Savaşın gölgesinde İran: Patlamalar, yıkılan evler ve korku içinde yaşayan siviller

Savaşın gölgesinde İran, İranlıları

İSTANBUL/TAHRAN/TEBRİZ (Medyascope, Goltane Ghazi) – İran ile İsrail ve ABD arasında günlerdir devam eden savaş askeri hedefler üzerinden yürütülüyor gibi görünse de yaşananların en ağır yükünü siviller taşıyor. Füze saldırıları, patlamalar ve güvenlik önlemleri şehirlerin gündelik ritmini bozarken, sıradan insanların hayatı bir anda korku, belirsizlik ve kayıpla dolu bir gerçekliğe dönüşüyor. Cephe hatları kilometrelerce uzakta olsa bile, savaşın etkisi evlerin içine kadar giriyor. İranlılar yaşadıklarını Medyascope’a anlattı.

“Patlamanın şok dalgası beni yatak odasına savurdu”

İran savaşı 24. gününe girdi. Savaşın devam edip etmeyeceği, nasıl şekilleneceği henüz belli değil. Ama İran ile İsrail ve ABD arasında yaşanan savaş en çok sivilleri hedef alıyor. Askeri hedefler, füze saldırıları, patlamalar… Bunların tamamı insan hayatını doğrudan etkiliyor. Evlerine ya da yaşam alanlarının bulunduğu yerlerin yakınlarına düşen füzelerden etkilenenlerin hayatları artık eskisi gibi değil.

Doğu Tahran’da yaşayan iki çocuk annesi Mansoureh’nin evine 16 Mart Pazartesi günü öğleden sonra füze düştü. Korku dolu anlar yaşayan Mansoureh, patlamanın etkisiyle oturma odasından yatak odasına savruldu. O günden sonra en küçük seste bile irkildiklerini vurgulayan Mansoureh’nin yaşadıklarını aktaralım:

“Yaklaşık saat 14.30 civarıydı. Bir anda ne olduğunu anlayamadık. Ev su ve tozla doldu. Oturma odasında televizyonun önünde oturuyordum ve patlamanın şok dalgası beni yatak odasına savurdu. Patlamadan sonra evi kontrol ettiğimizde içeride beş ya da altı parça şarapnel olduğunu gördük. Parçalardan biri perdeye takılmış ve tüm perdeyi oturma odasının ortasına kadar çekmişti. Şükür ki hiçbir şarapnel bize isabet etmedi ama duvarlara çarparak parçalar kopardı. Bütün pencerelerimiz kırıldı, bazı mobilyalarımız da paramparça oldu. O günden sonra en zor şey sessizlik bile değil. Artık en küçük seste bile irkiliyoruz ve saldırıdan sonraki ilk günlerde neredeyse hiç uyuyamadık.”

Savaşın gölgesinde yaşam: Patlamalar, yıkılan evler ve korku içinde yaşayan siviller

“Babam masayı üstümüze çekti”

Tahran’da yaşayan Leyla’nın* evi, üç defa füzenin hedefi oldu. Füze ile ilk defa karşı karşıya kaldığı anları aktaran Leyla, “Öğle saatleri 11–12 civarıydı. Yatak odamda telefonda konuşuyordum. Füze seslerini duyunca korktum ve telefonu kapattım. Yemek odasına gidip babama gürültüyü anlatmaya başladım ve tam o anda ilk füze vurdu” dedi.

Füzenin vurmasıyla, babasının yanına geldiğini söyleyen Leyla, ikinci füze vurduğunda yaşadıklarını anlattı:

“Babam koşarak yanıma geldi ve bizi korumak için yemek masasını üstümüze çekti. İkinci füze vurduğunda balkon kapısı tamamen yerinden çıktı. 12 günlük savaştan sonra güçlendirdiğimiz pencereler yine de çerçevelerinden fırladı. Camlar şeker gibi parçalandı ve oturma ile yemek odasına savruldu. Ardından üçüncü füze vurdu. Binanın sallanması ve çıkan ses tarif edilemeyecek kadar korkunçtu. Yaklaşık 10 dakika masa altında kaldık. Ben ağlıyordum, babam beni sakinleştirmeye çalışıyordu ve başka bir füze gelip gelmeyeceğini bekliyorduk. Sonra aceleyle belgelerimizi topladık ve pijamalarımızla evden çıktık. O kadar panik içindeydim ki evden terliklerle çıktığımı bile fark etmemişim.”

“Patlamalar hâlâ kulaklarımızda”

Evden çıkar çıkmaz arabaya koştuklarını belirten Leyla, herkesin panik halinde olduğunu, sokakta yürümekte bile güçlük çektiklerini vurguladı. Leyla, sokakta yaşanan kaosu, “Sokağa çıktığımızda her yer sarı güvenlik şeritleriyle kapatılmıştı. İnsanları tahliye ediyorlardı. Bazıları tamamen toz içindeydi, bazılarının yüzü kesilmişti ve kanıyordu. Arabaların üstü çökmüş, sokak cam kırıklarıyla dolmuştu. Evden çıkarken yanıma alabildiğim tek şey kedimdi. Onu o evde bırakmaya kalbim dayanmazdı. Daha sonra İran’ın kuzeyine gitmek zorunda kaldık ve evimizi cam ve enkaz içinde bıraktık. Şimdi ise en küçük gürültü bile bizi korkutuyor, sanki patlamalar hâlâ kulaklarımızda” dedi.

Savaşın gölgesinde yaşam: Patlamalar, yıkılan evler ve korku içinde yaşayan siviller

Tebriz’de saldırı sanayi bölgesini vurdu

Savaşın etkisi yalnızca evlerde değil, işyerlerinde de hissediliyor. Tebriz’de fabrika işçisi olarak çalışan Ahmet*, çalıştıkları bölgenin nasıl vurulduğunu şu sözlerle anlattı:

“Geçen hafta Pazartesi sabahı saat 05.30 civarında işe gitmeden önce telefonumda Tebriz’in batısının vurulduğunu gördüm. İşyerim de o bölgede olduğu için hemen bir iş arkadaşımı aradım ve o bana o bölgeye füze yağdığını söyledi. Fabrikamızın hemen yanında Devrim Muhafızları’na ait bir havacılık-uzay tesisi vardı ve saldırı o tesisi hedef aldı. Aslında bu tesis 12 günlük savaş sırasında da vurulmuştu ve geriye neredeyse sadece terk edilmiş bir bina kalmıştı ama yine vuruldu ve tamamen yerle bir edildi. Patlamanın etkisiyle o tesisle ortak olan duvarımız çöktü ve iş yerimizin bir kısmı hasar gördü. Biz radyatör ve havlupan üretiyoruz. Nevroz için çok sayıda siparişimiz vardı ama savaş yüzünden hepsini iptal etmek zorunda kaldık. Banka transferleri yapılamadığı için birçok kişi sipariş veremiyor ve özellikle metal gibi malzemelerin fiyatı tamamen belirsiz hale geldi. Savaş sadece binaları yıkmıyor, insanların planlarını, umutlarını ve geleceğini de yıkıyor.”

  • Editör notu: Güvenlik gereği (*) ile işaretlenen isimler, mahlas olarak kullanılmıştır.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.