33. Ankara Film Festivali’nde öne çıkanlar: “Kurak Günler” ve “Karanlık Gece” ödülleri topladı

CerModern’de düzenlenen 33. Ankara Film Festivali’nin ödül töreninde En İyi Film Ödülü’nü Emin Alper’in yönettiği “Kurak Günler” kazanırken En İyi Yönetmen Ödülü, “Karanlık Gece” filmiyle Özcan Alper’in oldu. 

Haber: Berfin Bayır
Kamera & kurgu: Barış Yalınkılınç

Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından düzenlenen ve 3 Kasım akşamı başlayan 33. Ankara Film Festivali dün akşam (11 Kasım) sona erdi. CerModern’de düzenlenen kapanış töreninde Ulusal Uzun, Kısa ve Belgesel Film Yarışması’nın kazananları, Proje Geliştirme ve Koç Üniversitesi Vehbi Koç Ankara Araştırmaları ve Uygulama Merkezi (VEKAM) ödüllerinin sahipleri açıklandı. 

Ulusal ve uluslararası festivallerden 2022 yılında pek çok ödülle dönen yapımların katıldığı Ulusal Uzun Film Yarışması’nda Gizem Kızıl’ın “Bana Karanlığını Anlat”, Onur Ünlü’nün “Bomboş”, Ali Kemal Güven’in “Çilingir Sofrası”, Ziya Demirel’in “Ela ile Hilmi ve Ali”, Ümran Safter’in “Kabahat”, Selcen Ergun’un “Kar ve Ayı”, Maryna Er Gorbach’ın “Klondike”, Özcan Alper’in “Karanlık Gece”, Emin Alper’in “Kurak Günler”, İsmet Kurtuluş ve Kaan Arıcı’nın “LCV (Lütfen Cevap Veriniz)”, Soner Caner’in “Mukavemet” ve Çiğdem Sezgin’in “Suna” filmleri yarıştı.

“Sinemacılarımızın ‘Her daim buradayız, beraberiz’ cesareti bana çok daha iyi geldi”

Festivalde yarışan filmler arasında En İyi Film Ödülü ve Onat Kutlar En İyi Senaryo Ödülü, “Kurak Günler” filmiyle Emin Alper’e verildi. Oyuncuların performansıyla filmin iyi yerlere taşındığını vurgulayan Alper, “Özellikle Kerem Çatay ve Çiğdem Mater’e teşekkür ediyorum” dedi.

En İyi Yönetmen Ödülü ise “Karanlık Gece” filmiyle Özcan Alper’e takdim edildi. Koronavirüs salgınının ağır şartları altında hâlâ film yapmaya devam edebilen film ekiplerini ve yönetmenleri kutlayan Alper, “Biliyorum, hepimiz çok fazla kaygılı ve başka ruh halinden geçiyoruz. Her şeye rağmen beni de mutlu kılan, iyi kılan yine de sözümüzün arkasında durmamız gerektiğini hissettiren en güzel şey son zamanlarda dostlarımızın, yönetmen arkadaşlarımızın, sinemacılarımızın ‘Her daim buradayız, beraberiz’ cesareti bana çok daha iyi geldi açıkçası” diye konuştu. 

Alper, sözlerine şöyle devam etti:

“O yüzden kendi adıma değil tüm filmleri bildiğim için şunu söylemek istiyorum: Biz filmlerimizde her zaman güçlülerin, iktidarların, çoğunlukların yanında değil, her zaman ezilenlerin, sesi duyulmayanların ve ötekilerin yanında olduk. Filmlerimizle bunu yaptık ve yapmaya devam edeceğiz. Buradayız, bu ülkedeyiz ve sinema yapmaya devam edeceğiz.”

“Klondike” filmi festivalden üç ödülle ayrıldı

Festivalin bu yıl ilki verilen Jüri Özel Ödülü’nün sahibi de “Karanlık Gece” filmi oldu. Mahmut Tali Öngören En İyi İlk Film Ödülü’ne ise Ziya Demirel’in yönettiği “Ela ile Hilmi ve Ali” filmi layık görüldü. En İyi Görüntü Yönetmeni Ödülü’nü Sviatoslav Bulakovskyi “Klondike” filmiyle kazandı. Bulakovskyi’nin Rusya’nın Ukrayna’yı işgal girişimiyle başlayan savaş sebebiyle ülkesinde savaştığı için festivale katılamadığı belirtilerek “Eminim bu ödül sanat yaşamına devam etmesi için ona moral verecek ve Türkiye ile kurduğu bağı güçlendirecektir” denildi. En İyi Sanat Yönetmeni Ödülü de “Klondike” filminin sanat ekibinden Maria Denysenko, Andrii Hrechyshkin ve Vitaliy Sudarkov’un oldu. En İyi Özgün Müzik Ödülü’nü Gürcistan asıllı besteci Zviad Mgebry, “Klondike” ile kazandı. 

“Ödülü yine Boğaziçi Üniversitesi’nde tüm zorbalıklara direnen arkadaşlarıma adıyorum”

En İyi Kurgu Ödülü’ne “Kurak Günler” filmiyle Özcan Vardar ve Eytan İpeker layık görüldü. Vardar, ödül konuşmasında Gezi davasından tutuklanan film yapımcısı Çiğdem Mater’i de anarak “Biliyorsunuz Çiğdem Mater hiç gerçekleşmemiş bir belgeselin yapımcısı olduğu gibi bir nedenle aylardır cezaevinde. Bir an önce özgürlüğüne kavuşmasını bekliyorum. Benzer bir şekilde daha önce de bahsedilmişti kurgucu meslektaşım Erhan Örs sadece bir belgeselde kurguculuk mesleğini icra ettiği için beş aydır tutuklu. Onun da en kısa zamanda özgürlüğüne kavuşmasını bekliyoruz” dedi.  

Bir ay önce Antalya Film Festivali’nde yaptığı konuşmasını hatırlatan Vardar, “Boğaziçi Üniversitesi’nde tüm zorbalıklara direnen arkadaşlarıma adamıştım. Bunun akabinde benim üniversiteye girişimi yasakladılar. Mezun kartım iptal edildi. Ama ben bu ödülü yine tabii ki oradaki dostlarıma ithaf ediyorum. Sonuçta herhalde diplomamı iptal edemeyecekler” diye konuştu. 

“Sinemamız siyasetimizden çok daha iyi durumda” 

Festivalde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü “Kurak Günler”deki rolüyle Selahattin Paşalı kazandı. En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü de “Kurak Günler”deki rolüyle Erdem Şenocak kazandı. Festivalde yarışan filmlerin çok iyi olduğunu söyleyerek jüri üyelerinin yerinde olmak istemeyeceğini belirten Şenocak, “Sinemamız siyasetimizden çok daha iyi durumda” dedi. 

En İyi Kadın Oyuncu Ödülü “Ela ile Hilmi ve Ali” filmindeki rolüyle Ece Yüksel’e takdim edildi. Yüksel, “Kendimi çok mutlu hissediyorum, böyle derinlikli, oyunbaz ve çok detayı olan bir karakter canlandırma şansına sahip olduğum için çok mutluyum çünkü bu çok sık olan bir şey değil. Umarım bol bol üzerine çalışılabilecek kadın karakterler görürüz” diye konuştu.  

“Bu coğrafyada kendi olabilmek için çaba içinde bulunmak zorunda olanlara adıyorum”

En İyi Yardımcı Kadın Oyun Ödülü’nü “Kurak Günler” filmiyle Selin Yeninci kazandı. Festivalin ilk kez verilen Mansiyon Ödülü’ne ise “Çilingir Sofrası” filmiyle Ahmet Fırat Şungar ve Barış Gönenen layık görüldü. Şungar ödül konuşmasında, “Toksik maskülenliğin bu kadar hakim olduğu bu coğrafyada kendi olabilmek için çaba içinde bulunmak zorunda olanlara adamak istiyorum bu ödülü” dedi.

Gazeteci Nuh Köklü anıldı

Yazar ve sinema eleştirmeni Murat Özer anısına verilen SİYAD En İyi Film Ödülü’nün sahibi ise Özcan Alper’in yönetmenliğini yaptığı “Karanlık Gece” filmi oldu. Ödül töreninin sunucusu Ünsal Ünlü, “Karanlık Gece”nin yedi yıl önce kartopu oynadığı sırada kartopunun bir dükkanın camına isabet etmesinin ardından bıçaklanarak öldürülen gazeteci Nuh Köklü’ye adandığını hatırlattı. Yönetmen Özcan Alper de “Sadece kartopu oynadığı için insanlar öldürülmesin” mesajını paylaştı.  

Ulusal Belgesel Film Yarışması’nda akademisyen Önder Özdem, belgesel sinemacı Mihriban Tanık ve Dünya İletişimi Araştırma Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Füsun Okutan’dan oluşan ön jüri, 10 belgesel belirledi. En İyi Belgesel Film Ödülü’nü Mahmut Fazıl Coşkun’un “Crossroads” belgeseli kazandı. En İyi Kısa Film Ödülü Benhür Bolhava’nın “Koyun” filminin oldurken VEKAM Özel Ödülü’ne Kadir Uluç’un yönetmenliğini yaptığı “Gordion’un Çobanları” layık görüldü. Uluç, kazandıkları para ödülünü LÖSEV’e bağışlayacaklarını açıkladı.

33. Ankara Film Festivali Proje Geliştirme Desteği’nde ise festival yönetmeni Azize Tan, yapımcı Ali Bayraktar ve sinema yazarı, yönetmen, senarist Burcu Aykar’dan oluşan ön jüri 10 film projesini finalist olarak belirledi. Ulusal Uzun Proje Ödülü’nü Barış Fert ve İpek Erden’in “Her Şeyi Hatırlamış Gibi” filmi kazandı. 

Medyascope'a destek olun.

Sizleri iyi ve özgür gazeteciliğe destek olmaya çağırıyoruz.

Medyascope sizlerin sayesinde bağımsızlığını koruyor, sizlerin desteğiyle 50’den fazla çalışanı ile, Türkiye ve dünyada olup bitenleri sizlere aktarabiliyor. 

Bilgiye erişim ücretsiz olmalı. Bilgiye erişim eşit olmalı. Haberlerimiz herkese ulaşmalı. Bu yüzden bugün, Medyascope’a destek olmak için doğru zaman. İster az ister çok, her katkınız bizim için çok değerli. Bize destek olun, sizinle güçlenelim.

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus