Viski içen rockçıdan El Kaide liderliğine: Mali’de saldırıların arkasındaki isim olan Iyad Ag Ghali kimdir?

Iyad Ag Ghali

İSTANBUL (Medyascope) – Mali’de El Kaide bağlantılı gruplar ve Tuareg ayrılıkçıların koordineli saldırıları ülke geneline yayıldı. Bamako’dan Kidal’e uzanan çatışmalarda Savunma Bakanı Sadio Camara öldürüldü. Şimdi gözler Mali’deki cihatçı hareketin lideri Iyad Ag Ghali’nin üzerinde. Bir zamanlar Sahra Çölü’nden doğan sıra dışı bir blues-rock grubu için söz yazan ve viski içerek ayaklanma planları yapan Ghali, şimdilerde Mali’nin başına geçmeye hazırlanıyor. Peki Iyad Ag Ghali hakkında neler biliyoruz?


Haberin özeti:

  • Mali’de El Kaide bağlantılı gruplar ve Tuareg ayrılıkçıların koordineli saldırıları sonucu Savunma Bakanı Sadio Camara hayatını kaybetti.
  • El Kaide bağlantılı Cemaat Nasrül-İslam vel Müslimin (JNIM) lideri Iyad Ag Ghali, cihatçı hareketin lideri olarak öne çıkıyor.
  • Iyad Ag Ghali’nin dönüşümü, Mali’deki siyasi ortamı anlamak için de kritik.
  • Uzmanlar, saldırıların Mali cuntasının ve Rusya’nın bölgede kredibilitesine yönelik ciddi bir sınav olduğunu değerlendiriyor.
  • Mali, cihatçı gruplarla devam eden mücadelede, güvenlik durumunun giderek daha kırılgan hale geldiğini gösteriyor.

Mali’de son yılların en geniş çaplı saldırılarından biri yaşanıyor.

El Kaide bağlantılı Cemaat Nasrül-İslam vel Müslimin (JNIM) ile Tuareg ayrılıkçıların oluşturduğu Azawad Kurtuluş Cephesi’nin (FLA) koordineli saldırıları başkent Bamako dahil birçok kente yayıldı. Bamako’daki uluslararası havalimanı, Kati’deki askeri üs ve kuzeydeki Kidal ile Gao gibi şehirlerde çatışmalar yaşandı.

Mali ordusu, “tanımlanamayan silahlı terör gruplarının” hedef aldığı noktalarda operasyonların sürdüğünü ve durumun kontrol altına alındığını açıkladı ancak sahadan gelen görüntüler ve tanıklıklar, saldırının ölçeğinin oldukça büyük olduğunu gösterdi.

Saldırılar nasıl başladı, nereleri hedef aldı?

Saldırılar 25 Nisan Cumartesi sabahı erken saatlerde başladı. Başkent Bamako’da ağır silah sesleri duyulurken, Modibo Keïta Uluslararası Havalimanı çevresinde çatışmalar yaşandı. Kati’de, Mali’nin en önemli askeri üslerinden birinin bulunduğu bölgede patlamalar ve silah sesleri bildirildi.

Kuzeyde ise Kidal ve Gao şehirlerinde silahlı gruplar ile ordu arasında sokak çatışmaları yaşandı. Ayrılıkçı gruplar, Kidal’de bazı mahallelerin kontrolünü ele geçirdiklerini iddia etti. Bu iddia bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmadı.

Uzmanlar, bu saldırının son yılların en koordineli ve en kapsamlı operasyonlarından biri olduğunu belirtiyor. JNIM ile Tuareg ayrılıkçıların birlikte hareket etmesi, 2012’deki krizden bu yana en kritik gelişmelerden biri olarak değerlendiriliyor.

Saldırılar sırasında Mali Savunma Bakanı Sadio Camara’nın Kati’deki evinin ağır hasar aldığı, ardından yaralanarak hastaneye kaldırıldığı açıklandı. Camara’nın daha sonra hayatını kaybettiği açıklandı.

Bu gelişme, saldırının sadece askeri hedeflerle sınırlı kalmadığını ve doğrudan devletin en üst düzey isimlerini hedef aldığını gösterdi.

Mali’de güç dengesi: Cunta, Rusya ve artan kriz

Mali, 2021’deki askeri darbenin ardından Batı ile ilişkilerini büyük ölçüde kopardı ve güvenlik alanında Rusya’ya yöneldi. Fransa’nın 2022’de ülkeden çekilmesinin ardından Wagner güçleri sahaya girdi, daha sonra bu yapı Rusya Savunma Bakanlığı’na bağlı Africa Corps’a devredildi.

Ancak son saldırılar, Rusya destekli güvenlik stratejisinin sorgulanmasına yol açtı. Uzmanlara göre bu saldırılar, hem Mali cuntasının hem de Moskova’nın bölgedeki kredibilitesi açısından kritik bir sınav niteliğinde.

Uluslararası Kriz Grubu’ndan Ibrahim Yahaya Ibrahim, “Eğer Mali ordusunun kontrolü yeniden sağlamasına yardımcı olamazlarsa, bu Rusya için ciddi bir itibar kaybı olur” değerlendirmesinde bulundu.

Saldırıların arkasındaki yapı: JNIM ve Tuareg ittifakı

Saldırının sorumluluğunu El Kaide bağlantılı JNIM üstlendi. Grup, saldırıların Azawad Kurtuluş Cephesi ile birlikte gerçekleştirildiğini açıkladı. Bu iki yapı geçmişte zaman zaman çatışsa da, bu ölçekte bir işbirliği yeni bir aşamaya işaret ediyor.

Uzmanlara göre bu ittifakın amacı, Mali’deki askeri yönetimi zayıflatmak ve gerekirse müzakereye zorlamak. Aynı zamanda başkent Bamako’ya kadar uzanan saldırılar, devletin güvenlik kapasitesine doğrudan meydan okuma anlamına geliyor.

Iyad Ag Ghali kimdir?

Mali’deki cihatçı hareketin en kritik figürlerinden biri olan Iyad Ag Ghali, Sahel’deki güvenlik krizinin sembol isimlerinden biri olarak öne çıkıyor ancak onu bu kadar çarpıcı kılan, yalnızca bugünkü rolü değil, geçirdiği dönüşüm.

Iyad Ag Ghali.

Tuareg kökenli olan Ag Ghali, 1980’ler ve 90’larda Mali’deki Tuareg isyanlarının önemli aktörlerinden biriydi. Babası, Ag Ghali henüz dokuz yaşındayken öldürüldü, bu kayıp onun Mali’den bağımsızlık isteyen Tuareg hareketine katılmasında belirleyici oldu.

Genç yaşta silahlı mücadeleye katıldı, Libya lideri Muammer Kaddafi’nin desteklediği kamplarda eğitim aldı ve bölgedeki Tuareg savaşçıların örgütlenmesinde rol oynadı. Ag Ghali ve diğer savaşçılar Lübnan’da İsraillilere, Çad’da Fransızlara karşı savaştırıldı.

O dönemde bağımsızlık mücadelesi ile özdeşleşen bir figürdü.

Ag Ghali o yıllarda sadece bir savaşçı değildi. Libya’daki kamplarda Tuareg müzisyenlerle yakın ilişki kurdu. Müzik grubu Tinariwen’in kurucularından Ibrahim Ag Alhabib de bu çevredeydi. Ag Ghali, müziğin Tuareg bağımsızlık mücadelesi için güçlü bir araç olduğunu fark etti.

İbrahim ag Alhabib (ortada) ve arkadaşları Mali’de (1992).

Müzisyenlere elektro gitar, amplifikatör, prova alanı ve sahne sağladı. Tinariwen’in ilk dönemlerinde sembolik öneme sahip “Bismillah” adlı şarkının sözlerini büyük ölçüde onun yazdığı aktarılıyor. Şarkı, Tuareg isyanının elden ele dolaşan kasetlerle yayılan marşlarından biri haline geldi.

İşte Ag Gali’nin yazdığı “Bismillah” adlı şarkı:

1980’ler ve 90’larda Bamako’daki gece hayatının tanınan figürlerinden biri olarak viski içen, Batılı yaşam tarzına yakın bir profil çiziyordu. 1989’da Paris’te kendisini ağırlayan Tuareg uzmanı akademisyen Pierre Boilley, Ag Ghali’nin akşamları viski içip Tuareg ayaklanması üzerine planlar yaptığını anlatıyor. Eski arkadaşları da onu Bamako’daki gece hayatının tanınan figürlerinden biri olarak hatırlıyor.

Iyad ag Ghali’nin 1990 yılından bir fotoğrafı.

Tinariwen’in eski menajeri Manny Ansar, 30 yıl önce Ag Ghali ile Bamako’da gece kulüplerine gittiğini söylüyor. Yıllar sonra onun cesetlerin arasında yürüdüğü görüntüleri görünce “büyük bir şok yaşadığını” anlatıyor.

1990’da Ag Ghali, Kaddafi’nin Tuareg bağımsızlığına gerçek destek vermediğini düşünerek Libya’dan Mali’ye geçti ve silahlı mücadeleyi yeniden başlattı. 1991’de Mali devletiyle yapılan barış anlaşmasının müzakerelerinde önemli rol oynadı. Anlaşma, Tuareglere daha fazla özerklik sağladı. Bu dönem Ag Ghali için yeni bir sayfa açtı. Mali yönetimiyle yakınlaştı, başkent Bamako’da kendisine geniş bir villa verildi. Tinariwen’in kurucularını bu evde ağırladı, grupla birlikte geceleri şarkılar söyledi.

Mali Devlet Başkanı Alpha Konaré, Ag Ghali’yi Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Cezayir gibi ülkelere yapılan resmi ziyaretlere dahil etti. Eski isyancı lider, bir dönem Rolex marka saat takan, pahalı ayakkabılar ve takım elbiseler giyen bir siyasi arabulucu profiline büründü.

Ag Ghali nasıl radikalleşti?

Kırılma noktası 1999’da yaşandı. Pakistanlı muhafazakâr din adamları, Ag Ghali’nin memleketi Kidal’e geldi. Beyaz kıyafetleri ve sert dini söylemleriyle bölge halkına katı bir İslam anlayışı telkin ettiler. Ag Ghali bu çevreden etkilendi. Daha fazla namaz kılmaya, Kur’an okumaya başladı. Sakal bıraktı ve lüks kıyafetlerini terk etti. Hatta eski dostu Ansar’a, “Rolex’imi ve ayakkabılarımı bırakıyorum, artık onları giyemem” dediği aktarılıyor.

Bir süre boyunca Ag Ghali’nin radikalleşen dini çizgisi ile Tuareg müziğine duyduğu yakınlık yan yana var oldu. Hatta 2001’de başlayan ve dünyaca tanınan Çöl Festivali’nin düzenlenmesini teşvik etti ancak daha sonra bu festivali de hedef aldı. Yabancıların ve Müslüman olmayanların bölgeye “sefahat” getirdiğini söyleyerek etkinliğe karşı çıktı.

2011’de Libya’da Kaddafi rejiminin devrilmesi, Mali’de yeni bir kırılma yarattı. Libya’dan dönen silahlı Tuaregler kuzey Mali’ye akın etti. Genç Tuareglerin bir kısmı, Ag Ghali’yi Mali yönetimiyle fazla yakınlaşmış, lüks içinde yaşayan bir “eski lider” olarak görmeye başladı. Eski yoldaşları tarafından dışlanan Ag Ghali, bu kez kendi İslamcı silahlı grubunu kurdu.

Tinariwen grubu 2010’da Güney Afrika’da düzenlenen Dünya Kupası açılış konserinde sahne aldı.

2012’de Mali’nin kuzeyindeki isyan kısa sürede büyüdü. Tuareg ayrılıkçıları Timbuktu, Gao ve Kidal’i ele geçirdi ancak çok geçmeden Ag Ghali’nin İslamcı grubu ve El Kaide’nin Mağrip kolu, Tuareg ayrılıkçıları geri plana itti. Ag Ghali’nin güçleri Timbuktu’da müziği yasakladı, kadınların erkek akrabaları olmadan dışarı çıkmasını engelledi, dini polis aracılığıyla cezalar uyguladı. Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) savcıları, bu dönemde kadınlara yönelik ağır ihlaller ve zorla evlilik uygulamalarını da dosyaya dahil etti.

Ag Ghali’nin müzikle kurduğu eski bağın nasıl koptuğunu gösteren en sembolik olaylardan biri 2013’te yaşandı. Silahlı adamları Tinariwen üyelerini pusuya düşürdü ve grubun gitaristi Abdallah Ag Lamida’yı enstrümanlarını almaya çalışırken haftalarca alıkoydu. Aynı yıl ABD, Ag Ghali’yi terörist ilan etti. Fransa Mali’ye asker gönderdi ve İslamcı grupları Timbuktu’dan çıkardı. Bu müdahale Ag Ghali için yenilgi değil, yalnızca geri çekilme anlamına geldi.

2017’de Ag Ghali, El Kaide bağlantılı farklı grupları Cemaat Nasrül-İslam vel Müslimin çatısı altında birleştirdi. Bu yapı, kısa sürede Mali, Burkina Faso ve Nijer’deki en etkili cihatçı örgütlerden biri haline geldi. Ag Ghali’nin adamları köyleri bastı, altın madenlerini ele geçirdi, hayvan sahiplerinden ve kaçakçılık ağlarından para topladı, bazı bölgelerde fiili bir yönetim kurdu.

Bugün Ag Ghali’nin yaklaşık 6 bin savaşçıyı kontrol ettiği tahmin ediliyor. Örgütü Fransız askerleriyle, Amerikan özel kuvvetleriyle, Mali ordusuyla ve son yıllarda Rus paralı savaşçılarıyla çatıştı. Mali, Burkina Faso ve Nijer’de darbelerle iktidara gelen askeri yönetimler, Batı güçlerini ülkeden çıkarıp Rusya’ya yönelirken, Ag Ghali de Moskova’nın varlığına karşı söylemini güçlendirdi. Bu sayede bazı yerel topluluklarda “yabancı güçlere karşı direnen” bir aktör gibi görünmeye çalıştı.

Haziran 2024’te Uluslararası Ceza Mahkemesi, Ag Ghali hakkında savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle yakalama emri çıkardı fakat hâlâ yakalanamadı. Bugün Ag Ghali, yalnızca Mali’deki krizin değil, Sahel’in tamamına yayılan güvenlik çöküşünün en önemli figürlerinden biri.

Onun hikâyesi, Tuareg isyanından cihatçı yapılanmalara, müzik sahnesinden savaş ekonomisine, yerel kimlik mücadelesinden küresel El Kaide ağına uzanan sert bir dönüşümün hikâyesi.

Mali nereye gidiyor?

Mali, Nijer ve Burkina Faso ile birlikte Sahel bölgesinde uzun süredir cihatçı gruplarla mücadele ediyor. Ancak son yıllarda saldırıların sayısı ve şiddeti arttı. Uzmanlara göre bu son saldırı, ülkenin kontrolünün ne kadar kırılgan hale geldiğini bir kez daha ortaya koydu.

JNIM’in hem başkenti hem de kuzeydeki stratejik şehirleri aynı anda hedef alabilmesi, örgütün kapasitesinin arttığını gösteriyor. Tuareg ayrılıkçılarla kurulan ittifak ise krizi daha da derinleştirme potansiyeli taşıyor.

Mali’deki bu gelişmeler, sadece ülkenin iç dengelerini değil, tüm Sahel bölgesinin güvenliğini doğrudan etkileyebilecek yeni bir döneme işaret ediyor.

Kaynak: Financial Times, Guardian, WSJ

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.