Kamu çalışanları sendikaları memur zammı beklentilerini anlattı: “Memurların kayıpları ortada, bunu telafi edecek bir oranda zam yapılmasını elbette isteyeceğiz”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen), Türkiye Kamu Çalışanları Konfederasyonu (Kamu-Sen), Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu (BASK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ve Kamu Çalışanları Hak Sendikaları Konfederasyonu (Hak-Sen) yöneticileri, 2022 yılı memur zammı görüşmelerini Medyascope‘a anlattı.

“En düşük memur ücreti 3 Ocak’tan sonra belli olacak”

Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı ve Enerji Bir-Sen Genel Başkanı Hacı Bayram Tonbul, “En düşük memur ücreti ne kadar olur?” sorumuza şu karşılığı verdi: “Ocak ayının üçünde enflasyon farkı ortaya çıkacak. Bunun üzerine yapacağımız pazarlıklar, alacağımız ilave ödemeler olacak. O ilaveden sonra en düşük devlet memuru ücretinin ne olduğu ortaya çıkar zaten. Şu olabilir: Asgari ücrete gelen zam ortada, memurların kayıpları ortada, bunu telafi edecek bir oranda zam yapılmasını elbette biz de isteyeceğiz.” 

Sendika yöneticileri, “Memur maaşlarını dolaylı olarak etkileyen 2022 asgari ücret rakamı memurları memnun etti mi? Asgari ücret evli ve bekar memur maaşlarını nasıl etkiliyor? Vergi muafiyeti kanunu herkesi asgari ücretli mi yapacak?  Kayıtdışı çalıştırma teşvik mi edildi?” sorularımızı da cevapladı. KESK, Kamu-Sen, BASK ve Hak-Sen yöneticileri, 2022 yılı için belirlenen asgari ücretten memnun olduklarını ve memurlara yapılacak olan zammın asgari ücret oranında olması gerektiğini dile getirdi. Memur-Sen dışındaki sendikalar, belirlenen rakamların enflasyon dolayısıyla eriyeceğine dikkat çekerek Meclis’e sunulan kanun teklifi ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın açıklamalarının çelişkili olduğunu ve bunun memurların hak kaybına uğramasıyla sonuçlanacağını vurguladı. Sendikalar Memur-Sen’in ağustos ayında yapmış olduğu sözleşmeyi de tanımadıklarını söyledi.

 “Vergi muafiyeti kanunu ile asgari geçim indirimi ortadan kalkıyor”

2022 yılı için açıklanan asgari ücret konusunda, “Bizim hesaplarımıza göre net 4 bin 200 idi, bunun üzerine çıkıldı. 4 bin 253 lira açıklanması makul. Bizlere makul gelen başkalarına makul gelmeyebilir” diyen Tonbul, vergi muafiyeti kanunu ile birlikte artık herkesin asgari ücretli olacağı tartışmalarına dair ise şöyle konuştu:

“Vergi muafiyeti diyor ki ‘Ben asgari ücretliden vergi almayacağım, brüt 5 bin dört lira asgari ücretten gelir ve damga vergisinden vazgeçiyorum. Bu parayı 4 bin 253 lirayı net olarak veriyorum. Buna diğer işçiler ve memurları da dahil etti. 5 bin liranın üzerinde ücreti olan işçilerde 4 bin 250 liraya kadar olan kısmı üzerinden vergisini alıyor. Bu memurlar için de geçerli tabii, burada asgari ücret tutarı kadar da vergi verilmediği için asgari geçim indirimi de ortadan kalkmış oluyor.”

“Dört unvan grubu için değil, bütün çalışanların emeklilik hakları için gayret gösteriyoruz”

Unvan bazında vergi muafiyetine dair çalışmaların yapılabileceğini söyleyen Tonbul, unvan bazında getirilecek muafiyetin herkese eşit getirisi olmadığını hatırlattı. Önümüzdeki günlerde memur emeklilerin maaşlarında artış sağlanmasını gündeme getireceklerini dile getiren Tonbul “İleriki aşamalarda 3600 ek gösterge için ve cumhurbaşkanının söylediği dört unvan grubu için değil, bütün çalışanların emeklilik haklarını iyileştirecek bir düzenlenme için gayret gösteriyoruz. Önümüzdeki günlerde de memur emeklilerin ücretlerinde artış sağlanmasına çalışacağız” dedi.

Diğer kamu sendikalarının Memur-Sen tarafından alınan kararlara ve ağustos ayında yapılan toplu iş sözleşmesine yönelik eleştirilerini ise Tonbul, “rakiplerin üye kazanmak için yaptıkları muhalefet” olarak değerlendirdi ve “Elbette ki muhalefet ne yapacak? Gökteki yıldızları da bağışlayacak ama bizde reel gerçekler var“ diye konuştu.

“Hükümet herkese ‘bir şeyler’ yapıyor memura yapmıyor”

BASK Genel Başkanı Bayram Zengin“Asgari ücret rakamını ve akabinde gelir ve damga vergisinden muafiyetini güzel bir davranış olarak buluyoruz. Ancak memurların gelir vergisi oranının yüzde 15 olarak sabitlenmesini ve geriye kalan kısmının devlet tarafından sübvanse edilmesini istiyoruz. Hükümet her kriz döneminde esnafa, sanayicilere, herkese ‘bir şeyler’ yapıyor, memura yapmıyor” dedi.

“‘Memur-Sen’in imzaladığı toplu sözleşme hükümsüzdür”

TÜİK’in enflasyon ölçmediğine dikkat çeken Zengin, en düşük memur maaşının yoksulluk sınırından başlaması gerektiğini vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü:

“O zaman bizim şunu söyleme hakkımız var: ‘Memur- Sen’in imzaladığı toplu sözleşme hükümsüzdür. Memur-Sen toplu sözleşmeye imza atarken, başka şeyler karşılığında diğer memurların bütün taleplerinden vazgeçti. Kamu görevlileri sendikaları kanunu, memura ikramiye verilmesi, memurun ölüm yardımı, doğum yardımı ve yollukların masada görüşülmesini ister. Bunlar masada görüşülmüyor, iktidar bu konularda tek yanlı irade kullanıyor.”

“Memur maaşlarında yüzde 50’lik artış istiyoruz”

Hak-Sen Genel Başkanı Ayhan Çivi, vergi muafiyeti kanununa ilişkin yapılan açıklamaların net olmadığına dikkat çekerek şunları söyledi:

“Vergi diliminden dolayı vergi matrahı yükseldikçe vergi kesinti oranları artıyor. Bu yıl sonunda en üst düzeye ulaşıyor, dolayısıyla ocak ayındaki maaşla aralık ayındaki maaş arasında bir eksilme oluyor. Şu an ne kadar verileceği bilinmiyor ,sadece bir iyileştirme protokolünden söz ediliyor ancak Hak-Sen olarak net talebimiz sonuç itibariyle asgari ücrete yüzde 50’lik bir artış oldu, bu da yaklaşık 1.400 lira fark etti, dolayısıyla biz memur maaşlarında da aynı şekilde artış yapılması gerektiğini düşünüyoruz.”

“Memurların kaderi öngörüsüz sendikacıların eline bırakıldı”

Memur-Sen’in toplu iş sözleşmesi kararını eleştiren Çivi, “Memur-Sen ‘Refahtan payımızı aldık’ dedi. Biz insanların alım gücünü yitirdiğini dört ay önce söylemiştik ancak maalesef bu sendika, hükümetin beklentileri ve talepleri doğrultusunda böyle bir kararın altına imza attı” dedi.

“Memurun kaybı 150 dolar”

KESK Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, “4 bin 250 TL’ye çıkarılan asgari ücretin 2021 yılı ocak ayı ile karşılaştırdığımızda neredeyse 150 dolarlık bir kayıpla karşı karşıya olduğunu ifade edebiliriz” diye konuştu.

“Asgari ücret genel ücret haline gelecek”

Son bir ay içinde kredi kartı borçlarında ve hacizlerde artış olduğuna dikkat çekerek, “Ocak 2022 yılı itibariyle en az asgari ücret düzeyinde ücretlerin artırılmasını talep ediyoruz” diyen Bozgeyik, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yasa teklifi bu haliyle geçerse, asgari ücret genel ücret haline gelecek. Türkiye’de milyonlarca kamu emekçisinin de işçinin de almış olduğu ücretler ortalama bir ücret haline getirilmeye çalışılacak. İşverenler açısından kayıtdışı çalışmanın teşvik edileceği ve işten çıkarmaların artacağını düşünüyoruz.”

“Seyyanen zam yapılmalı ve refah payı uygulaması getirilmeli

Kayıtdışı ekonominin, Türkiye’nin en büyük problemlerinden biri olduğuna dikkat çeken Kamu- Sen yetkilisi, “Bugün çalışanların yüzde 40’ı asgari ücretle çalışıyor asgari ücretin yükseltilmiş olması bu anlamda olumlu. En azından ülkedeki ekonomik gidişatın yüzde 50’lik bir ücret artışını zorunlu kıldığını hükümetin kabul ettiği anlamına gelir” dedi.

Kamu-Sen yetkilisi, memurlar için görüşülen rakamların ekonomik gerçekleri yansıtmadığını vurguladı ve “Ekonomik dalgalanmaların artması sebebiyle memurların daha az zararla çıkabilmesi adına mutlaka seyyanen zam yapılmalı ve refah payı uygulaması getirilmeli” diye konuştu.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus