İSTANBUL (Medyascope / ANKA) – Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş suikastı davasının sanıklarından MHP’li avukat Serdar Öktem cinayeti iddianamesi tamamlandı. iddianamede, Daltonlar suç örgütünün lideri Beratcan Gökdemir ile Gündoğmuşlar suç örgütü lideri Uğurcan Gündoğmuş’un da aralarında olduğu 13 kişi hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

Haberin özeti
- Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş suikastı davasında, MHP’li avukat Serdar Öktem’in cinayetiyle ilgili iddianame hazırlandı.
- İddianamede, Daltonlar ve Gündoğmuşlar suç örgütleri arasında bir çatışma olduğu belirtiliyor.
- Toplam 13 kişi için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Bu kişiler arasında Naci Yılmaz da yer alıyor.
- Şüpheliler olayı ”koordine bir suikast” olarak gerçekleştirdi, ateş açma eylemi araca yakın bir mesafeden yapıldı.
- Suç örgütlerinin gençleri hedef alarak kendi bünyelerine katmaya çalıştığı ve uluslararası bağlantıları olduğu vurgulandı.
Bilmeniz gerekenler
- Şüpheliler kaçmaya çalışırken yakalandı
- “Suç örgütleri arasındaki husumet kapsamında gerçekleşti” değerlendirmesi
- Naci Yılmaz “azmettirici” olarak iddianamede yer aldı
- “Koordineli suikast”
- “Keşif, takip ve lojistik destek”
- Toplam 13 kişiye ağırlaştırılmış müebbet istendi
- Daltonlar değerlendirmesi: “Gençleri hedef alarak örgüt bünyesine katıyor”
- “Gündoğmuş, yurtdışında bulunduğu süre boyunca Türkiye’deki örgüt üyeleriyle bağlantısını korudu”
- Ne olmuştu?
- Hasan Ferit Gedik ve Doğukan Çep’in avukatlığını üstlendi
- Bahadır Grammeşin cinayetinde katillerin avukatıydı
- Sinan Ateş 30 Aralık 2022’de öldürüldü
- Hastanede Ülkü Ocakları Genel Başkanı ile görüştürüldü
- Duruşmada telefon şifresini vermedi
- 2 Ekim 2024’te tahliye edildi
- 5 Ekim 2025’te davalar birleştirildi
Son dakika haberlerini Medyascope’tan takip edin.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş suikastı davasının sanıklarından MHP’li avukat Serdar Öktem’in, 6 Ekim 2025’te Şişli’de aracının içinde uzun namlulu silahlarla saldırıya uğrayarak hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturma tamamlanarak iddianame hazırlandı.
İddianameye göre, 6 Ekim 2025 günü saat 16.15 sıralarında Şişli Esentepe Mahallesi’nde, Zincirlikuyu metrobüs mevkiinde, Öktem’in içinde bulunduğu araca, trafikte sıkıştığı sırada sahte plakalı bir araçtan inen şüpheliler tarafından uzun ve kısa namlulu silahlarla ateş açıldı. Saldırı sonucu Öktem hayatını kaybetti.
Şüpheliler kaçmaya çalışırken yakalandı
Soruşturma kapsamında yapılan çalışmalarda, saldırıyı gerçekleştiren şüphelilerin kullandığı aracın Arnavutköy’de ormanlık alanda terk edilmiş halde bulunduğu, şüphelilerin ise kaçmaya çalışırken yakalandığı belirtildi.
Olay yerinde ve çevresinde yapılan aramalarda uzun namlulu silahlar, tabancalar, kar maskeleri ve eldivenler ele geçirildi.

“Suç örgütleri arasındaki husumet kapsamında gerçekleşti” değerlendirmesi
İddianamede, olayın “suç örgütleri arasındaki husumet kapsamında gerçekleştirildiği” değerlendirmesine yer verildi. Liderliğini Rusya’da tutuklu bulunan Beratcan Gökdemir’in yaptığı Daltonlar ve liderliğini yurt dışına kaçan Uğurcan Gündoğmuş’un yaptığı Gündoğmuşlar olarak bilinen suç örgütlerinin birlikte hareket ettiği, cinayetin ise “örgütler arası çatışma ve intikam saikiyle işlendiği”nin değerlendirildiği kaydedildi.
Naci Yılmaz “azmettirici” olarak iddianamede yer aldı
İddianamede, “Siirtli Naci” lakaplı Naci Yılmaz’ın uyuşturucu ticaretinden kaynaklı husumet yaşadığı kişilerle bağlantılı olarak cinayeti azmettirdiği ileri sürüldü.
“Koordineli suikast”
Savcılık değerlendirmesine göre, cinayetin Daltonlar suç örgütü yöneticilerinden Ali Gulmalizada’nın koordinasyonunda gerçekleştirildiği, 34 KVJ 726 (gerçek plakası 34 NAM 874) plakalı araçtan inen Sidar Öz, Ejder Parlak, suça sürüklenen çocuklar Muhammet Kaplan ve Cengiz Üzümcü tarafından eylemin icra edildiği kaydedildi.
“Keşif, takip ve lojistik destek”
Araç sürücüsünün Semih Aydın olduğu belirtilen iddianamede, olay öncesinde keşif ve takip faaliyetlerinin de yürütüldüğü aktarıldı. İddianamede Faruk Efe’nin maktul Serdar Öktem’in ikamet ve iş yeri çevresinde keşif yaptığı, eylem günü suikastta kullanılan araca öncülük ettiği ve sahte plaka takılı araçla saldırı ekibinin hareketini kolaylaştırdığı ifade edildi.
Devran Yıldırım’ın şüphelileri hücre evinden alarak eylem yerine taşıdığı, Erkan Kan’ın ise telefon incelemelerinde elde edilen veriler ve baz kayıtları doğrultusunda keşif faaliyetlerine katıldığı belirtilen iddianamede, Samet Alperen Söğütlü’nün, olay sonrası kaçış sürecinde destek sağladığı, Furkan Kalima’nın talimatıyla hareket ettiği anlatıldı.
İddianamede, elde edilen deliller, telefon incelemeleri, görüntüler ve önceki planlama kayıtlarının birlikte değerlendirildiği, bu kapsamda eylemin, “tasarlayarak kasten öldürme suçunu oluşturduğuna dair tereddüt bulunmadığı” vurgulandı.
Toplam 13 kişiye ağırlaştırılmış müebbet istendi
İddianamede, şüpheli Naci Yılmaz hakkında, “tasarlayarak kasten öldürmeye azmettirme suçundan” ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Ayrıca Yılmaz’ın “resmi belgede sahtecilik” suçundan 2 yıldan 5 yıla kadar hapsi ve “6136 sayılı yasaya muhalefet” suçundan da 5 yıldan 8 yıla kadar hapis ve 500 günden 5 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılması istendi.
Şüpheliler Uğurcan Gündoğmuş, Beratcan Gökdemir, Batın Can Gökdemir, Murat Küçükyavuz, Bünyamin Yıkar, Mustafa Aktürk, Ali Gulmalizada, Furkan Kalima, Sidar Öz, Ejder Parlak, Semih Aydın ve Faruk Efe hakkında “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Bu kişiler hakkında ayrıca “resmi belgede sahtecilik”, “6136 sayılı yasaya muhalefet” suçlarından da cezalandırılmaları talep edildi.
Şüpheliler Devran Yıldırım, Erkan Kan ve Samet Alperen Söğütlü hakkında, “tasarlayarak öldürmeye yardım etme”, “suç İşlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarından toplam 25 yıldan 38 yıl 6 aya kadar ayrı ayrı hapis cezası talep edildi.
Daltonlar değerlendirmesi: “Gençleri hedef alarak örgüt bünyesine katıyor”
İddianamede, “Daltonlar” olarak bilinen silahlı suç örgütünün liderliğini Beratcan Gökdemir’in yaptığı, yapılanmanın daha önce Barış Boyun liderliğindeki suç örgütüyle bağlantılı olduğu, ancak daha sonra ayrılarak bağımsız hareket etmeye başladığı ifade edildi.
Soruşturma kapsamında elde edilen bilgilere göre örgütün; silahlı saldırı, kasten öldürme, yağma, uyuşturucu ticareti ve silah ticareti gibi suçlardan finansman sağladığı, özellikle gençleri hedef alarak örgüt bünyesine kattığı belirtildi. İddianamede, örgütün sosyal medya üzerinden propaganda yaptığı, gençleri özendirdiği ve hücre evi olarak kullanılan adreslerde örgütsel faaliyetlerin sürdürüldüğü de kaydedildi.
“Gündoğmuş, yurtdışında bulunduğu süre boyunca Türkiye’deki örgüt üyeleriyle bağlantısını korudu”
İddianamede, “Gündoğmuşlar” suç örgütünün lideri Uğurcan Gündoğmuş’un, 2020 yılında işlenen bir cinayetin ardından yurt dışına kaçtığı, burada örgüt faaliyetlerini sürdürdüğü aktarıldı. Gündoğmuş’un yurt dışında bulunduğu süre boyunca Türkiye’deki örgüt üyeleriyle bağlantısını koruduğu, hem yurt içinde hem de yurt dışında silahlı eylemler organize ettiği, bazı eylemlerde “Daltonlar” suç örgütü ile birlikte hareket ettiği tespitlerine yer verildi.
Ayrıca iddianamede, örgüt yöneticileri arasında alınan ortak kararlarla, hasım gruplara yönelik saldırıların planlandığı, bombalı ve silahlı eylemler dahil olmak üzere birçok suçun bu koordinasyon çerçevesinde işlendiği belirtildi.
Uluslararası bağlantılar dikkat çekti
İddianamede, her iki suç örgütünün uluslararası bağlantılarına ilişkin de önemli değerlendirmeler yer aldı. Buna göre, örgüt liderlerinin Gürcistan başta olmak üzere yurt dışında faaliyet yürüttüğü, şüphelilerin yurt dışına kaçış, saklanma ve yeniden örgütlenme süreçlerini bu ülkeler üzerinden gerçekleştirdiği, uluslararası suç ağlarıyla temas kurularak silah temini, uyuşturucu ticareti ve finansal faaliyetlerin sürdürüldüğü, Interpol süreçleri kapsamında bazı örgüt yöneticilerinin yurt dışında yakalanarak Türkiye’ye iade edildiği, Yunanistan ve Avrupa ülkelerinde örgüt üyelerine yönelik silahlı saldırıların gerçekleştiği ve bu saldırıların örgütler arası hesaplaşmaların bir parçası olduğu tespitlerine yer verildi.
İddianamede ayrıca, sosyal medya platformları üzerinden yürütülen faaliyetlerle yurt dışındaki örgüt liderleri ile Türkiye’deki üyeler arasında doğrudan iletişim kurulduğu, gençlerin bu ağlar üzerinden örgütlere dahil edildiği belirtildi.
Ne olmuştu?

Eski Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Ateş’in öldürülmesine ilişkin davada yargılanması devam eden MHP’li avukat Serdar Öktem 6 Ekim 2024’te akşam saatlerinde Gayrettepe’de silahlı saldırıya uğradı. Öktem, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Soruşturma kapsamında ikisi çocuk dokuz kişi tutuklandı, dört kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şüpheliler “Daltonlar suç örgütünün kayıplarının intikamını aldıklarını” söyledi.
Öktem’e uzun namlulu silahlarla saldırı düzenleyerek kaçan şüphelilerden S.Ö, E.P, M.K, C.Ü ve S.A.’nın kullandıkları araç, Arnavutköy İstiklal Mahallesi’nde ormanda terk edilmiş şekilde bulundu.
Saldırganların cinayette kullandığı silahların ve teçhizatın bulunduğu anlara ilişkin görüntüler yayımlandı. Ormanlık alana gizlenmiş çanta içerisinden iki Kalaşnikof ve iki tabanca olmak üzere toplam dört silah ele geçirildi. Saldırganları kullandığı kar maskesi ve eldiven teçhizatlar da çantadan çıktı.
Serdar Öktem, Doğu Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde yüksek lisans yaptı. Ceza hukuku, icra ve iflas hukuku, şirketler hukuku, fikri sınai haklar hukuku, gayrimenkul hukuku, aile hukuku, tüketici hukuku ve ticaret hukuku alanlarında çalışmalar yürüttü.
Serdar Öktem, Ülkü Ocakları’nda Hukuk Biriminden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı. Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım, Öktem’in nikah şahitliğini yapmıştı. Öktem, MHP Mersin Milletvekili Olcay Kılavuz ile de yakın bir isimdi.
2015 seçimlerinde MHP’den milletvekili aday adayı olan Öktem, 2023 Genel Seçimleri’nde de MHP İstanbul Milletvekili adayları arasında da yer aldı. MHP’nin çeşitli davalarında sanık ya da avukat olarak rol aldı.
Hasan Ferit Gedik ve Doğukan Çep’in avukatlığını üstlendi
Serdar Öktem’in avukatlık kariyerinde çok sayıda dava bulunuyor. 2013’te Maltepe Gülsuyu’da uyuşturucuya karşı yapılan yürüyüşte öldürülen Hasan Ferit Gedik davasında Doğukan Çep’in avukatlığını Öktem üstlendi. Çep, bu davada 35 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılmasına rağmen yıllardır firari konumdaydı.
Öktem ayrıca, MHP İstanbul İl Yöneticisi Ufuk Köktürk’ün, 2014’te Çekmeköy Ülkü Ocakları Başkanı’yken bir lise kavgasında çocuk öldürmekten 20 yıl hapis cezasına mahkum olduğu davada da avukatlığını üstlenmişti. Köktürk’e bir kişiyi yaralamaktan da 3 ay 22 gün hapis cezası verilmişti. Öktem, firari tetikçi Eray Özyağcı’nın geçmişte de avukatlığını yaptı.
Bahadır Grammeşin cinayetinde katillerin avukatıydı
Kamuoyu Serdar Öktem’i Bahadır Grammeşin davasından da tanıyor. 9 Mayıs 2015’te İstanbul Kadıköy’de kadınlara yönelik tacizi engellemek isterken öldürülen Eğitim Sen ve ÖDP üyesi öğretmen Bahadır Grammeşin’i öldürenleri de Serdar Öktem savunmuştu.
Öktem’in avukatlığını üstlendiği Erkan Çınar’ın yanı sıra Mert Nikelay, Murat Topraktepe, Yahya Burak Ataç ve Cemal Diri, “kasten öldürme” suçundan 25’er yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Sinan Ateş 30 Aralık 2022’de öldürüldü

Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş, 30 Aralık 2022’de Ankara’nın Çankaya ilçesinde motosikletli iki kişinin silahlı saldırısına uğradı. Ateş, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.
Serdar Öktem, Sinan Ateş’in öldürülmesine ilişkin davada sanık olarak soruşturma kapsamında Ocak 2023’te tutuklandı. “Tasarlayarak kasten öldürmeye yardım” suçundan yargılanan Öktem, yaklaşık 21 ay tutuklu kaldı.
Hastanede Ülkü Ocakları Genel Başkanı ile görüştürüldü
Öktem’in tutuklu olduğu dönemde 4 Temmuz 2023’te kalp spazmı geçirdiği gerekçesiyle Etlik Şehir Hastanesi’ne kaldırıldığı ortaya çıktı. Ateş ailesinin avukatlarının ulaştığı görüntülerde, Öktem’in hastaneye kaldırılmasından yaklaşık 3 saat sonra Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım’ın hastaneye gelerek Öktem’in bulunduğu alana girdiği tespit edildi.
Yıldırım, Öktem’i hastaneye getiren infaz koruma memuru ile de hastane bahçesinde konuştu. Ateş ailesinin avukatları, bu görüşmenin özel planlandığı iddiasıyla yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı.
Duruşmada telefon şifresini vermedi
2 Temmuz 2024’teki duruşmada mahkeme başkanının “Telefon şifreni hatırlıyor musun?” sorusuna Öktem “Hatırlamıyorum” cevabını verdi. Ateş’in avukatı, “Şifreyi hatırlasaydınız verir miydiniz? 22 sanıktan 21’inin telefonu incelendi, Öktem’in incelenmedi. Hatırlasaydı şifreyi verir miydi?” diye sordu. Öktem, “Avukatlık Kanunu 36’ncı madde kapsamında vermezdim” dedi.
İddianamede, Öktem’in otomobilinin Bolu’da olduğu bilgisi yer aldı. DW Türkçe’nin ulaştığı kamera görüntülerine göre, Öktem’in kullandığı araç Bolu’da Karacasu Işıklar’da 11.37’de görüntülendi. Aracın önünde dönemin Ülkü Ocakları Genel Başkanı ve MHP Bolu Milletvekili İsmail Akgül’ün babasına ait bir araç seyretti. Öktem’in gittiği Karacaağaç Yaylası’nda Mehmet Akgül’ün evi bulunuyor.
2 Ekim 2024’te tahliye edildi
Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi, 2 Ekim 2024’te Sinan Ateş cinayeti davasında kararını açıkladı. Tetikçi Eray Özyağcı, azmettiriciler Doğukan Çep ve Tolgahan Demirbaş, motosiklet sürücüsü Vedat Balkaya ve keşifçi Suat Kurt’a “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi.
Mahkeme, bu 5 sanığa ayrıca Ateş’in yanında yaralanan Selman Bozkurt’a yönelik “kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan 13’er yıl hapis cezası verdi. Murat Can Çolak ve Emre Yüksel’e 18’er yıl, Mustafa Uzunlar ve Aşkın Mert Gelenbey’e 15’er yıl hapis cezası verildi. Toplam 11 sanık hapis cezası alırken 5 sanık beraat etti.
Mahkeme, Öktem’in dosyasını ana davadan ayırarak adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Öktem, tutuksuz yargılanmaya başladı. Savcılık tahliye kararına itiraz etti.
5 Ekim 2025’te davalar birleştirildi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi, 5 Ekim 2025’te Ateş’in öldürülmeden önce kişisel bilgilerinin temin edilmesine yönelik dava ile Öktem’in yargılandığı davanın birleştirilmesine karar verdi. Daire, davaların birlikte yürütülmesinde zorunluluk olduğu kanaatine vardı. Yargılamanın Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yürütülmesine hükmedildi.
- 2023’e damga vuran suikast: Sinan Ateş cinayeti
- Sinan Ateş suikastı | Tutuklanan avukat Öktem, koronavirüs nedeniyle hafıza kaybı yaşadığını ve incelemedeki telefonunun şifresini unuttuğunu söyledi
- Sinan Ateş suikastı: Avukat Serdar Öktem tutuklandı, tutuklu sayısı 18’e yükseldi
- Sinan Ateş soruşturması: Tolgahan Demirbaş ve avukat Serdar Öktem gözaltında
- Silahlı saldırıda öldürülen Serdar Öktem kimdir?








