Hamas’ın 7 Ekim’deki Aksa Tufanı Operasyonu’nun ardından abluka altındaki Gazze’ye havadan ve karadan saldırarak “uzun bir savaşa hazırlanan” İsrail, 360 bin yedek askeri göreve çağırdı. Bu haberde BBC’den Lipika Pelham’ın yedek asker olarak göreve çağırılan 33 yaşındaki Yakir ile röportajını okuyacaksınız.
33 yaşındaki Yakir, görevinin başlamasına saatler kala üstlerinden BBC ile röportaj yapmak için izin alarak Lipika Pelham’ın yanına geldi. Yakir, Pelham’a “7 Ekim saldırılarından sonra İsrail’e Hamas’ı yok etmek için Gazze’ye girmekten başka seçenek sunulmadığını” söylüyor:
“Onlar İsrail’e saldırmaktan korkmadıysa biz de Gazze’ye girmekten korkmamalıyız. Böylece onların 7 Ekim’de masum insanlara, bebeklere ve çocuklara yaptıklarını bir daha asla yapmayacaklarından emin olabiliriz.”
Yakir, en az bin 200 kişinin öldüğü ve 240 kişinin rehin alındığı Aksa Tufanı Operasyonu’nun hemen ardından çağırılan binlerce yedek askerden biri. 7 Ekim’de erkek arkadaşı ile birlikte evlerinde uyudukları sırada İsrail Savunma Kuvvetleri’nin (IDF) yaklaşan roket saldırılarına karşı uyarı veren kırmızı alarmla uyandıkları zamanı şöyle anlatıyor:
“Tel Aviv yakınlarındaki Ramat Gan’da yaşıyoruz. Normalde siren seslerine alışkınız. O yüzden tekrar uyudum. Daha sonra erkek arkadaşım beni uyandırdı ve teröristlerin Kibbutz Be’eri’ye girip 20 kişiyi kaçırdığını söyledi. Bu, yaşananların sadece küçük bir kısmıydı.”

IDF tarafından çok geçmeden askere çağırılacağını anlayan Yakir, şunları söylüyor:
“Çantamı hazırladım ve ‘Normal hayatıma veda ediyorum’ dedim.”
“Asker olmak istemiyordu”
Lipika Pelham, Yakir’in kendisine asker olmak istemediğini söylediğini, ordudan ve kendisine bir şeyler yapmasının emredilmesinden hoşlanmadığını notunu düştü.
İsrail’de zorunlu askerlik süresi 18 yaşına gelen erkekler için 32 ay, kadınlar için ise 24 ay olarak uygulanıyor. 40 yaşına kadar yedek olarak görev yapabilirler. Yakir, 7 Ekim saldırılarından önce doktora gidip tıbbi açıdan yedek asker olmaya uygun olmadığını söylemesini istemiş.
“Savaşı biz başlatmadık”
İsrail, Hamas’ın 7 Ekim’de düzenlediği saldırıların ardından Gazze Şeridi’ne yönelik, Hamas’ı “yok etme” amacıyla büyük bir askeri harekât başlattı. Hamas kontrolündeki Gazze Sağlık Bakanlığı verilerine göre İsrail saldırılarında şu ana kadar 11 bin 240 Filistinli öldü, bunların 4 bin 630’u çocuk, 3 bin 130’u kadın.
Pelham, Yakir’e Gazze’deki sivil kayıplar hakkında neler düşündüğünü de soruyor. Soruyu doğrudan yanıtlamak istemeyen Yakir, savaşta sivil ölümlerinin kaçınılmaz olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Unutmamalısın ki bu savaşı biz başlatmadık.”
Yakir ilk olarak güneydeki Sderot kasabasına konuşlandırıldı. Şehrin sokaklarında devriye gezerek iki hafta geçirdi. İki hafta boyunca korkudan uyuyamadığını, ailesini özlediğini ve yorulduğunu anlatıyor. Görevinin ne kadar süreceğini bilmeyen Yakir, “Gazze’de cep telefonumuz olmayacak. Düşman telefonlarımızı takip edebilir ve bizi hedef alabilir” diyor.
“Tek milletiz”
7 Ekim saldırılarının ardından İsraillilerin hayatlarının sonsuza kadar değiştiğini ve şu anda İsrail’de herkesin “birlik duygusuyla” hareket ettiğini söyleyen Yakir, “Güvensiz hissetmek artık ulusal travmamız oldu” diye konuşuyor.
Savaştan önce hükümetin tartışmalı yargı reformu yüzünden İsrail halkının bölünmüşlük içinde olduğunu ve aylarca süren protestoları hakkında ise Yakir şunları söylüyor: “Yaşananlar bizi o kadar şoke etti ki artık birbirimizle kavga etmek istemediğimize karar verdik. 7 Ekim bizi yeniden bir araya getirdi. Ortodoks ya da değil, sağcı-solcu, bugün tek milletiz.”

Yakir, Pelham ile röportajını sonlandırırken çok korktuğunu, ailesine Gazze’ye gideceğini söylemediğini ve İsrail’e canlı dönüp dönemeyeceğini bilmediğini anlatıyor:
“Aileme Gazze’ye gireceğimi söylemedim. Endişelenmelerini istemiyorum. Gazze’de olacağımı sadece erkek arkadaşım biliyor. Nasıl bir görev alacağım, neler yapacağım, harekâttan sonra sağ olarak geri dönüp dönemeyeceğimi bilmiyorum.”
“Teröristler tünellerden çıkıp bize ateş edebilirler ve sonra tünellerine geri dönebilirler. Birliğimizden bir subay öldürüldü. Bize roket atabiliyorlar ve Gazze’de herhangi bir alarm sistemi yok.”
Kaynak: BBC








