COP26’da sona doğru: Fotoğrafın tamamını görmek zor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İskoçya’nın Glasgow kentinde sonuna gelinen COP26’da beklentilerin karşılanıp karşılanmadığı sonuç bildirgesi ile belli olacak. Prof. Dr. Semra Cerit Mazlum ve Mahir Ilgaz, taslak sonuç bildirgesini ve COP26’nın çözmesi gereken sorunları Medyascope için değerlendirdi.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) kapsamında 26’ncısı İskoçya’nın Glasgow kentinde düzenlenen Taraflar Konferansı‘nın, yani COP26’nın bugün sona ermesi bekleniyor. Ancak BM İklim Zirvesi resmen sona erse bile müzakereler devam edecek ve Glasgow’un iklim değişikliğiyle mücadele tarihine nasıl geçeceği bir süre daha belirsizliğini koruyacak. Kömürü tarihe gömme iddiasındaki COP26’da iklim değişikliği ile mücadelede dikkate değer bazı adımlar atıldıysa da önümüzdeki 10 yılın önemi göz önünde bulundurulduğunda zirvenin zayıf geçtiğini düşünenler var.

Marmara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Semra Cerit Mazlum ile 350 Türkiye’den Mahir Ilgaz, zirvenin başarısını ölçmek için henüz erken olduğu görüşünde birleşiyor.

Mahir Ilgaz, COP zirvesi için yapılan birçok benzetmenin Glasgow için de söylenebileceğini belirtiyor: “’Schrödinger’in COP’u’ benzetmesi yapılır. Son bildirge netleşene kadar Taraflar Konferansları hakkında değerlendirme yapmak zordur. Glasgow da bu niteliklere sahip. Bazılarının içi dolu, bazılarının boş, birçok inisiyatif açıklandı. Tüm bunların başarının bir parçası olarak görülebilmesi için sonuç bildirgesini görmemiz lazım.”

COP26 Başkanlığı özellikle kömür, elektrikli araçlar, metan, ormansızlaşma ve iklim finansmanı konusunda önemli hedefler koymuştu ve bu başlıklarda Glasgow’da önemli atılımlar bekleniyordu.

Hem Prof. Dr. Semra Cerit Mazlum hem de Mahir Ilgaz, “Çerçeve Sözleşme” mekanizması haricindeki bağımsız girişimlerle dikkatlerin dağıtıldığını, Taraflar Konferansı’nın doğal ilgi alanına giren konulardaki dönüşümlerin son metinlerde ortaya çıkacağını düşünüyor.

Gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere sağlanması beklenen ancak yıllardır geciken ve hedeflenen miktarı yakalayamayan finansman konusundaki somut adımları, emisyon izleme sistemlerinde şeffaflığı garanti altına alacak Paris Kural Kitabı’nın netleşmesi sonuç bildirgesinde yer alması beklenen gelişmeler. Bu konularda Glasgow’dan çıkacak net kararlar, iklim değişikliğiyle küresel mücadelenin geleceğine önemli etkide bulunabilir.

Taslak metin Taraflar Konferansı dışı gelişmelerle açılıyor

COP26 taslak sonuç metni, iki gelişmeden duyulan memnuniyetin altını çizerek başlıyor.

Bunların ilki “Glasgow Ormanlar ve Arazi Kullanımı Hakkında Liderler Deklarasyonu“, diğeri ise “Glasgow Atılım Gündemi” (Glasgow Breakthrough Agenda).

Glasgow Ormanlar ve Arazi Kullanımı Hakkında Liderler Deklarasyonu, karbon yutak alanları olan ormanları korumayı, ormansızlaşma getirecek projelerden sakınmayı ve arazi kullanımı değişiklikleriyle yaşanabilecek ek sera gazı emisyonunu önlemeyi hedefliyor.

Glasgow Atılım Gündemi ise birçok ülkenin sera gazı emisyonlarını azaltmak, temiz ve sürdürülebilir teknolojilere geçmek için öngördüğü, farklı sektörleri içeren bir sözleşme. Elektrik, ulaşım, çelik ve hidrojen konularındaki işbirlikleri Glasgow Atılım Gündemi’nin öne çıkardığı alanlar.

Hem Glasgow Ormanlar ve Arazi Kullanımı Hakkında Liderler Deklarasyonu hem de Glasgow Atılım Gündemi belgelerinde Türkiye’nin de imzası bulunuyor.

COP26 taslak bildirisinin öne çıkan maddeleri ve COP26 Başkanlığı’nın altını çizdiği hususlar şöyle:

Bilim:

· Hükümetlerarası İklim Paneli’nin yeni raporları bekleniyor.

· İnsan faaliyetlerinin 1,1°C’lik sıcaklık artışına yol açtığı kabul ediliyor ve tüm bölgelerde etkiler hissedildiği sırada Paris Anlaşması hedeflerine ulaşabilmek için kalan karbon bütçesinin hızla azaldığı kabul ediliyor.

· Azaltım, uyum ve finans konusunda daha iddialı hedefler konmasına ve eyleme ihtiyaç var. Yoksa Paris Anlaşması hedeflerine ulaşılamayacak.

İklim değişikliğine uyum:

· Sıcaklıktaki her artış iklimi ve aşırı iklim olaylarını, bunların doğaya ve topluma etkilerini daha kötü hale getiriyor.

· Sıcaklık artışının yol açtığı etkiler fazlalaştıkça adaptasyon ihtiyaçları da büyüyecek.

· Paris Anlaşması’na taraf gelişmekte olan ülkelerin öncelikli ihtiyaçları uyarınca, iklim değişikliğine uyum kapasitesinin artırılması ve kırılganlığın azaltılması için eylem ve yardımların genişletilmesi lazım.

· COP27 öncesinde taraf ülkelerin iklim değişikliğiyle uyum bildirimlerini yapması gerekiyor.

Uyum finansmanı:

· Şimdiye kadar sağlanan iklim değişikliğine uyum finansmanı, Paris Anlaşması’na taraf kalkınmakta olan ülkelerin ağırlaşan iklim değişikliği etkilerine yanıt verebilmesi için yeterli değil.

· Paris Anlaşması’na taraf gelişmiş ülkeler iklim değişikliğine uyum için sağladıkları finansmanı artırmalı. Gelişmiş ülkeler tarafından uyum için sağlanan finansman iki katına çıkarılmalı.

Sera gazı azaltımı:

· Sıcaklık artışını 1,5°C’de tutmak, 2010 seviyesine kıyasla 2030’da küresel karbondioksit emisyonlarını yüzde 45 azaltmayı gerektiriyor. Bunun için hızlı, köklü ve sürdürülebilir bir sera gazı azaltımına ihtiyaç var.

· Sentez Raporu’na göre, taraf ülkelerin ulusal katkı beyanlarının tümü dikkate alındığında, 2030 yılında 2010’daki sera gazı emisyon seviyesinin altında değil, yüzde 13,7 üzerinde olacağız.

· Ulusal katkı beyanı sunmamış ya da yenilememiş olan taraflar bunu COP27 öncesinde yapmalı.

· 2022 yılı sonuna kadar taraf ülkeler 2030 sera gazı azaltım hedeflerini yeniden değerlendirmeli ve güçlendirmeli.

· Taraflar kömürden çıkış planlarını hızlandırmalı ve fosil yakıt teşviklerini sonlandırmalı.

Finans, teknoloji transferi ve uyum ile azaltım için kapasite oluşturulması:

· Paris Anlaşması hedeflerine ulaşılabilmesi için gelişmekte olan ülkelere sağlanacak iklim finansmanı yıllık 100 milyar doların üzerine çıkarılmalı.

· Paris Anlaşması’na taraf gelişmiş ülkeler, kalkınma bankaları ve diğer finansal kuruluşlar, finansman faaliyetlerini Paris Anlaşması hedefleriyle uyumlu hale getirmeli.

Kayıplar ve hasarlar:

· İklim değişikliği şimdiden kayıplara ve hasarlara yol açıyor ve bu durum sıcaklık artışı sürerse artarak devam edecek.

· Paris Anlaşması’na taraf kalkınmakta olan ülkelerin yaşadığı kayıp ve hasarların azaltılması için desteklerin, yani finansman, teknoloji transferi ve kapasite artırımı faaliyetlerinin çoğaltılması lazım.

Uygulama:

· Paris Kural Kitabı ile ilgili gelişmeler için taslak metinde yer ayrıldı ve şeffaflık vurgusu yapıldı.

İşbirliği:

· Paris Anlaşması’na taraf olmayan sivil toplum, yerli halklar ve gençlikle birlikte hareket etmenin, Paris Anlaşması hedeflerine ulaşılması için bu gruplarla ortaklıklar kurmanın önemine değinildi ve bu grupların karar alma süreçlerine katılmasının önemi vurgulandı.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus