Furkan Karabay, Fırat Fıstık ve Ali Deniz Çakır Silivri’den aktardı: İmamoğlu’nun en yakınındaki isim ne anlattı?

İBB davasının 23. gününde Medyascope muhabirleri Furkan Karabay, Fırat Fıstık ve Ali Deniz Çakır son gelişmeleri Silivri’den aktardı. Yayında, savunmalar sırasında ortaya çıkan çelişkiler, medya yansımaları ve dosyanın hukuki zemini ele alındı. İmamoğlu’nun en yakınındaki isim ne anlattı?

Video özeti

  • Medyascope muhabirleri, İBB davasındaki son gelişmeleri Silivri’den aktardı ve çelişkileri ele aldı.
  • Fırat Fıstık, soruşturma ve duruşma süreci arasındaki farkları vurguladı; medya kuruluşlarına servis edilen bilgilerin sistematik olduğunu belirtti.
  • Furkan Karabay, İmamoğlu’na yönelik suçlamaların hukuki zeminini değerlendirerek, devletin güvenlik gerekçeleri altında kişisel veri ihlalleri yaptığını söyledi.
  • Ali Deniz Çakır, sanıkların birçok suçlamaya ilk kez mahkemede cevap verdiğini ve yargılama sürecinin sorunlar içerdiğini aktardı.
  • Duruşmalarda etkin pişmanlık ifadeleri bulunmasına rağmen, ifade veren kişilerin mahkemede yer almaması savunma açısından büyük bir tartışma yarattı.

İmamoğlu'nun en yakınındaki isim ne anlattı?

Soruşturma aşamasındaki manşetlere ne oldu?

Davanın genel seyrini değerlendiren Fırat Fıstık, soruşturma sürecinde oluşturulan algıyla, duruşma salonunda ortaya çıkan tablonun arasında fark olduğunu vurguladı:

“Bu dava boyunca en dikkat çekici şeylerden biri, soruşturma aşamasında çok güçlü bir medya ayağı vardı. Manşetler atıldı, görüntüler servis edildi, çok ciddi iddialar ortaya kondu. Ama şimdi duruşma aşamasında bunların büyük kısmının karşılığının olmadığını görüyoruz. Mesela ‘para dolu çantalar’ denilen şeyin aslında jammer olduğu ortaya çıktı. ‘Sır dolu kasa’ diye sunulan kasadan dört tane vida çıktı. Bu kadar büyük iddialarla oluşturulan algının duruşmada çözüldüğünü görüyoruz.”

Bu durumun sistematik olduğunu belirten Fıstık, “Gizli yürütülmesi gereken bir soruşturmada bazı bilgilerin ve görüntülerin sürekli olarak belli medya kuruluşlarına servis edildiğini gördük. Hatta Giresun’da yapılan bir arama sırasında aynı anda bir medya muhabirinin orada olması bile bunun nasıl yürüdüğüne dair fikir veriyor. Ama bugün geldiğimiz noktada o manşetlerin büyük kısmının altının boş olduğu ortaya çıkıyor” dedi.

İmamoğlu’nun en yakınındaki isim ne anlattı?

Furkan Karabay ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), tutuklu koruma müdürü Mustafa Akın’ın savunması üzerinden dosyadaki suçlamaların hukuki zeminini değerlendirdi:

“Mustafa Akın’a yöneltilen temel suçlama ‘haberleşmenin gizliliğini ihlal’. Bunun dayanağı da jammer kullanımı ve kameralara bant çekilmesi ama savunmada görüyoruz ki bu kararların bireysel bir emirle değil, güvenlik gerekçesiyle ve ekip içinde istişareyle alındığı anlatılıyor. Hatta dosyada ‘bu emri Mustafa Akın verdi’ diyen tek bir ifade bile yok.”

Güvenlik gerekçesinin somut olaylarla desteklendiğini vurgulayan Karabay, “Erzurum’da İmamoğlu’na yönelik taşlı saldırı örneği veriliyor. Yüzlerce taş atıldığı halde polislerin müdahale etmediği anlatılıyor. Yine MOBESE görüntülerinin sızdırılması gibi olaylar var. Yani aslında kişisel verilerin ihlali dediğiniz şeyin bizzat devlet mekanizmaları üzerinden gerçekleştiği örnekler anlatılıyor” diye konuştu.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kurt örneği üzerinden, delil yapısına dikkat çeken Karabay şöyle devam etti:

“Ali Kurt hakkında ciddi iddialar var ama bunların çoğu itirafçı ifadelerine dayanıyor. MASAK raporu yok, somut mali delil yok. Kendisi de diyor ki ‘ben burayı 1.2 milyar borçla aldım, 3 milyar nakitle bıraktım’. Yani ortada zarar değil, aksine bir iyileşme var.”

“Sanıklar ilk kez mahkemede kendilerini savunuyor”

Ali Deniz Çakır duruşmanın yapısına ve sanıkların durumuna değindi. Çakır, sanıkların birçok iddiaya ilk kez mahkemede cevap verdiğine dikkat çekti:

“Bazı sanıklar kendilerine yöneltilen suçlamaları ilk kez mahkeme salonunda duyduklarını söylüyor. Yani gözaltı ya da savcılık aşamasında bu iddialara karşı savunma yapma imkânı bulamamışlar. Bu da yargılama süreci açısından ciddi bir problem.”

Duruşmaların ilerleyişine dair de gözlemini aktaran Çakır, “İlk haftalarda çok sayıda sanık dinlenirken şimdi daha az sayıda ama çok daha uzun savunmalar yapılıyor. Bu da davanın hem uzamasına hem de teknik detayların daha fazla tartışılmasına neden oluyor. Dosyada çok sayıda etkin pişmanlık ifadesi var ama bu kişilerin kendileri duruşmada yok. Buna karşılık bu ifadeler üzerinden insanlar tutuklu. Bu da savunma açısından ciddi bir tartışma yaratıyor” dedi.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.