İSTANBUL (Medyascope, New York Times) – İran savaşının ilk günlerinde ABD ve İsrail’in hedefi yalnızca nükleer tesisler, füzeler ve askeri altyapı değildi. ABD’li yetkililere göre Washington ve Tel Aviv, İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesinin ardından Tahran’da rejim değişikliğine gidecek bir süreci başlatmayı, bu süreçte de eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ı ev hapsinden çıkararak yeniden iktidar denklemine sokmayı planladı.
Haberin özeti:
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- ABD ve İsrail’in İran savaşının ilk aşamasında rejim değişikliğine uzanacak bir plan hazırladığı ve bu plan kapsamında eski İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ı yeniden iktidara getirmeyi hedeflediği iddia edildi.
- İsrail’in Tahran’da Ahmedinejad’ın evine düzenlediği saldırının, onu ev hapsinden çıkarmayı hedeflediği öne sürüldü.
- Planın büyük bölümü, İran rejiminin beklenenden daha dayanıklı çıkması nedeniyle İsrail’in öngördüğü şekilde işlemedi.
İlgili bağlantılar:
- İran savaşının kronolojisi: Gün gün ne yaşandı?
- Ali Hashem, Foreign Policy’e yazdı: “Mücteba Hamaney’in seçilmesi İran’da direniş ve süreklilik mesajı”
- Murad Ferhadpur: “Ahmedinejad döneminde 800 milyar dolar iç edildi”
- Ezgi Uzun Teker ile söyleşi | ABD ile İran savaşla barış arasında: Hürmüz, Lübnan ve Körfez’de ne olacak?
- Rafsancani’den sonra İran: Sami Oğuz ile söyleşi
İçindekiler:
The New York Times’ın ABD’li yetkililere dayandırdığı özel haberine göre İsrail ve ABD, İran’da rejim değişikliği hedefiyle hazırlanan planın ilk aşamalarında ülkenin eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ı iktidara getirmeyi hedefledi. İsrailli yetkililer tarafından geliştirilen ve Ahmedinejad’a da danışıldığı belirtilen plan, savaşın ilk günlerinde kontrolden çıktı.
Habere göre İsrail’in Tahran’da Ahmedinejad’ın evine düzenlediği saldırı, eski cumhurbaşkanını ev hapsinden çıkarmayı ve Ahmedinejad’ı ev hapsinde tutan muhafızları öldürmeyi amaçlıyordu. ABD’li yetkililer ve Ahmedinejad’a yakın bir isim, saldırıda Ahmedinejad’ın yaralandığını ancak hayatta kaldığını söyledi. Ahmedinejad, o günden bu yana kamuoyunda görülmedi, nerede olduğu ve sağlık durumu bilinmiyor.

NYT’nin haberine göre ABD ve İsrail’in hedefi yalnızca İran’ın nükleer, füze ve askeri kapasitesini zayıflatmak değildi. Haberde, savaşın aynı zamanda Tahran’da daha “uyumlu” bir liderlik yaratma umuduyla başlatıldığı belirtildi.
Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly ise NYT’ye yaptığı açıklamada bu çerçeveyi reddeden bir yanıt verdi. Kelly, Başkan Trump’ın “Operation Epic Fury” için hedeflerinin başından itibaren net olduğunu söyledi: İran’ın balistik füzelerini yok etmek, üretim tesislerini dağıtmak, donanmasını batırmak ve vekil güçlerini zayıflatmak.
Mossad sözcüsü ise konuya ilişkin yorum yapmayı reddetti.
Ahmedinejad neden şaşırtıcı bir tercihti?
Mahmud Ahmedinejad’ın böyle bir plan için düşünülmesi dikkat çekici.
2005-2013 yılları arasında İran Cumhurbaşkanı olan Ahmedinejad, görev süresi boyunca İsrail ve ABD karşıtı sert söylemleriyle tanındı. İsrail’in “haritadan silinmesi” çağrıları, İran’ın nükleer programına verdiği destek, içerde muhalefete yönelik sert baskılar, siyasi kariyerinin en tartışmalı başlıkları arasındaydı.
Buna rağmen Ahmedinejad, son yıllarda İran yönetimiyle giderek daha fazla ters düşmüştü. Rejim içindeki yolsuzlukları eleştirmiş, 2017, 2021 ve 2024 seçimlerinde yeniden cumhurbaşkanı adayı olmak istemiş ancak Anayasayı Koruyucular Konseyi tarafından her seferinde engellenmişti. NYT’ye göre İran yönetimi onu açık bir muhalif olarak görmese de “istikrarsızlaştırıcı” bir unsur olarak değerlendirmeye başlamıştı.
Ahmedinejad’ın evi neden hedef alındı?
Haberde, İsrail Hava Kuvvetleri’nin düzenlediği saldırının doğrudan Ahmedinejad’ın evini yıkmayı değil, onu gözetim altında tutan güvenlik görevlilerini öldürmeyi amaçladığı belirtildi.
İran resmi haber ajansları, saldırıdan sonraki günlerde Ahmedinejad’ın hayatta olduğunuancak “korumalarının” öldüğünü duyurdu. NYT’ye konuşan kaynaklara göre bu kişiler aslında hem Ahmedinejad’ı koruyan hem de onu ev hapsinde tutan Devrim Muhafızları mensuplarıydı.
The Atlantic’te mart ayında yayımlanan ve Ahmedinejad’a yakın isimsiz kaynaklara dayandırılan bir yazıda da bu saldırı “fiilen bir hapisten çıkarma operasyonu” olarak tanımlanmıştı. Daha sonra Ahmedinejad’a yakın bir isim NYT’ye, eski cumhurbaşkanının da saldırıyı kendisini özgürleştirme girişimi olarak gördüğünü doğruladı.

ABD, Ahmedinejad’ı nasıl görüyordu?
Savaşın ilk gününde İsrail ve ABD, İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’i ve üst düzey bazı yetkilileri öldürdü. NYT’ye göre Hamaney’in Tahran’ın merkezindeki yerleşkesine düzenlenen saldırı, aynı zamanda İranlı yetkililerin katıldığı bir toplantıyı da hedef aldı. Bu toplantıda, Beyaz Saray’ın üstlerinden daha fazla “yönetim değişikliği” müzakeresine açık gördüğü bazı isimlerin de öldüğü aktarıldı.
Ahmedinejad’a yakın kaynak, Amerikalıların eski cumhurbaşkanını İran’ı yönetebilecek bir figür olarak gördüğünü söyledi. Aynı kaynağa göre Washington, Ahmedinejad’ın İran’ın “siyasi, toplumsal ve askeri durumunu” yönetme kapasitesine sahip olduğunu düşünüyordu.
Kaynak, Ahmedinejad’ın yakın gelecekte İran’da “çok önemli bir rol” oynayabileceğini söyledi. ABD’nin Ahmedinejad’ı Venezuela lideri Nicolas Maduro’nun kaçırılmasının ardından iktidara gelen ve Trump yönetimiyle yakın çalışan Delcy Rodriguez’e benzer bir figür olarak gördüğünü öne sürdü.
Ahmedinejad’ın Batı ile muğlak ilişkileri
NYT, Ahmedinejad’ın Batı ile ilişkilerinin son yıllarda daha muğlak hale geldiğini yazdı. Ahmedinejad, 2019’da NYT’ye verdiği röportajda Donald Trump’ı övmüş ve İran ile ABD arasında yakınlaşma çağrısı yapmıştı.
Eski cumhurbaşkanı o röportajda Trump’ın onun iş insanı olduğu için maliyet-fayda hesabı yapıp karar alabileceğini söylemişti. Ahmedinejad, iki ülkenin uzun vadeli çıkarlarını hesaplaması gerektiğini savunmuştu.
Haberde, Ahmedinejad’a yakın bazı isimlerin Batı ile fazla yakın olmakla, hatta İsrail adına casuslukla suçlandığı da hatırlatıldı. Eski özel kalem müdürü İsfendiyar Rahim Meşai, 2018’de yargılanmış, davanın hakimi onun İngiliz ve İsrail istihbarat servisleriyle bağlantılı olup olmadığını açıkça sormuştu.

Guatemala ve Macaristan gezileri şüpheleri artırdı
Ahmedinejad’ın son yıllarda İran dışına yaptığı seyahatler de spekülasyonları artırdı. Haberde, eski cumhurbaşkanının 2023’te Guatemala’ya, 2024 ve 2025’te ise Macaristan’a gittiği ve her iki ülkenin de İsrail ile yakın ilişkileri olduğu vurgulandı.
Macaristan Başbakanı Viktor Orbán’ın Netanyahu ile yakın ilişkisine dikkat çekilen haberde, Ahmedinejad’ın Macaristan ziyaretleri sırasında Orbán bağlantılı bir üniversitede konuşma yaptığı belirtildi. Ahmedinejad, İsrail’in İran’a saldırılarından yalnızca birkaç gün önce Budapeşte’den dönmüştü.
İsrail’in çok aşamalı planı
NYT’ye konuşan iki İsrailli savunma yetkilisine göre İsrail, savaşın başında İran’da rejim değişikliğine uzanan çok aşamalı bir plan öngörüyordu. İlk aşamada ABD ve İsrail’in hava saldırıları, İran’ın dini liderlerinin öldürülmesi ve Kürtlerin İran güçlerine karşı harekete geçirilmesi planlandı.
İkinci aşamada İsrail’in yürüttüğü etki operasyonları ve Kürtlerin müdahalesiyle İran’da siyasi istikrarsızlık yaratılması, rejimin kontrolü kaybettiği algısının güçlendirilmesi hedeflendi. Üçüncü aşamada ise elektrik gibi kritik altyapının gördüğü hasar ve yoğun siyasi baskı sonucunda rejimin çökmesi, ardından İsrail’in “alternatif hükümet” olarak tanımladığı yapının kurulması öngörüldü.
Ancak habere göre hava saldırıları ve Hamaney’in öldürülmesi dışında planın çok az bölümü İsrail’in umduğu gibi ilerledi. Geriye dönüp bakıldığında, planın İran rejiminin dayanıklılığını ve ABD ile İsrail’in İran üzerindeki iradesini dayatma kapasitesini ciddi biçimde yanlış hesapladığı görüldü.
Haberde, savaşın ilk aylarından sonra bile bazı İsrailli yetkililerin İran’da rejim değişikliğinin hâlâ mümkün olduğuna inandığı belirtildi. Mossad Başkanı David Barnea’nın da yakın çevresine, operasyon planının tamamen uygulanabilmesi halinde başarı şansının yüksek olduğunu söylediği aktarıldı.








