFCCC’ye bir “ulusal katkı beyanı” bildirmesi gerekiyor.

UNFCCC internet sitesine göre 11 Ekim 2021 tarihinde Paris İklim Anlaşması’na taraf olan Türkiye, aynı gün bir ulusal katkı beyanı da sundu. Ancak “Türkiye’nin ilk Ulusal Katkı Beyanı” adıyla UNFCCC veri tabanına eklenen 11 Ekim 2021 tarihli belge, Türkiye’nin 30 Eylül 2015’te UNFCCC’ye gönderdiği niyet edilen ulusal katkı beyanı dokümanının aynısı.

Yani Türkiye’nin hâlâ BM’ye ulusal katkı beyanı sunması gerekiyor. Bu belge Türkiye’nin orta ve uzun sektörel dönüşümünü nasıl yapacağını ve karbonsuzlaşmayı nasıl hedefleyeceğini göstermeli. Paris İklim Anlaşması’nın Türkiye’de yürürlüğe girmesinden bir gün önce, İskoçya’nın Glasgow kentinde düzenlenen COP26, yani BM İklim Zirvesi’nde konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a göre, Türkiye bu konudaki hazırlıklarını sürdürüyor.

COP26’nın genel kurul salonunda 9 Kasım akşamı düzenlenen oturumda konuşan Bakan Kurum, Türkiye’nin iklim değişikliği kaynaklı olaylara sürekli maruz kaldığını hatırlatarak, Türkiye’nin Paris İklim Anlaşması’nı onayladıktan sonra yürüttüğü ön hazırlık çalışmalarını aktardı.

Bakan Kurum’a göre 2053 Net Sıfır Emisyon (Türkiye’nin saldığı ve yakaladığı karbon emisyonlarının birbirine eşit olması hedefi) hedefi için eylem planları hazırlanıyor. Kurum, COP26’daki konuşmasında, Türkiye’nin 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi doğrultusunda UNFCCC’ye sunulacak ulusal katkı beyanının da güncellenmekte olduğunu belirtti.

Bakan Kurum COP26’daki konuşmasında ne dedi?

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un dün COP26’da yaptığı konuşmanın satırbaşları şöyle:

  • “Akdeniz havzasında yer alan ülkemizde her geçen yıl şiddeti ve sıklığı artan sel, heyelan, hortum, orman yangınları gibi afetlere maruz kalıyoruz. Canlarımızı yitiriyoruz. Türkiye olarak iklim krizinin neden olduğu bu afetlerle mücadelemizi 20 yıldır etkili bir şekilde sürdürüyoruz.
  • Ülkemiz TBMM’nin oybirliğiyle aldığı karar neticesiyle Paris Anlaşması’na taraf olmuştur. Hemen ardından Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, 2053 Net Sıfır Emisyon hedefiyle yeşil kalkınma vizyonumuzu dünyaya ilan ettiler.
  • Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu bu vizyonun bir neticesi olarak bakanlığımızı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olarak değiştirdik.
  • Kurumlarımızla birlikte ülkemizin 2053 taahhüdü olan Net Sıfır Emisyon hedefi doğrultusunda uzun dönemli strateji ve eylem planlarını hazırlamaya başladık.
  • İklim değişikliğine yönelik politika, hedef ve düzenlemelerin yer aldığı İklim Kanunu’nu hazırlıyoruz.
  • Türkiye’nin iklim değişikliği stratejisini ve ulusal katkı beyanını 2053 hedefiyle güncelliyoruz.
  • Avrupa Yeşil Mutabakatı’yla uyum için gereken eylem planını da devreye aldık.
  • İklim dostu ve temiz üretim teknolojilerine yatırımların destekleneceği, emisyon ticaret sistemi altyapısını oluşturuyoruz.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus