Prof. Şule Özsoy Boyunsuz ile söyleşi: Yoksa bir daha seçim olmayacak mı?

İSTANBUL (Medyascope) – Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, CHP PM Üyesi ve Gölge Adalet Bakanı Prof. Şule Özsoy Boyunsuz ile Türkiye’de yargı sistemi, seçim tartışmaları ve muhalefetin geleceğini değerlendirdi. “Yoksa bir daha seçim olmayacak mı?” sorusu üzerinden Boyunsuz, mevcut yargı düzeninin büyük bir güven krizine dönüştüğünü vurguladı.

 

“Yoksa bir daha seçim olmayacak mı?”

Ruşen Çakır, Şule Özsoy Boyunsuz ile muhalefete yönelik yargı baskıları üzerinden “Bir daha seçim olmayacak mı?” sorusunu ele aldı. Boyunsuz, toplumda büyük bir umutsuzluk olduğunu belirterek, buna rağmen seçimlerin yapılacağını söyledi:

“Şu an biliyorum, insanlar çok umutsuz. ‘Bir daha seçim olacak mı olmayacak mı?’ diye düşünüyorlar ama emin olun seçim olacak. Zaten bütün bunlar seçim olacağı için yapılıyor. Halkın karşısına çıkıp verecek cevabı kalmayan insanlar, yargıyı bir sopa gibi kullanıyor.”

Asıl meselenin, toplumun bu baskılar karşısında birlikte hareket edip etmeyeceği olduğunu dile getiren Boyunsuz, “Eğer hep birlikte itiraz etmezsek çocuklarımıza bırakacak bir ülkemiz olmayacak. Ama el ele verdiğimiz zaman karşımızda durabilecek hiçbir güç yok. Çünkü halk her zaman güçlüdür. Bir avuç bürokrattan da, küçük bir azınlıktan da daha güçlüdür” dedi.

Prof. Şule Özsoy Boyunsuz ile söyleşi: Yoksa bir daha seçim olmayacak mı?
Prof. Şule Özsoy Boyunsuz ile söyleşi: Yoksa bir daha seçim olmayacak mı?

Yargıya güven var mı?

Şule Özsoy Boyunsuz, Türkiye’deki en büyük sorunlardan birinin yargıya duyulan güvenin çökmesi olduğunu söyledi. “Mevcut sistem, hukuku bir denetim mekanizması olmaktan çıkarıp doğrudan siyasi iktidarın kontrol aracına dönüştürdü” diyen Boyunsuz sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şu anda halkın yüzde 75’i adalete güven duymuyor. Adalet ne güvenilen bir yer, ne hızlı çalışan bir yer. İçinde adalet barındırmayan bir sürü adalet sarayı var. Bir tür ödül-ceza mekanizmasıyla çalışan bir rejim oluştu. Yargı tamamen siyasetin muhalefeti ve toplumu kontrol aracına dönüşmüş durumda. Biz yıllardır nasıl bir rejim dönüşümü yaşandığını konuştuk. Şimdi artık bunun tam anlamıyla kurumsallaştığını görüyoruz.”

Özellikle 2010, 2016 ve 2017 yıllarını yargı açısından “kırılma anları” olarak tanımlayan Boyunsuz, “2010 anayasa değişikliği yargıda kadrolaşmanın kırılma noktasıydı. 2016’daki darbe girişiminden sonra sadece FETÖ ile bağlantılı isimler değil, ilgisiz çok sayıda insan da tasfiye edildi. Çünkü amaç o koltukları yeniden dizayn etmekti. 2017 başkanlık sistemiyle birlikte ise hakim-savcı güvencesi tamamen ortadan kalktı. Bugün bir hakim ertesi gün kendini başka bir şehirde, başka bir mahkemede bulabiliyor. Bu koşullarda bağımsız yargıdan söz etmek mümkün değil” diye konuştu. 

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.