İSTANBUL (Medyascope) – ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen müzakerelerde anlaşmanın yakın olduğuna dair beklentiler artarken arabuluculara “acele etmeyin” mesajı verdi. Görüşülen formül, ateşkesin 60 gün uzatılmasını, Hürmüz Boğazı’nın kademeli olarak yeniden açılmasını ve İran’ın nükleer programına ilişkin daha kapsamlı müzakerelerin başlamasını öngörüyor.
Haberin özeti:
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- ABD Başkanı Donald Trump, İran’la yürütülen müzakerelerde anlaşmanın yakın olduğuna dair beklentiler artarken arabuluculara “acele etmeyin” mesajı verdi.
- Masadaki formül, nisanda sağlanan ateşkesin 60 gün uzatılmasını ve bu sürede daha kapsamlı bir anlaşma için müzakerelerin sürmesini öngörüyor.
- Plan kapsamında Hürmüz Boğazı’nın kademeli olarak yeniden açılması, İran limanlarına yönelik ABD ablukasının hafifletilmesi ve bazı yaptırımların aşamalı olarak gevşetilmesi gündemde.
- Anlaşmanın en kritik başlıklarından biri, İran’ın yaklaşık 440 kilogramlık yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunun seyreltilmesi ya da teslim edilmesi.
İlgili haberler:
- New York Times: “ABD ve İsrail’in hedefi, İran’da Ahmedinejad’ı yeniden iktidara getirmekti”
- Asghar Farhadi’den Cannes’da İran mesajı: “Masumların ölümü son derece zalimce ve trajik”
- Selim Kuneralp yazdı: Tarihin en büyük enerji güvenliği krizi
- Hürmüz krizi Türkiye’yi yeni enerji merkezine dönüştürebilir mi?
- Hürmüz Boğazı neden önemli?
ABD ile İran arasında anlaşma olacak mı? İki ülke arasında yürütülen dolaylı müzakerelerde, nisanda sağlanan kırılgan ateşkesin 60 gün uzatılmasına yönelik bir formül öne çıktı. ABD Başkanı Donald Trump, anlaşmanın yakın olduğuna ilişkin haberlerin ardından müzakerecilere “bir anlaşmaya acele etmemelerini” söylediğini açıkladı.
Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda görüşmelerin “düzenli ve yapıcı” şekilde ilerlediğini belirtti ancak tarafların zamana ihtiyacı olduğunu vurguladı. “Her iki taraf da zaman ayırmalı ve işi doğru yapmalı. Hata olmamalı” diyen Trump, İran’ın nükleer silah geliştiremeyeceğini “anlaması gerektiğini” de yineledi.
İran ile anlaşma: Masada ne var?
Görüşülen formül nihai bir barış anlaşması değil.
ABD medyasına ve görüşmeler hakkında bilgi sahibi kaynaklara göre masadaki plan, öncelikle 60 günlük ateşkes uzatmasını içeriyor. Bu süre içinde Hürmüz Boğazı’nın kademeli olarak yeniden açılması, İran limanlarına yönelik ABD ablukasının hafifletilmesi, yaptırım indirimlerinin ve İran’ın yurt dışındaki dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılmasının aşamalı olarak ele alınması bekleniyor.
İran ile anlaşma konusunda bir diğer kritik başlığı ise Tahran’ın nükleer programı.
ABD, İran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu teslim etmesini ya da seyreltilmesini istiyor. İran’ın yaklaşık 440 kilogram yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyuma sahip olduğu düşünülüyor. Bu uranyumun büyük bölümünün, ABD’nin geçen yıl İsrail’in İran’a karşı başlattığı 12 günlük savaşa katılmasının ardından vurduğu Natanz, Fordo ve İsfahan tesislerinin enkazı altında olduğu değerlendiriliyor.

Hürmüz Boğazı neden kritik?
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik geniş çaplı saldırılarının ardından çatışma Ortadoğu geneline yayılmış, İran da İsrail’e ve Körfez’deki ABD müttefiklerine saldırılarla karşılık vermişti.
Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapalı tutması, dünya petrolü ve sıvılaştırılmış doğalgazının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği bu hattı küresel krizin merkezine yerleştirdi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, müzakerelerde “önemli” ancak “nihai olmayan” ilerleme sağlandığını söyledi. Rubio, son temasların “geçiş ücretleri olmayan, tamamen açık bir Hürmüz Boğazı” sonucunu doğurabileceğini belirtti. Bölge ülkeleri açısından Hürmüz’ün yeniden açılması, yalnızca enerji fiyatları için değil, Körfez’de yeni bir askeri tırmanmanın önlenmesi açısından da kritik görülüyor.
İran “mutabakat zaptı” üzerinde çalışıyor
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Tahran’ın savaşı bitirecek ilk aşama olarak bir “mutabakat zaptı” üzerinde çalıştığını söyledi. Bekayi’ye göre bu metin, daha kapsamlı bir anlaşma için 30 ila 60 günlük yeni bir müzakere sürecinin önünü açabilir.
Bekayi, tarafların aynı anda hem “çok yakın” hem de “çok uzak” olduğunu belirtti. İranlı sözcü, ABD’nin daha önce çelişkili açıklamalar yaptığını ve pozisyon değiştirdiğini söyleyerek Washington’a güven konusunda temkinli olduklarını dile getirdi. Buna rağmen tarafların bazı parametreler etrafında birbirine yaklaştığını söyledi.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, ülkesinin “nükleer silah peşinde olmadığını dünyaya güvence altına almaya hazır olduğunu” söyledi. Tahran uzun süredir nükleer programının yalnızca barışçıl amaçlı olduğunu savunuyor.
Arabulucular kimler?
Görüşmelerde Pakistan ve Katar öne çıkıyor. Pakistanlı ve Katarlı arabulucuların geçen hafta İranlı yetkililerle yoğun temaslar yürüttüğü, Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Munir’in Tahran’dan ayrılmasının ardından görüşmelerde “nihai bir anlayışa doğru cesaret verici ilerleme” sağlandığı açıklandı.
Arabulucuların İran heyetiyle temas halindeyken ABD özel temsilcisi Steve Witkoff ile düzenli temas kurduğu belirtiliyor. İran heyetine Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ile Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin başkanlık ettiği aktarıldı.
Trump’ın ayrıca Suudi Arabistan, Pakistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Türkiye liderleriyle bir telefon görüşmesi yaptığı bildirildi. Görüşme hakkında bilgi veren bir diplomat, temasların “çok olumlu” geçtiğini ve bölge liderlerinin kaydedilen ilerlemeye destek verdiğini söyledi.
Washington’da itirazlar yükseliyor
Olası anlaşma, ABD’de Cumhuriyetçi Parti içinde de görüş ayrılığı yarattı. Senatör Ted Cruz, böyle bir anlaşmanın “felaket bir hata” olacağını savundu. Senato Silahlı Hizmetler Komitesi Başkanı Roger Wicker ise 60 günlük ateşkesin, ABD’nin İran’a yönelik askeri operasyonuyla elde edilen sonuçları boşa çıkaracağını söyledi.
Buna karşılık Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi üyesi Mike Lawler, Trump yönetiminin İran’ı “gerçek bir müzakereye” zorlamayı başardığını savundu. Bu tablo, Trump’ın yalnızca Tahran’la değil, Washington’daki kendi siyasi kampıyla da dikkatli bir denge kurmak zorunda olduğunu gösteriyor.
Trump askeri seçeneği masada tutuyor
Diplomatik temaslarda ilerleme sağlansa da Trump askeri seçeneği masadan kaldırmış değil. ABD Başkanı daha önce anlaşma ihtimalinin “yüzde 50’ye 50” olduğunu söylemiş, iyi bir anlaşma olmazsa İran’a yönelik saldırıların yeniden başlayabileceği mesajını vermişti.
Trump, pazartesi günü yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin talebi üzerine İran’a yönelik yeni saldırıları askıya aldığını söyledi. Bölge ülkeleri, ABD-İsrail saldırılarının yeniden başlaması halinde İran’ın Körfez ülkelerini hedef alabileceğinden ve enerji krizinin daha da derinleşmesinden endişe ediyor.
Bu nedenle masadaki 60 günlük uzatma formülü, savaşın tamamen sona erdiği anlamına gelmiyor. Ancak taraflara hem Hürmüz krizini hafifletme hem de İran’ın nükleer programı üzerinde daha kapsamlı bir pazarlığa geçme imkanı sunuyor.
Kaynak: BBC, Financial Times






