Belediyeler hakkında soruşturma açılması prosedürü – Erdoğan da belediye başkanı iken soruşturma geçirmişti

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, dün akşam (26 Aralık) Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde (İBB) çalışanlar arasında terör örgütleri ile “iltisaklı” kişiler bulunduğunu belirtti, örgüt isimleri ve sayılar vererek belediyeye ilişkin olarak “özel soruşturma” başlatıldığını duyurdu. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son zamanlarda İBB’de terörle bağlantılı insanların işe alındığını iddia ettiği açıklamalarının ardından gelen soruşturma, Erdoğan’ın İBB Başkanı olduğu 1990’lı yıllarda geçirdiği soruşturmayı akıllara getirdi.

Bakana özel teftiş yetkisi

Kamu kurum ve kuruluşları ile belediyelerde denetimler, İçişleri Bakanlığı bünyesindeki teftiş kurulu aracılığı ile yapılıyor ve soruşturma açıldığında mülkiye müfettişleri görevlendiriliyor. Ancak yasa gereğince, teftiş kurulundan ayrı, içişleri bakanı da soruşturma başlatabiliyor. Bu durum “İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Tüzüğü”nün 38. maddesiyle düzenlenmiş. Bu madde bakana “özel teftiş” yetkisi veren madde. İlgili tüzüğün 38. maddesi şöyle:

Özel teftişler, Bakanın emriyle veya Bakanlık merkez birimlerinin, bağlı kuruluşlarının, valilerin istemi yahut yıllık genel teftiş sonuçlarının denetlenmesi amacıyla Başkanın önerisi üzerine Bakanın onayıyla yapılan yıllık genel teftişler dışındaki teftişlerdir.

Aynı tüzüğün 39. maddesinde ise, özel teftiş emri verilirken, “teftiş edilecek kuruluşun, birimlerin ve teftişin süresinin açıkça belirtileceği” hükme bağlanmış. Soylu’nun Twitter aracılığıyla paylaştığı metinde bu maddede yer alan hususlara ilişkin bilgi bulunmuyor. 

“Karar siyasi, süreci kimsenin kestirmesi mümkün değil”

Medyascope, daha önce belediyelerin çeşitli birimlerinde uzun yıllar görev almış ve belediye başkanlığı yapmış bir kişi ile konuyu görüştü. Eski belediye başkanı şu bilgileri verdi:

“Normal soruşturma prosedüründe valiliğin, İçişleri Bakanlığı’ndan soruşturma için izin istemesi gerekir. Bakanlığın izin vermesi durumunda soruşturma başlatılır. Bu arada belediyenin yargıya başvurma hakkı vardır, soruşturma izninin iptalini isteyebilir ve bu durumda karar yargınındır. Ancak burada şu var, İçişleri Bakanı kendi yetkisini kullanarak özel soruşturma başlatıyor. Bu başlatılan soruşturmada da belediye yargıya gidebilir. Yargı süreci ne kadar zamanda tamamlanır, bu konuda bir şey söylemek zor çünkü burada hukuki değil siyasi bir durum söz konusu ve bunu hiç kimsenin kestirmesi mümkün değil.” 

Belediye Kanunu hükümleri

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 45. maddesinde, belediye başkanlığının boşalması halinde nelerin yapılması gerektiği şöyle düzenleniyor:

“Belediye başkanlığının herhangi bir nedenle boşalması durumunda, vali tarafından belediye meclisinin on gün içinde toplanması sağlanır. Meclis, birinci başkan vekilinin, onun bulunmaması durumunda ikinci başkan vekilinin, onun da bulunmaması durumunda en yaşlı üyenin başkanlığında toplanarak;

a) Belediye başkanlığının boşalması veya seçim dönemini aşacak biçimde kamu hizmetinden yasaklanma cezasının verilmiş olması durumunda bir başkan,

b) Başkanın görevden uzaklaştırılması, tutuklanması veya seçim dönemini aşmayacak biçimde kamu hizmetinden yasaklama cezası alması durumunda bir başkan vekili, seçer.

Belediye başkanı veya başkan vekili belediye meclis üyeleri arasından ve gizli oyla seçilir. İlk iki oylamada üye tam sayısının üçte iki ve üçüncü oylamada üye tam sayısının salt çoğunluğu aranır. Üçüncü oylamada salt çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamada en çok oy alan iki aday için dördüncü oylama yapılır. Dördüncü oylamada en fazla oy alan üye, belediye başkanı veya başkan vekili seçilmiş olur. Oyların eşitliği durumunda kur’a çekilir.

Birinci fıkranın (b) bendi uyarınca başkan vekili seçildikten sonra belediye başkanlığının (a) bendinde belirtilen nedenlerle boşalması durumunda bu maddeye göre belediye başkanı seçilir.

Yeni seçilen belediye başkanının görev süresi, yerine seçildiği başkanın görev süresi ile sınırlıdır. Başkan vekili, yeni başkan seçilinceye veya görevden uzaklaştırılmış ya da tutuklanmış olan başkan göreve dönünceye kadar görev yapar.

Belediye başkanı veya başkan vekili seçilinceye kadar belediye başkanlığı görevi, meclis birinci başkan vekili, bulunmaması durumunda ikinci başkan vekili, onun da bulunmaması durumunda vali tarafından görevlendirilecek bir kamu görevlisi tarafından yürütülür.

Belediye başkanı veya başkan vekili seçimi en geç onbeş gün içinde tamamlanmadığı takdirde belediye meclisinin feshine ilişkin hükümler uygulanır.”

KHK ile yapılan değişiklik ve kayyum düzenlemesi

Resmi Gazete’de 1 Eylül 2016 tarihinde yayınlanan 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kanunun bu maddesine ek yapıldı. Eklenen düzenleme şöyle:

“Ancak, belediye başkanı veya başkan vekili ya da meclis üyesinin terör veya terör örgütlerine yardım ve yataklık suçları sebebiyle görevden uzaklaştırılması veya tutuklanması ya da kamu hizmetinden yasaklanması veya başkanlık sıfatı veya meclis üyeliğinin sona ermesi hallerinde 46’ncı maddedeki makamlarca belediye başkanı veya başkan vekili ya da meclis üyesi görevlendirilir. Görevlendirilecek kişinin seçilme yeterliğine sahip olması şarttır. Görevden uzaklaştırılan veya tutuklanan belediye meclisi üyesinin istifa etmesi halinde de bu fıkra hükümleri uygulanır. Bu fıkra gereğince belediye başkanı veya başkan vekili görevlendirilen belediyelerde bütçe ve muhasebe iş ve işlemleri valilik onayı ile defterdarlığa veya mal müdürlüğüne gördürülebilir. Bu belediyelerde belediye meclisi, başkanın çağrısı olmadıkça toplanamaz. Meclisin, encümenin ve komisyonların görev ve yetkileri 31’inci maddede belirtilen encümen üyeleri tarafından yürütülür.”

Belediye Kanunu’nun 57. maddesine de aynı KHK ile şu ekleme yapıldı:

“Ancak belediye veya bağlı idarelerde; hizmetlerin aksatılmasının terör veya şiddet olaylarıyla mücadeleyi olumsuz etkilediğinin veya etkileyeceğinin valilik tarafından belirlenmesi halinde, valilik söz konusu hizmeti Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı, il özel idaresi veya kamu kurum ve kuruluşları aracılığıyla yapar veya yaptırır. Valiliğin talebi üzerine, yapılan veya yapılacak harcamalar karşılığı tutarlar, Maliye Bakanlığı veya İller Bankası Anonim Şirketince ilgili idare payından kesilerek ilgili kurum ve kuruluşa gönderilir. Merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idarelerine aktarılan tutarlar bu idarelerin bütçeleriyle ilişkilendirilir. Bu fıkra kapsamındaki ihtiyaçlar; parasal ve bütçe sınırlamasına tabi olmaksızın 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22’nci maddesinde belirtilen usule göre temin edilir.

“Terör ve şiddet olaylarına destek olmak amacıyla kullanılan belediye taşınırlarına el konulur”

Belediye ve bağlı idare imkanlarının terör veya şiddet olaylarına dolaylı ya da doğrudan destek sağlamak amacıyla kullanıldığının valilik tarafından belirlenmesi durumunda, terör ve şiddet olaylarına destek olmak amacıyla kullanılan belediye veya bağlı idare taşınırlarına mahallin en büyük mülki idare amiri tarafından el konulur. Bu fıkra kapsamında sorumluluğu tespit edilen belediye veya bağlı idare personelinin vali veya kaymakam tarafından görevden uzaklaştırılması halinde göreve iade işlemi ancak uzaklaştırma işlemini yapan makam tarafından yapılır.”

Erdoğan da belediye başkanı iken soruşturma geçirmişti

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde (1994-98) belediyedeki “yolsuzluk iddiaları” konusunda soruşturma geçirmişti.

Erdoğan, henüz kurulmuş AKP’nin genel başkanı olarak, belediye başkanlığı dönemindeki iddialara ilişkin 6 Mayıs 2002 tarihinde hakkındaki İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında ifade verdikten sonra, şunları söylemişti:

“Bunların hepsi mesnedi olmayan, tamamıyla iftira ve isnat”

“Bunların hepsi mesnedi olmayan, tamamıyla iftira ve isnat. Tabii bunları kabul etmek mümkün değil. Bunlar benim dört buçuk yıllık belediye başkanlığı dönemimde aslı astarı olmayan iftiralardır. Kaldı ki o dönemde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin her yılının muntazaman teftişleri yapılırdı. Dönemimde herhangi bir şikayet olmadığı halde, ayrıldıktan 2-2,5 sene sonra, AKP Genel Başkanı olarak bizle siyasette rekabet edemeyenlerin ortaya attıkları çirkin iftiralardır ve çelmeleme olaylarıdır.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus