TBB Başkanı Erinç Sağkan, Medyascope’a konuştu: “Hâkim savcıların meslekî niteliği artırılırken avukatların hiç umursanmadığını anlıyoruz”

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan, TBMM’de yasalaşan Avukatlık Kanunu’ndaki değişikliği ve 6. Yargı Paketi’ni Medyascope’a değerlendirdi. Sağkan, “İktidarın hâkim savcı müessesine bakışı ile avukatlık müessesine bakışı arasındaki fark bu iki yasal düzenleme ile çok net ortaya çıkıyor. Hâkim savcı yardımcılığıyla bu meslek grubunun stajdan itibaren niteliğini artırmaya dönük bir çabayı görüyoruz. Stajyer avukatın başka alanlarda çalışmasının önünü açarak stajının niteliğinin hiç umursanmadığını anlıyoruz” dedi. 

TBMM’nin bu hafta gündeminde yargı mensuplarını ilgilendiren iki önemli konu yer aldı. TBMM Genel Kurulu’nda Avukatlık Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu Teklifi yasalaştı. TBMM Adalet Komisyonu ise 6. Yargı Paketi’ni kabul etti. TBB Başkanı Erinç Sağkan, bu düzenlemelerin hâkim ve savcılık mesleklerinin niteliklerini yükseltmeye ancak avukatlık mesleğinin niteliğini düşürmeye yönelik olduğunu kaydetti. 

Erinç Sağkan

Erinç Sağkan ile yaptığımız mülakat şöyle:

-TBMM’nin bu hafta gündeminde yargıyı ilgilendiren iki konu yer aldı. Nasıl değerlendiriyorsunuz?

İktidarın hâkim savcı müessesine bakışı ile avukatlık müessesine bakışı arasındaki fark bu iki yasal düzenleme ile çok net ortaya çıkıyor. Hâkim savcı yardımcılığı müessesesi bu meslek grubunun stajdan itibaren niteliğini artırmaya dönük bir çabayı görüyoruz. Ancak avukatlık stajında ise stajyer avukatların ekonomik sorunlarına hiçbir çözüm getirilmediğini görüyoruz. Stajyer avukatın başka alanlarda çalışmasının önünü açarak stajının niteliğinin hiç umursanmadığını anlıyoruz. Yapılması gereken, stajyer avukatların ekonomik olarak devlet tarafından desteklenmesidir.

-Yargıyı ilgilendiren konularla ilgili TBMM’nin TBB’ye danışmamasına ilişkin eleştiriler var. Bunlara ilişkin ne söylersiniz?

Pazartesi günü, çarşamba günü yapılan Adalet Komisyonu’nda bu konuda görüşlerimizi iletmemiz için talep geldi. İki günlük bir süreçte hazırlandık. Haliyle bu görüntü tek başına bu davetin gerçekten fayda edinmek için mi bir prosedürü tamamlamak adına mı yapıldığına ilişkin herkese bir fikir verebilir. Biz bunlara takılmadan, bir hukuk kurumu olarak kısa sürede de olsa bugüne kadar birikimlerimizden ve çalışmalarımızdan Meclis’in faydalanmasını istedik ve fikirlerimizi paylaştık.

Hâkim ve savcı yardımcılıklarında eğitim sürecinin üç yıla çıkması ne gibi sonuçlar doğurur? Hâkim savcı adayları eğitimlerinde ‘angarya’ işler mi yapacak? Mesleğe girişleri zorlaşacak mı?

Kanunda bu üç yıllık eğitimin hangi başlıklarda yapılacağı ifade edilmiyor. Kanun taslağının gerekçesi bu konuda çok açık değil. Temel eğitim dönemi, görev dönemi ve son eğitim dönemine ilişkin ibareler dışında bir ayrıntıya yer verilmiyor. Bunların tamamının kanunla düzenlenmesi gerekirdi ki sizin sorunuza daha net cevap verebileyim. Ancak etkili, verimli bir staj yapılacaksa üç yıllık dönemin uygun olacağı kanaatindeyim. Avukatlıkta belli bir mesleki yılı tamamlamış kişiler arasından yapılan alımlarda ise bu kadar uzun bir staj döneminin gerekli olmadığı düşüncesindeyim. Avukatlıktan geçenler için iki yıllık staj sürecinin yeterli olacaktır. 

-Adalet Komisyonu’nda kamu kurumlarına girişlerde tartışılan mülakat sisteminin kaldırılmasına yönelik görüş bildirdiniz. Mülakat sisteminin neden kaldırılması gerektiğini düşünüyorsunuz?

Mülakat sisteminin kaldırılması gerektiğine inanıyoruz çünkü bu sistem şaibe karışmaya müsait. Aksi kanaat varsa, sözlü sınav kurulunun Bakan Yardımcısı tarafından seçilmesi yürütmenin müdahalesi sonucunu doğuracağı için sınav kurulunun bağımsız bir yapı tarafından oluşturulması ve kurulda TBB’den bir temsilci bulunmasının en azından bu sistem içerisindeki eleştirileri bir nebze de olsa ortadan kaldırabileceği inancındayım. 

-Avukatlık Yasası’nda birden fazla baro bulunan illerde adli yardım bürosu oluşturulmasına yönelik görüşleriniz nelerdir? Avukatların ücretlerini geç ve eksik alması sonucunu doğurur mu?

Çok sayıda baroya kayıtlı avukatın ciddi meblağda alacağı devlet tarafından ödenemiyor. Bu, adli yardıma ayrılan bütçenin yetersizliğinden kaynaklanıyor. Burada yapılması gereken bütçenin artırılarak, avukatın ücretini zamanında ödemek olması gerekirken hızla kan kaybeden iki nolu baroların yok olmasının önüne geçmek için onlara bir cansuyu vermek adına bir düzenleme yapılıyor. Çoklu baronun hayata geçtiği iki ilde vatandaşların adli yardım bürolarına erişiminde sorun yaşandığına ilişkin hiçbir veri bulunmuyor. Ayrı birer adli yardım bürosu oluşturulmasıyla hukuk sistemi ve vatandaşlara sunulabilecek hiçbir fayda görünmüyor. Çoklu baro yasası ile avukat ve baroları bölmeye çalıştılar, başaramadılar. Çoklu baro uyarınca farklı farklı baroların adli yardım bürosu açmasıyla da vatandaşları bölmek amaçlanıyor.

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus