İSTANBUL (Medyascope) – Gözaltında kaybedilen yakınlarını arayan Cumartesi Anneleri, Galatasaray Meydanı’nda 1099. buluşmalarında Nurettin Yedigöl için adalet istedi.

Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini soran ve faillerin yargılanması talebiyle İstanbul-Beyoğlu’nda 1995’ten bu yana eylem yapan Cumartesi Anneleri, bu hafta (18 Nisan 2026) Galatasaray Meydanı’na karanfil bırakarak açıklamalarını okudu.
Cumartesi Anneleri 1099. haftada Nurettin Yedigöl için adalet istedi.
Açıklamanın tamamı şöyle
“Gözaltında kaybedilenlerin akıbetinin gizlenmesi, ailelerini bilinçli bir belirsizliğe ve dinmeyen bir acıya mahkûm etmektir. Uluslararası insan hakları belgeleri de bu bitmeyen bekleyişi, kayıp yakınlarına yaşatılan ağır bir hak ihlali olarak tanımlar.
Bu yüzden hakikati bilme hakkı, kayıp yakınları için yaşama hakkı kadar hayati bir anlam taşır. Hakikati bilmek; yalnızca gerçeğe ulaşmak değil, aynı zamanda devleti gerçeği açığa çıkarmaya, etkili bir soruşturma yürütmeye ve sorumluları ortaya koymaya zorlayabilmektir.
Devletin bu yükümlülüğü yerine getirmesi ise ancak kaybedilenlerin nerede olduğunun ve başlarına ne geldiğinin tüm açıklığıyla ortaya konulmasıyla mümkündür. Gözaltında kaybetmelerle ilgili bütün koşullar aydınlatıldığında, ancak o zaman kayıp yakınları için gerçek bir hukuk yolundan söz edilebilir.
1099.haftamızda, 45 yıldır etkili bir hukuk yolu bulamadığımız Nurettin Yedigöl dosyasını kamuoyu ile bir kez daha paylaşıyoruz.
26 yaşındaki Nurettin Yedigöl, Erzincanlıydı. 1970’li yıllarda üniversite eğitimi için İstanbul’a geldi. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun oldu. Öğrencilik yıllarında ve sonrasında sosyalist gençlik hareketi içinde aktif olarak yer aldı. 12 Eylül Askerî Darbesi’nin ardından hakkında yakalama kararı çıkarıldı.
12 Nisan 1981 tarihinde, İdealtepe’de bir eve düzenlenen baskınla gözaltına alındı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Gayrettepe’deki 1. Şube’sine götürülen Nurettin, burada ağır işkenceye maruz kaldı. İşkenceyle öldürülen bedeni kaybedildi.
Babası İsmail Yedigöl, 12 Eylül’ün baskı ortamına rağmen oğlunu aramaktan vazgeçmedi. Başta Kenan Evren olmak üzere tüm yetkili makamlara başvurdu. Ancak İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Nurettin’in hiç gözaltına alınmadığını iddia etti.Oysa 10 kişi, Nurettin Yedigöl’ü siyasi şubede gördüklerine tanıklık etti. “Şahidiz, işkencede öldürüldü” dediler. Savcılık ise bu tanıklıkları araştırmak yerine inkârı tercih etti: “Böyle şey olmaz, devlete iftira atmayın” demekle yetindi.
Ailenin tüm başvuruları sonuçsuz bırakıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen üç ayrı soruşturma, zamanaşımı gerekçesiyle kapatıldı.
Anne Zeycan Yedigöl, son çare olarak 15 Şubat 2013’te Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Ancak Mahkeme, 10 Aralık 2015 tarihli kararıyla başvuruyu “zaman bakımından yetkisizlik” gerekçesiyle kabul edilemez buldu (Başvuru No: 2013/1566). Bir kez daha Nurettin Yedigöl’ün akıbeti zamanaşımı ile perdelendi.
İsmail ve Zeycan Yedigöl, hayatlarının sonuna kadar oğullarını aradı.Şimdi biz onların bıraktığı yerden soruyoruz:
Nurettin Yedigöl nerede?
Onu devlet kayıtlarından silenler bilsinler ki Nurettin’in izini hafızamızda taşımaya devam edeceğiz. Unutmayacağız.
Kaç yıl geçerse geçsin, Nurettin Yedigöl için, tüm kayıplarımız için adalet talep etmekten; devletin evrensel hukuk normlarına uygun hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.”
- Cumartesi Anneleri 887. haftalarında 1992’de gözaltında kaybedilen Nezir Acar için adalet istedi
- Cumartesi Anneleri gözaltında kaybedilen Nezir Acar’ı sordu: “Kaç yıl geçerse geçsin Nezir Acar için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz”
- Cumartesi Anneleri 985. haftada Mehmet Nezir Duman’ın akıbetini sordu
- AYM’den Nezir Tekçi davasında karar: “Yaşam hakkı ihlal edildi”
- Prof. Feride Acar kadın hakları alanındaki Galatasaray Ödülü’ne layık görüldü








