COP26’dan beklenen sonuç çıkmadı – Kömür: İki ileri, bir geri

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

BM İklim Zirvesi’nin ilk haftasında COP26 Başkanı Alok Sharma, “Kömür artık kral değil” demişti ama COP26 kömürü tarihe gömmeyi başaramadı. Hindistan’ın blokajı yüzünden kömürden çıkış konusu Glasgow İklim Paktı belgesine taviz verilerek girdi. Paris Kural Kitabı konusunda varılan uzlaşı ise küresel karbon piyasalarına işlerlik kazandırıp sera gazı azaltım hedeflerini canlı tutabilir. COP26 Başkanı Sharma’nın deyimi ile “1,5°C hedefi hayatta ama nabzı zayıf.”

Gezegenimiz sanayileşme öncesi döneme kıyasla bugün yaklaşık 1,2°C daha sıcak. Uzun zamandır bu küresel sıcaklık artışının, insan faaliyetleri sonucunda atmosfere salınan sera gazlarından kaynaklandığı biliniyor. Ancak herhangi bir ülkenin sera gazı salımlarını (emisyonlarını) azaltması bu küresel durumu değiştirmeye yetmiyor. Küresel çabaları ortaklaştırmak için 1992’de ortaya çıkan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Anlaşması’na (BMİDÇS) bağlı olarak 2015’te imzalanan Paris Anlaşması, ülkelerin sera gazı emisyonlarını azaltarak küresel sıcaklık artışının 2100 yılında 1,5°C ile, bu hedef başarılamazsa 2°C ile kısıtlanmasını hedefliyor.

Bu hedefe ulaşmak için her yıl düzenlenen Taraflar Konferansları’nın (Conference of Parties, COP) 26’ncısı İskoçya’nın Glasgow kentinde 31 Ekim-12 Kasım günleri arasında yapıldı.

13 Kasım’da sona eren 26. Taraflar Konferansı’ndan (COP26), ülkelerin sera gazı azaltım taahhütlerini yenileyeceği yeni dönem başlarken kömürden çıkış konusunda önemli bir kararlılık çıkması bekleniyordu.

COP26 özellikle kömür konusundaki beklentileri tam anlamıyla karşılayamadı. Ancak Paris Anlaşması’nın uygulama esasları konusundaki tartışmaları giderecek bir gelişme, yani Paris Kural Kitabı’nın tamamlanması, 1,5°C ve 2 hedeflerine ulaşılması yönünde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Hindistan kömür kararlılığını zayıflattı

Zirvedeki yaklaşık iki haftalık süreçte en çok, BMİDÇS ile ortaya çıkarılan ve Paris Anlaşması ile netleştirilen mekanizmaya ilişkin gelişmelerin, COP’un resmi çerçevesi dışında olan bitenlerin gerisinde kaldığı yönünde yorumlarda bulunuldu. Yani Paris Anlaşması’nın iç işleyişine dair radikal adımlar atılmadı ama COP26 vesilesiyle bir araya gelen ülkeler birçok anlaşma dışı pakt ve işbirliği protokolü ortaya çıkararak karbonsuzlaşmaya katkı vermeye çalıştı. Ortak görüş, Paris Anlaşması çerçevesi dışındaki gelişmeleri öne çıkaran COP26 Başkanlığı’nın biraz dikkat dağıttığı yönündeydi.

Örneğin kömür konusundaki kararlılığı her fırsatta vurgulayan COP26 Başkanı Alok Sharma, “Kömürden Temiz Enerjiye Küresel Geçiş Deklarasyonu” konusunda büyük beklenti oluşturdu ve bu deklarasyonla ilgili basının karşısına geçtiğinde “Artık kömür kral değil” diye konuştu. Ancak kömürdeki büyük üretici ve tüketicilerin yani ABD, Hindistan, Rusya, Çin ve Avustralya’nın imza koymadığı deklarasyon beklentileri karşılayamadı.

COP26’nın kömür konusundaki kararlılığını zayıflatan da deklarasyona imza koymayan ülkelerden Hindistan oldu.

Halihazırdaki yaşayış alışkanlıklarımızda ısrar edersek 2100 yılına geldiğimizde, sanayi öncesine kıyasla en az 2,9°C’lik sıcaklık artışı ortaya çıkacak. Paris Anlaşması kapsamında sera gazı azaltım taahhütlerinde bulunan ülkeler, hedeflerine harfi harfine uyarsa bu sıcaklık artışı 2100’de 2,4°C olacak. Yani hedeflerin artırılması, dahası daha iddialı hale getirilen hedeflerin uygulamada da karşılık bulması gerekiyor.

Küresel sera gazı emisyonlarının ciddi bir kısmından fosil yakıtlar sorumlu. Bu sorumlulukta kömürden elde edilen elektriğin de büyük payı var. Yeni taahhüt dönemi öncesinde düzenlenen COP26 toplantısında en büyük beklenti de artık ucuzlayan yenilenebilir enerji kaynakları sayesinde kömürden elektrik üretimi konusunda radikal adımlar atılmasıydı.

Glasgow İklim Paktı belgesinin 10 Kasım’da yayınlanan ilk taslağında, “Taraflar kömürden çıkış planlarını hızlandırmalı ve fosil yakıt teşviklerini sonlandırmalı” ifadeleri yer alıyordu.

Bu ifadeler Hindistan’ın itirazlarından sonra nihai metinde dönüşüme uğradı.

Kömürden çıkışın hızlandırılması kararı yerine metne, “Paris Anlaşması’na taraf ülkeler, temiz enerji üretimini ve enerji verimliliği uygulamalarını hızla artırmak, karbon tutma teknolojisine sahip olmayan kömür santrallerinden çıkmak ve verimsiz fosil yakıt sübvansiyonlarından vazgeçmek gibi tedbirleri de içeren politikaları benimseyerek düşük emisyonlu enerji sistemlerine geçişi hızlandırmalı” ifadeleri girdi.

Yani kömürden çıkış çağrısı, karbon tutma kapasitesine sahip olmayan kömüre dayalı termik santrallerden vazgeçilmesi yönündeki bir ifadeyle değiştirilmiş oldu.

Paris Kural Kitabı tamamlandı

COP26 Başkanı Alok Sharma da zirvenin karmaşık çıktılarla sonuçlandığını kabul etti. Sharma yazılı açıklamasında, “1,5°C hedefini hayatta tutmayı başardığımızı söyleyebilirim. Ama nabzı zayıf. Sadece sözlerimizi tutar ve ortaya koyduğumuz taahhütleri hızla eyleme dökersek hayatta kalabilir” dedi.

COP26’nın başarılı olduğu yön, 2015’ten beri tartışma yaratan Paris Kural Kitabı’nı nihayetlendirmesi oldu.

Bu gelişme kağıt üzerinde, Paris Anlaşması ile öngörülen sera gazı azaltım hedeflerine ulaşmak için küresel karbon piyasalarının işlev kazanması anlamına geliyor. Ülkelerin sera gazı emisyonlarının şeffaf biçimde takip edilebilmesini sağlayacak Paris Kural Kitabı’nın, küresel karbon ticaretinde meydana gelebilecek hileleri önlemesi bekleniyor. Paris Anlaşması’na taraf ülkelerin şeffaflık hakkındaki kurallarda uzlaşması, ortaya çıkardığından daha düşük miktarda karbon emisyonu raporlayarak, karbon pazarından daha fazla pay kapmak isteyebilecek ülkelerin hile girişimlerini önleyebilecek.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus