BTK’deki tüm e-imza kullanıcılarının şifrelerinin çalındığı haberleştiren gazeteci ve T24 yazarı Tolga Şardan, yazı üzerine gözaltına alınıp serbest bırakıldığını açıkladı. Savcılık ifadesinin ardından mahkeme, Şardan hakkında “yurtdışına çıkış yasağı” kararı verdi.
Gazeteci Tolga Şardan, geçtiğimiz günlerde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu’nda (BTK), ülke genelinde tüm e-imza kullanıcılarının şifrelerinin saklandığı veri havuzun hacklendiğini, olayla ilgili idari incelemenin başlatıldığını yazmıştı.
BTK haberin üzerine açıklama yayımlayarak iddiaları yalanlamış ve suç duyurusunda bulunmuştu. Şardan bugünkü köşe yazısında 5 Eylül Cuma akşamı mesai sonrasında BTK haberinden dolayı gözaltına alındığını açıkladı.
Şardan, “İki yıl öncesinde yaşadığım tecrübeyi hatırlayarak hareket ettim doğal olarak. Mevcutlu almaya gelen sivil polis ekibiyle, T24’ün ofisinin bulunduğu iş merkezinden yine polisin yaptığı kamera kayıtları ve meraklı bakışlar eşliğinde önce sağlık kontrolü için hastaneye, oradan da savcılığa götürüldüm” diye yazdı.
Yurtdışına çıkış yasağı
Avukatları gözetiminde savcılık ifadesinin alındığını belirten Şardan, savcılığın kendisini yurtdışına çıkış yasağı ile mahkemeye sevk ettiğini ve mahkemenin de savcılık kararına uyduğunu yazdı:
“Avukatlar, görüşlerini tutanağa aktardı. Yeri gelmişken, BTK’nın karşı ve yalanlayıcı açıklamasına karşı bu satırların yazarı olarak Büyüteç’teki bilgilerin doğru olduğu görüşümün arkasında durduğumu belirteyim. İşlem sonucunda, savcılık dosyayı ‘yurt dışına çıkış yasağı’ talebiyle mahkemeye sevk etti. Mahkemenin savcılık kararına uymasıyla geç saatlerde, ‘tutuklamanın bir alt hükmü yurt dışına çıkış yasağı’ kısıtlamasına sahip bir gazeteci olarak adliyeden ayrıldım.
Şardan’ın yazısının ilgili kısmı şöyle:
Savcılık, daha önce yaşanan benzerleri gibi yerel polis birimleri üzerinden telefonla davet etmek yerine, Ankara Emniyeti’ne gönderdikleri talimatla “esnek gözaltı uygulaması” olarak bilinen “mevcutlu” biçimde polisçe hazır bulundurulmamı tercih etmişti.
İki yıl öncesinde yaşadığım tecrübeyi hatırlayarak hareket ettim doğal olarak. Mevcutlu almaya gelen sivil polis ekibiyle, T24’ün ofisinin bulunduğu iş merkezinden yine polisin yaptığı kamera kayıtları ve meraklı bakışlar eşliğinde önce sağlık kontrolü için hastaneye, oradan da savcılığa götürüldüm.
Avukatlar gözetiminde savcılık ifadeyi aldı. Avukatlar, görüşlerini tutanağa aktardı. Yeri gelmişken, BTK’nın karşı ve yalanlayıcı açıklamasına karşı bu satırların yazarı olarak Büyüteç’teki bilgilerin doğru olduğu görüşümün arkasında durduğumu belirteyim.
İşlem sonucunda, savcılık dosyayı “yurtdışına çıkış yasağı” talebiyle mahkemeye sevk etti. Mahkemenin savcılık kararına uymasıyla geç saatlerde, “tutuklamanın bir alt hükmü yurt dışına çıkış yasağı” kısıtlamasına sahip bir gazeteci olarak adliyeden ayrıldım.








