İBB davası 26. gününde: Mehmet Pehlivan savunma yaptı, itirafçı Adem Soytekin dinlenme sırasının öne alınmasını talep etti

İSTANBUL (Medyascope) – İBB davasının 26. gününde Ekrem İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan savunma yaptı. Soruşturmadaki itirafçı Adem Soytekin ise dilekçe vererek dinlenme sırasının öne alınmasını talep etti. Salonda gerginlik çıktı, duruşma 27 Nisan Pazartesi devam edecek.

adem soytekin

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 92’si tutuklu 414 sanıklı davanın ilk duruşması Silivri’de devam ediyor.

İlk duruşmanın 26. gününde Ekrem İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan savunma yaptı. Pehlivan’ın savunmasını çok sayıda avukat takip etti.

Mehmet Pehlivan’ın savunması altı bölümden oluştu.

“Avukatlığın sanık sandalyesine oturtulmasını kabul edemiyorum. Mahkemenizin bana biçtiği sanık sıfatını da kabul etmiyorum. Burada İmamoğlu’nun avukatı olarak bulunuyorum” diyen Pehlivan şunları söyledi:

“10 aydır burada kapatılmış vaziyetteyiz. Bizim durumumuza tutuklama denemez. O nedenle kapatılmış kelimesini özellikle kullanıyorum. Hapishaneye kapatılmış olmak vebu kapatılmanın ne kadar süreceğinin size bağlı olmaması, kuyruğu dik tuttuğumuz için kolay görünebilir. Bu kuyruğu dik tutmaktan, dik durmaktan vazgeçmeye niyetimiz yok. Kapatılmayı, yaşamadan anlayamazsınız. Hukuk uygulayıcılarının mesleğin başında böyle bir staj deneyimi yaşamaları bana hiç de mantıksız gelmiyor.”

İşini iyi yaptığını vurgulayan Mehmet Pehlivan, “İşimi iyi yaptım, iyi yaptığım için hedef gösterileceğimi de biliyordum. Bu öngörüyle müvekkilimi temsil etmek, benim için bilinçli bir tercihti. Bu çabamın karşılığı kapatılmam ve özel vasıflı örgüt üyesi olarak ilan edilmem oldu” diye konuştu.

İtirafçı Adem Soytekin’in bahanelerinin düştüğünü söyleyen Pehlivan, “Bazı davalar vardır ki o davalarda delile ihtiyaç yoktur, sadece bahane gerekir. Benimle birlikte bu salonda bulunanların kapatılmasının sebebini milyonlar biliyor. Kapatılmamız için de bahane gerekiyor. Benim payıma da Adem Soytekin’in bahaneleri düştü. Kapatılmam için daha kaliteli bir bahane gerekirdi” dedi.

Brezilya benzetmesi yaptı

Mehmet Pehlivan devamında, Brezilya’da yaşanan siyasi davaya, “lawfare” sürecine dikkat çekti:

“Seçimleri Trump’ın desteklediği aşırı sağcı Bolsonaro kazandı. Bolsonaro ilk iş olarak, Lula’ya yönelik yargı taarruzunu yöneten Yargıç Sergio Moro’yu Adalet Bakanı olarak atadı. Brezilya’da enseyi karartmayanlar çok zaman geçmeden bir avuç azınlığın yargıyı ele geçiremediğini gördüler. Nihayetinde yolsuzlukla, rüşvetle, kara parayla suçlanan, hapsedilen, mahkum edilen Lula da Silva, 2022 yılında Brezilya halkının yarısından fazlasının oyunu alarak Brezilya Devlet Başkanı seçilmiştir. Halen görevinin başındadır.”

Mehmet Pehlivan, Adalet Bakanı Akın Gürlek’i işaret ederek “‘Türkiye bir hukuk devletidir’ demeyi dahi tercih etmeyen, masumiyet karinesinin en temel anlamından dahi bihaber olan yeni bakan atandı” dedi:

“HSK’nın yapısal sorunu ve siyasi iktidarla olan bağının yargı üzerindeki etkileri, bugün artık herkesçe bilinen Adalet Bakanlığı raporlarına kadar düşmüş bir gerçekliktir. Gün aşırı ‘Türkiye bir hukuk devletidir, yargı tarafsızdır’ diye açıklama yapmak bu gerçeğin üstünü örtmüyor; hatta daha da görünür kılıyor. Tekrarlanan her cümle, inşa edilmek istenen algının değil, bastırılmaya çalışılan hakikatin itirafına dönüşüyordu. Bu görünürlük yetmemiş olacak ki artık ‘Türkiye bir hukuk devletidir’ demeyi dahi tercih etmeyen, masumiyet karinesinin en temel anlamından dahi bihaber olan yeni bakan atandı. Gerçek şudur ki; silah olarak kullanılan yargı süreçlerinin yürütücüsü olan savcı ve yargıçlar, birini mahkum etmeye baştan karar verirler. İlgili hukuk ciltlerini gözden geçirir, kararlarını gerekçelendirmek için kullanışlı buldukları sayfaları koparırlar. Çoğu zaman en arka raflarda unutulmuş mütevazı bir broşürün içinde işlerine yarayan tek bir sayfa bile bulamazlar. Bu durumda tutarsız ve çoğu kez akıl dışı olan yeni argümanlar uydururlar.”

Mehmet Pehlivan, İBB iddianamesi ve İl Binası iddianamesini kıyasladı. Pehlivan, savcılığın paralar konusunda farklı tanımlama yaptığını belirtti.

Mehmet Pehlivan “Bu davada ahtapotun başı soruşturmacılardır, kolları da etkin pişmanlıkçılardır” dedi ve sözlerine şöyle devam etti:

“Gelin itiraf edelim, yargılama iddiasında olduğunuz müvekkilim Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının kurmuş olduğu bir suç örgütü yok. Bu örgütün kurucusu, etkin pişmanlıktan yararlanan kişiler ve iştirak halindeki savcılardır. ‘Sistem’ kelimesini ilk geçiren Aziz İhsan Aktaş’tır. Kendi örgütü olması yetmezmiş gibi gelmiş bi de bizim örgüte isim takmış.”

Pehlivan ile Soytekin arasında atışma

İfadeleri nedeniyle tutuklandığı itirafçı Adem Soytekin’e dikkat çeken Mehmet Pehlivan, “Hakkımda konuşan Adem Soytekin’e bakmanız bile yeterlidir. Güya 7 Mart’ta onun yanında Ali Nuhoğlu ile konuşmuşum. Oysa Ali Nuhoğlu hakkında tedbir kararı 25 Mart’ta verilmiş. Dosyada açıkça yazılı” dedi.

“Hangi Adem’e inanalım?” diyen Pehlivan’a, en arka sırada oturan itirafçı Soytekin, “Başka bir dosya diyeceğim” diyerek bağırdı.

Mehmet Pehlivan, tutuklanan 160 kişiden 60’ının soruşturma devam ederken tahliye edildiğini söyledi. Pehlivan, 60 kişiden 55’inin tutuklama sonrasında alınan ifadelerinin savcılıkça ikrar veya etkin pişmanlık kapsamında değerlendirildiğini vurguladı:

“Tüm bu istatistik içerisinde göze çarpan bazı ‘ailevi’ durumlar olduğunu fark ettim. Örneğin Eyüp ve Gülşah Subaşı çifti, 19 Mart 2025’te gözaltına alınıyor ve her ikisi de 23 Mart 2025’te tutuklanıyor. Eyüp Subaşı 16 Mayıs 2025’te etkin pişmanlık ifadesi veriyor. Ve ne tesadüf ki eşi Gülşah Subaşı aynı gün tahliye ediliyor. Eyüp Subaşı ikinci ifadesini 28 Mayıs 2025’te veriyor ve ertesi gün kendisi de tahliye oluyor. Yine Murat Kapki, ‘etkin pişmanlıktan’ faydalanmak üzere adliyeye getirildiğinde, aynı gün eşi Feyza Kapki de adliyeye sevk ediliyor. Birazdan eşi hakkında karar verilecek olan Murat’ın beyanına ‘samimi’ dememizi gerçekten bekliyor musunuz?”

Mahkemede gerginlik

Mahkeme başkanı, Mehmet Pehlivan’ın savunmasını kesti ve “Adem Soytekin’le ilgili beyanınız dikkatimi çekti. Mevcutlu getirilip dinlenilme olayıyla ilgili. Adem Bey’in ek beyanlarda bulunmak için talebi var. Getirdik mevcutlu beyanını aldık. Dosyaya da koyduk” dedi.

Mahkeme başkanı, Adem Soytekin’e söz vermek istedi. “Savunmayı bölüyorsunuz” tepkisi sonrası başkan, “Şahıs bana iki gün önce dilekçe vermiş. Kime söz hakkı vereceğimi size sormam” dedi.

Avukatların tepkisi sonrası mahkeme başkanı, “Hepiniz Mehmet Pehlivan’ın avukatı mısınız?” diye sordu.

Salondaki avukatlar, “Evet” diye bağırdı.

Adem Soytekin’e mikrofon verildi.

Soytekin, “Konudan haberdar oldukları için konuşmamı engellemek istiyorlar” dedi, salondan tepkiler yükseldi.

Soytekin ve Kapki arasında atışma

Avukatlar mahkeme başkanına tepki gösterdi.

Adem Soytekin’e seslenen mahkeme başkanı, “İlettiğiniz hususu pazartesi konuşalım” dedi. Soytekin, “Dün yaşadığım olayı anlatacağım” dedi.

Mehmet Pehlivan, “Heyetinize hitaben ‘Bunu nasıl yaptığınızı bilmiyorum, UYAP kayıtlarında böyle bir şey yok’ dedim. UYAP’a düşmediği sürece biz bunu bilemeyiz” dedi.

Mahkeme başkanı, “Jandarma komutanının Adem Bey’in yaşadığıyla ilgili ilettiği bir husus var. Bu nedenle söz hakkı vermek istedim. Duruşmanın insicamını bozduğumuz için özür dileriz. Pazartesi devam ederiz” dedi.

Adem Soytekin, “Arabaya binerken laf atılmalar yaşanıyordu. Rahatsız oldum. Dün burada oturuyordum, Murat Kapki arkaya dönüp ‘Biz bu yargılamanın filmini çekeceğiz, sen de kendi rolünü oynar mısın’ dedi” dedi.

Murat Kapki de Adem Soytekin’e “Yalan konuşuyorsun” diye bağırdı.

Soytekin’in dilekçesi ortaya çıktı

Adem Soytekin’in, mahkemeye sunduğu “Dinlenme sıramın öne alınması talepli” dilekçe ortaya çıktı. Soytekin, “Birçok kez ifade vererek dosyanın aydınlatılmasına katkı sundum. Gerginlik nedeniyle duruşmalara katılmakta zorlanıyorum” diyerek kürsüde dinlenme sırasının öne alınmasını istedi.

adem soytekin dilekçe

Duruşma pazartesi devam edecek

Duruşma, 27 Nisan Pazartesi günü Mehmey Pehlivan’ın savunmasıyla devam edecek. Tutuklu sanıklar aşağı indirilirken izleyiciler, “Saçını da çektiler mi Adem?”, “Bravo Kapki” diye seslendi.

İmamoğlu ise salondan ayrılmadan önce, “Sakin sakin anlatacağız. Lütfen iyi dinleyin, iyi aktarın. Tarihin en büyük zulmü yaşatılıyor iddia makamı vasıtasıyla. Mehmet gencecik bir avukat, tane tane anlattı. Söylediklerinin hepsi hakikat. Hakikat asla kaybolmaz. Biz de hakikate sığınıyoruz” diye basına seslendi.


Mehmet Pehlivan kimdir?

Mehmet Pehlivan, 2011 yılında İstanbul Büyükçekmece’deki Gürpınar 80. Yıl Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi’nden mezun oldu, ardından Beykent Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde 2012’de başladığı lisans eğitimini 2016’da tamamladı.

Eğitim sürecinde çeşitli hukuk bürolarında deneyim kazandı, stajını ise Türkiye’nin önde gelen uluslararası bir hukuk bürosunda tamamladı. Özellikle ceza hukuku, kamu hukuku ve idare hukuku alanlarında uzmanlaştı.

Pehlivan, 2017 yılında Pehlivan & İlkakın Hukuk Bürosu’nu kurdu, 2019’da ise Mehmet Pehlivan Hukuk ve Danışmanlık Bürosu’nu açarak bağımsız bir kariyer sürdürmeye başladı.

Pehlivan’ın adını geniş kitlelere duyurmasının başlıca nedeni İmamoğlu’nun avukatlığını üstlenmesi oldu, İmamoğlu’nun çeşitli hukuki süreçlerinde resmi temsilci olarak yer aldı.

Gözaltı ve tutukluluk süreci

28 Mart 2025’te İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü yolsuzluk soruşturması kapsamında sabah saatlerinde evinde gözaltına alınan Pehlivan, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” iddiasıyla sorgulandı ve aynı gün adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

19 Haziran 2025’te yeniden ifadeye çağrılan Pehlivan, Avukatlık Kanunu’nun 58. maddesi uyarınca soruşturma açılabilmesi için Adalet Bakanlığı izninin gerekli olduğunu savcılığa hatırlattı. Savcılık bu zorunluluğu göz ardı ederek sulh ceza hakimliğinden tutuklama talep etti. Mahkeme talebi kabul etti ve Pehlivan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Mehmet Pehlivan ile ilgili tüm haberlerimizi buradan okuyabilirsiniz.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.