Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi yöneticilerinden avukat Naim Eminoğlu “FETÖ/PDY silahlı terör örgütü”ne üye olma suçlamasıyla tutuklandı. ÇHD ve İstanbul Barosu açıklama yayımlayarak, Eminoğlu’nun tutuklanmasına tepki gösterdi.

Bolu Kartalkaya Grand Kartal Otel yangını, 6 Şubat Kahramanmaraş depremi, Gayrettepe’deki Masquerade Club yangını gibi önemli davaların avukatlığını üstlenen Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şubesi yöneticilerinden avukat Naim Eminoğlu tutuklandı. Eminoğlu’na “silahlı örgütüne üye olmak” suçlaması yöneltildi.
Avukat Naim Eminoğlu, 7 Aralık’ta düzenlenen basın toplantısında, TBMM gündemindeki yargı paketinin 6 Şubat depremi davalarında sorumlu olarak yargılananları kapsamaması gerektiği yönünde görüş bildirmiş, “Asrın felaketi diyorlar, asrın katliamı bu” demişti.
Eminoğlu, bu açıklamasından birkaç gün sonra, 10 Aralık’ta Emniyet Genel Müdürlüğü’ne gelen bir e-posta üzerine başlatılan soruşturma kapsamında sabah saatlerinde bürosundan gözaltına alındı ve 11 Aralık’ta “FETÖ/PDY silahlı terör örgütü”ne üye olma suçlamasıyla tutuklandı.
“Melikşah Üniversitesi’ni tam burslu kazandı”
ÇHD, Eminoğlu’nun tutuklanması üzerine açıklama yaptı. Açıklamada, Eminoğlu’nun 1993’te Kahramanmaraş’ta doğduğu, yoksul bir ailenin çocuğu olduğu belirtildi, “Üniversiteye kadar devlet okullarında eğitim almış, 2012 yılında üniversite sınavına girerek Kayseri ilinde bulunan Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni tam burslu olarak kazanmıştır. Bu okulun 2016 yılında darbe girişimi akabinde kapatılması sonrasında Naim Eminoğlu Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne geçiş yapmış ve oradan mezun olmuştur” denildi.
Açıklamada, Naim Eminoğlu’nun Kahramanmaraş depremleri davasına dair sözleri hatırlatıldı:
“Gözaltına alınmasından sadece üç gün önce (7 Aralık 2025) avukat Naim Eminoğlu 6 Şubat depremlerinde yakınlarını yitiren ailelerin oluşturduğu Adalet Peşinde Aileleri Platformu tarafından 11. Yargı Paketi’nin 27. maddesinin binlerce kişinin ölümünden sorumlu faillerin cezasız kalmasına yol açacağını belirten ve deprem suçlarının kapsam dışı bırakılmasını talep eden bir basın açıklamasına katılmış ve şunları söylemiştir: ‘6 Şubat depremi sonrasında eski avukatları ziyaret ettik. ’99 depreminde ne yaptınız, nasıl bir yol izleyelim’ dedik. Bana dediler ki; ‘hiçbir şey olmadı, olmayacak, 2 sene sonra af çıktı, davalar kapatıldı. Şimdi de aynısını yaşıyoruz. Asrın felaketi diyorlar, asrın katliamı bu. Böyle bir yasayı çıkartıp ‘katilleri’ serbest bırakacaksınız. Bu katilleri nasıl affedebiliriz?'”
“ÇHD, Gülen yapılanması nedeniyle ağır bedeller ödedi”
Açıklamada, ÇHD’nin Fethullah Gülen yapılanması nedeniyle ağır bedeller ödediği ifade edildi, “Mesnetsiz iddiaları sahiplerine iade ediyoruz. Öncelikle şu hususun altını çizmek isteriz ki, derneğimiz ÇHD, Gülen yapılanmasının özellikle yargı ve emniyet yapılanması nedeniyle ağır bedeller ödemiş bir kurumdur. Onlarca meslektaşımız bu yapılanmaya mensup kolluk görevlileri eliyle işkenceye maruz bırakılmış, bu yapılanmaya mensup savcı ve yargıçlarca tutuklanmış, yıllarca hapsedilmiştir” denildi.
“Bu tutuklama savunma hakkında ağır müdahaledir”
Eminoğlu’nun açıklamasına ilişkin İstanbul Barosu da bir açıklama yaptı. Baro açıklamasında şunlar söylendi:
“Toplumsal davaların yanı sıra özellikle deprem ve Kartalkaya dosyalarında görev alan meslektaşımız Av. Naim Eminoğlu, son yargı paketine ilişkin kamuoyuna yansıyan eleştirilerinin ardından, isimsiz bir ihbar e-postası üzerine başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanmıştır. Meslektaşımıza ifade ve sorgu sırasında ne bir tanık ifadesi, telefon kaydı sorulmuş ne de bir teknik veya fiziki takip işlemi gösterilmiştir. Bir yurttaşın ve özellikle de her gün adliyede duruşmalara girerek yargının kurucu unsurlarından savunma makamını temsil eden bir avukatın, hakkında hiçbir somut delil olmaksızın tutuklanması kabul edilemez. Bu tutuklama; savunma hakkına, adil yargılanma ilkesine ve avukatların mesleki güvence altında çalışma hakkına yönelmiş ağır bir müdahaledir. Avukatlar, temsil ettikleri kişilerle özdeşleştirilemez; mesleki faaliyetleri nedeniyle hedef gösterilemez ve baskı altına alınamaz.”








