DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan: “Komisyona Celal Fırat’ı önereceğiz, Alevi temsiliyetinin bulunması önemli”

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, komisyonun üç boş sandalyesi için yeni üye tanzim edilirse, Alevi kimliğiyle öne çıkan Celal Fırat’ı önereceklerini açıkladı. Sahte diploma skandalıyla ilgili Doğan, “Siyasette izdüşümünün olmadığına kim inanır? Olmadığını ispat etmek iktidarın sorumluluğundadır” dedi.

Komisyona yeni isim katılacak mı, DEM Parti'nin önerisi kim?

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, dün (6 Ağustos) gerçekleştirdikleri Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının gündemlerine ilişkin basın toplantısı yaptı. “MYK’mız bu başlıkların gölgesinde toplandı” diyen Doğan açıklamalarına, evli olduğu erkek tarafından öldürülen Meclis personeli Saliha Ozan’ı anarak ve sahte diploma skandalına değinerek başladı. Doğan, açıklamasında önemli bir bölümü çalışmalarına başlayan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na ayırdı.

Komisyona yeni isim önerisinde Alevi temsiliyeti: Celal Fırat

DEM Parti’nin komisyonun üç boş sandalyesi için AKP, CHP ve DEM Parti’nin birer üye vermesi önerisiyle ilgili soruyu şöyle yanıtladı:

“Buna komisyonun yarın yapacağı toplantıda karar verilecek, ancak böyle bir ihtimal belirdi. Bu ihtimalin belirmiş olmasının nedeni de İYİ Parti’nin komisyona katılmayacağını açıklamış olması. Biz daha önce İYİ Parti’ye de, ‘İtirazınız mı var? Buyurun gelin komisyonda itirazlarınızı ifade edin’ dedik. Ancak İYİ Parti’de bu komisyona katılmayacakları yönünde bir fikir birliği var. Yeni üye tanzim edilirse İstanbul Milletvekilimiz Garip Dede Dergahı Yönetim Kurulu üyesi Celal Fırat’ı önereceğiz. Elbette buna komisyon karar verecek. Biz çoğulculuk ilkesini önemsiyoruz, bunu aynı zamanda hayata da geçiriyoruz ve eşit yurttaşlık hakkı herkes için diyoruz. O yüzden de bir Alevi temsiliyetinin de orada bulunması önemli.”

“Barışmayı gölgeleme ihtimali olan risklere odaklanılmalı.”

Doğan, Meclis’te kurulan yeni komisyonun çalışmaları hakkında şunları söyledi:

“Bütün sorunlarımızı bir komisyon tek başına çözemez, böyle bir sorumluluk yüklemek de haksızlık olur. Hepimizin birlikte yan yana gelerek, ortak mücadelesiyle yapabilecekleri var. Komisyonun adından da anlaşılacağı üzere Türkiye’nin toplumsal dayanışmaya, demokrasiye, eşit kardeşliğe ihtiyacı var. Tam da bu eşiğin kalbindeyken barışmanın yaratacağı olanaklara, bunları gölgeleme ihtimali olan risklere odaklanılmalı. Yeni dönemin kurucu siyasetinin nasıl hayat bulacağı tartışılmalı. Devlet, iktidar, muhalefet ve bir bütün olarak siyaset ve toplum yeni döneme kendini nasıl uyarlayacak? Önümüzdeki dönem en çok konuşmamız, tartışmamız ve çalışmamız gereken konular bunlar.”

“Meclis’in göbeğinde çalışan kadın korunamadı”

Meclis personeli Saliha Ozan’ın 6284 sayılı yasa kapsamında koruma talep ettiğini, ölüm tehdidi aldığını, fiziksel ve psikolojik şiddet gördüğünü belgelediğini hatırlatan Doğan, “Göz göre göre gelen bir cinayet önlenmedi. Meclis’in göbeğinde çalışan bir kadın korunamıyorsa, bu ülkedeki hiçbir kadın güvende değil demektir” dedi. Doğan, İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe girmesi çağrısı yaparak “Kadın cinayetleri politiktir, sorumluluk Meclis’in kalbine kadar gelmiştir. Yaşam hakkını savunmayan bir Meclis’in varlığı tartışmalıdır. Meclis’i görevini yapmaya çağırıyoruz” diye konuştu. 

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Sahte diploma skandalı: “Siyasette iz düşümünün olmaması mümkün mü?”

Doğan sahte imza ve sahte diploma skandallarının yalnızca yolsuzluk değil, ahlaki ve vicdani bir çöküş olduğunu söyledi. “Yargı süreci başlatıldı, sonuna kadar gideceğiz” sözlerine toplumun inanmadığını belirten Doğan, şöyle devam etti:

“Toplumu somut politikalarla, koruyucu, önleyici tedbirleri gerçekten aldığınızı göstererek, siyasi ayağının olmadığını ispatlayarak. Bu kadar büyük bir suç şebekesinden, bir ‘network’ten bahsediyoruz. Bunun siyasette bir iz düşümünün olmaması mümkün mü? Olmadığını ispat etmek iktidarın sorumluluğundadır. Biz bu skandalı münferit bir olay olarak görmüyoruz. Türkiye tarihinin en organize suç vakalarından biriyle karşı karşıyayız. Arkasındaki siyasi ve kurumsal bağlantıların deşifre edilmesi gerektiğini düşünüyoruz ve bunun için mücadele edeceğiz. Hukuk komisyonumuz süreci yakından takip ediyor, suç duyurusunda bulundu.”

Hasta tutukluların da MYK’nın önemli gündemlerinden olduğunu söyleyen Doğan, “Türk Tabipleri Birliği’nin raporuna göre Ayşe Barım hapiste kalamaz, ani ölüm riski var. Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık’a daha ne kadar sürdürülecek bu eziyet? Bolu Cezaevi’nden gelen haberler, infaz süreleri dolmuş tutsakların infazlarının yakılması, işkenceye dönüşen bu politikaların sürdürüldüğünü gösteriyor. Bu hukuk dışılık artık vicdanları da kanatıyor” dedi.