HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar: “Kamuoyu önünde görüşmeler yapılması halinde ortak aday fikrine açığız”

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar, HDP 5’inci Olağan Kongresi’nde yapılan oylamayla, geçerli oyların tamamını alarak yeniden eş genel başkan seçildi. Kongrede konuşan HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, HDP’nin cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili kararını açıkladı. Kamuoyu önünde açık ve şeffaf görüşmeler yapılması halinde ortak aday fikrine açık olduklarını duyuran Sancar, çağrıya karşılık gelmezse seçimlere kendi adayları ile gireceklerini söyledi.

Haber: Özgecan Özgenç, Senem Büyüktanır

HDP’nin “Çözüm Biziz, Sözümüz Var” başlığıyla yaptığı 5’inci Olağan Kongresi, Ankara Kapalı Spor Salonu’nda divan eş başkanlığına Hakkı Saruhan Oluç ve Dilan Dirayet Taşdemir, divan üyeliklerine Dersim Dağ, Serpil Kemalbay ve Necdet İpekyüz’ün seçilmesiyle başladı. Eş genel başkanlık seçimlerinde yeniden aday olan Pervin Buldan ve Mithat Sancar yeniden eş genel başkan seçildi. Seçimde bin 50 delegeden sekiz yüz altı kişi oy kullandı. Buldan ve Sancar, seçimleri, geçerli olan yedi yüz doksan yedi oyun tamamını alarak kazandı.

Parti yeni yönetimi

Gündeme ilişkin konuşan HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, HDP’nin cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki tutumuyla ilgili şu açıklamayı yaptı:

“Hedefimiz en az ikinci tura çıkmak”

“Cumhurbaşkanlığı seçiminde tutumumuz nettir. Kamuoyu önünde açık şeffaf görüşmeler yapılması halinde tutum belgemizde de belirttiğimiz ilkeler çerçevesinde müzakerelere ve ortak aday fikrine açığız. Eğer bu çağrımıza karşılık bulamazsak en doğal hakkımız olan seçimlere kendi adayımızla girme seçeneği de güçlü bir seçenek olarak durmaktadır. Böyle bir durum olursa tabanımızla, demokrasi ittifakının bileşenleriyle, ulaşabileceğimiz tüm kesimlerle, aday belirleyeceğiz. Hedefimiz de en az ikinci tura çıkmak olacaktır. Çözüm biziz. Bu birlikteliği kurarsak bu ülkeyi yönetmek sadece bir amaç değil bizim için bir mecburiyet olacak.”

Danışma Kurulu ilk kez bu kongrede oluşturuldu

Kongrede bir ilk olarak Danışma Kurulu oluşturuldu. Kurul, üç ayda bir toplanarak partiye siyasi konularda önerilerde bulunacak. Ahmet Telli, Ahmet Türk, Akın Birdal, Ali Alfatlı, Ali Bayramoğlu, Ayşe Erzen, Ayşegül Devecioğlu, Bülent Küçük, Celil Kaya, Cihan Sincar, Erdoğan Aydın, Fatma Gök, Ferda Koç, Gençay Gürsoy, Halil Aksoy, Hamit Geylani, Hasan Cemal, Kenan Kalyon, Kerem Fırtına, Levent Köker, Mahmut Demiralp, Mehmet Altan, Meral Camcı, Mustafa Kemal Coşkun, Muzaffer Kaya, Naci Kutlay, Nizamettin Toğuç, Nurettin Sözmez, Nurten Ertuğrul, Onur Hamzaoğlu, Özgür Müftüoğlu, Rıza Türmen, Several Ballıkaya, Sevilay Çelenk, Seyfi Öngider, Sırrı Sakık, Sırrı Süreyya Önder, Süreyya Karacabey, Şebnem Oğuz, Tarık Ziya Ekinci, Veli Büyükşahin, Yavuz Önen, Zerrin Şahin Kurtoğlu Danışma Kurulunu oluşturan isimler oldu.

Başsavcılık soruşturma başlattı

Öcalan posteri açarak yürümek isteyen yüzü kapalı üç kişi, parti yetkililerinin müdahalesiyle salondan ayrıldı. Polis, kongrede PKK ve Öcalan lehine slogan atan dört kişiyi gözaltına aldı. HDP’li milletvekilleri olayla ilgili görüşmek üzere emniyete gitti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kişiler hakkında Terör Örgütü Propagandası Yapmak suçundan resen soruşturma başlatıldığını şöyle duyurdu:

“03.06.2022 tarihinde Ankara Kapalı Spor Salonunda gerçekleştirilen Halkların Demokratik Partisi 5. Olağan Kongresinde atılan sloganlar nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımızca 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 7/2. maddesi gereğince Terör Örgütü Propagandası Yapmak suçundan re’sen soruşturma başlatılmıştır. Şuana kadar 4 şüphelinin kimlikleri tespit edilmiştir.

Cumhuriyet Başsavcılığımızca verilen talimatlara istinaden, tüm şüphelilerin tespit edilmesi ve Başsavcılığımıza sevklerinin sağlanması işlemlerine Ankara İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğü ekiplerince devam edilmektedir.”

“Meclis’in merkezde yer aldığı bir süreç öneriyoruz”

Kongrenin amacını “Direniş ve inşa bizim birbirinden ayrılmaz hedeflerimiz. Şimdi inşa zamanıdır. Bu kongre bunu gerçekleştirmektir. İnşa etmek istediğimiz “yeni yaşam”, bu ülkenin yüz yıllık sorunlarından orta ve kısa vadeli sorunlarına kadar her türlü meseleye kapsamlı, köklü ve kalıcı çözümler içeriyor” sözleriyle açıklayan Sancar, “Kürt sorununun” demokratik yollarla çözümü için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) merkezde yer aldığı bir süreç önerdiklerini vurguladı. Sancar, “HDP bu konuda temel aktör ve kurucu güçtür” dedi ve Meclis’in merkezde olmasını neden istediklerini şöyle anlattı:

“Sürecin güvencesini oluşturacaktır, oluşturmalıdır. Şeffaflığı sağlayacaktır, sağlamalıdır. Katılımcılığı mümkün kılacaktır, kılmalıdır. Bunlar olmadan barış sürecini çözüme götürmek kalıcı kılmak mümkün değildir. Bir kaç adım atılabilir, bunlar zor adımlar değil. Zor da olsa atılmalıdır. Bizler öneriyoruz. Bir kaç başlık sayacağım. Böyle bir sürecin işlemesi için atılacak bu adımların yolu açacağına inanıyoruz.”

“Siyasi mahkumiyetler ve davalar ortadan kaldırılmalıdır”

“Hak temelli eşit yurttaşlığın güvence altına alınması, anadilinde eğitim başta olmak üzere kimlik haklarının tanınması, yerel demokrasinin kabul ve inşa edilmesi, yargı aracılığıyla yaratılan bütün tahribatların onarılması, daha açık söyleyeyim tüm siyasi mahkumiyetlerin ve davaların sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılması, siyasi irade ve kazanımlara yönelik gasplara, başta belediyeler olmak üzere her alandaki kayyım rejimine son verilmesi, bunların müzakere edilip hayata geçirileceği yer en başta Meclis olmalıdır.”

“Ülkeye adalet, barış, demokrasi gelmez”

HDP tabanının seçimlerdeki rolüne vurgu yapan Sancar, “Kürtler başta olmak üzere HDP tabanını, seçim hesaplarında bir sayı olarak görenler ne siyasetten anlıyorlar ne de tarih biliyorlar. Bu ülkenin siyasal bilinci ve örgütlülüğü en yüksek kesimini oluşturan bu milyonlar, demokrasi ve barış mücadelesinin en dinamik gücüdür. Bu güç hesaba katılmadan, ülkeye ne demokrasi, ne adalet ne de barış gelir” diye konuştu.

“İmralı sistemi, uluslararası çözümsüzlüğe hizmet ediyor”

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, “Kürt sorununun çözümsüzlüğü cumhuriyetin demokratikleşmesinin önündeki en büyük engellerden biridir” dedi. Çözüm süreci vurgusu yapan Buldan, “‘Bir haftada çatışma ihtimalini ortadan kaldırırım’ diyen Sayın Öcalan’ın çağrısına, ağır tecritle karşılık verilmesi, çözümsüzlük kaosunu daha da büyüttü. Tecritte ısrar, İmralı sistemiyle Türkiye’yi siyasi ve ekonomik olarak her yönüyle kontrol altında tutan uluslararası çözümsüzlük ve komplo aklına hizmet etmektedir” diye konuştu. Buldan’ın konuşmasından öne çıkan satır başları şöyle:

“AB’nin temelini oluşturan evrensel hukuk”

“Son yıllarda güvenlikçi-askeri politikaların/pazarlıkların sürekli ön plana çıkması, AB’nin temelini oluşturan evrensel hukuku, temel insan haklarını ve demokratik değerleri geri plana itti. Herkes bunun farkında. Bu tablodan bir an önce çıkılması ve demokratik değerler sistemine dönülmesi temel beklentilerimiz içerisindedir. Uluslararası alanda demokrasiyi geri plana iten yaklaşımları fırsat bilen AKP iktidarı, hukuksuzluk rejimiyle ve siyasi kumpas davalarıyla ülkeyi dizayn etmeye çalışmaktadır.”

“HDP seçimlerde temel belirleyendir” 

“Büyük değişimin arifesindeyiz. Türkiye’nin ihtiyacı; geniş yetkiye sahip, çoğulcu bir parlamentodur. Biz bu sistemin inşasını hedefliyoruz. Önümüzde önemli bir seçim süreci var. Bu seçimler, kimin cumhurbaşkanı ya da başbakan olacağı seçimi değildir. Asıl mesele; kriz üreten bu sistemin değiştirilmesi ve demokratik eşitlikçi yeni bir düzenin kurulması meselesidir. HDP bu seçimlerin ve sonrasındaki sürecin temel belirleyenidir. Yeni dönemin siyasal gücüdür.”

“Cumhuriyeti demokrasiyle buluşturma kararlılığı”

“27 Eylül deklarasyonumuzda ilkelerimizi, nasıl bir gelecek hedeflediğimizi net bir biçimde ortaya koyduk. Aynı noktada olduğumuzun altını bir kez daha önemle çiziyorum. Herkes şunu çok iyi bilmelidir ki HDP, salt nehri geçmek üzere yapılan hiçbir siyasi hesapta köprü olmayacaktır. HDP’nin kararlılıkla savunduğu üçüncü yoldur. Demokrasi ittifakı tarihsel bir mücadele ortaklığıdır. Cumhuriyeti güçlü demokrasiyle buluşturma kararlılığıdır.” 

Kongreden notlar:

Abdullah Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan, Musa Anter’in oğlu Dicle Anter, Selahattin Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş, Leyla Güven’in kızı Sabiha Temizkan, Selçuk Mızraklı’nın eşi Zeynep Mızraklı, Barış Anneleri, eski milletvekilleri, Çağlar Demirel, Sırrı Süreyya Önder, Sırrı Sakık, TİP Milletvekili Sera Kadıgil, CHP Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel, Gelecek Partisi Genel Sekreteri Kani Torun, Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Bilici, DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen, DEVA Kadın Politikaları Başkanı Elif Esen, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Fatih Aydın, TTB, DİSK, KESK, TMMOB, temsilcileri, çok sayıda uluslararası sol sosyalist ve komünist parti ve örgütlerden temsilciler de katılımcılar arasındaydı.

Rojava’da hayatını kaybedenlerin aileleri de salondaydı. Ali İsmail Korkmaz, Ethem Sarısülük, Berkin Elvan, Kemal Kurkut, Gülistan Doku, Pınar Gültekin ve İpek Er’in aileleri ise kongreyi selamlamak için mesaj gönderdi.

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus